{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/511 - 2024/427<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/511 <br>KARAR NO\t: 2024/427<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/101 Esas 2021/834 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/04/2024<br><br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.04.2018 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere geçici iş gücü kaybı için 1.000,00 TL, bakıcı gideri için 1.000,00 TL ve sürekli iş gücü kaybı için 10.000.00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 1.9994,64 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 43.338,05 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığını, raporların adli tıp kurumundan alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik alacağının poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %85, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğu, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Dokuz Eylül Üniversitesinden alınan raporda, davacıda Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %28 oranında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre %37 oranında daimi maluliyet, 270 gün iyileşme süresi, 60 gün bakıcı ihtiyacı süresi belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından iki maluliyet oranı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin davacının talep artırım dilekçesinde, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranını esas alarak talep artırım dilekçesi sunduğu, taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 480,94 TL bakıcı gideri, 1.994,64 TL geçici iş göremezlik ve 43.338,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 45.813,63 TL'nin 31.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakıcı giderinin fazlaya ilişkin kısmının reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumuna ilişkin kabul edilen kusur oranına itiraz ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kontrolsüz ve dikkatsiz dönüş yapması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, aktüerya raporunda, davacının evhanımı olması nedeniyle AGİ’siz asgari ücret hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davacının sigortalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, banketi kullanarak önünde seyreden sigortalı aracı geçmeye çalıştığını, davacının daimi maluliyetine ilişkin anksiyete bozukluğuna ilişkin tedavi evrakları dosyaya getirtilmeden rapor hazırlandığını, aktüer hesaplamada %1.8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, davacının kask takmadan motosiklet kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... idaresindeki araç ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\t1-Tarafların, mahkemece benimsenen kusur raporuna yönelik istinaf itirazları bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının idaresindeki motosikletin, davalıya sigortalı aracın gerisinden geldiği, her iki aracın da sağ şeritte oldukları, sigortalı araç sürücüsünün sağ tarafındaki tali yola dönüş yapmak için manevra yaptığı esnada davacının yolun en sağındaki bankete geçerek buradan sigortalı aracı geçmek isterken sigortalı aracın sağ yan tarafına çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, kazaya ilişkin Çeşme 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/10 Esas 2021/191 Karar sayılı dosyasında davalıya sigortalı araç sürücüsü olan sanık ...’in tali, katılan sıfatı bulunan davacı ...’in ise asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, sigortalı araç sürücüsünün taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu, bölge adliye mahkemesince kesin olarak düzeltilerek esastan red kararı verildiği anlaşılmıştır.<br>\t Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden  makine mühendisi bilirkişiden ve tarafların itirazları üzerine İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden heyet raporu alındığı, her iki raporda da, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %15, davacının %85 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, alınan raporların birbirini doğruladığı, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması ile uyumlu, kazanın oluşumuna uygun olduğu kanaatine varılmakla tarafların kusur oranına yönelik istinaf itirazları reddedilmiştir.<br>\t2-Davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi yönünden kaza tarihinden sonraki tedavi evraklarının getirtildiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, raporda, davacının tedavi evrakları ve raporlarının ayrıntılı şekilde incelenerek kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kafa travmasına bağlı, kafa kemikleri fissuru  çökme kırığı sonucu oluşan beyin hasarına bağlı psişik bozukluklar  ve görme kaybı nedeniyle  kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %28 olarak belirlendiği, raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun olarak tanzim edildiği görülmekle davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\t3-Davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesabı yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, bilinmeyen dönem için TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında, davacının evhanımı olduğu, SGK kaydının bulunmadığı, davacı tarafca davacının çalıştığı ve asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğinin ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmakla aylık geliri yönünden AGİ’siz asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\t4-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t5-Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>\tZarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. <br>\tDavalı vekili, davacının motosiklet sürücüsü olduğunu ve kaza esnasında kaskının olmadığını, bu durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Kaza tespit tutanağında, davacının kaskının olmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin görülen ceza yargılamasında dinlenen tanıkların, davacının kaskının olmadığını beyan ettikleri, davacının aksi yönde bir delil dosyaya sunmadığı görülmekle davacının kaza esnasında kaskının bulunmadığı kanaatine varılmış, davacının yaralanmasının kafatası ve göz çevresi kırıkları olduğu dikkate alındığında, davacının kaza esnasında kaskının bulunmamasının zararın artmasına neden olduğu anlaşıldığından hesaplanan zarardan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görüldüğünden  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  384,75 TL bakıcı gideri, 1.595,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 34.670,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline, TBK'nın 51 ve 52. Maddesi gereğince takdiri indirim yapıldığından reddine karar verilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, müterafik kusur indirimi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t1)Davanın KISMEN KABULÜNE, 384,75 TL bakıcı gideri, 1.595,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile  34.670,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile  davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t2)Harçlar Kanunun gereği alınması gereken 2.503,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 117,27 TL toplamı 171,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.331,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç ve 117,27 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 226,07 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t4)Davacı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5)Davalı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın kısmen reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 519,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t6)Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 220,40 TL ve bilirkişi ücreti 4.750,00 TL olmak üzere toplam 4.970,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları dikkate alınarak 4.871,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7)Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL’nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalı birinci oturuma katıldığı için 1.305,21 TL’sinin davalıdan, 14.79 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t8)Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.<br>\tIII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 50,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 270,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3716be95d33f6377","SID":"579f7c1b21631aa7"}}