{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2129 <br>KARAR NO: 2024/212<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/12/2019<br>NUMARASI: 2005/108 Esas -  2019/993 Karar<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 13/05/2005<br>BİRLEŞEN DAVA (Mahkememizin 2007/488 esas sayılı dosyasında)<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 13/06/2007<br>BİRLEŞEN DAVA (Mahkememizin 2007/777 Esas sayılı dosyası)<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı T.C. Sağlık Bakanlığı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SSK hastaneleri ile kurum dışı sağlık tesislerinde ihtiyaç duyulan iyileştirici nitelikteki bir kısım tıbbi sarf malzemelerinin taahhütnameli olarak davalıdan temin edildiğini, SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Malzeme ve Satın Alma Daire Başkanlığının 01/05/1998 tarih 313874 sayılı genel yazısı ile protokol talebinde bulunan firmaların protokol işlemleri tamamlanıncaya kadar, müracaat eden firmalardan yada bunların yetkili bayilerinden kurum Yönetim Kurulunun 11/06/1998 tarih 21/12/2108 sayılı kararı gereğince taahhütname alınması gerektiğinin duyurulduğunu, 10/08/1998 tarihinden geçerli taahhütnamelerde, kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkın gruplandırma listesine göre, teklif ettikleri ürünler için protokol aksedilmemesi durumunda ise ünitelere fatura edilen birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkın tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, davalıdan kardiyoloji branşında (stent ve kalp pilleri dışında) diğer tüm malzemelerin taahhütnameli olarak temin edildiği dönemlere ait olmak üzere 28/01/2005 tarihi itibariyle kurum aleyhine oluşan fiyat farkı tutarının 609.852,39USD olarak tespit edildiğini, davalı tarafın kurum aleyhine oluşan fiyat fark tutarını ödemeye yanaşmadığını beyanla, davanın kabulü ile 609.852,39USD alacağın fatura karşılıklarının kurumca ödendikleri tarihten itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki değeri üzerinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08/12/2005 tarihli dilekçesi ile, davalı firmaya ait fiyat farkı borcunun sehven hatalı olduğunu, kurum aleyhine oluşan fiyat farkı borcu toplamının 519.278,09USD olduğunu, bu nedenle davalarını 519.278,09 USD olarak düzeltiklerini beyanla, bu tutarın faizi ile birlikte tahsil tarihindeki değeri üzerinden tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA (Mahkememizin 2007/488 esas sayılı dosyası)<br>DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile, 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlara ait sağlık birimlerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesine dair kanunun 19/01/2005 tarihinde 25705 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığını, bu kanunun 4.maddesinin c bendinin 1.fıkrasında devredilen sağlık birimleri ile ilgili olarak \" ...açılmış ve açılacak davalar ile icra takipleri, Bakanlık husumeti ile yürütülür, bütün hak yetki, yükümlülük alarak ve borçlarıyla bakanlığa geçer\" şeklinde düzenleme yapıldığını, bu düzenleme gereğince 10/08/1998-12/04/2002 tarihleri arasında anestezi ve reanimasyon, beyin ve sinir cerrahisi, gastroentroloji, kalp ve damar cerrahisi, göz, hematoloji ve onkoloji, KBB, radyoloji ve üroloji branşlarında mezkur kanun kapsamında SSK'dan bakanlığa devrolunan hastaneler tarafından temin edilen tıbbi malzemelerin SSK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğünün 20/12/2004 gün ve 155854 sayılı genel yazıda belirtilen hususlar dikkate alınarak oluşan fiyat farkı listelerinin hazırlanmasının istenildiğini, SSK'dan devrolunan Mersin 70.Yıl Tarsus Devlet Hastanesi Baştabipliği 24/01/2007 tarih ve 471 sayılı yazıları ile davalıya ihtarname gönderdiği \"10/08/1998-12/04/2002 tarihleri arasında iyileştirici nitelikteki tıbbi malzemelerin SSK Başkanlığı tarafından kurulmuş olan rayiç bedel tespit komisyonu başkanlığı tarafından fiyat farkı olarak 26.655,16USD olarak tespit edildiğini, bu fiyat farkının ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla, 26.655,16USDnin fatura karşılıklarının kurumca ödendikleri tarihten itibaren işletilecek 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesabına bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA (Mahkememizin 2007/777 esas sayılı dosyası)<br>DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile, SSK hastaneleri ile kurum dışı sağlık tesislerinin ihtiyacı olan iyileştirici nitelikteki bir kısım sarf malzemeleri taahhütnameli olarak davalılardan temin edildiğini, SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ve Saıtnalma Daire Başkanlığının 01/05/1998 tarih ve 313874 sayılı genel yazısı ile protokol talebinde bulunan firmaların protokol işlemleri tamamlanıncaya kadar müracaat eden firmalardan yada bunların yetkili bayilerinden kurum Yönetim Kurulunun 11/06/1998 tarih 12/12/2108 sayılı kararı gereğince taahhütname alınmasının gerektiğinin duyurulduğunu, taraflar arasındaki ilişkiye esas taahhütnamenin kurumun ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine fiyat farkı oluşması durumunda oluşan fiyat farkının tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğinin taahhütnameli olarak firmalardan temin edilen tıbbi malzemelerin alımı sonucunda davalıların ödemesi gereken kurum aleyhine oluşan fiyat farkı tutarının 43.723 USD olarak tespit edildiğini, davanın kabulü ile 43.723 USD'nin fatura karşılıklarının kurumca ödendikleri tarihlerden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki değeri üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçeleri ile, öncelikle görev ve yetki itirazları olduğunu, davanın Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerince görülmesi gerektiğini, bu nedenle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, yine davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayandığını bu nedenle 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğundan davanın zaman aşımı yönünden de reddi gerektiğini, davacının, vaktiyle malzeme alımı sırasında veya sonrasında faturaların içeriğine ve fiyatlara itiraz etmediğini, davacı ile davalı arasında imzalanmış olan resmi protokol fiyatları üzerinde bir faturalama veya tahsilatın söz konusu olmadığını, protokol ve taahhütnemeye dayalı olarak fiyat farkı talep edilemeyeceğini, davalının davacıya zorla mal satmadığını, tarafların serbest iradeleri ile alım satımın gerçekleştirildiğini, bugüne kadar bu konuda herhangi bir itiraz olmadığını, satılmış, parası alınmış, vergileri verilmiş, defterleri kapanmış bir alış verişin taraflarının geriye doğru fiyat sorgulaması yapamayacağını, zira davalının, buna göre vergilerini ödediğini, personel ücret ve primlerini, servis ve ekipman gidererini ödediğini, belirtilen dönemde davacının ihale ile satın aldığı malzemelerin olduğunu, bunlar hakkında protokol veya taahhütnameye dayalı iade talebinde bulunulmasının şeklen dahi mümkün olmadığını, davacının faiz talep edemeyeceğini, davalının davadan evveğl davacı tarafından temerrüde düşürülmediğini, davacının faiz talebine imkan veren hiçbir yazışmanın söz konusu olmadığını beyanla, haksız davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Yapılan yargılama, asıl davada ve birleşen davalarda davacının iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, davacı kurum ile davalı şirketlerden ... AŞ arasında yapıldığı ileri sürülen protokol kapsamında iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemeleri alım ve satımı konusunda taraflar arasında akdi ilişki sebebi ile davalı tarafından davacı kuruma satışı yapılan malzeme fiyatlarının taraflar arasındaki protokolün iptali sonrası davacının davalı şirketten aldığı taahhütname kapsamında oluştuğu iddia edilen fiyat farklarının geri iadesine ilişkindir. Taraflar arasındaki aynı ilişkiye dayalı Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davası ile yine K.Çekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/626 Esas sayılı dosyasında görülen alacak davaları da benzer niteliktedir ve aynı protokol ile taahhütnamelere dayanmaktadır. Davacı kurum ile davalı ... AŞ arasında malzeme teminine yönelik protokol imzalanmış ve bu protokol kapsamında temin edilen malzeme bedelleri davacı kurum tarafından davalı şirkete ödenmiştir. Daha sonra söz konusu protokol davacı kurum tarafından tek taraflı olarak iptal edilmiş ve davalı şirketten alınan taahhütname ile yeni bir protokol imzalanıncaya kadar belirtilen dönemde satın alınacak malların bedelinin ileride yapılacak protokol ile iki tarafın anlaşması ile belirlenmesi yada SSK tarafından tek taraflı olarak tespit edilecek fiyatın satıcı firma tarafından kabul edilmesi halinde geçerli olacağının belirtildiği, söz konusu taahhütnamenin 1998 yılında açıldığı ve davamıza konu teşkil eden her 3 davanın açıldığı tarih olan 2005 ve 2007 yıllarına kadar taraflar arasındaki akdi ilişkinin devam ettiği, daha sonra davacı kurumun kendi belirlediği fiyatlar ile belirtilen dönem içinde davalı tarafından kesilen faturalar arasındaki fiyat farkı sebebiyle oluşan fiyat farkının talep edildiği, ancak daha önce aynı taahhütnameye dayalı olarak görülen ve yukarıda belirtilen dava dosyalarında Yargıtay denetiminden de geçtiği şekliyle söz konusu taahhütnamenin davacı kuruma tek yanlı olarak fiyat belirleme yetkisini vermediği, yine bu şekilde oluşan alacağın mahsubu yada takası yetkisini vermediği, davalı tarafından davacı kuruma satışı yapılan malzemelerin faturaların kesildiği ve her iki tarafında ticari defterlerine kaydedildiği, taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuki ilişki niteliğinde olduğu, satışı yapılan malzemelerin bedellerinin faturalarda gösterildiği, bedellerin ilgili kurumca davalı şirkete ödendiği, edimlerin karşılıklı ifası ile sona erdiği, taahhütnamenin tanzim tarihinden sonra yaklaşık 7 yıl sonra davacı kurumun taahhütname kapsamında ilgili bedellerin iadesini talep etmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, ayrıca söz konusu verilen taahhütnamenin kurumun alanında tekel olması nedeniyle denkler arasında yapıldığının da kabul edilemeyeceği, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı tarafından davalı ....AŞ aleyhine açılan her 3 davanın da ayrı ayrı reddi gerektiği, davalı ....Tic.Ltd.Şti yönünden ise her ne kadar davacı kurum tarafından bu davalı aleyhine de dava açılmış ise de, davacı kurum ile bu davalı şirket arasında akdi bir ilişkinin bulunmadığı, yine taraflar arasında yapılmış bir protokol yada bu davalı tarafından verilmiş bir taahhütnamenin de bulunmadığı, bu davalının dava ile tek ilgisinin diğer davalı ....AŞ tarafından davacı kuruma satışı yapılan bir takım malzemelerin, diğer davalı tarafından bu davalıdan satın alınarak davacı kuruma fatura edilmesinden kaynaklandığı, bu itibarla birleşen dosyadaki davalı ....Tic.Ltd.Şti ile davacı kurum arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmaması ve bu davalı tarafından davacı kuruma yapılmış bir satış bulunmaması sebebiyle bu davalı yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı T.C. Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı T.C. Sağlık Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin belirlediği fiyatlar fahiş olduğunu, İdare, fahiş fiyat karşısında, hak ve nesafet ölçüler içinde, objektif iyi niyet kurallarına bağlı ve keyfilikten kaçınarak davrandığını, iş bu husus yazılı beyanlarımızda ve delillerimiz ile ifade edildiğini, zamanla firmalarca değişik çeşit nitelikte malzeme satılması ve bu malzemelerin fiyat ve nevilerine göre değişiklik göstermesi ve kurumun fiyatlar üzerinde hiçbir kontrolünün bulunmamasını, birbirinden çok farklı ve oldukça fahiş fiyatlarla kuruma malzeme satılması karşısında kurumun büyük miktarda zarara uğratıldığı anlaşıldığını, bunun üzerine firmalarla 1994 yılında protokol adı altında fiyat anlaşması yapılarak malzeme temin edilmekte iken; piyasa şartlarının oldukça değişmesi, yeni firmaların kurulması ve fiyat teklifinde bulunmaları, malzeme kalite ve fiyatlarının rekabet ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda değişiklikler göstermesi, malzemelerin dövize endeksli olması ve döviz değer hareketleri ve parite farklılıkları nedeniyle protokollerin revize edilmesi için 01.05.1998 tarihi itibariyle mevcut protokoller iptal edildiğini, yeni protokollerin yapılmasına kadar uygun talepte bulunan her firmadan malzeme temininde ilerde akdedilecek protokollerde belirlenen fiyatlara göre kurum aleyhine meydana gelecek farkın defaten geri alınmasını, protokol akdedilmemesi durumunda ise ünitelerimize fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurum tarafından tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkın tahsilatın yapılacağı gündeki kur karşılığı olarak defaten ödeneceği hükmünü içeren taahhütnameler alınmış olup, müracaat eden firmalara taahhütnameli satış yetkisi verildiğini, bu arada firmalar tarafından kesilen faturaların kurum tarafından hiçbir itirazda bulunmadan kabul edilmesi hususu da ilgili firma tarafından verilen taahhütname ile alakalı olduğunu, ayrıca, yüksek fiyatlar nedeniyle kurum aleyhine oluşan fiyat farkının ödenmesi noktasında, fiyat farklarının firmalar tarafından incelenmesini, uzlaşma ve yargı yolu da açık olduğu gibi, taahhütnamesi iptal edilen firmalar için Alım Satım İşlemleri Yönetmeliği esasları dahilinde satış yapılması yolu da açık olduğunu, davaya konu hadisede taahhütnameye sadık kalan kurum, sözleşmeden doğan hakkını, kamu yararına uygun ve iyi niyet çerçevesinde kullandığını, kabul anlamına gelmemekle beraber İdare tarafında belirlenen fiyat konusunda rayiç bedelle ilgili olarak mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığını, davaya konu temin edilen iyileştirici nitelikteki tıbbi malzeme fiyat farkları, SSK Rayiç Bedel Tespit Komisyonu tarafından belirlenen rayiç bedeller üzerinden yapılmış ve 5263 sayılı Kanun uyarınca  İdarece takip edildiğini, mahkemece dosyada mevcut Bilirkişi Raporlarına yönelik itirazlarımız dikkate alınmadığını, yeni bir bilirkişi/heyetinden rapor alınmasına ilişkin taleplerimiz sonuçsuz bırakıldığını, davalı ... A.Ş. ve bayisi diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından kurum ünitelerine malzeme birim fiyatları fatura edilmiş olup, şu halde fahiş belirlenen ve faturalandırılan malzemeler ile ilgili olarak adı geçen şirket de taraf olup, bu şirketten talepte bulunulmasında hukuken bir engel bulunmadığını, diğer yandan Mahkemece Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Küçükçemece Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını ise emsal olarak alması hatalı olduğunu, istinaf sonucunda kararın bozulması halinde ödenen meblağın istirdadının meydana getireceği güçlükler nazara alınarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, istinaf sonuçlanıncaya kadar icrasının geri bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; davalı şirket tarafından iyileştirici tıbbi sarf malzemelerinin, davacı kurum ve diğer kamu kurumlarına fazla fiyatla fatura edilmesi sebebiyle, davacı kurumun zarara uğratıldığı iddiası ile oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında aynı dava konusu nedeniyle Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda; mahkemenin 2010/830 Esas, 2018/146 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2020/1141 Esas 2020/2065 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.Davacı Sağlık Bakanlığı, asıl ve birleşen davalarda, taraflar arasındaki taahhütnameye dayalı olarak belirlediği fiyat farkı bedelleri üzerinden kurumun zarara uğradığını ileri sürerek, zararın tahsilini istemiş, davalı taraf davayı kabul etmemiş, protokol ve taahhütnameye dayalı olarak fiyat farkı talep edilemeyeceğini savunmuştur.Alınan bilirkişi raporunda; tarafların iddia ve savunmalarına göre istemin hukuksal dayanağının BKnun 61 ve devamı maddelerindeki sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, BKnun 61.mad hükmüne göre sebepsiz iktisap davasının açılabilmesi için zenginleşme, fakirleşme, illiyet bağı ve sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşması gerektiğini, 21/07/1998 tarihli taahhütnamenin düzenlenmesinden sonra taraflar arasında protokol düzenlenmediğini, fiyatların önceki protokol hükümlerine göre davalı tarafından belirlendiğini, davalı tarafından davacı kurum adına kesilen faturaların muhteviyatı malların davacıya teslim edildiğini, taraflar arasında TTK madde 23 tatbikatı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalının davacıya fatura mukabili satmış olduğu malların bedelini tahsil etmiş olmasının davalı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil etmediğini, davacının tek yanlı olarak hazırladığı listelere istinaden davalıdan satın aldığı malların kendisince belirlenen rayiç bedellerinden daha yüksek olduğundan aradaki farkın istirdadını talep edemeyeceğini, davacı tarafından belirlenen rayiç bedellere veya Emekli Sandığının emsal alım bedellerine, diğer hastanelerin alım bedellerine, gümrük tasdikli fatura bedellerine sektördeki ortalama kar marjı eklenerek maliyet + kar esasına göre belirlenecek rayiçlere uygun olup olmadığı hususunda inceleme yapılamadığını, davacı kurumun davalıdan 21/07/1998-2002 yılları arasında satın almış olduğu 157 kalem mal bedeli piyasa rayiçlerinden daha yüksek olmakla, rayiç bedellerin fatura fiyatlarını aşan kısmının davalıdan istirdadının gerektiği iddiasına dayalı alacak davasının ispata muhtaç bulunduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyan ve itirazlar dosyaya ibraz edilmiş, tarafların itirazları doğrultusunda tanzim olunan ek raporda; tarafların beyan ve itirazların incelendiğini, kök rapordaki görüşlerin değişmediğini belirtmişlerdir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ile dosyada alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde; davacı Sağlık Bakanlığı'nın faturalara ve malzemelerin teslim alınmadığına yönelik bir itirazının bulunmadığı, her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, satışı yapılan malzemelerin bedellerinin faturalarda gösterildiği, yine şirket yetkilileri hakkında maddi eylemlere ilişkin ceza yargılamasında her hangi bir tespit yada karar bulunmadığı, ibraz edilen  bilirkişiler kurulu raporları  ve tarafların  iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararına sebebiyet verecek herhangi bir  usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, taahhüt edilene eşdeğer tıbbı sarf malzemelerinin verildiği, davacının  iddiasını doğrulayacak herhangi bir başkaca delil ve belgenin söz konusu olmadığı anlaşıldığından davacısı tarafından ispat edilemeyen asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen dosya davalısı .... Tic. Ltd. Şti alehine açılan dava bakımından davalı ile davacı kurum arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığı gibi taahhütname de söz konusu olmadığı, davacı zararını ve iddialarını ispatlayamamış olması yanında davalı tarafça yapılmış satış da olmadığı gözönüne alındığında mahkemece bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi de yerindedir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı T.C. Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,   2-Davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e44ceaccba8b79e","SID":"7bcd38f85b60e62f"}}