{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 30/09/2021<br>Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya Genel İcra ... E.)<br><br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı tarafından yapılan işin davalıya teslim edildiğini, davalının 23.600,00 TL ve 59.000,00 TL tutarındaki 2 ayrı faturayı imza ederek teslim aldığını, bu faturalardan kaynaklanan borcu kısmen ödemiş olmasına rağmen, bakiye bedeli ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, taraflar arasında davalıya ait inşaatın PVC doğramalarının yapılması konusunda 2017 yılının Eylül ayında anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki tek ticari ilişkinin bu olduğunu, iş bedelinin tamamı ödenmiş olmasına rağmen, mükerrer talepte bulunan davacının kötü niyetli olduğunu, davalıya 20.000,00 TL ve 15.000,00 TL bedelli 2 adet çek verildiğini, 5.000,00 TL banka üzerinden havale yapıldığını, davacı tarafın talimatı üzerine dava dışı ...  22.000,00 TL kredi kartıyla ödeme yapıldığını, ayrıca yine dava dışı ... 14/11/2017 tarihinde kredi kartıyla 2.780,00 TL ödeme yapıldığını, .... sıra numaralı faturanın da kapalı fatura olması nedeniyle bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini ve bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, uyuşmazlığın çözümü noktasında tacir olan her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan raporda, dava konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının faturalara karşı bir kısım ödemeler yaptığı ve bakiye borcunun 42.600,00 TL olduğunun belirtildiği, davalı taraf her ne kadar  ... ve ... ödeme yapıldığından bahsetmesine karşın, bu ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu ödemelerin ise ... ve ... tarafından yapılmış olduğunun görüldüğü, bu belgelerin, bu ödemelerin davacı adına yapıldığını kanıtlayamayacağı kanaatine varıldığı, davalı tarafa bakiye borcun ödendiğinin ispatı hususunda  cevap dilekçesinde dayanmış oldukları yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafın yemin deliline başvurduğu ve davacı şirket temsilcisi özetle bakiye borcun ödenmediğine ilişkin yeminli ifade vermiş olup, mahkemece davalının bakiye 42.600,00 TL bakiye borcun ödendiğinin ispat edilemediği hususunun sabit görüldüğü, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, toplam 82.600,00 TL iş bedeline karşı davacı tarafın farklı 3 çekle toplam 40.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafın  3. Kişilere yapılan malzeme ödemesinin bakiye borçtan düşüleceğine dair davacı tarafla anlaştıklarına ilişkin iddianın kesin delillerle ispat  edilemediği anlaşıldığından davanın 42.600,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih ... E. ... K. Sayılı  içtihadı ve alacağın likit oluşu nazara alınarak  davacı yararına inkar tazminatına hükmedildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  27.4.2005 tarih  ... E.  ... K. Sayılı ilamı nazara alındığında somut olayda davalı tarafın,  davacının kötü niyetini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, buna göre davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 42.600,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki 8.520,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, davacı adına dava dışı ... yapılan 22.000,00 TL lik ve ... ödenen 2.780,00 TL kredi kartı ödemesinin davacının alacağından mahsubunun gerektiği, takip talebinin ekinde bulunan ... sıra numaralı faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle borçlu olunmadığı, bedelin peşin olarak elden ödenerek faturanın altının imzalandığı, davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL lik ödemenin ve 20.000,00 TL çek ödemesinin de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan söz edilemeyeceği, kredi kartı ile dava dışı şahıslara yapılan ödemelerin şirketin yetkili temsilcileri ... ve ... tarafından yapıldığı, dava dışı şirketlerin kayıtlarının incelenmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, bu şirketlere ait kayıtların dosyaya istenmediği ve bu şekilde eksik inceleme yapıldığı, alacaklının talimatıyla 3. kişilere davalı şirket temsilcisince ödeme yapılmış olmasına rağmen faturanın davacı adına kesildiğini, davacı tarafın ticari defterlerinin bu iddialar kapsamında incelenmesi gerektiği, ... numaralı fatura üzerinde tahrifat yapıldığı, fatura aslının buna rağmen getirtilip incelenmediği, kaldı ki bu faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olmasının ödemeye karine teşkil ettiği, davacının hukuki işlem ehliyeti olup olmadığının tespit edilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı yararına icra inkar tazminatı hükmedilirken 20.000,00 TL lik çekin ödendiği banka kayıtları ile ortada iken davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde bu parayı tekrar tahsil etmeye çalışmasının kötü niyetini gösterdiği ve aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve 20/02/2018 tarih ve ... numaralı faturada düzeltmeler yapıldığına dair beyanın altının kaşelenerek  imzalanmasının faturayı kapalı fatura haline getirmeyecek olmasına göre mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönler bakımından usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönler bakımından istinaf başvurusunun reddine,<br>3.2. 15/03/2018 tarih, ... numaralı ve 20.000,00 TL bedelli çek bedelinin 15/03/2018 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen, bedeli ödenen bu çekin de 16/06/2020 tarihli takibe konu edilmesi ve bu nedenle davacı tarafın kötü niyetinin sabit olması nedeniyle, bu çek bedeli üzerinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün bu kısmının düzeltilmesi amacıyla HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca kararın bu kısmının kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının \"Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" şeklindeki (3) nolu bendinin ORTADAN KALDIRILMASINA ve HÜKÜMDEN ÇIKARTILMASINA, yerine \"Takibin dayanağı 15/03/2018 tarih, ... numaralı ve 20.000,00 TL bedelli çekin bedeli 15/03/2018 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen,  ödenen bu çekin de 16/06/2020 tarihli takibe konu edilmesi  nedeniyle davacı tarafın bu talep yönünden haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince çek bedeli olan 20.000,00 TL nin %20 si oranında hesaplanan 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,\" ibaresinin eklenmesine, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalıya iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 19/03/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1dc7e7a6acb882e","SID":"da0d36cc3ea536d8"}}