{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/521 <br>KARAR NO\t: 2024/412<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/734 Esas 2021/856 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/04/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 27/08/2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, vücudunun pek çok yerinde kırıklar meydana geldiğini ve uzun süre tedavi gördüğünü, beyin hasarı meydana geldiğini, vücut bütünlüğünün önemli ölçüde zarar gördüğünü, bakıma muhtaç hale geldiğini, çalışma gücünü kaybettiğini, davadan önce davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu, ayrıca arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığından dava açıldığını,  davacının trafik kazası neticesinde yaşam boyu bakıcı gideri ve iş göremezlik sebebiyle uğramış olduğu maddi zararın tazmini için dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam  1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 25.389,35 TL’ye, bakıcı gideri talebini 355,50 TL’ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili,  2918 sayılı Kanun uyarınca sigorta şirketine Kanun’da belirtilen evrak ile müracaat edilmediğini, başvurunun eksik evrak ile yapıldığını ve davanın reddi gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından Genel Şartlar çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacı tarafından ibraz edilen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, davaya konu kazada kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri kullanım durumu tespit edilemediğini, öncelikle bu durumun belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun mevcudiyetinin kabul edilmesi ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun müracaat gerçekleştirilmediğinden temerrüde düşülmediğini ve faiz isteme hakkı doğmadığını, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07/07/2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 10 oranında, davacı sürücünün % 90 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/06/2021 tarihli raporda davacının özür oranının % 60 olduğu ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 24/11/2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 25.889,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 355,50 TL bakıcı gideri tazminatının 01/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, 2918 sayılı Kanun uyarınca sigorta şirketine Kanun’da belirtilen evrak ile müracaat edilmediğini, başvurunun eksik evrak ile yapıldığını ve davanın reddi gerektiğini,\tmaluliyet raporuna itiraz ettiklerini ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, 2918 sayılı Kanun uyarınca Genel Şartlar ile belirlenen TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takılı olup olmadığının araştırılması ve emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde bu durumunn zararın meydana gelmesine etkisi oranında ödenecek tazminattan birlikte kusur indirimi uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının avans faizi talebinin reddi gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını ve yasal faizden sorumlu olduklarını, davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüde düşmediğini, faiz başlangıcı olarak dava tarihinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 27/08/2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07/07/2021 tarihli raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 10 oranında, davacı sürücünün % 90 oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/06/2021 tarihli raporda davacının özür oranının % 60 olduğu ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\t1-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\tYargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/06/2021 tarihli raporda davacının özür oranının % 60 olduğu ve 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, anılan raporun davacı muayene edilmek, tıbbi evrak ve tedavi belgeleri değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t2-Davalı vekili bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür. Dava konusu kaza 27/08/2017 tarihinde meydana gelmiş, davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 27.01.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve 92/i maddesinde yer alan “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarih 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi ve 92. Maddenin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Buna göre davalı ... şirketinin bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde değildir. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t 3-Davalı ... şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce davacı tarafça 21/09/2019 tarihinde davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, eksik olduğu bildirilen belgelerin de ibraz edildiği gözetildiğinde dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t4-Davalı vekili davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılarak emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tZararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca yasal düzenlemeler gereği, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilemeyeceği hususunun da gözönünde bulundurulması gerekir. <br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının sol klavikula kaynama bozukluğu,  mesanenin refleks ve istemli kontrolünün kaybı nedeniyle sinir sistemine ilişkin olup maluliyeti ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t5-Davalı vekilinin faizin başlangıcına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda davadan önce davacı tarafça sigorta şirketine 21/01/2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca ve başvuru tarihine göre faiz başlangıç tarihinin 01.02.2019 olarak belirlenmesinin ve sigortalı ... plakalı kamyonetin ticari araç olduğu nazara alınarak hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.792,79 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 448,19 TL'nin mahsubu ile kalan 1.344,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08ff20b948dd5047","SID":"0c936cc18e96ff88"}}