{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 28/03/202<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 27/12/2023 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1/2'şer hissesinin müvekkili ve kardeşi ...'ya ait olduğunu, ...'nun kendisini şirketin müdürü ve imza yetkisi olarak atadığını, zaman içerisinde ...'nun müvekkilini devre dışı bırakarak şirketin hiçbir faaliyetlerinden haberdar etmediğini, muhasebe kayıtlarını incelemesine izin vermediğini, müvekkilinin oğluyla birlikte şirketin imalat bölümünde tüm faaliyetleri yürüttüğünü, kardeşi ...'ın ise idari işleri yürüttüğünü, şirketin tüm faaliyetlerini ve kazancını müvekkilinden gizleyerek kendi adına kullanmak suretiyle yasayı ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülükleri ihlal ettiğini, bu sebeple ...'nun hem şirkete hem de müvekkile karşı sorumlu olduğunu, ...'nun talimatları ve uygulamaları nedeniyle uzun süredir genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin finansal tablolarına ulaşmasının engellendiğini, müvekkilinin şirketin kar, zarar ve mal varlıklarıyla ilgili bilgi sahibi olmadığını, davalı şirketin genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu vb. idari karar alabilecek hiçbir organı olmadığını, TTK 636. maddesi uyarınca şirketin feshi veya müvekkilinin tasfiye payının gerçek değerler üzerinden ödenmesine karar verilmesi gerektiğini; ...'nun davalı şirket ile aynı amaç ve konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurup haksız rekabete başlaması, müvekkilinin bir kısım şirket taşınır mal varlığı üzerindeki haklarında \"mobing uygulamak\" suretiyle ele geçirip \"gabin hali\" yaratması ve arz olunan sair nedenlerle, davalı şirketin TTK 636. maddesi ve sair mevzuat hükümleri uyarınca tasfiye edilerek müvekkilinin tasfiye ortaklık payının ödenmesini ve/veya müvekkilinin %50 oranındaki hisse bedelinin, net öz varlıklar üzerine şirketin marka değeri, şerefiye ve işleyen teşebbüs değeri dahil tüm haklarının ve bu güne kadar elde etmesi engellenmiş olan kar payının ve haksız uygulama ile kar payından yapılan tüm kesintilerin de ilave edilmesi suretiyle ödenmesi yolunda karar ittihazı ile, dava sonuna kadar şirkete yönetim veya denetim kayyumu atanmasına, tüm mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 01/08/2023 tarihli ara kararı ile; \"...Somut olayda; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davanın mahiyeti gereği ileride telafisi güç ve zararlar doğmaması için davalı şirketin adına kayıtlı olması halinde taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir talebinin ve denetim kayyımı talebinin kabulü ile; 1-6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince bu ara kararının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 150.000 TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz kayıtsız-şartsız hiçbir ihbara ihtara gerek kalmaksızın banka teminat mektubunun Mahkememize ibrazı ve ayrıca denetim kayyımı için de 6 aylık ücret karşılığı 15.000 TL'nin Mahkememiz veznesine depo edilmesi halinde davacıların ihtiyati tedbir talebininin kabulü ile; a)Davalı şirkete ait varsa taşınmaz/lar ile araç/ların trafik kayıtlarına, iradi olarak satış ve devirlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının davadaki talebinin açık ve net olmayıp basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının 30/11/2022 tarihli sözleşme ile her türlü envanterinde kayıtlı demirbaşlarını ve marka hakkının satışını yaptığını,  davacının şirketin tasfiyesini mi, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat mı, yoksa şirketten çıkma payı talebinde mi bulunduğunun anlaşılamadığını, davacının şirketteki hissesinin gayrimenkul dışındaki kısmını dava dışı şirketin diğer ortağına sattığını ve bedelini tahsil ettiğini, şirketin mal varlığı olarak sadece gayrimenkulünün kaldığını, bu nedenle sadece davacının gayrimenkulden olan şirket hissesi alacağı için şirketin aktif ve pasiflerine tedbir konulmuş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirket ve şirket müdürü hakkında iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, şirket ortağı ...'nun kendisini ...ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü olarak tek başına ve davacının bilgisi dışında atadığı iddiasının 11 Ocak 2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanın şirket genel kurul kararı ile gerçek dışı olduğunun ispatı olduğunu, şirketin 1997 yılında kurulması sırasında müvekkil şirket müdürü olarak ... ve ...'nun müdür olarak atandığını, daha sonra şirkette ... ve...hisselerini ... ve davacı ...' ya devir etmelerinden sonra şirketin 1/2 hissesi ... ve 1/2 hissesi davacı ...'ya ait olduğunu, şirket ortaklarının şirket müdürü olarak ...' yu münferiden 10 yıl süre ile atadığını, şirket müdürü atanmasının oybirliğiyle olduğunu, ortaklar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, davacı tarafından bu güne kadar şirketin kötü yönetildiği, rızası dışında kendisine bilgi belge verilmediği gibi şirket ortaklığından kaynaklanan hakları nedeni ile hiçbir ihtar ve talep de bulunmadığından taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğinden bahisle usul ve esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun ve şirketin hayatiyetini sona erdirecek olan ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasına, müvekkilinin şirketin 1/2 hissedar ortağı olması, aynı zamanda müdürü olması ve şirketin hayatiyetini devam ettirecek olması nedeni ile, denetçi kayyum atanmasına ilişkin kararın, geniş yorumlanarak şirketin ticari hayatını sona erdirecek mahiyette olması nedeni ile kayyumluk kararının kaldırılarak denetçi olarak atanmasını talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesice 06/09/2023 tarihli ara kararı ile; \"...davalı vekilince verilen 13/08/2023 tarihli dilekçe ile mahkememizce verilen 01/08/2023 tarihli ara kararına itiraz edilerek, ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiş ise de; davamızın konusunun TTK 636. maddesinde düzenlenen muhik sebeplerle davalı şirketin feshi davası olması ve bu davada davalı şirkette %50 hisseye sahip hali hazırdaki yöneticisinin kendisine yeni bir şirket kurarak davalı şirketin içini boşaltarak kendi şirketine aktardığı iddialarının bulunması nedeniyle mahkememizce teminat karşılığı verilen ihtiyati tedbir kararının TTK 636/4 maddesindeki yasal koşullara haiz olduğu kanaatine varıldığından celbedilen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtları da nazar alınarak...\" muteriz vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının ve taleplerinin ayrı ayrı oy birliği ile reddine, davacı vekilinin teminatın iadesinin talebinin dosya kapsamı ve HMK 87 maddesi nazara alınarak oy birliği ile reddine şeklinde karar verilmiştir.<br>Dairemizce verilen... E. ... K. 22/11/2023 tarihli karar ile ilk derece mahkemesince verilen 06/09/2023 tarihli ara karar kaldırılarak dosyadan verilen ihtiyati tedbire itirazının konusu kalmadığından itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>Davacı vekili 27/12/2023 tarihli talep dilekçesi ile özetle; mahkememizce davanın açıldığı tarihte davalı şirket mal varlığı üzerine teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, davalı vekilince sözü geçen ara kararına karşı itiraz edildiğini, mahkememizce itirazın reddedilmesi üzerine davalı şirket vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, mahkememizce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının davalı şirketin hiçbirisinin gerçek olmayan savunmalarına istinaden kesin olarak istinaf mahkemesince kaldırıldığını, bu hususa ek olarak söz konusu kararda tedbire ilişkin teminatın zamanında yatırılmadığı beyan edilse de takdir edilen teminatın süresi içerisinde yatırıldığını, kayyım tarafından sunulan rapor ile bir çok delil ve raporun dosyada mevcut olmasına rağmen gerçekler araştırılmadan sadece davalının doğru olmayan savunmalarına itibar edilerek açıkça hukuka aykırı şekilde tedbir kararının kaldırıldığını, davalı şirketin şuan kötü niyetli olarak yönetildiğini, şirketin içinin boşaltılıp işçilerinin işten çıkarıldığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının yeniden verilmesi gerektiğini, şirket muhasebecisi ile müvekkilinin veya müvekkilinin oğlunun hiçbir alakası bulunmadığını, şirketin üretim faaliyetlerinin ... tarafından tamamen durdurulduğunu, ...' nun şirketin içini boşaltarak kendi adına kurduğu ... isimli firmaya neredeyse şirketi tamamen devrettiğini, hatta şirketin işçilerini bile sözü geçen firmaya aktardığını, müvekkilinin oğlunun ... isimli şirketinin faal olmadığını, müvekkilinin oğlunun bu davanın tarafı da olmadığını, bu dava ile hiçbir alakasının bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketin %50 ortağı olmasına rağmen sanki ortaklık tasfiye edilmiş gibi müvekkiline menkul mal değerleri ödenmiş ve müvekkilinin sadece gayrimenkul üzerinde bir ortaklığı kalmış gibi tamamen hukuka aykırı bir yaklaşımla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmış olmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle dosyadaki mevcut delil durumu, dosya kapsamındaki tüm kayyım ve bilirkişi raporları da göz önüne alınarak davalı şirketin ve ... Ltd. Şti.' nin tüm malvarlığı üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, şirket müdürü tarafından şirketin içinin boşaltılması nedeniyle denetim kayyımının yönetim kayyımına çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 27/12/2023 tarihli ara kararı ile özetle; \"...Her ne kadar Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin 22.11.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin 01.08.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının HMK'nın 393/1 maddesi gereğince yasal süre içinde ihtiyati tedbir teminatı yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış sayılacağı tespit edilmiş ise de; dosya kapsamı ve dosya içerisinde bulunan kayıtlara göre davacı vekilince 150.000,00 TL'lik tedbir teminatının HMK'nın 393/1. maddesindeki 1 haftalık kesin süre içinde 07.08.2023 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.<br>\tDavacı vekilinin yeniden ihtiyati tedbir talep etmesinde ve davalı şirketin hali hazırdaki mal varlığının dava yargılaması sırasında korunmasında tarafların korunmaya değer hukuki menfaatleri bulunduğu kanaatine varıldığından davanın niteliği, mevcut delil durumu ile TTK'nın 636/4. maddesi ve HMK'nın 389 ve devamı maddeleri nazara alınarak davacı vekilinin talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin taşınmazlarının ve araçlarının 3. kişilere devrinin önlenmesi ve davalı şirkete denetçi kayyımı atanmasına dair yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminat daha evvelden yatırılmış olduğundan yeniden tedbir teminatı alınmasına yer olmadığına, dosyadaki mevcut delil durumu nazara alınarak davalı şirketin denetim kayyımının yönetim kayyımı olarak atanma talebinin ise reddine...\" gerekçesiyle <br>\t-Davalı şirkete ait taşınmaz/lar ile araç/ların trafik kayıtlarına, iradi olarak satış ve devirlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, Tapu müdürlüğüne tedbir konusunda müzekkere yazılmasına, trafik kayıtlarına yönelik tedbirin UYAP üzerinden Mahkememiz tarafından konulmasına (önceden bu konu ile ilgili işlem yapıldığından yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına).<br>\t-Davalı şirketin rutin işleyişini engellememek kaydıyla, davalı şirket yönetiminin davalı şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, denetim kayyımının dosyamıza aylık rapor ibraz etmesine, <br>\t-6100 sayılı HMK'nın 393/1.maddesi gereğince daha evvelden 150.000,00 TL teminat yatırılmış olduğundan takdiren yeniden teminat alınmasına yer olmadığına.<br>\t-Re'sen denetim kayyımı seçilen .... için şimdilik ve aylık 2.500 TL brüt ücret takdiri ile, görevlendirmeden itibaren 1 aylık sürelerin sona ermesinden itibaren davacı avansından kendisine ödenmesine, <br>\t-Denetim kayyımının ücretinin depo edilmesinden sonra denetim kayyımının göreve başlatılmasına, göreve başladıktan sonra da denetim kayyımı tayin edildiğinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde Mahkememiz tarafından ilan edilmesine, masrafın davacı avansından karşılanmasına, (denetim kayyımı hali hazırda görevine devam ettiğinden bu hususta yeni bir işlem tesisine yer olmadığına)<br>\t-Denetim kayyımı ücreti zaman içerisinde kullanıldığından, eksik kısmının davacı tarafça tamamlanmasının yargılama içerisinde değerlendirilmesine,\t<br>\t-Davacı vekilinin denetim kayyımının yönetim kayyımı olarak atanması talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaklaşık ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmemiş olmasına ve gelen müzekkere cevaplarında iddialarının ispatına yönelik bilgi bulunmamasına rağmen şirkete denetim kayyımı atandığını, şirketin finansal tablolarının erişime açık olmadığı belirtilmiş ise de böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, bu hususta davacı tarafın beyanları dışında somut bir delil bulunmadığını, davacının dürüstlük ilkesine aykırı olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, tesis edilen ihtiyati tedbir kararının mahiyetinde şirketin göreceği zararların temini amacıyla en azından uygun teminat ile ihtiyati tedbir tesis edilmesi gerekirken 150.000,00 TL tutar karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini, iş bu dava ve bağlı taleplerin TMK 2. maddesi açısından irdelenmesi gerektiğini, iş bu davada tasfiye davasının açılmasında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan davanın ve ihtiyat tedbir taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İlk Derece Mahkemesi 29.12.2023 tarihli kararı ile taleplerini kısmen kabul etmiş, ihtiyati tedbir kararının sadece davalı şirket malları üzerine konulmasına karar vermiş olduğunu, fakat .. ... Ltd. Şti.' nin malları üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasına dair bir hüküm kurmadığını, evvel emirde  adı geçen şirket üzerine davalı şirket mallarının kaçırıldığı ve hatta işçilerinin bile adı geçen şirkete kaydırıldığı hususu kayyım raporlarıyla dahi sabit olduğu için, öncelikle ihtiyati tedbir kararının .... Ltd. Şti mal varlığı üzerine de konulması ve şirketin içinin müvekkilimin haklarını ortadan kaldıracak bir şekilde açık açık boşaltılmış olması nedeniyle,  davalı şirkete \"yönetim kayyımı atanmasına\" karar verilmesi gerektiğini, ancak bu hususlardaki taleplerinin ilk derece Mahkemesi tarafından karşılanmadığını, davalı şirkete denetim kayyımı atandığını, denetim kayyımı, şirketin içinin boşaltıldığını, işçilerinin de işine son verildiğini ve şirketin üretim faaliyetlerinin tamamen durmuş olduğunu tespit ettiğini ve durumu raporunda açıklandığını, bu durumda şirketin hali hazırda neredeyse taşınır hiçbir mal varlığını kalmadığını, tamamının davalı şirket müdürü tarafından kendi şirketi üzerine aktarıldığından faaliyetlerin de sonlanmış olduğu için, artık  denetim kayyımının yapabileceği bir görev neredeyse kalmadığını, şirketin % 50 sine sahip olan müvekkilinin haklarının daha fazla zarar görmemesi için, artık şirketin tüm faaliyetlerinin ancak bir yönetim kayyımı atanması yoluyla mümkün olabileceğinin de çok açık olduğundan, mahkemenin yönetim kayyımı atanmasına dair talebi reddetmiş olmasının, hukuka  uygun olmadığını, davalı şirketin yönetim sorununun olduğunun açık olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin davalı şirketin hali hazırdaki mal varlığının yargılamanın sonuna kadar  korunmasında müvekkilinin  hukuki menfaati olduğunu ve bu durumun yasal olarak sağlanması gerektiğini, bu nedenlerle, dosya muhteviyatında taraflarından arz edilmiş olan yazılı beyanlar ve delilleri dikkate alınarak, denetim kayyımı tarafından tanzim edilen raporlar da göz önüne alınarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Talep; ihtiyati tedbir ve kayyum atanması talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacının istinaf talebinin değerlendirilmesi;<br>Davacı istinaf dilekçesinde, davalı şirketin mallarının dava dışı ... Ltd. Şti'ne devredildiğini ve davalı şirket mallarının kaçırıldığını iddia ederek, dava dışı ...Ltd.Şti'nin malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmekte ise de, davacı tarafından ... Ltd. Şti'ne karşı açılmış bir davanın bulunmadığı, davanın tarafı olmayan şirketin malları üzerin tedbir konulamayacağından, ilk derece mahkemesince davacının bu husustaki tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmadığından şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvuru talebinin  reddi gerektiği,<br>Davalının  istinaf talebinin değerlendirilmesi;<br>6102 sayılı TTK'nın  636/3 maddesi \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" TTK'nın 636/4 maddesi \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir\" hükmünü haizdir.<br>Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih,  2014/15047 E. 2015/1168 K. sayılı ilamı )<br>İhtiyati tedbir kurumu genel olarak HMK'nın 389 ve  devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" genel tanımına yer verilmiş olup , 6102 sayılı TTK'nın 636/3-4. maddeleri kapsamı itibari ile 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirden daha kapsamlı ve ihtiyati tedbir ile ilgili özel bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu düzenlenmeye göre,  uyuşmazlık konusu olmayan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı da koşulları olduğu takdirde verilebilmektedir.<br>Bir şirkete yönetim kayyımı atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. <br>Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K) <br>Davacının TTK 636. Maddesine dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payının ödenmesi talepli olarak eldeki davayı açtığı ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece 150.000,00 TL teminat yatırılması karşılığında davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik talebin reddine şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtları üzerine mülkiyetin üçüncü kişilere devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi konulmasına ve şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmasına, karar verildiği, açılan davanın mahiyeti ve davacı talepleri nazara alınarak tedbiren davalı şirkete  denetim kayyımı atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmasada; denetim kayyımı atanmakla şirketin borçlandırıcı ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi olacağı, denetim kayyımının onayı olmaksızın şirkete ait  taşınmaz ve araç mülkiyetlerinin devrinin mümkün olmayacağı düşünülmeden, ayrıca; dava konusu olmayan ve şirketin kredibilitesini olumsuz etkilenmesine sebep olacak  şekilde  şirketin taşınmaz ve araç kayıtları üzerine tedbiren şerh verilmesi adil olmadığından davalının istinaf talebinin kısmen kabulüyle; HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ,ilk derece mahkemesinin denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararı aynen korunmak suretiyle davacının tedbir talebi ile ilgili yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>1- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  <br>2- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>B) Davalının istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2023 tarih .. Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan toplam 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>C) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;<br>1-a) Davacının, davalı şirkete ait taşınmaz ve araç mülkiyetlerinin 3. kişilere devrinin önlenmesi için taşınmaz ve araç kayıtları üzerine tedbir şerhi konulması talebinin reddine, <br>b) Davacının, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine, <br>2- Davalı şirketin rutin işleyişini engellememek kaydıyla, davalı şirket yönetiminin davalı şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, denetim kayyımının dava dosyasına aylık rapor ibraz etmesine, <br>\t- 6100 sayılı HMK'nın 393/1.maddesi gereğince daha evvelden 150.000,00 TL teminat yatırılmış olduğundan takdiren yeniden teminat alınmasına yer olmadığına.<br>\t- Re'sen denetim kayyımı seçilen Fatih Köfteci için şimdilik ve aylık 2.500 TL brüt ücret takdiri ile, görevlendirmeden itibaren 1 aylık sürelerin sona ermesinden itibaren davacı avansından kendisine ödenmesine, <br>\t- Denetim kayyımının ücretinin depo edilmesinden sonra denetim kayyımının göreve başlatılmasına, göreve başladıktan sonra da denetim kayyımı tayin edildiğinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde Mahkememiz tarafından ilan edilmesine, masrafın davacı avansından karşılanmasına, (denetim kayyımı hali hazırda görevine devam ettiğinden bu hususta yeni bir işlem tesisine yer olmadığına)<br>\t- Denetim kayyımı ücreti zaman içerisinde kullanıldığından, eksik kısmının davacı tarafça tamamlanmasının yargılama içerisinde değerlendirilmesine,\t<br>\t- Mahkemece yeni bir kararla değişiklik yapılmadıkça, tedbir kararının nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, <br>\tC) Kararın infaz işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tD) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>\tE) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan .<br>e-imzalıdır <br>Üye .<br> e-imzalıdır<br>Üye .<br> e-imzalıdır<br>Katip .<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec8337ca6c8bbe2e","SID":"009b7f3217ed89cc"}}