{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/744 <br>KARAR NO: 2024/477<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2023<br>NUMARASI: 2023/1065 Esas -  2023/1169 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Tahsili (itirazın iptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Görülmekte olan dava; davacı şirkete ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı 17/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait araçta meydana gelen zararların tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın TTK kapsamında nispi yada mutlak ticari dava olmadığı, haksız fiile dayalı davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili tarafından; tacirlerin işlerinin ticari olmasının asıl olması nedeniyle görülmekte olan ticari davada görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.Somut olayda; davacı ve davalı tüzel kişi tacirdir. TTK'nın 19.maddesinde belirtildiği üzere tacirlerinin işlerinin ve borçlarının ticari olması asıldır. Somut olayda; her ne kadar davacı adına kayıtlı araç hususi araç ise de, davacı tarafın; söz konusu aracın şirket yöneticilerine tahsis edilen bir araç olduğu ve bu sebeple şirketin işlerinde kullanıldığı iddia ve beyanına karşı bir itirazda bulunulmaması ve aksininde ispat edilememesi karşısında, davaya bakma hususunda mahkemenin görevli olduğu değerlendirilerek işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur.Bu durumda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına, 2/İşin esasına girilip yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"498aa15e611c95fb","SID":"4a704cafc8019759"}}