{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/461 <br>KARAR NO: 2024/300<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2018/308 Esas -  2020/184 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı banka yasal olarak gerekli yeterliliğe sahip olmayan bir şahsa, gerekli araştırma yapılmadan çek karnesi vermiş olması nedeniyle müvekkilin zarara uğratıldığını, davalı bankanın Akçay Şubesine ait ... seri no.lu 36.550,10 TL bedeli ve 05.10.2016 keşide tarihli karşılıksız çekten dolayı müvekkilinin zarara uğratıldığını, bahse konu çekten olayı Edremit ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile çek keşidecisi ... hakkında icra takibi açıldığını, ancak akabinde keşidecinin adresine hazce gidildiğinde işyerinin kapalı olduğu ve mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığını, hukuki tüm yollar denenmiş olmasına rağmen çek bedelinin tahsil edilmediğini, davalı banka çek keşidecisi hakkında yeterli istihbarat yapmadan ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeden çek verdiğini, bunun sonucunda müvekkilin mağdur edildiğini, davalı bankanın çek karnesi verirken özen yükümlüğünü ihlal ettiği için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacak/tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 20/05/2019 tarihli dilekçesi ile davasını 18.275,05 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek keşidecisi ...in 2014 yılında ticari hayata başladığı, bir sonraki 2015 yılında kazancını artırdığı, 2016 yılında müvekkil bankaya çek karnesi için başvuruda bulunduğu, müvekkil banka TCMB bünyesinden gerekli sorgulamayı yaptığı, karşılıksız çekin olmadığını ve bireysel ya da kurumsal gecikmiş kredi borcunun olmadığını ve hakkında başlatılan bir icra takibinin bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca KKB çek raporu alındığı, bu rapora göre son bir yılda 24 adet çekinin ödendiğini ve bunların toplamının 632.812,00 TL olduğunu, bu tespitin akabinde çek karnesi verildiği, müvekkil banka çek karnesi verirken gerekli basireti ve özeni gösterdiği, davacının takibe konu ettiği çek basım tarihinden 5 ay sonra keşide edilen bir çek olduğu, müvekkil bankanın bu dönem içerisinde çek keşidecisinin ticari hayatını takip yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı da çeki kabul ederken gerekli araştırmayı yapmadığı için bunun sonucunda katlanmak zorunda olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Her ne kadar bilirkişi raporunda davacının davalı bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi içingerekli ön prosedürün tamamlanmış olduğu ve davanın açılma koşullarının teşekkül etmiş olduğunu belirtmiş ise de, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve yerleşik yargıtay içtihatları bir arada değerlendirildiğinde, davacının alacağını tahsil için kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlattığı, davacının keşideci, lehtar ve ilk ciranta hakkında takip başlatmış ise de kendisinden önceki cirantaya karşı takipte bulunmadığı, karşılıksız çek için davacının evvela kendi akidinden alacağını tahsil yoluna gitmesi, tahsil edememesi halinde davalı bankaya müracaat etmesi gerektiği, somut olayda davacı, keşideci, lehtar ve ilk ciranta aleyhine çeke dayalı icra takibi başlatmışsa da, çeki kendisine cirolayan kişiye başvurmadığı, davacının öncelikle kendi akidi olan ...'dan alacağını tahsil yoluna başvurması, tahsil edememesi halinde davalı bankaya müracaat etmesi gerekirken, dava dışı ... hakkında müracaatta bulunmadan doğrudan davalı banka aleyhine dava açılması, erken açılan dava niteliğinde olduğu, bu durum karşısında, davalı banka yönünden davanın erken açıldığı anlaşıldığından davanın reddine(Yargıtay 11. HD 2016/5991 Esas, 2018/250 Karar, Yargıtay 11. HD 2013/10709 Esas 2014/2019 Karar), ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cirantalardan biri olan ...'ın ne bir iletişim bilgisi  ve adres bilgisi ne bir TC kimlik numarası cirosunun altında yer almamakta olup, dolayısıyla TC kimlik numarası veya ana adı-baba adı, doğum tarihi bilinmeyen bir şahıs hakkında icra takibi açılmasının somut bir hukuki faydasının bulunmadığını, sadece bu gerekçeden ötürü mahkemenin davanın reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, zira dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da davadaki haklılığın tespit edildiğini ve davalı bankanın kusurunun sabit olduğunu, buna rağmen hakkında icra takibi açılsa da hukuki bir faydası olmayacak bir cirantanın gerekçe gösterilerek bu davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, çek hesabı açılması sırasında çek hesabı açtırma isteyen hakkında gerekli araştırmanın yapılmaması sebebine dayalı olarak uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının ban.orumluluğuna gidebilmesi için kendinden önceki cirantaya müracaat etmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Dava dışı ... tarafından, ... ... Ltd. Şti. lehine 05/10/2016 tarihinde 36.550,10 TL bedelli çek keşide edilmiştir. Çek sırasıyla, lehtar, ..., ..., davacı .., ve davacıdan sonra iki şirket tarafından cirolanmış, ... Bankasına ibrazında 05/10/2016 tarihinde karşılıksız işlemi görmüştür. Davacı tarafından, çek sorumluları ..., ... Ltd. Şti ve ... aleyhine  Edremit ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dava konusu çeke dayanılarak  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafça, çekin tahsil edilemediği ve davalı bankanın çek hesabı açılması sırasında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek hesabı açtığı iddiasıyla uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2/1. Maddesi, bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler, şeklindedir. Bir banka, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5941 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6100 sayılı TTK'nın 18/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini  araştırıp  sonucuna göre ilişki  kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Ayrıca, çek hamilinin çek sorumlularından ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, kendi akidinden alacağını tahsil yoluna gitmesi, tahsil edememesi halinde davalı bankaya müracaat etmesi gerekmektedir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret olmakla birlikte, senedin düzenlenmesi ve ciro edilmesi esasen bir sebebe dayanmaktadır. Kambiyo ilişkisinin yanı sıra bir de temel ilişki bulunmaktadır. Somut olayda, davacı tarafından kendinden önceki ciranta dava dışı ... hakkında her hangi bir işlem yapılmamıştır. Davacı tarafça, söz konusu kişinin kimlik bilgilerinin bulunmadığına dayanılmıştır. Ancak, dava dışı ... ile davacı arasında temel ilişki bulunması halinde bu kişinin kimlik ve adres bilgilerinin alınmamasının sorumluluğu bankaya yüklenemeyecektir. Dava dışı ... ile davacı arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise, bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için temel ilişkinin tarafına müracaat edilmesi gerekli olup, dosya kapsamında temel ilişkinin diğer tarafına müracaat edildiği ise iddia ve ispat edilmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3dd780927646ab3d","SID":"426e58772d23c066"}}