{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/535 - 2024/431<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/535 <br>KARAR NO\t: 2024/431<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/354 Esas 2021/783 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 22/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/04/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.12.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 100-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100-TL tedavi ve bakım giderlerinin davalı sürücü yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden (sigorta limitini aşmamak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline  karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile kalıcı işgöremezlik tazminatı talebini 151.622,07-TL, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 24.991,04-TL’ye, bakıcı gideri talebini 5.282,18 TL’ye yükseltmiştir.  <br>\tDavalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının da kabulünde olduğu üzere diğer davalı ..., kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davalı şirketin sigortalısı olan araç sürücüsü ...'nun bu kazada kural ihlali ve kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında ...'ın KTK 52/1-b kuralını ihlal ettiği, diğer sürücünün ise bu kazada kusurunun olmadığı kanaatinin belirtildiğini, sigortalısının kusurunu üstlenen davalı şirketin oluşan kaza nedeniyle bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesini, tazminat hesabının ZMSS Genel Şartları  A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, taleple bağlılık ilkesi gereği geçici bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin hüküm kurulmaması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderleri taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kusurlu olmadığını, her ne kadar dava konusu kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında davalıya tam kusur izafe edilse de söz konusu kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, davacı kazazede ...'un emniyet kemerinin takılı olup olmadığının anlaşılamadığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesini ve bulunduğunun tespit edilmesi halinde belirlenecek tazminat tutarından TBK 52. maddesi gereği indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılmış ise, tazminat hesabında yapılan ödemelerin göz önünde bulundurulması ve mahkeme sonucunda çıkması muhtemel tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde, 14.12.2019 tarihinde ... plakalı araç ile... plakalı aracın çarpışması sonucu, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin işbu dava açılmış, davacının kazaya ilişkin olarak maluliyet durumuna yönelik yapılan tespitte tüm vücut engellilik oranının %22 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu, iki ay süre boyunca başkasının yardımına ve bakımına ihtiyacı olabileceğinin tespit edildiği, söz konusu kaza nedeni ile tarafların kusur oranlarına yönelik yapılan  değerlendirmede davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı... plakalı aracın davalı sürücüsünün  %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalanan ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'nun meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kazadaki kusur ve maluliyet durumuna  ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatları doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde, 25.091,04-TL geçici iş göremezlik, 151.622,07-TL kalıcı iş göremezlik, 5.282,18-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 181.995,29-TL maddi tazminat olarak hesaplandığı, davalı ... Sigorta AŞ'nin sigorta firmasına eksik belgelerle başvuru nedeniyle dava tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden, araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeni ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, davacının yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 25.091,04-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 151.622,07-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 5.282,18-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 181.995,29-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine,  karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, karar tarihinden sonra, dosyaya sunduğu dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile sulh olduklarını belirterek davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.<br>\tMahkemece, 20/01/2022 tarihli ek karar ile, davacı vekilinin feragat dilekçesi gözetilerek davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  dava dilekçesinde tedavi ve bakım giderleri yönünden bir talep olmadığı halde ıslahla talep edilmesinin usule aykırı olduğunu,  tedavi ve bakım giderleri yönünden arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının kazadan sonra omuzunun üstüne düştüğüne dair hastane başvurusunun olduğunu, bu durumun maluliyetine etkisinin değerlendirilmediğini,  hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek davalılardan sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri, ayrıca davalı ...’dan manevi tazminat talep etmiştir.<br>\t1-Davalı vekili, davacının tedavi ve bakıcı gideri talebi olmadığı halde ıslah dilekçesi ile bu zarar kalemleri yönünden talepte bulunduğunu ileri sürmüşse de, dava dilekçesinin davanın konusu bölümünde, taleplerinin geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri olduğunun açıkça belirtildiği, dilekçenin açıklama kısmında da, davacının kaza sonrası bakıma muhtaç hale geldiğinin, tedavilerinden dolayı maddi zarara uğradığının belirtildiği görülmüş olup davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\t2-Mahkemece, davacının daimi maluliyet oranı ve geçici işgöremezlik süresinin belirlenmesi yönünden Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, raporda, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı görülmüş, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olup yetkin bir kuruluş tarafından tanzim edildiği anlaşılmakla hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3- Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tDava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t4 -2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde Zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden  çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar  verenlerin  zarar görenlere  karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir.<br>\tTBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. <br>\tSomut olayda, davacı vekilinin, karar tarihinden sonra 19/01/2022 tarihli davadan kısmi feragat konulu dilekçesinde, davalı ... Sigorta AŞ ile dava konusu geçici işgöremezlik tazminatı, kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden sulh olduklarını belirterek davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davalarından feragat ettiklerini beyan ettiği, mahkemece, 20/01/2022 tarihli Ek Karar ile davanın davalı ... Sigorta AŞ yönünden feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ, kazaya neden olan... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, sorumluluğu 2918 sayılı KTK.nın 85 ve 91. maddeleri gereğince araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstleneceğinden, davacı vekilinin, davalı sigorta şirketi yönünden feragatinin, sigortalı araç sürücüsü ve işleteni olan davalı ...’a sirayet edeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davacı  vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davadan taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesi ve ödeme nedeniyle  feragat ettiğinden davalı ...’ın poliçe limiti kadar sorumluluğunun ortadan kalktığı, poliçe limitinin kişi başı sakatlık/ölüm için 390.000,00-TL olduğu (davacının hesaplanan maddi zararından fazla) , davalı sigorta şirketi ile davacı arasında asıl alacak işlemiş faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri olmak üzere toplam 252.444.00 TL ödenmesi karşılığı sulh protokolü imzalandığı, davacının sulh protokolü gereğince yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat ettiğini ve yargılama gideri vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği, esas itibariyle feragatin de hakkın özünden değil ödeme nedeniyle zararın karşılanması nedeniyle feragat edildiği gözetildiğinde davalı ...’dan talep edilen maddi tazminat bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilerek davalı yönünden davanın konusuz kalması  nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasında haklılık durumuna göre yargılama giderlerinden davalı ...’ın sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, maddi tazminat yönünden davadan feragatin sirayeti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI–Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine,<br>\tBuna göre;<br>\t1-Davacının, 19.01.2022 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, <br>\t2-Davacının, davalı ...’a yönelik maddi tazminat talebinin konusuz kalması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... Sigorta yönünden davanın  reddine, <br>\t4-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.049,30-TL nispi karar harcından, peşin alınan 103,49-TL peşin karar harcı ve 621,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 724,49-TL’nin mahsubu ile bakiye 1.324,81-TL harcın davalı ...’dan alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafça ödenen 724,49-TL karar harcının davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin, 1.113,08-TL'nin davalılar ... Sigorta AŞ ve ... geri kalan 206,92-TL'sinin davalı ...’dan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t7-Maddi tazminat yönünden vekalet ücreti sulh protokolü ile ödendiğinden bu hususta  karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t9-Davalı ... sigorta vekili kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri sulh protokolü kapsamında ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.620,00-TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 57,60-TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70-TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 278,30-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3- Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b025531e4f9dff6a","SID":"797c6f94e8de12a7"}}