{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/996 <br>KARAR NO\t\t: 2024/501<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2021/125<br>KARAR NO\t\t: 2021/623<br>DAVA TARİHİ\t: 22/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 16/09/2021<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:27/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:27/02/2024<br><br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 Tarih ve 2021/125 E. 2021/623 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin ... numaralı davalı şirket bünyesindeki hattın kullanıcısı olduğunu, müvekkili şirkete 79-80TL civarında aylık telefon faturası gelmekte iken bir anda şirkete 31.12.2020 tarihli ve ... ID'li fatura ile 5.041,75TL, 30.11.2020 tarihli ... ID'li fatura ile 2.360,75TL bedel tahakkuk ettirildiğini, bu bedellerin müvekkil şirket tarafından icra tehdidi altında kalınmaması için 20.01.2020 ve 21.12.2020 tarihlerinde ödendiğini, bu miktarda bir fatura tahakkukunun oldukça yüksek olduğunu, fazladan ödenen miktarın iadesi için İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2021/268 dosyası ile başvuruda bulunulduğunu, ancak tarafların anlaşma sağlayamadıklarını belirterek, şimdilik kısmen 6.000TL'nin dava tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, davalının  %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  istirdat davasının şartlarının, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması, davanın ödemeden itibaren bir yıl içinde açılmasının zorunlu olması, borç olmayan bir bedelin ödenmiş olması şartlarından oluştuğunu, ilk şart olan borcun cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması gibi bir durumun somut olayda mevcut olmadığını, zira, davacı aleyhine müvekkil kurumca herhangi bir icra takibi başlatılmadığını, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilecekken itiraz etmeden dahi istirdat davası açamazken henüz icra takibi başlatılmadan davacının istirdat davası açamayacağını,  zaten davacı yanın dava dilekçesinde de \"Bu bedeller müvekkil şirket tarafından icra tehdidi altında kalınmaması için 20.01.2020 ve 21.12.2020 tarihlerinde ödenmiştir.\" ibaresinin geçtiğini, buna bağlı olarak da davacının kendisi de cebri icra tehdidi altında olmadığını ikrar ettiğini, ikinci şart olan davanın ödemeden itibaren bir yıl içinde açılmasının zorunlu olması şartının da sağlanmadığını, bu bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu ve bir yıllık sürenin paranın icra dairesine tamamen ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, üçüncü ve son şart olan borç olmayan bir bedelin ödenmiş olması şartının da sağlanmadığını, yani, borçlunun maddi hukuk hükümlerine göre borcunun bulunmaması gerektiğini, oysa ki davacının müvekkil şirkete ... numaralı telefon hattı sebebiyle borcu bulunduğunu, davacı yanın her ne kadar \"Müvekkil şirkete 79-80TL civarında aylık telefon faturası gelmekte iken bir anda şirkete 31.12.2020 tarihli ve ... ID'li fatura ile 5.041,75TL, 30.11.2020 tarihli ... IDli fatura ile 2.360,75TL bedel tahakkuk ettirilmiştir.\" beyanlarında bulunsa da davacının beyanlarında yer verdiği gibi bir anda olan bir durum mevzu bahis söz konusu olmadığını, söz konusu faturaların yüksek bedelli tahakkuk etmesinin sebebi tamamen davacı şirketin kullanımından ve tarifesini aşmasından kaynaklandığını, bu durumun Kasım ve Aralık aylarına ilişkin görüşme dökümlerden de anlaşılacağını, görüldüğü üzere, huzurdaki istirdat davası şartlarını taşımadığını ve bu sebeple davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle de davanın dava şartı yokluğu sebeiyle usulden reddi gerektiğini, somut olayda mevcut bir icra takibi olmadığından ve davalı müvekkil kurumun adresinin de Ankara olmasından dolayı işbu davada yetkili mahkemenin  Ankara Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple İzmir Mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini belirterek, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının ve taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olması sebebiyle yetkisizliğe karar verilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. \t\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemece \"... Davacının davalı ile yaptığı abonelik sözleşmesi kapsamında  ... nolu telefon hattı nedeniyle 30.11.2020 ve 31.12.2021 tarihli faturalar nedeniyle fazla  ödeme yapıp yapmadığı, fazla ödeme yapmış ise ödenen miktarın davacıya  iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti hususunda dava dosyası Elektronik Y. Müh. Bilikişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 26/08/2021 tarihli raporda;  dava konusu hattın  tarifesinin ... tarifesi olduğu, ... ( Şehiriçi, Şehirlerarası, Uluslararası, GSM …) olduğu, 30/10/2020 tarihinde, dava konusu hattan yapılan telefon görüşmelerinin “...“ tarifesi kapsamında “...“ içinde kaldığı ve ek ücretlendirme yapılmadığı,  28/11/2020 tarihinde, ... ve ... numaralarına “...“ tanımlı paket harici,  ücretlendirmeli  toplam 2758 kez arama yapıldığı,  29/12/2020 tarihinde “... “ tanımlı paket harici  ücretlendirmeli arama yapıldığı,  hatta tanımlı “ ... “ paketin   2020 yılı Mart, Mayıs, Haziran, Ağustos; 2021 yılı  Ocak, Şubat, Mart , Nisan, Mayıs  aylarında paket dahilinde kullanım yapıldığı ve sadece “Paket Ücreti“ yansıtıldığı, ancak  2020 yılı   Şubat, Nisan, Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık  aylarında  hatta tanımlı “...“ paketi  aşan kullanım yapıldığı, “Paket Ücreti“ne “...“in haklı olarak yansıtıldığı,  bu nedenle  dava konusu Kasım 2020 dönemine ait 2.360,75 TL ve Aralık 2020 dönemine ait 5.041,75 TL bedelli faturaların haklı tahakkuk ettirildiğinin belirtildiği, böylece  davalı tarafça davacıya abonelik sözleşmesi kapsamında  ... nolu telefon hattı nedeniyle... tarifesi kapsamında tahakkuk ettirilen  30.11.2020 ve 31.12.2021 tarihli faturaların “...“ paketi  aşan kullanım olması nedeniyle  haklı olarak   tahakkuk ettirildiği, davacının davalıya   fazla  ödeme yapmadığı anlaşılmakla ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin  genel işlem şartı olarak değerlendirilen bir sözleşme olduğunu  bu nedenle süre aşımına bağlı olarak davacı aleyhine yapılan cezai şart niteliğindeki fahiş ücretlendirmelerin haksız ve geçersiz olduğunun  açıkça ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı şirketin sözleşmenin içeriği hakkında hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını, dava konusu faturaların kendisine tebliği ile sözleşmenin içeriğinden haberdar olduğunu,  dürüstlük kurallarına aykırı olarak, fahiş ücretlendirme ile ilgili yapılan genel işlem niteliğindeki maddelerin yok hükmünde sayılması gerektiğini, davacı şirketin fazla kullanıma ilişkin bu şekilde bir faturalandırma yapılacağı hususunda hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, hiçbir şekilde sözleşme maddelerinin geçerliliğini kabul anlamına gelmemek kaydı ile yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunu da teknik ve bilimsel incelemeden uzak olduğunu, eksik bir rapor olduğunu, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacı 80,00 TL fatura ödemekte iken 5.040,70 ve 2.360,75TL ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yerel mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t<br>GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit ve istirdat talebine ilşkindir.<br>Davacı vekili müvekkili şirketin abonelik sözleşmesi kapsamında aylık 79-80 TL öderken çok yüksek faturalar geldiğini icra baskısı altında kalmamak için  ödeme  yapıldığını bu nedenle fazla yapılan ödemenin tespiti ile müvekkiline iadesine karar verilmesi talep etmiştir.<br> Davalı taraf, istirdat davası açılması şartlarının bulunmadığını, herhangi bir icra takibi yapılmadan davacının ödeme yaptığını, ayrıca fazla ödemenin söz konusu  olmadığını, faturaların daha önceki aylara göre yüksek gelmesinin sebebinin davacının  kullanımından ve tarifesini aşmasından kaynaklandığını ve davanın reddini savunmuştur.<br> İlk Derece Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, davacının faturalarının önceki aylara göre fazla tahakkuk etmesinin sebebinin tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>Konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; Dava konusu hattın;<br>Tarifesinin:... olduğu,<br>...( Şehiriçi, Şehirlerarası, Uluslararası, GSM …) Paketi ile tanımlandığı, <br> Sadece 3 gün için sunulan dava konusu hatta ait “Görüşme Ayrıntıları “ nda; <br>Kasım dönemi başlangıç tarihi 30/10/2020 bitiş tarihi 28/11/2020 bilinirliliği ile;<br>a) 30/10/2020 tarihinde, dava konusu hattan yapılan telefon görüşmelerinin “... “ tarifesi kapsamında “ ...\" içinde kaldığı ve ek ücretlendirme yapılmadığı,<br> B) 28/11/2020 tarihinde, ... ve ... numaralarına , “ ... “ tanımlı paket harici ,  ücretlendirmeli  toplam 2758 kez arama yapıldığı ,<br>Aralık dönemi başlangıç tarihi 29/11/2020 bitiş tarihi 29/12/2020 bilinirliliği ile;<br>a ) 29/12/2020 tarihinde “ ... “ tanımlı paket harici ,  ücretlendirmeli arama yapıldığı , <br> Dava konusu hatta ait dönem faturaları irdelendiğinde;<br>a ) Hatta tanımlı \"...\" paket DAHİLİNDE kullanım yapıldığında, ki bu dönemler Mart, Mayıs, Haziran, Ağustos 2020, Ocak, Şubat, Mart; Nisan, Mayıs 2021 dir, sadece “ Paket Ücreti “ yansıtıldığı, <br>b ) Hatta tanımlı “ ... “ paket AŞIMI kullanım yapıldığında, ki bu dönemler,   <br>Şubat, Nisan, Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2020 dir, “ Paket Ücreti “ ne “...\"in haklı olarak yansıtıldığı, ) yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında dava konusu Kasım 2020 dönemine ait 2.360,75 TL ve Aralık 2020 dönemine ait 5.041,75 TL bedelli faturaların haklı tahakkuk ettirildiği, <br> Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>İlk derece mahkemsince tüm delillerin toplandığı, konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; davalı tarafça davacıya abonelik sözleşmesi kapsamında  232 348 17 11 nolu telefon hattı nedeniyle... tarifesi kapsamında tahakkuk ettirilen  30.11.2020 ve 31.12.2021 tarihli faturaların “...“ paketi  aşan kullanım olması nedeniyle  haklı olarak tahakkuk ettirildiği, davacının davalıya fazla ödeme yapmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair kararın  isabetli olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 Tarih ve 2021/125 E. 2021/623 K.sayılı kararının kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik istinaf başvurusunun  HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere  27/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be0b66e0a3c6e662","SID":"76f64ebea19d2ee4"}}