{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 05/04/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 09.12.2016 tarihinde müvekkilinin karşıdan <br>karşıya geçmeye çalışırken..... plakalı aracın çarpması nedeniyle yaralandığını, kazanın <br>meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan <br>başvuruda herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yaralanması nedeniyle 50 TL sürekli işgöremezlik, 25 TL geçici işgöremezlik, 25 TL <br>bakıcı giderinin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve <br>vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ile talep edilmiş olan 50.00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limiti dahilinde hesaplanmış olan 310.000-TL olarak arttırdığını, dava dilekçesi ile talep edilmiş olan 25-TL geçici iş göremezlik tazminatının bilirkişi raporu gereği 2.840,53-TL'ye arttırdığını, dava dilekçesi ile talep edilmiş olan 25-TL bakıcı gideri tazminatının bilirkişi raporu gereği  1.307,03-TL'ye arttırdığını, bilirkişi raporu ile hesaplanan  1.547,10-TL tedavi giderine hükmedilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının maluliyetinin adli tıp kurumunca <br>tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu <br>olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin poliçe teminatı <br>kapmasında olmadığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine <br>bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, ceza soruşturması, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 09/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, Mahkememizce hükme esas alınan Karayolları Fen Heyetinin 12/06/2023 Tarihli Kusur Raporunda tespit edildiği üzere kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, T.C. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan 10/02/2023 tarihli maluliyet raporunda 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %41, geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 9 ay olacağı, bu sürenin ise 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyacağının rapor edildiği, 19/10/2023 Tarihli Aktüerya Bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 648.918,90 TL, geçici iş göremezlik maddi zararının 2.840,53 TL, bakıcı gideri maddi zararının ise 1.307,03 TL olduğunun anlaşıldığı, kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri ve davacı ıslahı nazara alınarak davacı .....'un davasının kabulü ile davacının 09/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının, 2.840,53 TL geçici iş göremezlik maddi zararının ve 1.307,03 TL bakıcı gideri maddi zararının davalı ..... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/05/2020(Sigorta Başvuru Tebliğ Tarihi: 20/04/2020) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili davacıya verilmesine, SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararı yönüyle davacı tarafından açılan bir dava olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, talep halinde bu kalem yönüyle davacı tarafından yatırılan harcın iadesine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak;<br>Davacı .....'un davasının KABULÜ İLE; <br> Davacının 09/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının davalı ..... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE, <br> Davacının 09/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.840,53 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalı ..... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE, <br> Davacının 09/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 1.307,03 TL bakıcı gideri maddi zararının davalı ..... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE, <br> SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararı yönüyle davacı tarafından açılan bir dava olmadığından bu hususta bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, talep halinde bu kalem yönüyle davacı tarafından yatırılan harcın iadesine,\" hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; işbu dava ikame edilmeden önce davacı tarafın aynı talepler ile sigorta tahkim komisyonuna başvuru gerçekleştirdiğini, 12/07/2021 tarih ve ...., K sayılı uyuşmazlık hakem heyeti kararı ile sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusurlu bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiğini, başvuran tarafından bu karara itiraz edildiğini ancak hakem heyeti kararı ile başvurunun kesin olarak reddine karar verildiğini, davanın kesin hüküm sebebi ile dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ZMMS'den doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, ceza dosyasında da sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dosyaya sunulan maluliyet durumunu gösterdiği ileri sürülen raporların yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, TRH tablosu ve %10 artırım ve %10 iskonto yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, şirket aleyhine haksız ve fahiş sonuç doğurduğunu, TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, bakıcı  giderlerine ilişkin maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Kesin hüküm itirazının incelenmesinde:<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 30/12.<br>(12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.)  Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik  cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>   Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir...\" hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.<br>Dava şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenmiştir. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. <br>HMK.’nun 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını  tespit  ederse  davanın  usulden  reddine  karar  verir.  Ancak,  dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden  reddeder”.  Düzenleme  gereğince,  eksik  olan  bir  dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.<br>Yukarıda belirtilen   5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. fıkrasında ‘‘.... Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir...... Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.<br> Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması dava şartıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözeterek, davayı esasa girmeden usulden  reddetmesi gerekir. Usule ilişkin nihai kararlar, “ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteber” olduğundan (HUMK m.237,I), bu kararlar sadece ilişkin oldukları usuli sorun hakkında kesin hüküm teşkil eder; yoksa dava konusu uyuşmazlığın esası hakkından kesin hüküm teşkil etmez.<br> Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu davacının tam kusurlu  olması  gerekçesiyle reddederek  uyuşmazlığı esastan çözmüştür.Bu halde hakkın özünün istenemeyeceğine dair yapılan bir tespit ve  mevzunu teşkil eden husus hakkında muteber olduğundan, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında maddi anlamda bir kesin hüküm oluşturur.<br>Davacıların işbu davadan evvel aynı olay nedeniyle ve aynı taleple ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu ve başvurunun reddedilip kesinleştiği, bu hususla alakalı olarak Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından gönderilen cevabi yazıda 5684 sayılı kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği, kararın bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonuna itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, komisyonca da itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda aynı olay ve aynı taleplere matuf olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, şekli manada kesinleşen kararın işbu davada maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, HMK.'nun 114/1-i maddesi gereği aynı davanın daha evvel kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, HMK.'nun 115. Maddesi gereği ise dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden her zaman reddinin mümkün olduğu nazara alındığında, daha evvel verilmiş ve kesinleşmiş Sigorta Tahkim Komisyonu kararı bulunduğundan dolayı davanın usulden reddine dair  karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulü gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>\tDavalı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, <br>\tHMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) <br>DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE;<br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>1-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin ve ıslahla alınan toplam 1.158,61 TL harçtan mahsubu ile fazla 731,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>İstinaf Yargılaması Yönünden; <br>6-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>8-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>10- HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Katip<br><br>e-imzalı <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc2e1523ba9de0b3","SID":"dbb6a4d2e7965d34"}}