{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/9 <br>KARAR NO: 2024/261<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/09/2020<br>NUMARASI: 2018/761 Esas -  2020/450 Karar<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili  dava dilekçesi ile;  ... Tic. A.Ş. tarafından kullanılan krediye ilişkin davalı banka ile 21.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmenin kefillerinin de ... A.Ş. olduğunu, müvekkili ... Tic. A.Ş. ile davalı ... T.A.Ş. Hasanpaşa Şubesi arasında 01/01/2014 tarihinde bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin kefillerinin de ... Tic. A.Ş., ile ...   ve .. olduğunu, benzer şekilde müvekkili ile davalı ... T.A.Ş. Hasanpaşa Şubesi arasında 03/08/2015 tarihinde bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin kefillerinin de ... Tic. A.Ş. ile ... olduğunu, ancak bu sözleşmenin Genel Kredi Sözleşmesinin hemen altına vekil eden şirket temsilcisine; \"01/01/2014 tarihinden iş bu sözleşmenin düzenlendiği 03/08/2014 tarihi arasındaki dönem içerisinde kullandırılan krediler için bu sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu kabul beyan ve taahhüt ederiz\" şeklinde el yazısı ile bir ibare de koydurulduğunu, banka nezdinde vekil eden şirketler tarafından değişik tarihlerde kullanılan ve birbirlerinin kefili oldukları kredi sözleşmelerinin, bankanın baskısı ile vadesinden önce kapattırıldığını, davalı bankanın gerek ... , gerekse ... İnşaatın kredilerini kapattığını  müvekkiline bildirildiğini, ancak kredi kapamalarında sonra bankadan kredi kullandırıldığını, akabinde de bu kredilerin dahi kapattırıldığını, bu durumda müvekkili şirketlerin arka arkaya haksız erken kapama cezasına maruz kaldıklarını, bankanın verdiği güvene aykırı olarak arka arkaya yaptığı kredi sözleşmeleri ile haksız olarak tahsil ettiği 600.000 TL'lik erken ödeme komisyonunun fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TLsinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili  17/12/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak taleplerini 760.937,50 TL ye çıkarmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; banka yönünden davanın açık ve somut olmadığını, bankadan talebinin ne olduğunun somut bir şekilde ortaya konulmadığını, belirsiz alacak davası olarak  açılan davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekeceğini, davacı şirketin müvekkili bankanın Hasanpaşa şubesi müşterisi olduğunu, müvekkili bankada imzaladığı ve hiçbir zaman içeriğine itiraz etmediği Genel Kredi Taahhütnamesi/Sözleşmesi kapsamınca uygun faiz ile ticari krediler kullandığını, bu ticari kredilerin kapattırılması sırasında kendisinden erken kapama nedeniyle erken kapama komisyonu talep edildiğini, söz konusu erken ödeme komisyonunun haksız ve fazla olarak tahsil edildiği iddiası ile ödenen tutarın müvekkili bankadan tahsili amacıyla haksız olarak bu davayı açtığını, müvekkili bankanın Hasanpaşa şubesince, kredili müşteri olan davacıya akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 19.02.2016 tarihli 3.590.344,18 TL anapara tutarlı taksitli ticari kredi kullandırdığını, davacı borçlunun yukarıda bilgileri verilen ticari kredinin geri ödemesinde gecikme yaşanması sebebi ile müvekkili bankanın Hasanpaşa Şubesince Kadıköy .... Noterliğinin 25.07.2016 keşide tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname sonrasında davacı tarafın 17.08.2016 tarihinde müvekkili bankaya başvurarak 19.02.2016 tarihli 3.590.344,18 TL anapara tutarlı taksitli ticari krediyi yapılandırdığını, ancak davacı tarafın yapılandırılan kredi taksitlerini geri ödemede tekrar geçikme yaşadığını,  01.11.2016 tarihli ... A.Ş. Kadıköy Şubesine hitaben tanzim edilmiş müvekkili bankanın yazısı ile davacıya kapama koşulları, masraf ve ücretler konusunda bilgi verildiğini ve 01.11.2016 tarihinde ise dava dışı ... A.Ş. aracılığı ile krediyi kapattığını, kredi kapatma esnasında ise davacı taraftan 38.000 TL kredi kapama bedeli tahsil edildiğini, her iki tarafın da yasal düzlemde tacir olup, basiretli bir şekilde davranma yükümlülükleri olduğunu, davacının kredinin sözleşmesi şartlarını inceleyerek; masraf ve ücretleri bilerek kabul ettiğini ve kredi kullandırıldığını, davacının krediyi kullanıp sonradan kredi masrafına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanımıyla ilgili olduğunu,  davacının imzalamış olduğu Genel Kredi Taahhütnamesi’nde yer alan “Erken Ödeme Komisyonu” adı altında düzenlenen maddesi ile davacının; erken kapama komisyonu ödemeyi ve komisyon oranını peşin olarak kabul ettiğini, söz konusu maddenin: “kredinin anaparasını, belirlenen ödeme vadesinden önce ödemek istemesi halinde; Talebinin bankaca kabul edilmesi durumunda, vadesinden önce geri ödenen anapara tutarları için, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem masrafı/komisyonu ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve def’aten ödemeyi,beyan, kabul ve taahhüt etmiştir.” şeklinde olduğunu, söz konusu taahhütnamenin devamı niteliğinde olan, davacı ile müvekkili Banka Şubesi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’nin “Erken Ödeme” başlıklı maddesinde; “Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteri’den talep edebilir.” hükmünün yer aldığını, söz konusu erken kapatma komisyonu tutarını hiçbir ihtirazi kayıt koymaksızın ödemeyi kabul ederek kendi rızası ile ödeyerek, kredi borcunu sonlandırdığını, davacı tarafın kullandığı krediyi erken kapama gibi yükümlülüğü olmadığı gibi, müvekkili Banka tarafından da davacının iddia ettiğinin aksine herhangi bir baskı yapılmadığını, davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonu, bankacılık uygulama ve esaslarına, banka kayıtlarına, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine ve emsal Yargıtay kararlarına ve diğer bankalarla karşılaştırıldığında hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu ve bu çerçevede davacı tarafın iddialarının hiçbir yasal dayanağının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin erken ödemeye ilişkin 2.8.1. maddesine göre; erken ödemede bulunmak isteyen müşteri 5 iş günü öncesi bankaya yazılı olarak başvuracağı, bankanın da erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildireceği ve bundan kaynaklanacak tüm masrafları ve doğabilecek mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin düzenlendiği, davacının yazılı olarak erken ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge ve delil davalı bankaca sunulmadığı gibi aksine davalı banka tarafından gönderilen ihtarnameler ile kredi hesabının kat edildiği ve davacı şirketten kredi borcunun ödenmesinin davalı banka tarafından talep edildiği, gönderilen ihtarnamelerde verilen süre içerisinde kredilerin ödenmemesi halinde kanuni işlemlerin başlatılacağının bildirildiği ve bu nedenle davacı şirket tarafından kredi borcunun ödenerek kredi hesabının kapatıldığı, buna göre erken ödeme talebinin davacıdan değil davalı bankadan geldiği  ve davalı bankanın talebi üzerine erken ödeme yapıldığı, bu durumda  davalı bankanın erken ödeme komisyonu adı altında bir bedel talep etmesinin yerinde olmadığı, bu talebin iyiniyet kurallarına uygun olmadığı ve taraflar arasındaki Genel Kredi sözleşmesinde düzenlenen erken ödeme halinde komisyon alınacağına ilişkin şartların oluşmadığı anlaşıldığından davacı tarafından ödenen erken ödeme komisyonu ücretinin iadesi gerektiği, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen Kadıköy .... Noterliğinin 30/12/0216 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde dava konusu komisyon ücretinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde iadesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı bankaya 30/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 30 günlük süre sonunda temerrüdün 03/02/2017 tarihinde oluştuğu ve bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile 600.000 TL nin temerrüt tarihi olan 03.02.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişiye müvekkili bankanın defter ve kayıtlarında yerinde inceleme yapılması yetkisi verildiği halde bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmadan, davacı defterlerindeki alacak kaydı ve ödemeler gözetilerek rapor tanzim edildiğini, davacı defterlerinin tek başına iddianın kanıtı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını,  kredi toplam tutarının nerede ise beşte birine tekabül edecek bir bedelin erken kapama komisyonu olarak tahsil edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasının yanında bankacılık teamülleri ile uygulama ve esasları ile de örtüşmediğini, bu nedenle müvekkili bankanın defter ve kayıtlarında inceleme yapılmaksızın, 15.03.2016 tarihli 600.000 TL bedelli ve \"krd temdit-gecikme.kapama koms.\" açıklamasına havi dekontun dayanağı incelenmeden ve tartışılmadan tanzim edilen raporun eksik inceleme ile tanzim edildiğini, davacıya kullandırılan ticari kredinin geri ödemesinde geçikme yaşanması sebebi ile müvekkili bankaca Kadıköy ... Noterliğince 25.07.2016 keşide tarihli kat ihtarnamesi keşide edildiğini,ihtarname sonrasında davacı tarafın 17.08.2016 tarihinde müvekkili bankaya başvurarak 19.02.2016 tarihli 3.590.344,18 TL anapara tutarlı taksitli ticari krediyi yapılandırdığını, ancak davacı tarafın, yapılandırılan kredi taksitlerini geri ödemede tekrar gecikme yaşadığını, gecikme sonrası tanzim olunan kat ihtarnameleri sonrası  01.11.2016 tarihli ... A.Ş. Kadıköy Şubesi' ne hitaben tanzim edilmiş müvekkili banka yazısı ile davacıya kapama koşulları, masraf ve ücretler konusunda bilgi verildiğini ve 01.11.2016 tarihinde ise dava-dışı ... A.Ş. aracılığı ile krediyi kapattiğini yani bilirkişi tarafından mütalaa olunduğu gibi gecikme halinde komisyon tahsil edilmemiş olup, davacıya kullandırılmış kredi dolayısı ile kredinin geri ödenmesinde risk gerçekleşmiş olduğundan, müvekkili banka tarafından hesabın kat ederek krediyi geri çağırdığını ve geri çağırma sonrası ise davacı tarafından kredi erken kapatılmak istendiğini, kredi kapatma esnasında ise davacı taraftan 38.000,00 TL kredi kapama bedelinin tahsil edildiğini,   ticari bir işletme olan müvekkili Banka’nın ticari işletmesi ile ilgili olarak bir iş veya hizmet görmesi durumunda ücret isteme hakkı bulunduğunu, Kanunda bu kadar açık bir hüküm bulunurken, bilirkişinin hakkaniyete aykırılık mütallasında bulunmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun hukuka, kanuna, Yargıtay kararlarına ve sözleşmeye uygun olduğunu,davacının  kendi ihtiyari ile ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yaptığını, davacının hem tacir olması nedeniyle hem de Borçlar Kanunu gereği ödemiş olduğu ve dava konusu ettiği tutarları iade isteyemeyeceğini, Bankacılık Kanunu ve İlgili Merkez Bankası Tebliğ hükümleri gereğince de müvekkili banka’nın ücret isteme hakkı bulunduğunu beyanla yerel mahkemenin 24.09.2020 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava davacı tarafından kullanılan ticari kredilerin kapatılması sırasında, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın  kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıdan tahsil edilen bedelin erken kapama komisyonu olup olmadığı, bu bedelin davalı banka tarafından tahsil edilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 96/1.maddesinde, sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlunun, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebileceği düzenlenmiş olup, erken ödemeye konu kredi borcunun taksitli ticari krediden kaynaklanması halinde  kredi sözleşmesinin özelliği gereği bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğu bulunmaması karşısında bankanın erken ödeme nedeniyle oluşacak faiz kaybı nedeniyle bir bedel karşılığı erken ödemeyi kabul etmesi bankacılık uygulamalarına uygundur.  Bunun gibi 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'(TTK)nun 20. Maddesine göre de tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında  ücret talep etmesi mümkündür.Diğer yandan rotatif kredi, cari hesap kuralları dahilinde kullandırılan, istenildiği zaman kredi tutarının çeşitli araçlarla nakden veya haricen veya başka bir kaynakla ödenebileceği bir kredi olup, vadeye bağlanmamış bir kredi olması nedeniyle erken kapama komisyonu  tahsil edilmesi mümkün değildir.Dava dışı .... İnşaat San.ve Tic.A.Ş. ile davalı banka arasındaki 21/08/2014 tarihli kredi sözleşmesinin ve davacı ile davalı banka arasındaki 03/08/2015 tarihli kredi sözleşmesinin 2.8.1.maddesinde “müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, vadesinde tahsil edilir. Müşteri bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil bankadan herhangi bir talepte bulunamaz. Erken ödemede bulunmak isteyen müşteri, erken ödeme yapmak istediği tarihten 5 iş günü önce bankaya yazılı olarak başvurur. Banka erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildirir ve bundan kaynaklanan tüm masraflar ile maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi KKDF  gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebilir. Müşteri belirlenen ödeme planı dışındaki yapacağı ödemeler için erken ödemeden kaynaklanacak tüm masraflar ile bankanın maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetlerine karşılık gelmek üzere talep edeceği erken ödeme komisyonu ve bu komisyon üzerinden hesap edilecek vergi KKDF gibi mali yükümlülükleri ödemeyi kabul eder.\" düzenlemesi bulunduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı 01/01/2014,21/08/2014 ve 03/08/2015 tarihli kredi sözleşmeleri için erken kapama, masraf ve komisyon tutarlarının tahsili için dava açtığını belirtmiş, davalı ise 15/03/2016 tarihinde tahsil edilen 600.000 TL gibi kredi tutarının 1/5 'ine tekabül edecek bir erken kapama komisyonunun tahsil edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılandırılan ticari taksitli kredinin erken kapatılması nedeniyle 38.000 TL tutarında kapama bedelinin tahsil edildiğini savunmuştur. Dosya kapsamına göre dava dışı ... Tic.A.Ş. ile davalı banka arasında 21/08/2014 tarihinde 36.000.000 TL anapara tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin bu sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı şirket ile davalı banka arasında 03/08/2015 tarihinde 45.000.000 TL anapara tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin altında \"01/01/2014'ten iş bu sözleşmenin düzenlendiği 03/08/2015 tarihi arasındaki dönem içerisinde kullandırılan krediler için bu sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederiz\" açıklamasının bulunduğu, dosyada bu iki kredi sözleşmesi dışında bir sözleşme bulunmadığı, 15/03/2016 tarihinde davalı banka tarafından tahsil edilen 600.000 TL bedelli dekontun açıklama kısmında da  \"krd temdit-gecikme-kapama koms\" ifadesinin bulunduğu görülmüştür.Öte yandan dosya içerisinde davacının davaya konu ettiği 01.01.2014 tarihli kredi sözleşmesi ve davalının erken ödeme bedeline konu ettiği 19.02.2016 tarihli kredi sözleşmesi bulunmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı bankanın itirazlarına rağmen banka kayıtları da incelenmemiştir. Bunun yanısıra bilirkişi raporlarında rotatif kredilerin borçlu cari olarak çalışan ve adat üzerinden oluşan faiz tutarlarının yılın 31 Mart, 31 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık günleri tahsil edilmesi özelliğinden dolayı erken kapama komisyonu tahsil edilmeyeceği belirtilmiş ancak davacı tarafça 600.000 TL tutarında tahsilat yapılan işleme ilişkin  kredinin/kredilerin rotatif kredi olup olmadığına dair bir tespit de yapılmamıştır. Mahkemece öncelikle 01.01.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile davalının erken ödeme bedeline konu ettiği 19.02.2016 tarihli kredi sözleşmesinin celbi ile bankacı bilirkişi aracılığıyla 15/03/2016 tarihinde davalı banka tarafından tahsil edilen ve \"krd temdit-gecikme-kapama koms\" açıklaması bulunan 600.000 TL tutarındaki bedelin hangi kredi sözleşmelerine  ilişkin olduğu, bu kredilerin rotatif kredi olup olmadığı , bu bedelin ne kadarlık kısmının erken kapama, masraf ve komisyon tutarı olduğu konusunda özellikle banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak, bu hususların tereddüte yer verilmeyecek şekilde tespiti ile erken ödemeye ilişkin taraflar arasındaki sözleşmelerde bulunan hükümler değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece sadece davacı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesi suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak  davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10be673aa1791cb0","SID":"15008e02ea73acec"}}