{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/392 Esas<br>KARAR NO: 2024/424<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/11/2023<br>NUMARASI: 2023/187 Esas, 2023/755 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (RÜCUEN TAZMİNAT)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; hizmet alım sözleşmesi gereğince davalılar bünyesinde çalışan işçi ... İstanbul Anadolu 1. İş. Mahkemesinin 2013/579 Esas sayılı dosyasında işçilik hakları ile ilgili olarak dava açtığını, davanın kabul edildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ilamın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu,  takip dosyası nedeni ile müvekkili idarenin 24.504,67 TL ödeme yaptığını,  bu bedelden  bir kısmının davalılara ait teminatlardan karşılandığını belirterek fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı tutulması kaydı ile 24.504,67 TL'den tahsil edilemeyen 11.048,67 TL'nin ödeme tarihi olan 01/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Ltd. Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının asıl işveren olup borcun %50'sinden sorumlu olduğunu, hesabın buna göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Ticaret AŞ davaya cevap vermemiştir. <br>İSTANBUL ANADOLU 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2016/171 ESAS 2019/119 KARAR SAYILI KARARI İLE: Sözleşmelerin atıf yaptığı genel şartnamelerin 6. maddesi gereğince, doğrudan alt iş verenlerin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm yer almadığından, alt işverenlerin, asıl işverenle 1/2 oranında sorumluluklarının olacağı, ... şirketi yönünden 5.017,41 TL'nin rücu edileceği, ... şirketi yönünden ise, ıslah dilekçesinde açıklandığı üzere 13.416,00 TL teminat muhasebeleştirilerek tahsil edildiğinden paylarına düşen 1.368,38 TL'nin rücu edilmeyeceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalı ...  İnşaat şirketi yönünden davanın  reddine, davalı ... şirketi yönünden  ise 5.017,41 TL nin ödeme tarihi  olan 01/03/2016  tarihinden  yürüyen  avans faizi ile tahsiline, fazla istemin reddine dair karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN 2019/1964 ESAS 2022/1314 KARAR SAYILI KARARI İLE: Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, Mahkemenin kararı kaldırılarak davanın, HMK'nun 114/1-c bendi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK'nun 20. maddesi gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin mahkemeye başvurması halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.<br>İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/187 ESAS 2023/755 KARAR SAYILI KARARI İLE: Sözleşmelerin atıf yaptığı genel şartnamelerin 6. maddesi gereğince, doğrudan alt iş verenlerin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm yer almadığından, alt işverenlerin, asıl işverenle 1/2 oranında sorumluluklarının olacağı, ... şirketi yönünden 5.017,41 TL'nin rücu edileceği, ... şirketi yönünden ise, ıslah dilekçesinde açıklandığı üzere 13.416,00 TL teminat muhasebeleştirilerek tahsil edildiğinden paylarına düşen 1.368,38 TL'nin rücu edilmeyeceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalı ... İnşaat şirketi yönünden davanın  reddine, davalı ... şirketi yönünden ise 5.017,41 TL'nin ödeme tarihi  olan 01/03/2016  tarihinden  yürüyen  avans faizi ile tahsiline, fazla istemin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilince ödenen bedelin tamamından davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/1571 Esas 2023/965 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, sözleşme hükümlerinin tamamen incelenmediğini, sözleşme bir bütün halinde incelendiğinde ihale edilen işle ilgili tüm yükümlülüklerin yüklenici firma üzerinde bırakılmış olduğunun görüleceğini, ayrıca ... İnşaatın, hükme esas alınan raporda sorumlu olduğu tespit edildiğinden bu şirketi davaya dahil etmek istediklerini, dava ve usul ekonomisi prensipleri gereğince bu yönden taraflarına mehil verilerek işlem yapılması gerektiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2023 yılı için kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2005/3-169 E. 2005/235 K., Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/34 E. 2015/22872 K. vb. ilamları). İstinaf kesinlik sınırının belirlenmesinde, dava konusu alacağın değeri yani asıl alacak dikkate alınır. Bunun dışında faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. HMK'nun 352. maddesinde; \"Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda, davacı vekili, dava dışı işçiye ödenen 24.504,67 TL'den, davalı tarafa ait 13.456,00 TL teminatın mahsup edilmesi neticesinde kalan 11.048,67 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece ise, davalı ... İnşaat şirketi yönünden dava reddedilmiş olup davalı ... şirketi yönünden ise 5.017,41 TL'ye hükmedilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda, davalı şirketlerin sorumluluğunun tam olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Bu durumda dava değerinin ve kararın, karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (17.830,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4c8012c1bcb7261","SID":"47c7e83806112edc"}}