{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/171 <br>KARAR NO: 2024/512<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/02/2020<br>NUMARASI: 2017/371 Esas -  2020/141 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 16/08/2016 günlü çift taraflı trafik kazasında, vekil edenine ait sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını, araçta 10.226,46-EURO hasar meydana geldiğinin ve 600,00-EURO değer kaybı oluştuğunun Almanya'da yaptırılan bilirkişi (ekspertiz) incelemesi sonucunda düzenlenen raporla belirlendiğini, ayrıca bilirkişiye 987,70-EURO tutarında hizmet bedeli ödendiğini, bu şekilde müvekkilinin toplam 11.814,16-EURO maddi zarara uğradığını, kazadan sonra davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 07/02/2017 tarihinde 7.951,50-TL tazminat ödemesi yapılmış ise de yapılan bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını ve ödeme tarihi itibariyle sadece 2.000,00-EURO'ya karşılık geldiğini ileri sürerek, 9.814,16-EURO tutarındaki bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı sunulan cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep olunmuş; davalı ... ise yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya karşı herhangi bir savunmada bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacıya ait yabancı plakalı aracın hasarlanmasıyla sonuçlanan trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... tam kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsü olan davacının ise herhangi bir kusuru bulunmadığı benimsendikten sonra;\" Davacı tarafa ait ... yabancı plakalı 2011 model ... marka ve tip otomobilin yurt içinde değil, yurt dışında  onarıldığı ve yapılan onarım giderlerinin meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu görülmekle, davacı tarafa ait ... yabancı plakalı otomobilin yurt dışında onarılması durumuna göre yapılan hesaplamalar dikkate alınmış, 27/06/2019 tarihli bilirkişi raporu hesabına göre, hasar miktarının 33.873,10-TL=(10.226,46 Euro) olduğu, davacı tarafa ait ... yabancı plakalı otomobilin yurt dışında onarılması durumunda hasarın onarımından sonra ise 1.987.38-TL=(600,00 Euro) değer kaybına uğramasının uygun olduğu, davacı tarafa ait ... yabancı plakalı otomobilin yurt dışında onarılması durumunda yurt dışı için belirtilen ekspertiz ücreti 400,00 Euro olduğu, buna göre davacı tarafa ait HER - TA 67 yabancı plakalı otomobilin yurt dışında onarılması durumunda  ekspertiz ücreti dahil toplam zarar miktarı ise, 37.185,40 TL=(11.226,46 Euro) olduğu, davalı sigorta tarafından 07.02.2017 tarihinde 7.951,00 TL ödendiği görülmekle, bu miktarın mahsubu neticesinde davacının bakiye  alacağının kabulüne karar verilmiş olup, alacaktan davalıların müştereken müteselsilen sorumlu oldukları ve buna göre bakiye kalan alacaktan temerrüde düştükleri tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle,-Davanın KISMEN KABULÜ ile  9.126,46- EURO'nun 07/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek  3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli EURO mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte ödeme günündeki efektif TL  karşılığının  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafın ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri olduğu dikkate alınarak sair hususlarda açıklanmasına, karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; vekil edeni sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve bu limit kaza tarihi itibariyle 31.000,00-TL bulunduğu ve dahi dava dilekçesinde açıkça vekil edeninin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu belirtildiği halde, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan tazminatla ilgili olarak müvekkiline ait sınırlı sorumluluk konusunda herhangi bir belirleme yapılmaksızın talep aşılmak suretiyle tüm davalıların birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının isabetsiz olduğu, ayrıca kabule göre de, davacının uğradığı zarar kapsamının haksız fiilin gerçekleştiği ülke şartlarına göre tespit edilmesi gerekirken yurt dışı koşullarına göre belirlenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ve vekil edeni sigorta şirketinin yapılan başvuru neticesinde yapmış olduğu ödeme ile tüm sorumluluğunun yerine getirildiğinin ve davacının bu ödemeyi itirazı kayıt olmaksızın kabul ettiğini yani borcun ifa edildiğinin de karar yerinde gözetilmediği gibi kusur durumunun da hatalı bir biçimde belirlendiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde yabancı plakalı araçta meydana gelen hasara dayanarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul  ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve  özellikle davacıya ait aracın Alman plakalı bulunduğu, Alman vatandaşı olan davacının Almanya'da ikamet ettiği, geçici olarak geldiği Türkiye'de meydana gelen kazada aracının hasarlandığı, hasar tespitinin Almanya'da yapıldığı anlaşıldığına göre,  davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ve bu hasar bedelinin tespiti için yapılan  ekspertiz giderine ilişkin belirlemenin, ikametgahı olan ülkedeki koşullara  ve bu ülkenin para birimi gözetilerek belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi bu şekilde belirlenen alacağın yabancı para cinsinden talep edilmiş bulunmasına da  herhangi bir yasal engel olmadığı gözetildiğinde; davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun aşağıda belirtilen husus dışında yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Ne var ki davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçe limiti 31.000,00-TL ile sınırlı bulunmaktadır.  Borçlar Kanunu 83 (Türk Borçlar Kanunu 99) maddesi; sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği hükmünü taşımakta olup,  infazın bu hüküm çerçevesinde gerçekleştirileceği sabittir. (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/4637 Esas - 2020/6616 Karar sayılı ilamı) Ancak, açıklanan bu husus hüküm yerinde açıkça  gösterilmemiş olup infaz aşamasında tereddüt oluşmasına sebebiyet verebileceğinden doğru görülmemiş ve davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne amaçlayan istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.Ancak  2. bentte gösterildiği şekilde oluşan bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile  ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yaranına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece hatalı olduğu sonucuna varılan hususun istinaf eden davalı sigorta şirketi lehine  düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2020 tarih ve 2017/371 Esas - 2020/141 Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından yapılan  istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle KSMEN  KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2020 tarih ve 2017/371 Esas - 2020/141 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,  a-)Davanın KISMEN KABULÜ ile  9.126,46- EURO'nun 07/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek  3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli EURO mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte ödeme günündeki efektif TL karşılığının davalılardan (- davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 31.000-TL'den yapılan ödemenin düşülmesi neticesinde kalan bakiye poliçe limiti 23.048,50-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-)Davacı tarafın ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri olduğu dikkate alınarak sair hususlarda açıklanmasına,c-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 2.063,54-TL harçtan peşin alınan 553,08-TL harcın mahsubu ile bakiye  1.510,46-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp hazineye gelir kaydına,ç-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 4.531,29-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,d-)Davalılar ... ve davalı  ...  ANONİM ŞİRKETİ  kendilerini  vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. Maddesi  gereği takdir ve tayin olunan  2.276,28-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp Davalılar ... ve davalı  ... ANONİM ŞİRKETİ'ne  verilmesine,e-)Davacı tarafından yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti ve  485,50-TL posta ile tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.285,50-TL'den kabul ve red durumuna göre davalılar hissesine düşen 2.131,83-TL ile peşin olarak ödenen harç 553,08-TL olmak üzere toplam  2.684,91-TL'nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,f-)Davalılar tarafından ilk derece mahkemesince  yapılan yargılama aşamasında  masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,g-)Yatırılan gider avanslarındar arta kalanın ilgilisine  iadesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/04/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa2a818f91a7ad75","SID":"d23e77f0400fc811"}}