{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/32 <br>KARAR NO: 2024/257<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2020<br>NUMARASI: 2017/866 Esas -  2020/614 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yurtdışında faaliyet gösteren şirketin ... Mah. ... Cad. No:... Çankaya/Ankara adresinde faaliyet gösteren  ...  Tic. Ltd. Şti. personeli tarafından şirket hesap numarası olarak bildirilen ... Bankasında açılmış IBAN:...  nolu hesaba alıcı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ismini belirterek 26.03.2014 tarihinde 400.000 USD havale yaptığını, havalenin alıcının eline ulaşmaması üzerine ıban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirilmesi üzerine, bu havalenin yanlış ıban numarasına yapıldığının anlaşıldığını, havale alıcısı ile ıban numarası eşlenmediği takdirde banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerekirken, alıcısı dışında üçüncü kişiye ödeme yaptığını, buna ilişkin suç duyurusu yapıldığını, banka çalışanının gerekli özen ve dikkati göstermemesi ve bu havale tutarını havale alıcısı dışında üçüncü kişiye ödenmesinden kaynaklanan zarardan bankanın sorumlu olduğunu belirterek, kısmi olarak açılan bu davada dava tarihi itibariyle 4.000 USD (28.09.2017 tarihi itibariyle 1 USD'nin 3.5525 TL) karşılığının 14.210 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10/03/2020 tarihli ıslah dilekçesinde taleplerini 396.000 USD karşılığı 2.429.578 TL arttırdıklarını 396.000 USD karşılığı 2.429.578 TL'nin  ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu olayda  ... şirketinin davalıda ... ıban nolu hesap sahibi olan ... Tic. Ltd. Şti.’ ne 26.03.2017 tarihinde EFT yolu ile 400.000 USD para transferi gerçekleştirdiğini, EFT talimatının bizzat alıcı şirket çalışanı tarafından davacı tarafa iletildiğini ve davacı tarafın kendilerine beyan edilen ilgili hesaba eft işlemini gerçekleştirdiğini,davalının bankacılığın genel yapısı gereği havale, eft vb işlemleri yapma yetkisi olduğunu, hizmetin işbu işlemleri yapmaya yönelik olduğunu, aralarındaki sözleşmenin bir vekalet sözleşmesi olduğunu, davacının EFT işlemine konu parayı davalı bankadan talep etmesinin hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, davalı bankanın veya herhangi başka bir bankanın, müşterilerinin hesapları üzerinde tasarruf yapma gibi bir yetkisi bulunmadığını, bankanın görevinin müşteri talebi ve onayı üzerine müşterinin istediği işlemleri onun adına gerçekleştirmek olduğunu, davacı tarafın söz konusu meblağın geri iadesini davalı bankadan talep ettiğini, olayın bir sebepsiz zenginleşme olduğunu, davacı tarafın Eft konusu paranın davalı bankanın şahsi hesaplarında bulunmadığını, ilgili paranın ... Tic. Ltd. Şti.’ nin personeli tarafından bilinçli ya da bilinçsiz olarak sehven davacı tarafa bildirmiş olduğu davalı bankanın hesabına gönderdiğini, davacı tarafından sehven gönderilen paranın davalı şirketin mal varlığına girmediğini, dava dışı 3. kişinin mal varlığına geçtiğini, ortada bir sebepsiz zenginleşme varsa dahi, sebepsiz zenginleşenin davalı şirket değil paranın hesabına yattığı dava dışı 3. kişi  olduğunu, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığını, paranın 3. kişinin mal varlığına dahil olduğunu, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından atm üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani havale işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve yetki verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili, kendi  hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya husumet yönelterek dava açmasının mümkün olmadığını, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"..Taraflar arasındaki işlemin TBK.'nın 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale işlemi olduğu ve bu madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre havale işlemlerinde zamanaşımı süresinin 10 yıl olması nedeniyle dava ve ıslah tarihine göre, zamanaşımı süresi dolmadığından, davalının zamanaşımı itirazı Mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davalı her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; havale (swift) gönderilen paranın davalı banka tarafından, 3. kişiye ödenmiş olması nedeniyle davalı bankanın husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı ..., ... Bank vasıtasıyla, 26.03.2014 tarihinde davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ...  ıban numaralı hesabına swift mesajı ile 400.000 USD tutarında havale talimatı verdiği, davalı bankanın ise gelen 400.000 USD havale tutarını,  ... ıban numaralı bankanın Ayrancı/Ankara Şubesi'nde hesabı bulunan ... hesabına 26.03.2014 tarihinde alacak yazıldığı ve ödemenin ... yapıldığı anlaşılmıştır. Havalede alıcı adı ile hesap numarasının mutlaka bulunması gerekmektedir. Bankalar güven kurumları olup, havalede isim ve isme ait hesap numarasının uyumlu olması yani örtüşmesi hususunu incelemeli ve varsa bir fark havale amirini bilgilendirmesi gerekmektedir. Davalı bankanın davacı talimatına uygun hareket etmediği ve havale bedelini  3. Şahsa ödemesi nedeniyle kusurlu olduğu, dava konusu para bir güven kurumu olan bankaya tevdi edildiğinden, objektif özen sorumluluğu bulunması nedeniyle davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğundan, bu paranın davacının rızası veya kusuru neticesinde dava dışı ...'ya gönderilmiş olduğunun davalı banka tarafından kanıtlanması gerektiği, aksi takdirde bankanın oluşan zarardan sorumlu olacağı, davalı bankanın, davacının kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunamadığı, alıcının ismini doğrulamadan havale işlemini gerçekleştirdiği, davalı bankanın ... şirketi tarafından verilen yazılı talimat gereğince, ödenenin ...  yapıldığını ileri sürülmüş ise de; havalede isim ve ıban numarasının birbirini tutmaması halinde yapılması gerekenin havaleyi gönderenin bilgilendirilmesi ve onun talimatına göre hareket etmesi, havaleyi gönderene ulaşılamaması halinde gönderilen havalenin, havaleyi gönderene iade etmesi olduğu, bu nedenle davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, tüm bu nedenlerle, davalının havale bedelini 3. kişiye ödenmesi nedeniyle, davacının zararından sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne 2.443.788 TL'nin 14.210 TL'sinin dava tarihinden itibaren, kalan 2.429.578 TL'sinin ıslah tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; swift mesajında alıcı ıban numarasına ödeme yapılmasının usul ve teamüllere uygun olup yüksek mahkeme kararlarının da gereği olduğunu, ...  firması yazılı talimatı ile dava konusu bedelin ...  ödenmesini istediğini, swift mesajında yer alan ıban numarasının sahibi ... ise tutarın zaten ...  ödendiğini, swift mesajında alıcı ismi olarak gösterilen ... tarafından verilen yazılı talimatı gereğince tutarın ... ödendiğini, davacının dava konusu işlemde zararı bulunmadığını, Mahkeme'nin zarar oluştuğu kanaatinin son derece hatalı olduğunu, Mahkeme'ce aldırılan bilirkişi raporlarında atıfta bulunulan yasal düzenlemelerin somut uyuşmazlık ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, dosya kapsamında denetime elverişli bir rapor alınmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, gerek dava dilekçesinde belirtilen alacak gerekse ıslah ile artırılan alacağın ayrı ayrı zamanaşımına uğramış durumda olduğunu, zamanaşımı itirazlarının reddinin hatalı olduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.10.2020 tarihli, 2017/866 Esas, 2020/614 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, haksız, hukuka aykırı ve ispatlanamayan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, bankanın ıban ve alıcı eşleştirmesi yapmadan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek havale işlemini gerçekleştirdiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yurt dışı para transferinde davalı bankanın ıban ile alıcı bilgilerinin eşleşip eşleşmediğini kontrol etmesi gerekip gerekmediği, üçüncü kişinin hesabına yatırılan havale bedelinin davalı bankadan talep edilmesinin yerinde olup olmadığı  noktasındadır.Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Aynı zamanda tacir olan bankaların, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 18/2. maddesi gereğince bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi zorunludur. Nitekim bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Somut olayda davacı şirket tarafından ... Bank vasıtasıyla 26.03.2014 tarihinde dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... ıban numaralı hesabına swift mesajı ile 400.000 USD tutarında havale talimatı verildiği , talimatta belirtilen tutarın davalı banka tarafından davacının bildirdiği iban'a transfer edildiği  ancak transfer edilen tutarın dava dışı ... isimli şahsın hesabına yatırılmış olduğu anlaşılmaktadır.Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 555.maddesi \"havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.\" hükmünü içermektedir. Eldeki davada taraflar arasındaki ilişkinin TBK'nın 555.maddesinde düzenlenen havale işlemine dayalı olması nedeniyle TBK'nın 146.maddesi uyarınca dava, on yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, davalı vekilinin dava dilekçesinde belirtilen ve sonrasında ıslahla artırılan alacağa karşı zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. TCMB'nin yayımladığı iban uygulamasına ilişkin 2008/6 sayılı Tebliğin 7 ve 8. maddeleri hükümlerine göre, alıcı banka bankaya gelen ve alıcı hesap numarası iban olarak belirtilen para transferlerinde iban'ın doğrulanması, hesap sahibi ve iban bilgilerinin kontrol edilmesi zorunludur.  Somut uyuşmazlıkta davacı şirketin .... Bank aracılığıyla davalı bankaya havale ettiği  para, havale talimatında yazılı tüzel kişiliğin belirtilen iban hesabına doğru unsurlar dahilinde kaydedilmiştir. Bununla birlikte davalı bankanın, alıcı ile iban numarasının kontrolünü yapması, eğer bilgiler uyumlu ise parayı alıcının hesabına yatırması, aksi taktirde havaleyi iade etmesi gerekirken havale alıcısı ile ıban numarasını eşleştirmeden işlemi gerçekleştirdiği ihtilafsız olup, her ne kadar davalı banka, yaptığı işlemle özen yükümlülüğüne aykırı davranmışsa da dava dışı .... Ltd. Şti.'nin söz konusu havale işlemi nedeniyle davalı bankayı ibra ettiğine ilişkin yazıya ve dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davacıdan yeniden ödeme talep ettiğinin iddia ve ispat edilmemesine göre davacı tarafça, havale talimatında bildirilen iban numarasına ödeme yapılması nedeniyle zarar oluştuğunun  ispatlanmadığı, bu nedenle davacının tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddi yerine  kabulüne  karar verilmesi  isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 242,68 TL peşin harç ile ıslah harcı 41.500,00 TL olmak üzere toplam 41.927,6‬ TL harçtan mahsubu ile 41.684,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi ücretinin 2.400,00 TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 260.188,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL,  posta gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 180,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05491fee72a4c1e3","SID":"5dfbadf1f26396b3"}}