{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1356 <br>KARAR NO\t\t: 2024/712<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/589 Esas 2021/252 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t:Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.04.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2021 tarih 2016/589 Esas 2021/252 Karar  sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1540 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkili adına davalı bankaca ödenmiş çek sorumluluk bedelinin bulunmadığını, kaldı ki 5941 Sayılı Yasa'nın 6273 Sayılı Yasa ile eklenen 2. maddesinin 9. fıkrası gereğince 5 yıl geçmiş olduğundan davalı bankanın çek sorumluluğuna ilişkin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı bankanın çekin baskı tarihinden itibaren 5 yıl boyunca çek sorumluluğu ile bağlı olduğunu iddia ederek, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, haksız takip nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan çek taahhütnamesiyle davacının kullandığı ve Çek Kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 7 adet çek yaprak bedelinden ve iade edilmeyen 18 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklı olarak icra takibinin başlatıldığını ve icra takibinin kesinleştiğini, davacı tarafça icra takip dosyasına toplam 5.250,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın iddiasının aksine halen davacıda olup iade edilmeyen 11 adet çek yaprağından dolayı banka alacağının bulunduğunu, 5941 Sayılı Yasa gereği davacının kullandığı çeklerde zamanaşımının mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Alsancak İzmir Şubesi ile davacı arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi akdedilerek ... nolu hesabın açıldığı ve 23.05.2008 tarihinde akdedilen Çek Taahhütnamesi gereğince davacıya çek karnelerinin verildiği, 5941 Sayılı Çek Yasası'nın yürürlük tarihinin 20.12.2009 tarihi olması nedeniyle davaya konu çeklerin tamamının 3167 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu tarihte basıldığı ve davacıya teslim edildiği, bu nedenle davaya konu çeklerle ilgili olarak 3167 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, 3167 Sayılı Yasa'nın 6. maddesinde \"takas odası aracılığıyla ibraz edilen çekler için 10. maddede belirtilen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz.\" hükmünün bulunduğu, davalı bankaya ait kayıtların incelenmesi neticesinde toplam 17 adet çekten 7 adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı banka tarafından sorumluluk tutarlarının ödendiği, bu kapsamda takibe konu nakit alacağa ilişkin davalı banka tarafından toplam 3.050,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı bankanın nakit alacak yönünden davacıdan 3.050,00 TL asıl alacak, 2.962,87 TL işlemiş faiz, 148,14 TL %5 Gider vergisi olmak üzere toplam 6.161,01 TL alacaklı bulunduğu, ancak taleple bağlı kalınmak suretiyle nakit alacak yönünden davalı bankanın davacıdan takip tarihi itibariyle 3.050,00 TL asıl alacak, 1.159,06 TL işlemiş faiz, 57,95 TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 4.267,01 TL alacaklı olduğu, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1540 Esas sayılı icra takip dosyasına davacı tarafça toplam 5.250,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin TBK 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve fer'ilerden düşülmek suretiyle en son ödemenin yapıldığı 30.04.2014 tarihi itibariyle davacı tarafça fazladan 833,23 TL ödeme yapılmış olduğu, icra müdürlüğü tarafından 23.10.2019 tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında toplam 569,64 TL masraf bulunduğunun tespit edildiği, bu tutar mahsup edildiğinde 263,59 TL davacı tarafça yatırılan fazladan tutar bulunduğu, nakit alacak yönünden davacının davalıya herhangi bir borcunun kalmadığı; gayrinakit alacak yönünden ise, davalı bankanın dosyaya sunduğu çek dökümlerinin incelenmesinden takibe konu gayrinakit alacağa ilişkin çeklerden 4 adet çekin kullanılmamış ve bankaya iade edilmemiş çek olduğu, iş bu çeklerin 3167 Sayılı Yasa kapsamında çıkarılan çeklerden olduğu, 6273 Sayılı Kanun ile 5941 Sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. Maddenin 4 nolu bendinde \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak muhatap bankanın 3. maddenin 3. fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30.06.2018 tarihinde sona erer.\" şeklindeki düzenlemenin bulunduğu, davacının davalı bankaya iade etmediği 4 adet çek yaprağından dolayı davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu yükümlülük tutarı yönünden sorumluluğunun 30.08.2018 tarihine kadar devam ettiği, 03.05.2016 dava tarihi itibariyle 3167 Sayılı Yasa kapsamında çeklerle ilgili olarak 25.01.2016-1 Sayılı Tebliğ gereğince her çek yaprakları için 740,00 TL'den (740,00 TL x 4=) 2.960,00 TL bankanın depo riskinin bulunduğu bilirkişi tarafından hesaplanmış ise de, mahkemece yapılan yargılama sırasında 6273 Sayılı Kanun ile 5941 Sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 3. Madde'nin 4 nolu fıkrasında belirtilen 30.06.2018 tarihi dolmuş olduğundan bu çekler yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın takip ve dava tarihi itibariyle esasında bu tutar kadar depo talebinde haklı olduğu, bu tutar esas alınarak davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalı bankanın gayrinakit alacağa konu etmiş olduğu ve davacıya ait dosyaya sunulan çek kayıt dökümünün incelenmesinden 0711308-8030692-8030693-8030694-8030695 ve 8031638 nolu çeklerin ise takastan karşılıksız işleminin gördüğü, iş bu çeklerin 3167 Sayılı Yasa zamanında basılan çeklerden olduğu, 3167 Sayılı Yasa'nın 6. maddesinin son fıkrasında ise \"Takas odası aracılığıyla ibraz edilen çekler için 10. maddede belirtilen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz.\" hükmü gereğince davalı bankanın bu çekler yönünden ilgili yasa maddesi kapsamında talepte bulunamayacağı, bu çeklere ilişkin takipteki gayrinakit alacağa ilişkin depo talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, nakit alacak yönünden davanın kabulüne, davaya konu İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1540 Esas sayılı icra takip dosyasına konu nakit alacaktan dolayı dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, gayrinakit alacak yönünden davaya konu İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1540 Esas sayılı icra takip dosyasına konu gayri nakit alacağa ilişkin 0711315, 0711316, 0711324 ve 8031640 nolu çekler yönünden depo talebi nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, icra takip dosyasına konu gayri nakit alacağa ilişkin takibe konu diğer çeklere ilişkin depo talebi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, taraf vekillerinin tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı arasındaki ilişkinin, davacı tarafından imzalanan çek taahhütnamesi ile davacının kullandığı ve Çek Kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 7 adet çek yaprak bedelinden ve iade edilmeyen 18 adet çek yaprak bedeli sorumluluğundan kaynaklandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, icra takip tarihinde banka kaynağından ödenmiş 7 adet çek yaprak bedelinin mevcut olduğunu, hatta buna ilişkin olarak davacı tarafından toplam 5.250,00 TL ödeme yapıldığını ve ödemelerin icra dosyasına bildirildiğini, ek raporda yapılan hesaplamada yine müvekkili bankanın alacaklı olduğunun tespit edildiğini ancak 7 adet çekten sorumlu olunduğu hususunun irdelenmediğini, davacı tarafından 2016 yılında açılan eldeki davanın 2021 yılına kadar uzadığını ve davacı tarafın iade etmekle yükümlü olduğu ve iade edilmeyen 10 adet çek yaprağının sunulan raporlara göre zamanaşımına uğradığını, ancak takip ve dava tarihi itibarı ile yasal yükümlülük bedelleri ödenmiş çeklerin dışında iade edilmeyen çek yaprağı tutarının 10 adet olduğunu, bilirkişi raporlarında müvekkilinin davada haklı olduğunun, dava ve takip tarihinde davacının bankaya karşı sorumlu olduğunun tespit edildiğini, davacının zamanaşımı itirazının gerçek dışı olduğunu, icra dosyasında belirtilen gayri nakit riskler zamanaşımına uğradığı takdirde müvekkili bankanın sorumluluğunun zaten kendiliğinden ortadan kalkacağını, borçlunun bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, alınan bilirkişi raporlarında zamanaşımının 2018 yılında dolduğunun tespit edildiğini, davanın ise 2016 yılında açıldığını, dava devam ederken çeklerin zamanaşımına uğramasının sonuca etkisinin de olmayacağını, davacı kötü niyetle takibi sürüncemede bırakmak ve bu sırada da çeklerin zamanaşımına uğramasını sağlamak niyetinde olduğunu, takip tarihi itibarı ile çek risklerinin devam ettiğini, takipten sonraki ödemelerin de icra dosyasının konusu olduğunu, mahkemece takipten sonra davadan önce yatırılan nakit alacak borcundan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, icra takibi nedeniyle davalı banka borçlu olunmadığının tespiti, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında 23.05.2008 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, akdedilen çek taahhütnamesi gereği davacıya çek karneleri verildiği, toplam17 adet çek yaprağının 7 adedinin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı bankaca sorumluluk tutarının ödendiği, 6 adedinin takastan karşılıksız işlemi gördüğü, 4 adedinin ise kullanılmadığı ve bankaya iade edilmediği anlaşılmıştır.<br>\tDavalı banka tarafından İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2014/1540 E. sayılı dosyasında Çek Kanunu gereği banka kaynağından ödenen 7 adet çek yaprak bedelinden ileri gelen alacağın tahsili için davacı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinde 3.050,00 TL asıl alacak, 1.159,06 TL işlemiş faiz, 57,95 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 4.267,01 TL'nin tahsilinin talep edildiği, ayrıca iade edilmeyen 18 adet çek yaprağından dolayı 9.580,00 TL’nin depo edilmesinin talep edildiği anlaşılmakta olup, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında, 28.01.2014 takip tarihi itibariyle davalı bankanın 4.701,15 TL alacağının bulunduğu, ancak takipte faiz alacağının daha düşük talep edildiği böylece 4.267,01 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip sonrası davacı tarafından toplam 5.250,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 833,23 TL fazla ödeme yaptığı, davalı bankaya iade edilmeyen 4 adet çekin 3167 sayılı yasa kapsamında çıkarılan çekler olduğu ve yasa ile belirlenen 740,00 TL’den toplam 740 x 4 = 2.960,00 TL depo riski bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda davalı bankanın 2.960,00 TL depo riski bulunduğu tespit edilmiş ise de, dava tarihinden sonra 5941 sayılı Çek Kanunu'na eklenen Geçici 3. Maddesinin 4. fıkrasındaki \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30.06.2018 tarihinde sona erer.\" şeklindeki düzenleme uyarınca davalı bankaya iade edilmeyen 4 adet çek hakkında açılan davanın konusuz kaldığının anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 291,47 TL'den peşin alınan 87,7‬0 TL'nin mahsubu ile bakiye 203,77‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04.04.2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2ed93c90ff3dd10","SID":"d0d84c67e9b9c1f5"}}