{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2024/609<br>KARAR NO\t\t: 2024/539<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2023/1295<br>DAVA TARİHİ\t: 28.12.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 03.01.2024<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 04.04.2024<br><br> Muğla Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2023/1295 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen  dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket, Bodrum'da inşaat sektöründe faaliyet gösteren, bir çok otel, işyeri ve konut projesini başarı ile bitiren tanınmış bir şirket olduğunu, İnşaat sektöründeki başarısı neticesinde maden sektöründe de faaliyet gösteren firma, Bodrum'da halen inşaat sektörünün öncüsü konumunda olduğunu, Müvekkilin Bodrum'daki inşaat sektöründeki başarı ve tanınmışlığı  nedeniyle karşı taraf kendisine ait taşınmaz üzerindeki inşaat işinin yapımı hususunda müvekkil ile anlaştığını, Müvekkil  ile karşı taraf arasında,  karşı tarafa ait ... ili ... İlçesi ... Mah. ... ada ...-...-... parselde kain taşınmaz üzerine eser sözleşmesi kapsamında inşaat yapımı  hususunda anlaşıldığını, bu projede müvekkil şirketin yanı sıra, müvekkil şirketin ortakları olan ... ve ...'ın şahıs şirketleri de projede yüklenici olduğunu, bu  sebeple delil olarak sunulan dosyada müvekkil şirket ile müvekkil şirketin ortaklarının da şahıs şirketlerine düzenlenen faturalar  da bulunduğunu, fakat her biri için ayrı bir cari hesap tutulmuş ve her biri için ayrı hesap tutulduğunu, bu sebeple alacağı, davalının müvekkil için tutulan cari hesabında açıkça görüldüğünü, nitekim maillerde yer alan mutabakatlarda da açıkça  alacağımız davalı yanca kabul edildiğini, Birleştirme talebine ilişkin; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1293 E. Sayılı dosyasında işbu dava konusu proje ile ilgili aynı nitelikte ve aynı olaydan doğan; Aynı Delillere Dayanan Ve Açıkça Bağlantılı Olan müvekkilin ortağı olduğu ... ...  Şirketi 'nin aynı davalıya ve aynı eser sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin olduğunu, bu sebeple Yargılamanın Birlikte Görülmesi Gerçeğin Ortaya Çıkmasını Sağlayacağından Ve Usul Ekonomisi Uyarınca birleştirme talebi mevcut olduğunu, ... Projesi olarak adlandırılan bu projede, müvekkil firma aşağıdaki işleri yapmakla yüklendiğini, Müvekkil ile karşı taraf, ... Projesi olarak adlandırılan bu projede esas unsur olarak, 81 tane (1+1 ve 2+1) rezidans ve 8 müstakil villa yapılması hususunda anlaştığını, ayrıca, Sahanın hazırlanması, saha mühendisliği, tedarik, saha temizliği, inşaat, ön işletmeye alma, işletmeye  alma, faaliyete geçirme, işlerin test edilmesi , işlerin denetlenmesi ve bu işlerle ilgili olarak tüm işlemler;  Saha malzemeleri  ve ekipmanları, makineleri, araçları, iş gücünü, sevkiyatı, ulaşım, idare, proje yönetimi ve diğer hizmetler ve unsuları; İnşaat ruhsatı, yapı ruhsatı, yapı kullanım izni vs. ruhsat, izin, lisan ve onayların masrafları iş sahibine ait olmak üzere alınması, tüm masrafları iş sahibine ait olmak üzere, var olan yapı kullanım belgelerinde belirtilmiş tüm yapıların tapu kayıtlarına işlenmesi için tüm proje onaylarının alınması akabinde yerel belediye ve sair tüm kurumlardan yapı tadilat ruhsat ve/veya izin belgelerinin alınması, işin bitiminde varsa kat irtifakı’ nın kurulması, tapulara işlenerek gerekli izin ve belgelerin alınarak eksiz ve onaylı olarak  teslim edilmesi,  Sahada yasal olarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapılması gereken sözleşmeleri, alınması gereken tedbirleri, ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılması gereken anlaşmaları yapmak, İş Sahibi tarafından talep edilecek diğer hizmetler  olarak taraflar anlaştığını, bahse konu eser sözleşmesine istinaden, müvekkil firma söz konusu inşaata başladığını, nitekim ilk  hakediş, 2020 tarihinin yazından itibaren bir çok hakediş ve faturalar düzenlendiğini, Davalı yanca, bir kısım ödemeler yapıldığını, Müvekkil, davalının talepleri doğrultusunda ve işin gereği gibi borcunu ifa etmişse de borçlu 11.05.2021 tarihli faturanın ödemesini yapmadığını, işbu davamızın konusu da bu fatura olduğunu, davalı firma ile yapılan mailler  ve özellikle, 05.11.2021, 08.11.2023, 10.11.2021 ve 08.02.2022 tarihli maillerde  davalı firma, müvekkil firmaya olan 4.737.247,48 fatura borcu olduğunu açıkça koşulsuz ve şartsız kabul ettiğini, bunun üzerine ise müvekkile herhangi bir ödeme yapılmamış ve sürüncemede bırakıldığını, ancak borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkil firma 27.07.2022 tarihinde  haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçmek zorunda kaldığını, Bodrum 2. İcra Dairesi 2022/5633 sayılı E . sayılı dosyasından ... projesi kapsamında müvekkilin verdiği hizmet karşılığında düzenlenen ve ödenmeyen 2021000000002 nolu ve 4.737.247,48 TL bedelli fatura borcunun tahsili için başlatılan icra takibine, davalı/borçlu  tarafından takibe konu borca, faize, yetkiye itiraz ettiklerini bildiren dilekçeleri ile itirazda bulunulmuş olup, yapılan itirazlar haksız ve mesnetsiz olduğunu, öte yandan; 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda Kanun’da belirtilen konularda arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirildiğinden arabuluculuk sürecinin bittiğine dair Bodrum Arabuluculuk Bürosu- 2023/313 sayılı büro dosya numaralı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı dilekçe ekinde sunulduğunu, nitekim arabuluculuk dosyasında da  Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1293 E. Sayılı dosyasındaki dava ile birleştirilerek ortak tutanak tutulduğunu, işbu takipte hakkında takip başlatılan  davalı /borçlu firma  borca itiraz ettiğinden  alacaklarının varlığının kanıtlanması ve hak kaybına uğramamızın teminen itirazın iptali davası ikame etme zarureti hasıl olduğunu, Borçlu Ödemelerini Durdurmuş Ve Hakkında Başlatılan Takibe De İtirazda Bulunmakla, Malvarlıklarını Kaçırma, Gizleme Ve Devretme Eğilimi İçerisinde Bulunduklarından Taşınır Ve Taşınmaz Malları İle Üçüncü Kişilerdeki Hak Ve Alacaklarının Borca Yeter Miktarının İhtiyaten Haczini İstemek Zorunluluğu Da Doğduğunu, Müvekkilin davalı/ borçlu firmadan  alacağının bulunduğuna dair kabul içeren mailler sunulmuş olup Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyati haciz talebinin kabulü için kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görüldüğünü, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya dair bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan \"hukuk devleti\" ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağladığını, İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce geldiğini, açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde ekte sunulan belgeler üzerinde durularak, alacağın varlığına kanaat getirilmesi halinde ihtiyati haciz isteminin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle; Öncelikle ... hakkında toplam 4.737.247,48TL Asıl alacağımızı karşılayacak  miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini ve işbu kararın uygulanması için Bodrum 2. İcra Dairesi 2022/5633 E. sayılı dosyasına yetki verilmesine karar verilmesini, Davalı  ...'nin Bodrum 2. İcra Dairesi 2022/5633 E. Sayılı  dosyasına yapılan yetki ve borca dair itirazlarının  iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına  hükmedilmesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2023/1295 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara  kararı ile özetle; \"...Somut olayda, talep eden vekilinin, iddiaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, davalının bundan sorumlu olup olmadığı hususunda 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, \" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 29.01.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin, Bodrum'da inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir çok otel, iş yeri ve konut projesini başarı ile bitiren tanınmış bir inşaat mühendisi olduğunu, bu faaliyetini hem şahıs şirketi hem de ortağı olduğu ... ...  Şirketi ile icra ettiğini, müvekkilinin ve ortağı olduğu şirketin Bodrumdaki inşaat sektöründeki başarı ve tanınmışlığı nedeni ile karşı tarafın kendisine ait taşınmaz üzerindeki inşaat işinin yapımı hususunda müvekkili ile anlaştığını, müvekkili ve müvekkilinin ortağı olduğu ... ... Şirketi ile karşı taraf arasında, karşı tarafa ait ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada, ...-...-... parselde kain taşınmaz üzerine eser sözleşmesi kapsamında inşaat yapımı hususunda anlaşıldığını, bu projede müvekkilinin yanı sıra müvekkilinin ortağı olan ... ...  Şirketi ile bu şirketin ortağı olan ...'nun şahıs şirketi de projede yüklenici olduğunu, delil olarak sunulan dosyada müvekkili şirket ile ortağının şahıs şirketine düzenlenen faturalar da bulunduğunu, her biri için ayrı bir cari hesap ve hesap tutulduğunu, davalının müvekkili için tutulan cari hesabında açıkça görüldüğünü, maillerde yer alan mutabakatlarda da alacaklarının davalı yanca kabul edildiğini, ... projesi olarak adlandırılan projede müvekilinin dilekçelerinde de ayrıntılı olarak belirttikleri yerlerin yapmakla yükümlü olduğunu ve bu yönde taraflar arasında anlaşıldığını, bahse konu eser sözleşmesine istinaden müvekkili ve diğer yüklenicilerin söz konusu inşaata başlandığını, ilk hakediş olan 2020 tarihinin yazından itibaren bir çok hakediş ve faturaların düzenlendiğini, davalı yanca bir kısım ödemelerin yapıldığını, müvekkili davalının talepleri doğrultusunda ve işin gereği gibi borcunun ifa etmiş ise de borçlunun 11.05.2021 tarihli faturanın ödemesini yapmadığını, iş bu davalarının konusunun da bu faturalar olduğunu, iş bu takipte hakkında başlatılan davalı/borçlu firmanın borca itiraz ettiğinden hak kaybına uğramamaları için ihtiyati haciz talep ettiklerini, fakat ihtiyati haciz taleplerinin hukuka aykırı olduğundan reddedildiğini, borçlu ödemelerini durdurduğunu ve hakkında başlatılan takibe de itirazda bulunduğunu, mal varlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisined bulunduklarından taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin davalı/borçlu firmadan alacaklarının bulunduğuna dair kabul içeren maillerin mahkemeye sunulduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyati haciz talebinin kabulü için kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaat yeterli görüldüğünü, bir kısım davalarının ispatlayan ve borç ikrarı içeren maillerin dava dilekçelerinin ekinde UYAP sisteminden yüklendiğini, diğer davalarına ispata yarar belgelerin 29.12.2023 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi kalemine teslim edilen 1 adet Karton Klasör de yer aldığını, iş bu dilekçe ekinde sunulan ve klasörde yer alan belgelerin incelenmesi halinde davalının borcunu kabul ettiğinin açıkça ortada olduğunu, dilekçelerinde emsal olarak sunulan ilgili Yargıtay kararlarında, fatura ve cari hesap mutabakatına ilişkin belgelerin mevcut olması halinde ihtiyati haciz kararının hukuka uygun olduğunun belirttiklerini, davalının aşağı kronolojik olarak belirtilen malillerde borcunu kabul etmeden önce yapılan inşaata kullanılan malzeme ve müvekkilinin hakedişlerinin incelenmesi için kendisi tarafından temin edilen bağımsız denetçi firma tarafından denetim yaptırıldığını, davalı kendisi tarafından temin ettiği bağımsız denetçi firma olan ... Aş'nin denetlenmesi neticesinde müvekkiline dava konusu olan borcu kabul ettiğini, davalı bağımsız denetici tarafından müvekkilinin yaptığı inşaatı ve hakedişleri denetlemesi ve inceletmesi neticesinde müvekkilinin 4.737.247,48 TL bedelli fatura alacağı olduğunu kabul ettiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında 2021 yılının Eylül ayında hakedişler doğrultusunda ödenecek tutar konusunda uyuşmazlık yaşandığını, ... A.ş'nin uzun ve ayrıntılı denetiminden sonra, müvekkilinin yaptığı inşaatın niteliklerinin uygun olduğunu, yapılan iş ile hakediş raporlarının tutarlı olduğunu belirtildiğini, ... A.ş'nin müvekkile ve yapılan inşaata  yaptığı denetim neticesinde müvekkiline, 2023/1293 E. Sayılı dosyasının davacısı olan ... ... Şirketi'ne  ve ...'nun  toplam alacağının 7.446.344,83 TL olduğu tespit edildiğini, davalının bağımsız denetim firmasının müvekkili denetlemesinden sonra kendi muavin defterinde ve müvekkile gönderdiği maillerde borçlu olduğunu açıkça kabul ettiğini, bağımsız denetçi firmanın denetlenmesi neticesinde müvekkilinin alacaklı çıktığını, müvekkilinin üstlendiği işi gereği gibi yerine getirdiğinin kesin olarak tespit edildiğini, davalının açıkça kötüniyetli olarak takibe itiraz etmesi göz önünde tutulduğunu, davalının hali hazırda inşaatta bulunan ve taşınabilir malzemeleri söküp 3. Kişilere satmaya başladığını, tüm bunların göz önüne alındığında davalının mal kaçırma şüphesi bulunduğunu, davalı firmanın yetkili ...'ın bu sürede Kanada'ya taşındığını, bu sebeple ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalının/borçlunun yetkiye ilişkin itirazı yerinde olmadığını, davalının takibe faize ve faiz oranına yönelik itirazı yerinde olmadığını, delil dosyalarında sunulan maillerin tamamında davalı firmanın mailleri \"...\" uzantısı ile gönderildiğini, ... firması ile davalı firmanın aynı kişiler tarafından yönetilmekte olduğunu, aralarında açıkça organik bir bağ bulunduğunu, 29.12.2023 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi kalemine teslim edilen ve 2013/1293 Esas ve iş bu 2013/1295 Esas sayılı dosyanın delili olarak sunulan 1 adet klasörün istinaf taleplerine esas olarak incelenmesini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1295 Esas sayılı dosyasında verilen 03.01.2024 tarihli ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin karara karşı iş bu istinaf kanun yoluna başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve ... hakkında toplam 4.737.247,48 TL asıl alacakları karşılayacak miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini ve iş bu kararın uygulanması için Bodrum 2. İcra Dairesi 2022/5633 Esas sayılı dosyasına yetki verilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında  ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla  mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”<br>265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.  Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince:<br>Eldeki davada; davacı taraf, davalı ile  ... ili ... İlçesi ... Mah. .... ada ...-...-... parselde kain taşınmaz üzerine eser sözleşmesi kapsamında inşaat yapımı  hususunda anlaştıklarını,  inşaata başladığını,  2020 yılından itibaren bir çok hakediş ve faturalar düzenlendiğini, davalı yanca bir kısım ödemeler yapıldığını, kendisinin işin gereği gibi borcunu ifa etmesine rağmen davalının 11.05.2021 tarihli faturanın ödemesini yapmadığını, davalı firma ile yapılan mailler  ve özellikle, 05.11.2021, 08.11.2023, 10.11.2021 ve 08.02.2022 tarihli maillerde  davalı firma, müvekkil firmaya olan 4.737.247,48 fatura borcu olduğunu açıkça koşulsuz ve şartsız kabul ettiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dava konusu alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince muaccel bir alacağın varlığına ilişkin \"yaklaşık ispat\" verilerinin, dolayısıyla ihtiyati haciz yasal koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1295 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 704,50 TL istinaf  karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 276,90 TL harç bedelinin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 04.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a631a6fa51876e2","SID":"42b60fb1f615f737"}}