{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                  T..C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/215<br>KARAR NO\t: 2024/656<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                 (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...                 (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 13/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/28 Esas - 2023/919 Karar<br><br>DAVACI \t: ASKİM PLASTİK ÜRÜNLERİ SAN TİC LTD ŞTİ - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI \t: ECE PİKNİK ÜRÜNLERİ PLASTİK VE KÖMÜR ÜRETİM İTHALAT İHRACAT ANONİM ŞİRKETİ - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebi<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması - gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili - Davalı vekili<br><br><br>Taraflar arasındaki XXX davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında “plastik şeffaf eldiven imalatı” hususunda sözleşme akdedilmiş olduğunu, sözleşmenin 3. maddesine göre; geçerlilik süresinin 28.05.2020 ile 31.12.2020 (7 ay) tarihleri arasında olduğu, tarafların 3 (üç) ay öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydı ile sözleşmeyi sonlandırabileceği, ancak davalı tarafın bu şarta uymaksızın sözleşmeyi fesih etmiş olduğunu, Davalı tarafın müvekkil şirketin üreteceği her 1 (bir) kg ürün için KDV hariç 3,50 TL hammadde bedelinden 50 ton ürün satın almayı taahhüt etmiş olduğunu, fireli çıkan ürünleri hammadde kilogramını 2,50 TL eksiği tutar ile müvekkil şirkete fatura ederek iade etmeyi kabul etmiş olduğunu, davalı tarafın her ay almayı taahhüt ettiği 50 ton ürünün tamamını değil bir kısmını almamış olduğunu, müvekkili şirkete iadesi gereken firelerin önemli bir kısmını iade etmemiş olduğunu, müvekkili şirketin “plastik poşet” imalatı yapıyorken davalı tarafın mezkûr sözleşme ile teşvik etmesi üzerine “plastik şeffaf eldiven imalatı” alanında ilave yatırım yapmış olduğunu, mevcut müşterilerine yaptığı üretimin önemli bir kısmını kesmek ve geri çevirmek durumunda kaldığını, davalı tarafın müvekkil şirketin bu yöndeki çalışmaları neticesinde o tarihlerde piyasada talep gören ürünleri hızlı bir şekilde piyasaya sürmüş olduğunu, ancak sözleşmeye aykırı şekilde sözleşme feshi yapmak suretiyle bu ürünleri kendi bünyesinde üretmeye başladığını, müvekkili şirketin, davalı tarafın sözleşmeye sadık kalması durumunda 7 aylık süre sonunda 350 ton bobini davalıya satmış olacağını, ancak yaklaşık 148 ton ürünü satabilmiş olduğunu, üretilen ürünlerin 1 (bir) kilogramının %55’inin fire (deşe) verdiğini, sözleşme gereği iade edilmesi gereken deşe miktarının ancak 7.160 kg’ını iade alabildiklerini, ancak 148 ton ürünün deşe miktarının yaklaşık 81,4 ton (814.000 kg) tuttuğunu, davalı tarafın yaklaşık 74,24 ton (742.400 kg) deşeli ürünü müvekkil şirkete iade etmemiş olduğunu, <br>müvekkili şirketin sözleşme gereği deşeleri 2,50 TL/kg’a iade alıp, 1,00 TL/kg maliyet ile hammaddeye dönüştürerek 1,50 TL/kg kazanabilecek olduğunu, sözleşmedeki ürün fiyatını belirler iken bu deşelerden alacağı tutarı hesaba katmak suretiyle fiyat vermiş olduğunu, iade edilmeyen deşeler sebebiyle müvekkilin maddi zarara uğramış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye güvenerek her ay 50 ton ürün yapabilmek adına 141.600,00 TL’ye bir adet “bodinoz makinesi” aldığını, mevcut makinelerin iyileştirilmesi için 115.640,00 TL masraf etmiş olduğunu, o tarihte piyasada yoğun talep gören ürünlerin üretimi için makinelere ödenen bedellere karşın alınan bodinoz makinesinin şimdi 100.000,00 TL etmediğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak 200 ton eksik siparişte bulunmuş olduğunu, müvekkili şirketin 1,75 TL/kg kârdan zarar etmiş olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014 yılından beri kırtasiye, plastik ve piknik malzemeleri ithalatı ve ihracatı yapmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında “plastik şeffaf eldiven imalatı” hususunda imalat (fason) sözleşme akdedilmiş olduğunu, 28.05.2020 ile 31.12.2020 (7 ay) tarihleri arasında geçerli olan sözleşmenin “eser sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, davacı tarafın sürekli olarak ayıplı ürün üretimi yapması nedeniyle müvekkil şirketin sözleşme hükümlerine uygun olarak sipariş vermeyi durdurmuş olduğunu, davacı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemiş olduğunu, bu nedenle taraflarınca ayıp ihbarının e-posta ile yapılmış olduğunu ve sözleşmede belirtilen tek taraflı fesih hakkının kullanılmış olduğunu, müvekkili şirketin defalarca ayıp ihbarı yapmış olmasına karşın davalı tarafın cevap vermediği gibi Ağustos 2020’den sonra siparişin taraflarınca durdurulmuş olmasına rağmen bu durum için dahi kendilerine ihbarda bulunmamış olduğunu, siparişlerin sözleşmeye aykırı olarak ayıplı teslimi dolayısıyla haklı nedenle sözleşme gereği olarak müvekkil şirketin herhangi bir tazminat ödemeksiniz fesih hakkının olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin davacı tarafa verilmiş bir “asgari alım taahhüdü” olmadığını, sipariş veren müvekkil firmaya aylık 50 ton bobin üretileceğinin belirtilmiş olmasının müvekkili firmanın makine adedine göre belirlenmiş olduğunu, ilave makine yatırımına girildiği takdirde davacı firmanın da bu doğrultuda pozisyon alacağının belirtildiğini, müvekkili firmanın alım garantisi vermemiş olması dolayısıyla sipariş verilmemiş olmasının davacıya tazminat talep etme hakkı vermediğini, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin her iki tarafa da ilave yatırımlar hususunda sorumluluk getirdiğini, ilave yatırımı sadece davacı tarafın tek taraflı olarak yapmadığını, iddia ettiği gibi tüm üretimi üzerine almış olduğu beyanının gerçekleri yansıtmadığını, müvekkili şirketin çalışma koşulları ve iş durumunun davacı tarafça bilinmesinin mümkün olmadığını, ilave yatırımlar hususunda müvekkil şirkete bilgi verilmediğini, davacı tarafın ilave yatırımlarına ilişkin iddiası kapsamında sunmuş olduğu faturaların 2020 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait olduğunu, sözleşmenin feshi için davacı şirkete 10.08.2020 tarihli e-posta gönderilmiş olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin sözleşme süresince toplam 350 ton bobin alma gibi bir <br>taahhüdünün söz konusu olmadığını, iade edilmeyen deşeler adı altında müvekkili şirketten talep edilen alacağın tamamen soyut iddialara dayandığını ve hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın sebepsiz yere zenginleşme talep ettiğini, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; <br>\"Davacının iade edilmeyen deşeler nedeni ile oluşan tazminat talebinin kabulüne \" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahrum Kalınan Kar Kaybı Talebinin Reddine İlişkin Kararın Kaldırılmasını, yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br><br><br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2023 Tarih, 2021/28 E - 2023/919 K sayılı kararının İstinaf Yolu ile kaldırılması ile haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. <br><br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK <br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat taleplerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>Davacı vekili; taraflar arasında plastik eldiven imalatı konulu sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmeyi yazılı bildirim şartına uymadan feshettiğini, taahhüt ettiği gibi her ay 50 ton ürün almadığını, iadesi geren firelerin bir kısmını iade etmediğini, davacının sözleşme gereklerini yerine getirebilmek için ilave makine alımı ve iyileştirmesi yaptığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının zarara uğradığını, zarar kalemlerinin; iade edilmeyen deşeler nedeni ile ortaya çıkan zarar,  ilave makine alımı ve mevcut makinelerin iyileştirilmesi kaynaklı zarar, kar mahrumiyetinden ibaret olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.<br>Davalı vekili; davalının, davacının sürekli olarak ayıplı üretim yapması nedeniyle sipariş vermeyi durdurduğunu, davalının tek taraflı fesih hakkını kullandığını, E-posta ile davacıya bildirim yapıldığını, sözlü olarak da defalarca bildirim yapıldığını belirterek davanın tüm talepler yönünden reddini talep etmiştir.\t<br>Taraflar arasındaki bila tarihli \"İmalat(Fason) Sözleşmesi\" ile, davacı Askim Plastik ... Ltd. Şti.'nin imalatçı, davalı Ece Piknik ... A.Ş.'nin sipariş veren olarak anıldığı, 2. maddeye göre, aylık üretim adetlerinin 28 Mayıs 2020-31 Aralık 2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, aylık 50 bin ton bobin üretileceği, bu rakamın sipariş veren firmanın 5 makinesine göre tespit edildiği, sipariş veren firma ilave makine yatırımına girdiğinde, imalatçı firmanın buna göre pozisyon alarak kapasitesini aynı şekilde artıracağı, ürün işlenirken çıkan orjinal firenin \"hammadde-2,75 TL\" den imalatçıya fatura edilerek iade edileceği; 3. maddeye göre, tarafların 3 ay önceden yazılı olarak haber vermek şartıyla, sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshedebilecekleri, sözleşmenin feshinin imalatçının sözleşme gereği yüklendiği işlerden kaynaklı daha sonradan ortaya çıkabilecek sorumluluklarını bertaraf etmeyeceği, imalatçının ayıplı üründen sorumlu olduğu; 4. maddenin 6. bendine göre, imalatçının elektronik posta olarak belirttiği info@askimplastik.com adresine siparişi veren veya temsilcileri tarafından \"...@eceas.com\" uzantısı ile gönderilen her türlü iletinin, imalatçı tarafından teslim alındığı ve bağlayıcı olduğu; 4.  maddenin 8. bendine göre, ... ürünlerin sipariş veren elemanlarınca incelenerek teslim alınmasının, işbu ürünlerin sözleşmeye uygun olarak imal edildiği ve sipariş verenin işbu malları ayıptan ari olduğunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, ayıbın ürünlerin daha sonra geçireceği sevkiyat ya da kullanım sürecinde ortaya çıkması durumunun muhtemel olduğunu imalatçının peşin olarak kabul edeceği; 4. maddenin 9. bendine göre, sipariş verenin ürünlerin kendisine tesliminden sonra sözleşmede belirlenen nitelik ve vasıfta olmadığına ilişkin ayıp ihbarını sözlü veya yazılı olarak bildirebileceği; 6. maddeye göre, sipariş verenin belirlenen hallerde uğradığı tüm doğrudan ve dolaylı zarar, ziyan ve masrafları talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği ve/veya siparişleri iptal edebileceği, bu durumda imalatçının hiçbir hak alacak, masraf ve/veya tazminat talebinde bulunamayacağı, 6.1.1. maddeye göre, imalatçının sözleşme hükümlerine, sipariş formalarına veya sipariş verenin talimatlarına aykırı hareket etmesi durumunun belirlenen hallerden olduğu kararlaştırılmıştır.<br>Davalı tarafça davacının sözleşmenin 6.1.1 maddesine aykırı olarak siparişin sözleşmeye aykırı teslim edildiği iddiasında bulunmuş olup mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında davacının ayıplı üretim yapıp yapmadığı ya da davacı üretiminin sözleşmenin 6.1.1 maddesine aykırı olup olmadığı yönünde herhangi değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, sözleşme gereği ürün işlenirken ortaya çıkan ve davalı tarafça iade edilmediği öne sürülen fire bedelinin kararlaştırılan sözleşme hükmü karşısında hangi yönteme göre hesaplandığı da belirgin değildir. Bu yönleriyle mahkemece varılan sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. <br>Bu durumda mahkemece; gerektiğinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerden alınacak ek raporla veya yeniden oluşturulacak bilirkişilerden alınacak raporla, dosyadaki tüm deliller incelenmek suretiyle dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı yahut davacı üretiminin sözleşmenin 6.1.1 maddesine aykırı olup olmadığının belirlenmesi, davacının sözleşmeye aykırı üretimine dayalı davalının ayıp iddiasının kanıtlanamaması durumunda davacı tarafın kar kaybı talebi hakkında yöntemince hesaplama yapılması, öte yandan, sözleşme gereği ürün işlenirken ortaya çıkan ve davalı tarafça iade edilmediği öne sürülen fire bedelinin kararlaştırılan sözleşmedeki \"hammadde-2,75 TL\" olarak düzenlenen fiyatlama gözönüne alınarak iade edilmeyen fire bedelinin tespit ve hesaplanması yapılmak suretiyle belirtilen yönlerde denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınarak sonrasında oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,\t<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2023 tarih, 2021/28 E. 2023/919 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.6 maddesi gereğince 17/04/2024 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t        *                                        \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br>...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip <br>...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e3b9e04bf2dd5c2","SID":"8237214ceeffcf03"}}