{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: İstirdat<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 27/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 07/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ve eski eşi olan davalı ... ile boşanmalarının her ne kadar anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma sonrası davalı, müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeni ile müvekkili tarafından Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edildiğini, davalının Ereğli Sulh Ceza Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararı ile cezalandırıldığını, müvekkili ve davalının evli oldukları dönemde serbest çalıştığını ve insanların kendisine güvenmediğini söyleyerek, insanlarda güven oluşturmak amacı ile işbu davanın konusu boş senedi müvekkiline imzalattığını, müvekkilinin davalıya güvenerek söz konusu boş senedi imzaladığını, ancak senetteki imza dışında hiçbir yazı ya da rakam müvekkili tarafından yazılmadığını, davalının müvekkilinin imzaladığı boş bonoyu doldurarak Ereğli(Konya) .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu yaptığını, kambiyo senedi bononun 15.03.2011 tanzim tarihli olduğunu, vade tarihi bir yıl sonra yani 15.03.2012 tarihi olduğunu, Ereğli(Konya) .. İcra Dairesinin .. E. sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen ödeme emri 09.07.2014 tarihli olduğunu, söz konusu senetteki imzalar dışındaki yazı ve rakamların müvekkilinin elinden çıkmadığı yapılacak kriminal inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, müvekkilinin 80.000,00 TL borçlanacak hukuki ya da ticari ilişkisi bulunmadığını, bu sebeplerle davalarının kabulünü, Ereğli(Konya).. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız aksi kanaat halinde uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, Ereğli(Konya) . İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkil aleyhine yapılan takibin iptalini, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilmeme riskine karşılık davalının tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte öncelikle teminatsız aksi kanaat halinde uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz şerhi konulmasını, davalıya haksız olarak Ereğli(Konya) . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında müvekkili aleyhine açılan dava ile ilgili olarak müvekkili tarafından kesin hüküm itirazında bulunulduğunu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili daha önce Konya-Ereğli ..Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E.... K. Sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığını, yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, ve karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı ilamı ile onanarak  kesinleştiğini, aynı konuda açılan dava ile ilgili kesin hüküm varken aynı konuda dava açıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Arabuluculuk dava şartında uyuşmazlığın doğduğu tarih değil, dava açılış tarihi önemlidir. Nitekim eldeki dava, ticari davaları zorunlu arabuluculuk şartına tabi tutan 7155 Sayılı Yasadaki ilgili hükümlerin yürürlüğe girmesinden sonra (01/01/2019 tarihinden sonra) 12.12.2022 tarihinde  açılmıştır. Dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağının tarihi ise 24.02.2023 'tür. Dava tarihi itibariyle yukarıda sözü edilen yasa maddeleri yürürlükte olduğundan ve  dava şartının da sonradan tamamlanması mümkün olmadığından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ...\" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya muhteviyatından görüleceği üzere mahkemenin ticaret mahkemesi olabileceği değerlendirildiğinden taraflarınca 24/02/2023 tarihinde arabulucuk tutanağı eksikliğinin giderildiğini, arabuluculuk son tutanağı tarihinin dosyanın görevli mahkemesinin belirlendiği BAM kararı tarihinden önce olduğunu, arabuluculuk tutanağı eksikliğinin görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olarak belirlenmesinden önce dosyaya sunulmuş olduğunu, mahkeme tarafından dosyanın esasına girilmiş olup, arabulculuğa dair bir itirazda bulunulmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; istirdat istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile  6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde \" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.\"  hükmü düzenlenmiştir.<br>Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup,  6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında da \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca, 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. <br>Bu durum karşısında, ticari dava kavramının da açıklığa kavuşturulması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nın 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel kanunlarda da ticari dava kavramına yer verilmiştir. TTK'nın 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.<br>Somut olayda, uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olup, davanın ticari dava  olduğu ve 12/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A, 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacı tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/02/2024 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t<br>    Başkan ...               Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                  e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br>                                             (muhalif)<br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ:Dava, istirdat istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>07/06/2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.<br>Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da  davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.<br>Somut olayda, davanın 12/12/2022 tarihinde Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece görevli mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilerek 15/12/2022 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, mahkemece verilen görevsizlik kararının taraflarca istinaf edilmeden 10/01/2023 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderildiği Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında 30/01/2023 tarihli kararla görevli mahkemenin Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 10/03/2023 tarihinde kesinleştiği, dosyanın merci tayini için Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Dairece 12/04/2023 tarihinde verilen kesin kararla Konya.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği ve davacı tarafça 15/02/2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurularak 24/02/2023 tarihli anlaşamama tutanağının  görevli mahkeme olan Konya  .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas sayılı  19/04/2023  tarihinde tevzi edilen dava dosyasına sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durum karşısında, yukarıda da açıklandığı ve Yargıtay 11. HD'nin ... E-... K, 17. HD'nin ... E-... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, anılan  kanuni düzenlemeler doğrultusunda, davacı tarafından  görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işlemine ilişkin evrakların görevli asliye ticaret mahkemesi dava dosyasına sunulduğu anlaşıldığından mahkemece işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. <br><br><br>\t\t\t\t               Üye  ...<br>                                                                                                                              e-imzalıdır\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1f91eb5ce0a6bd4","SID":"7a86c7bd10355f99"}}