{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/475 - 2024/425<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/475 <br>KARAR NO\t: 2024/425<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/484 Esas 2021/1061 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/04/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.05.2017 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yoldan savrularak kaldırımda yaya olarak bulunan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına sebep olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün birinci derecede kusurlu olduğunu, davacının ise herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 100,00-TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden 14.05.2019 ihtarname tebellüğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer gerçek kişi davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın, kazanın meydana geldiği 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 308.344,18 TL’ye yükseltmiştir. <br>Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.05.2017 tarihli asıl davaya konu kazaya ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere 8.424,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının 14.05.2019 ihtarname tebellüğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden, diğer gerçek kişi davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir.\t<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde 0001021019662237 numaralı ZMMS poliçesi ile 17.02.2017-2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin 330,000.00-TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumluluğunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve davalı ..., cevap dilekçesi sunmamış, ... 03.12.2019 tarihli celsede; tazminatı ödeyecek maddi durumunun olmadığını, davanın reddini istediğini, kazadan sonra davacıya ulaşmaya çalıştıklarını ancak kızgın olduklarından ötürü polislerin numarayı vermediklerini, hastanede ziyaret etmek istediklerini ancak taburcu olduğunu, davalı ... 03.12.2019 tarihli celsede; üniversite öğrencisi olduğunu, tazminatı ödeyecek durumunun olmadığını, davanın reddini istediğini, kazadan sonra davacıdan özür dilediğini, davacının kendisini anlayışla karşıladığını, ancak kocası tarafından tehdit edildiğini, tüm uğraşlarına rağmen kendisini ziyaret etmelerinin mümkün olmadığını beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımda bulunan davacıya çarpan araç sürücüsü davalının tam kusurlu olduğu, davacının maluliyet durumunun tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 21.09.2020 - 21.12.2020 ve 23.09.2021 tarihli raporlarda, davacı ...'ın 11.05.2017 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranın %40 (yüzde kırk) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %38 (yüzde otuzsekiz) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %30 (yüzde otuz) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması bakımından aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 28.04.2021 tarihli kök rapor ile 17.12.2021 tarihli ek raporda özetle, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 27.05.2019 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, davacı ...'ın trafik kazası sonucu uğradığı geçici işgöremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 7,624,50-TL olduğu, sürekli işgöremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre 324.678,08-TL; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre 308.444,18-TL; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre 385.598,87-TL olduğunun hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, davacı lehine TBK’nın 56. Maddesi gereğince manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davada maddi tazminat talebinin kabulüne, 308.344,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından 27.05.2019 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat talebinin kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; birleştirilen davada maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 7.624,50 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından 27.05.2019 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin belirlenmesi için adli tıp kurumundan rapor alınmadığını, maluliyetin belirlenmesinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerektiğini, kaza sonrası davacının tedavi evrakları incelendiğinde kısa sürede taburcu olduğunu, ciddi bir yaralanmasının olmadığını, belirlenen maluliyet oranının yüksek olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı maluliyet raporu hükme esas alınarak karar verildiğini, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle daimi maluliyet belirlenmesinin yanlış olduğunu, raporda davacının bu rahatsızlığına ilişkin şikayetlerinin tedavi sonucu gerilediğinin belirtildiğini, aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yoldan savrularak kaldırımda yaya olarak bulunan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve malul kaldığını belirterek davalılardan asıl davada, sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat, birleştirilen davada ise geçici işgöremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. <br>Davalıların, hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazları bulunmaktadır. Mahkemece, davacının maluliyetinin tespiti bakımından hükme esas aldığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.09.2021 tarihli raporun incelenmesinde; Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin genel adli muayene raporunda, araba çarptığı için 112 ile acil servise getirildiği, sol ayak dorsumunda abrazyon ve 2 cm'lik laserasyon, sol dirsekte dermabrazyon, sol kalça üst kısmında 15x5 cm'lik ekimotik alan olduğu, genel durumunun iyi, bilincinin açık olduğunun, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinin 24.03.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda, öyküsünde yaklaşık 3 yıl önce araç dışı trafik kazası geçirdiğinin, bu trafik kazasında yaralandığının, bir süre yatarak ve ayaktan tedavi gördüğünün, 2018 yılından bu yana “travma sonrası stres bozukluğu” tanısıyla anabilim dalı polikliniğinde takip ve tedavi edildiğinin, bu süreçte toplam 9 kez ayaktan kontrol ve tedavi amaçlı başvuruları olduğunun, ayaktan uygulanan medikal ve psikolojik tedavi ile şikayetlerinin gerilediğinin, medikal tedavinin  yıllık düzenli kullanımı sonucu kesildiğinin, şu anda kısmen de olsa şikayetlerinin devam ettiğinin, bu durumun işlevselliğini çok etkilemediğinin anlaşıldığı, uygulanan psikometrik değerlendirmesinde hafif düzeyde travmatik bozukluk bulgularının eşlik ettiği anksiyete tablosunun düşünüldüğü, sonuç olarak “travma sonrası stres bozukluğu” tanısı ile 1 yıllık takip ve tedavinin ardından hafif düzeyde hastalık belirtilerinin devam ettiği, 11.05.2017 tarihli kaza ile illiyetli olduğu, tedavi sonrası hali hazırdaki durumu ile kişinin işlevselliğinin hafif derecede etkilendiği kanaatinde olunduğu travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %40 olduğu, 6 ayda iyileşeceği belirlenmiş, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığından alınan 21.12.2020 tarihli raporda ise travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %38 oranında maluliyetinin bulunduğu 6 ayda iyileşeceği belirtilmiş, yine aynı kuruldan alınan 23.09.2021 tarihi raporda ise, davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığında geçirdiği kaza sonucu meydana gelen “travma sonrası stres bozukluğu” arızasının Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozuklukları/Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar/ D maddesine göre davacının sürekli işgöremezlik oranının %30 olarak belirlendiğinin mütalaa edildiği görülmüş, mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de maluliyet raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, raporda  davacıda meydana gelen travma sonrası stres bozukluğunun işlevselliğini çok etkilemediğinin belirtildiği ve maluliyetinin kalıcı hale gelip gelmediğinin değerlendirilmediği görülmüştür.<br>Bu nedenle mahkemece, davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı sigorta şirketinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluklar ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi, zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacının, daimi maluliyet oranının değişmesi halinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmalı, davalılar yönünden kazanılmış haklar gözetilerek yeniden karar verilmelidir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalıların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalıların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde iadesine,<br>4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6f0ed3fc2d4f57c","SID":"4874b02ed8584e03"}}