{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2301 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/420<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/10/2020<br>NUMARASI\t: 2019/636 Esas, 2020/398 Karar<br>DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>KARAR TARİH: 28/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin, amacını gerçekleştirmesi sonucu üyelerine tapu devirlerini yapması ile tasfiye sürecine sokulduğunu, kooperatif arazisinin Milli Eğitim Bakanlığının haksız kullanımında olması sebebiyle kooperatifin aktif hale getirilerek Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine dava açıldığını, dava masrafı olarak her üyeden 750,00 TL toplanmasına karar verildiğini, müvekkilinin, konutunu satması nedeniyle dava aşamasından haberdar olamadığını, bu tutarın ödenmediği gerekçesiyle müvekkili ile ilgili alınan ihraç kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bu tutarın tahsili için icrai işlem yapılmadan son çare olarak başvurulması gereken yönteme, ilk olarak başvurulduğunu, müvekkili tarafından söz konusu ödemenin yapıldığını, istenen tutarın, kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesi kapsamına girmediğini, zira davalı kooperatifin, amacını gerçekleştirerek konut tapularını teslim ettiğini, ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, kooperatif yetkililerinin, müvekkili tarafından yapılan ödemenin gözden kaçırılarak ihraç işleminin sehven yapıldığını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin noter kanalıyla tebliğ edildiğini, buna rağmen müvekkilinin haklarına zarar gelmemesi için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek müvekkilinin üyelikten ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun  16. maddesi uyarınca, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için ana sözleşmesinin 14/2 maddesi uyarınca kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, müvekkili kooperatifin, tasfiye işlemlerinin eksik olması sebebiyle ihya edildiğini, genel kurul kararı ile, 750,00 TL aidat alınmasına yönelik kararın onaylandığını, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davacının, ödeme yapmaması sebebiyle üyelikten çıkarıldığını, davacının, kooperatifin üyelerden talep ettiği paranın, ana sözleşmesinin 14/2 maddesine girmediğini yönelik beyanının gerçeği yansıtmadığını, zira ihya edilen müvekkili kooperatifin tasfiye sürecinin usulüne uygun tamamlanması için aidat ihtiyacının doğmasının ve bu ihtiyacını üyelerden tahsil etmesinin normal olduğunu, davacıya, ihraç kararının sehven yapıldığına ilişkin hiçbir noter evrakının kooperatif yönetim kurulunca gönderilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihraç edilen üyenin tekrar üyeliğe kabulünün, yönetim kurulu kararı ile mümkün olmadığını ancak genel kurul kararı ile mümkün olduğunu, kooperatif ana sözleşmesine uygun olarak üyenin aidatı ödememesi üzerine ihraç kararı alındığını, bu nedenle müvekkilinin, aidatın tahsili konusunda icra takibi başlatma gibi yasal bir zorunluluğunun bulunmadığını, davacının dava konusu vakıalar ile ilgili olarak bilgi sahibi olduğunu, zira genel kurul toplantılarına bizzat veya vekili aracılığıyla katıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; Bakırköy .... Noterliğinin 29/05/2019 tarih ve ... yevmiye no ile düzenlenen ihraç kararının 10/06/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın, 29/08/2019 tarihinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmede öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açıldığı, davacıya, kanun ve ana sözleşmede belirtilen usule uygun şekilde 1. ihtarda 10 gün, 2. ihtarda 1 aylık ödeme süresi verilerek 2 adet ihtarın keşide edilmediği, bu nedenle alınan ihraç kararının usulsüz olduğu, usulsuz ihtarlara dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği gerekçeleri ile davanın kabulüne, Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 29/05/2019 tarihli, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14/2 fıkrasına göre verilen ihraç kararının iptaline dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının ihraç edilme sürecine ilişkin tüm işlemlerin, ana sözleşmenin 14/2 maddesine uygun olarak yapıldığını, ihraç kararının kesinleştiğini, davacının, itirazını 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde yapmadığını, bu hususun gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, davacının dava konusu vakıalar ile ilgili olarak bilgi sahibi olduğunu, zira genel kurul toplantılarına bizzat veya vekili aracılığıyla katıldığını, kararda atıf yapılan ana sözleşmenin 16/2 maddesinin bu dava ile alakasının olmadığını, ana sözleşmenin 14/2 maddesine göre tek ihtarın yeterli görüldüğünü, karara dayanak gösterilen Kooperatifler Kanununun 27. maddesi, kendiliğinden düşme halini düzenlediğinden ana sözleşme hükümlerinin uygulanacağını, kanunda, ortaklıktan çıkarılma gerekçelerinin ana sözleşmeye bırakıldığını, ne kanunda ne de ana sözleşmede iki ihtar yapılması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkemenin tespitinin doğru olduğu varsayıldığında, ana sözleşmenin, hiçbir hükmünün olmayacağını, sözleşme özgürlüğü prensibi göz önünde tutularak, ana sözleşme hükümlerinin karara esas alınması gerektiğini, Bakanlığın onayından geçen ve tarafların da mutabık olduğu bir sözleşmenin, kanun maddesi gerekçe gösterilerek hükümsüz olduğunun tespitinin, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/4 maddesinin \"Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.\" hükmünü ihtiva ettiği, aynı yönde düzenlemeye davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/3 maddesinde de yer verildiği görülmüş olup buna göre davanın ön şartı, ihraç kararının tebliği tarihinden itibaren davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmasıdır.Davalı kooperatif yönetim kurulunun 27/05/2019 tarih ve 2019/07 karar sayılı kararı ile, davacının da içinde bulunduğu 35 ortağın, noter ihtarına rağmen aidatlarını ödemediğinden bahisle üyelikten çıkarılmalarına karar verildiği, Bakırköy .... Noterliğinin 29/05/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, davacının, ana sözleşmenin 14/2 maddesi uyarınca yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiği yazılı ise de, ihtarnamede, ihraç kararına dayanak yönetim kurulu kararı bilgileri bulunmadığı gibi söz konusu yönetim kurulu kararının ihtarnameye eklenmediği de anlaşılmaktadır. Ayrıca ihtarnamenin davacıya ne zaman tebliğ edildiği de dosya kapsamından belli olmamaktadır. Buna göre ihtarname usulüne uygun düzenlenmemiş olup usulüne uygun olsa bile ihtarnamenin düzenlendiği tarih baz alındığında bile davanın, yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde 29/08/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  Mahkemece, uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/02/2020 tarihli raporda; davacının, Bakırköy ... Noterliğinin 29/05/2019 tarih .. yevmiye no ile düzenlenen ihraç kararını 10/06/2019 tarihinde tebliğ aldığı, davanın 29/08/2019 tarihinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ve ana sözleşmede öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açıldığı, davacıya 1163 sayılı kanun ve ana sözleşmede belirlenen usule uygun şekilde 1. ihtarda 10 gün, 2. ihtarda ise 1 aylık ödeme süresi verilerek 2 adet ihtarın keşide edilmediği, 1163 sayılı kanunun 27. ve ana sözleşmenin 16/2 maddesine aykırı olarak 2 adet ihtarnamenin gönderilmemesi nedeniyle alınan ihraç kararı usulsüz olduğundan davacı aleyhine alınan ihraç kararının iptal edilmesinin gerekeceği, genel kurulun, tasfiyenin tamamlanmasına yönelik 1 kereliğine mahsusen 750,00 TL'lik ödemenin ortaklardan tahsili ve yönetim kuruluna bu bağlamda icrai işlem başlatma yetkisinin verilmesine ilişkin alınan 11 ve 13 nolu kararlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bu tutarın ortaklardan tahsil edilmesine ilişkin icra takibinin yapılmasına yönelik yaptırım olarak anlaşılması gerekeceği, zira genel kurulca bu aidat ödemesini yapmayan üyeler aleyhine tapu iptal ve tescil davasının açılması yönünde bir karar alınmadığı da dikkate alındığında davalı kooperatif tarafından daha önce tapu tescili yapılan davacı aleyhine alınan ihraç kararının bu yönler gözetildiğinde dayanak tutulan genel kurul kararı ile örtüşmediği ve MK'nun 2. maddesinde tanımlanan iyi niyet ilkesi ile bağdaşmadığı bildirilmiştir.\"...Dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemidir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 ve Yapı Kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü düzenlenmiştir. Bu tür davalarda mahkemece öncelikle, borcun 30 gün geciktirilmesinden sonra ilk ihtarın keşide edilip edilmediği, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki haklı ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği, süre içinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun gösterilip gösterilmediği, ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık, anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir....\" (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2011/3617 Esas, 2012/2430 Karar sayılı ilamı).Dosya kapsamından, kooperatif üyesi olmadığına yönelik bir itiraz bulunmayan davacının, kooperatif üyesi olduğu kabulünden hareketle davalı kooperatif yönetimi tarafından keşide edilen ihtarnamenin yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının ve uygunsa ihtarnameler ile istenen borcun, gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27. ve Yapı Kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa öncelikle 2 haklı ihtarın gönderilmesi gerekli olup borcun ödenmesi bakımından 1. ihtarda 10 gün; 2. ihtarda ise 1 ay süre verilmesi gerekir. Dosya kapsamında yer alan davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14/1 fıkrası 2. bendinde ise, yönetim kurulunca, noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 30 gün içinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın, ortaklıktan çıkarılacağı belirtilmiş olup bu anlamda tek ihtar yeterli görülmüştür. Bu durumda, davalı kooperatif ana sözleşmesi, kanuna aykırı olamayacağından kanun ve kanun ile paralel düzenlenen Yapı Kooperatifleri tip anasözleşmesinin dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir. Buna göre somut olayda, Bakırköy ... Noterliğinin 20/03/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ana sözleşmenin 14. maddesinin 2. bendi uyarınca, 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereği 750,00 TL'nin ödenmesi davacıya ihtar edilmiştir. İhtarnamenin tebliğ edilip edilmediği belli değilse de davacının, bunun aksine bir iddiası yoktur. Akabinde ise, davalı kooperatif, noter ihtarına rağmen aidatını ödemediğinden bahisle davacıyı üyelikten çıkarmıştır. Yapılan açıklamalar uyarınca, iki haklı ihtar gönderilmeden tek ihtar ile davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine yönelik davalı kooperatif yönetim kurulu kararı usul ve yasaya uygun değildir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/636 Esas, 2020/398 Karar ve 02/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"852bdfe5ff5ed6ba","SID":"bf5a19e39dfc4979"}}