{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2115 <br>KARAR NO: 2024/306<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2020<br>NUMARASI: 2017/599 Esas -  2020/419 Karar<br>BİRLEŞEN 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/550 ESAS VE 2018/886<br>KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Asıl dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı müşterisi ... Tic. A.Ş'ye ait emtiaların Almanya-İstanbul güzergahında taşınması işini üslenmiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu taşıma için için alt taşıma sözleşmesini akdettiğini, davalı ... sorumluluğundaki araç ile gerçekleştirilen taşıma esnasında emtiaların hasar gördüğünü, ... şirketi tarafından müvekkili şirkete hasar bildiriminin yapıldığını, meydana gelen hasar nedeniyle oluşan tahmini zarar bedelinin müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin de kendisine bildirilen zarar bedelini ödemesi için davalı ... ihtarname keşide ettiğini, ancak davalı ... üstlenmiş olduğu taşıma işini sözleşmeye aykırı bir şekilde davalı ... firmasına yaptırdığını ve hasar nedeniyle meydana gelen zarar bedelinden 2 nolu davalının fiili taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunun bildirildiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödenen zarar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından ödenen hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı müşterisi ... Tic. A.Ş.’ye ait emtiaların Almanya-İstanbul arası taşınması işini üstlenen  sigortalı şirketin söz konusu taşıma işini 20/10/2015 tarihli alt taşıma sözleşmesi gereğince ... Tic. A.Ş.’ne devrettiğini, ... Tic. A.Ş'nin ise  20/10/2015 tarihli taşıma sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu taşıma işini sözleşmeye aykırı bir şekilde yine dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’ye bıraktığını, müvekkil Şirketin sigortalısı tarafından 29/06/2017 tarihinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/599E. sayılı dosyasında taşıyanlar ...Tic. A.Ş. ve .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava ikame edildiğini, ancak taşımanın aslında fiilen  ... tarafından yapıldığının taşıyanlar ... ve ... Lojistik’e dava açıldıktan sonra öğrenildiğini, davalı sorumluluğunda gerçekleşen taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle sigortalı tarafından dava dışı emtia sahibi ... Şirketinin sigortacısına 163.743,90 TL hasar tazminatı ödendiğini,müvekkili Şirketin de bu hasar bedelini sigortalısına ödeyerek  sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı tarafın CMR 37 gereğince taşımayı gerçekleştiren fiili taşıyıcı olarak taşıma esnasında meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, söz konusu taşıma için sigortalı tarafından Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahke- mesi’nin 2017/599E. sayılı dosyasında diğer taşıyanlar için de dava açılmış olduğundan işbu davanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/599E. sayılı dosyası ile  birleştirilmesini, yargılama sonunda da müvekkil Şirket tarafından yapılan ödemenin  davalıdan rücuen tazminini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı  tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Asıl dosya davalısı .... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın uluslararası taşıma olduğunu, CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulandığını, CMR konvansiyonunun iç hukuk hükmünde olduğunu, hasar miktarının yüksek ve ispatlanması gerektiğini, davanın ... Tic. Ltd. Şti'ne ihbarının gerektiğini, malların ... GMBH/... Elemanlarınca yüklendiğini, malların araca yüklenirken forkliftten düşürüldüğünü, hasar nedeninin malın beton zemine düşürülmesi olduğu ekspertiz ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek zamanaşımı itirazlarının kabulüne, davanın zamanaşımı yönünden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin resmi şirket adresi itibariyle İstanbul Kartal Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Bakırköy'de açılan davanın yetki yönünden itirazının gerektiğini, davacı sigorta firmasının dava dışı sigortalısı  ... ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği bedeli ödeyerek haklarına halef olduğunu bildirmişse de sigortalısı ... davacı sigorta firması tarafından kendisine ödenen bedeli rücu için asıl sözleşme ilişki içerisinde bulunduğu taşıyıcı firmalara hali hazırda bir dava yürütmekte olduğunu, Bakırköy 1.ATM'nin 2017/599 Esas sayılı dosyasında kanuni zorunlu taraf değişikliğine gidilmesi gerekirken bu davanın açılmasının yerinde olmadığını ileri sürerek, davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, usule ilişkin itirazları yönünden davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamında birleşen dosya davacısının asıl davacı ile yaptığı sigorta poliçesinde davacı ...'ün alt yüklenici ile yapacağı karayolu taşımacılığı klozunda alt yüklenicinin sigortası olması gerektiği sigortası olmayan bir yüklenici ile taşıması halinde teminat sağlanmayacağının belirtilmiş olduğu görülmekle mahkememizce davalı ... Şirketi'ne tebligat çıkartılarak bu kloz kapsamında sigortacısı olup olmadığı sorulmuş, ihtaname ve tebligata rağmen herhanbi bir cevap verilmemiştir. Verilmeyen cevap mahkememizce davalı ... bu şekilde bir sigortası olmadığına kanaat oluşturmuş olup birleşen dosya davacısının asıl davacıya yaptığı ödemenin ex gratia (lütuf) ödemesi olduğu kanaati oluşmakla asıl davada davalı ... yönünden zamanaşımı, davalı ... yönünden de ex gratia ödemesi, birleşen ... tarafından da ex gratia ödemesi kabul edilerek asıl ve birleşen dava reddedilerek yargılamaya son verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 06.02.2019 tarihinde asıl dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılması yönünde vermiş olduğu karar hukuka aykırı olup, dava sonucunda hükmettiği davanın reddi kararının da hatalı olduğuna delalet olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında \"asıl dosya davacısı\" kısmında halen sigortalı ...'ın adı yer almakta ise de müvekkil sigorta şirketi asıl dava ve birleşen dava nezdinde davacı sıfatını haiz bulunduğundan bu hatalı durumun da düzeltilmesi gerektiğini, sigortalı ... işbu davada akdi taşıyan sıfatını haiz olup taşımayı bizzatihi kendisi yerine getirmediğini, taşıma işini ...  devrettiğini ve alt taşıma sözleşmesi kurulan taraf yani davalı ... zarardan sorumlu olduğunu, davaya konu taşıma uluslararası kara yolu taşıması niteliğinde olduğundan işbu davaya cmr konvansiyonu hükümleri uygulanacak olup, zamanaşımı konusu da alt taşıyanların sorumluluğu da cmr konvansiyonu kapsamında değerlendirileceğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapılmasının ardından birleşen davada davalı ... LTD. ŞTİ.’ye karşı açılan rücu davasında davalının sorumluluğu bulunduğunu ve sigortacının sigortalısına yapmış olduğu ... olarak nitelendirilemediğini, müvekkil sigorta şirketinin gerek asıl dava gerek ise birleşen dava yönünden aktif husumet ehliyetine sahip olduğu ortadadır, sigortalısına yaptığı ödeme ... olarak nitelendirilemediğini, gerekçeli kararda hasarın yükleme sırasında taşıma öncesi oluştuğu belirtilmişse de dosya kapsamında bunu destekleyen hiçbir somut delil bulunmadığını, bu şekilde bir takım varsayımlarla karara varılamayacağından alt taşıyanlar cmr konvansiyonu kapsamında zarardan müvekkile karşı sorumlu olduğunu, davalılar müvekkil sigorta şirketinin ödemiş olduğu 163.743,00 TL tutarındaki tüm zarardan sorumlu olup ayrıca bu meblağa cmr konvansiyonu madde 27 kapsamında faiz işleyeceğini, davalılar dava konusu zarardan cmr konvansiyonu madde 29 kapsamında sorumlu olduğunu, asıl taşıyıcının alt taşıyanlara rücu edebilmesi için her bir alt taşıyana ihbar yükümlülüğü bulunmadığını, zira alt taşıyanın ve dolayısıyla halefiyet/temlik gereği müvekkil sigorta şirketinin alt taşıyana başvurma hakkı cmr konvansiyonu ve türk ticaret kanunu gereği kanundan doğduğunu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/599 E. 2020/419 K. No’lu dosyasında verilen davalılar ... Ltd. Şti, ... Tic. A.Ş. ve ...Tic. Ltd. Şti. için davanın reddi kararının bozulmasına ve davanın asıl dosya davalıları ve birleşen dosya davalısı yönünden kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; CMR hükümlerine tabi kara taşımasında taşınan emtianın  hasar görmesi sonucu sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelini halefiyet ilkesi yada alacağın temliki hükümlerine göre CMR'nın 37. maddesi gereğince alt taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, asıl davanın davalı ... şirketi yönünden davanın zamanaşımından reddine, diğer davalı ...  şirketi ve birleşen davanın ise lütuf ödemesi olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı asıl ve birleşen davanın davacı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin sigortalı ile yapılan Taşıma İşleri Komisyoncusu Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı sigorta şirketinin halefiyeti olup olmadığı, TBK'nın 183. Maddesi gereğince akdi taşıyıcının haklarına dayalı olarak diğer taşıyıcılardan CMR'nın 37. Maddesine göre rücu talebinin yerinde olup olmadığı  noktasındadır.Asıl davanın, ... şirketi tarafından dava dışı müşterisi ...  şirketine ait emtiaların Almanya'dan İstanbul'a taşınması işini üstlendiği, taşıma işi için ... şirketi ile aralarındaki 20/10/2015 tarihli alt taşıma sözleşmesi yapılarak anlaştıkları, ancak davalı ... sorumluluğundaki araç ile gerçekleştirilen taşıma sırasında emtiaların hasara uğradığı, davalı ... aralarındaki sözleşmenin 8. Maddesini ihlal ederek diğer davalı ... Lojistik şirketine taşıma işini verdiği ve hasar bedelini dava dışı müşterinin sigortacısı ... A.Ş ye ödediği iddiası ile açıldığı, Birleşen davanın ise davacı ... A.Ş tarafından sigortalısı ... Lojistik şirketi tarafından organize edilen taşımada emtiaların davalı ... şirketi zilyetliğinde iken taşıma sırasında hasar gördüğü, davacının sigortalısının emtia sahibi dava dışı ...  ye hasar bedelini ödediği, davacının da sigortalısının zararını karşıladığı böylece TTK'nın 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğu iddiası ile açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesine birleşen dava davacısı ... A.Ş vekilince 04/06/2018 tarihinde asıl dava davacısı  ... şirketine davaya konu hasar ödemesinin yapılarak zararının karşılandığı ve sigortalısının haklarına halef olduğuna dair dilekçe ibraz ettiği, asıl davada davacı olarak taraf değişikliği talep ettiği görülmüştür. Somut olayda, asıl davanın davacısı ... şirketi ile ... şirketi arasında dava dışı ... firmasına ait birtakım emtianın Almanya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşınması hususunda sözleşme akdedilmiştir. Davacı ... A.Ş. taşıma İşini alt taşıma sözleşmesi ile ... şirketine devretmiştir. Nihayetinde taşıma işi birleşen davanın davalısı ve alt taşıyıcı ...Tic. Ltd. Şti ve .... Tic. Ltd. Şti tarafından yapılmiştır.Taşıma Işlemi Almanya'dan Türkiye'ye kara yolu ile olduğundan CMR m. 1 uyarınca uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanacaktır. CMR'de hüküm bulunmayan durumlarda ise MÖHUK ni. 29/4 uyarınca Türk hukuku, bu bağlamda TTK hükümleri uygulanacaktır.CMR m. 17 uyarınca taşıyıcı yüküm teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Bununla birlikte, fiili (alt) taşıyıcılar da ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. Buna karşın CMR m. 17/4 hükmü ile taşıyıcının ortaya çıkan zarardan sorumlu olmayacağı durumlar belirlenmiştir. Özellikle yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi yığılması veyâ boşaltılması sırasında zarara uğraması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir.Dosya kapsamındaki ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları İle taşıma konusu emtianın indirme-yükleme-taşıma süreçlerinde yükün düşmesi sebebiyle zarara uğradığı tespit edilmiştir. CMR senedine de bir kabın hasarlı olduğu yazılmıştır. Şu halde hasarın taşıma sırasında oluştuğu kabul edilmelidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Sigorta poliçesi incelendiğinde; poliçenin Taşıma işleri Komisyoncusu Sorumluluk Sigortası  poliçesi olduğu, poliçenin özel şartlarında; “Alt Yüklenici İle Karayolu Taşımacılığı” başlığı altında, ''Karayolu taşımacılığına ilişkin olarak hasar talebine yol açan kazadan önceki bir tarihte sigortalı, alt yüklenicisinin sigortacısından veya sigorta aracısından, alt yüklenicinin sigortalı ile yapmış olduğu sözleşmeden ve alt yüklenici için geçerli emredici kanundan doğan sigortalıya karşı olan yükümlülüğü için uygun limitlere sahip bir sigorta poliçesi tahtında sigortalı olduğunu teyit eden bir yazı almak için elinden gelen çabayı göstermedikçe, iş bu sigorta, sigortalı tarafından görevlendirilen sigortası olmayan bir alt yükleniciden kaynaklanan hasar talepleri veya bir hasarın bu alt yükleniciden kaynaklanan kısmı için teminat sunmamaktadır.'' düzenlenmesi bulunduğu görülmüştür. Yine davacı  ...  şirketi ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesinde ''CMR sigortasının Taşıyan(Armer şirketi) tarafından yapılacağı”  belirtilmiştir. Bu durumda davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında kalmadığı lütuf ödemesi mahiyetinde olduğu anlaşılmakla TTK 1472 maddesinde düzenlenen halefiyet şartlarının gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte yargılama aşamasında davacı tarafça 21/05/2018 tarihli dilekçesine ek olarak dava dışı sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine ibraname/temlikname başlıklı belge ile yapılan ödemeye ilişkin her türlü talep ve dava haklarının ... A.Ş.'ye temlik ve devir ettiğine dair evrak dosyaya sunulmuştur. Dosyaya sunulan temlikname ile davacının TBK 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerince aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ...  vekili istinaf dilekçesinde, davalı taşıyıcılar arasındaki ilişkinin alt taşıma ilişkisi olduğunu, belirtmiş olup sigortalısı akdi taşıyıcının diğer taşıyıcılara rücu hakkı olduğunu belirtmiştir.CMR 34. maddesi anlamında bir “müteakip taşımadan” bahsedebilmek için, mutlaka “tüm taşımanın” “tek bir taşıma sözleşmesiyle” gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu ise ancak, gönderen ile ilk taşıyıcı arasında, tüm mesafe için bir taşıma sözleşmesi yapılması ve bu sözleşmenin ilk taşıyıcı tarafından diğer taşıyıcılara devredilmesiyle mümkün olabilir. Eğer gönderen, her taşıyıcıyla ayrı sözleşme yaparsa veya ilk taşıyıcı, diğerleriyle kendi adına yeni bir taşıma sözleşmesi yaparsa, tek taşıma sözleşmesinden bahsedilemeyeceğinden, müteakip taşımadan da söz edilemez. Bu şart, maddedeki “tek bir mukavele ile düzenlenen taşıma” ifadesinden ortaya çıkmaktadır. Yine ancak bu sayede, maddenin ikinci cümlesinde belirtildiği gibi “ikinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar.” Böylece ilk taşıyıcı  dışındaki diğer taşıyıcılar, yükü ve sevk mektubunu kabul etmekle müteakip taşıyıcı sıfatını kazanırlar ve gönderen ile asıl taşıyıcı arasındaki sevk mektubunun şartları altında anlaşmaya katılmış olurlar. Somut olayda her taşıyıcı kendi adına kendinden önceki taşımacıya ayrı navlun faturası düzenlemesi ayrı bir sözleşme niteliğinde olup, taşımanın aynı sözleşme kapsamında gerçekleşmediği ve her bir taşımanın ayrı bir sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerekmiştir. Buna göre CMR Konvansiyonu’nun 36.maddesinin olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır.Davacı vekilinin davalı ... yönünden  zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf istemi yönünden, taşımanın 17/11/2015 tarihinde tamamlandığı buna göre  CMR'nin 32. Maddesi gereğince, bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğinden en geç 17/11/2016 tarihine kadar davacıya karşı hukuki süreç, icra veya dava yolu kullanılmış olmalıdır, ancak bu durumda zamanaşımı kesilecektir. Davacı akdi taşıyıcı ödemesi 02/06/2017 tarihlidir. CMR'nın 39/4. maddesine göre “Taşımacılar arasındaki davalarda madde 32 hükümleri uygulanır. Bununla beraber, zamanaşımı ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa, ödeme tarihinden itibaren başlar....” İfadeleri ile mahkeme kararı olmadığında eğer akdi taşıyıcı ödeme yapmış ise bunun CMR m.32 hükmüne uygun zamanaşımı süresi içinde ödeme yapmış olması da gerekir. Davacı sigorta şirketinin ödemesinin zamanaşımı süresi içerisinde olmadığı anlaşılmakla davalı ... Ltd. Şti nin zamanaşımı itirazı ve bu itiraz gözönüne alınarak bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir. CMR'nin 37. maddesinde ise, ''Bu Sözleşme hükümleri gereğince tazminat ödemiş taşımacı, bu tazminat üzerinden ödediği faiz ve yaptığı sarflarla birlikte tazminatı, taşımaya katılmış olanlardan şu koşullara göre geri almak hakkına sahiptir. a) Ziyan ve hasardan sorumlu olan taşımacı ister kendisi ister başka bir taşımacı tarafından ödensin, tazminatı tek başına yüklenmek zorundadır. b) Ziyan veya hasar iki veya daha çok taşımacının fiilinden ileri geldiği zaman bunlardan her biri sorumluluktaki hissesi  oranında bir meblağı ödeyecek, taşıma ücreti oranında sorumlu olacaktır. c) Ziyan ve hasar için  sorumluluğun hangi  taşımacıya yükleneceği belirlenemez ise, tazminat tutarı b) fıkrasında öngörüldüğü üzere  bütün taşımacılar arasında paylaştırılacaktır. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya kapsamından taşımanın tek bir CMR senedine dayalı olmadığı, akdi ve alt taşıyıcılar arasında taşıma sözleşmeleri bulunduğu, bu halde davalıların hukuki sorumluluklarının da buna göre tayini gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalılar .... A.Ş ve ... Ltd. Şti'nin olaydaki sorumluluk miktarının belirlenmesi yönünden işin esasına girilerek CMR'nin 37. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.  HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.29/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9af37394c501c59f","SID":"b2cc602507296d96"}}