{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2366 Esas<br>KARAR NO: 2024/377<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/09/2020<br>NUMARASI: 2020/290 Esas, 2020/312 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya verdiği güvenlik hizmeti kapsamında cari hesap içeriği olan faturaları düzenlediğini, 135.368,13 TL cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının sadece 42.577,16 TL borçları bulunduğunu beyanla kalan 93.731,13 TL alacağa itiraz ettiğini, tarafların defterleri incelendiğinde alacaklarının ortaya çıkacağını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan 30/01/2017 tarihli güvenlik sözleşmesinin 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olduğunu, ancak müvekkiline 20/06/2017 tarihinde tebliğ edilen İçişleri Bakanlığı'nın 09/06/2017 tarihli yazısında davacının özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin iptal edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine 20/06/2017 tarihi itibarıyla sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerini, davacının, personelinin işçilik alacaklarını ödememesi üzerine müvekkilinin personelin işçilik alacaklarını ödeyerek fesih işlemlerini gerçekleştirdiğini ve personelle ibralaştığını, sözleşme gereği davacı personeline yapılan ödemelerin hizmet bedelinden indirilmesi gerektiğini, kalan hizmet alacağı  42.577,16 TL'yi ise harçları ile birlikte 08/08/2017 tarihinde icra dosyasına yatırdıklarını, buna göre müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine ve asıl alacağın alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi; davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir.İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi; tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacağı bulunmadığı, alacağı bulunmadığı halde takip başlatan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, 93.731,13 TL'nin % 20'si tutarında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket çalışanlarının daha önce ... Güvenlik bünyesinde çalıştığını, davalı personelinin ... Güvenlik şirketi bünyesinde oluşmuş olan işçilik alacaklarını da haksız bir şekilde müvekkilinin alacağından kesip personele ödediğini, personelinin müvekkili şirkette işe girdiği tarihten itibaren hesaplanacak alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, somut olayda iş yeri devrinin devri veya iş sözleşmesinin devri söz konusu olmadığından, müvekkili şirketin kıdem tazminatı ve diğer alacaklardan kendi dönemine ile sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; taraflar arasında güvenlik hizmet alımına dair ticari ilişki bulunduğu, davacının  135.368,13 TL cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının sadece 42.577,16 TL borçları bulunduğunu beyanla kalan 93.731,13 TL yönünden takibe yasal süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için bu davanın açıldığı görülmektedir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının hizmet alacağından mahsubu gereken personel alacaklarının, sadece davacının dönemi ile sınırlı tutulması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Görevsizlik kararı veren mahkemede alınan bilirkişi raporunda; davacının 2017 yılı yasal defterlerinin yasal süresinde açılış ve kapanış tasdikinin yapıldığı, davacı defterlerine göre takip tarihi 26/07/2017 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 135.368,13 TL alacağı bulunduğu, takipten sonra davacıya 35.000,00 TL EFT yapıldığı ve alacak bakiyesinin 100.368.13 TL olarak kapandığı; davalının 2016 - 2017 yılı yasal defterlerinin süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, davalı defterlerine göre sözleşmenin feshi tarihi 20/06/2017 tarihinde davacının  135.368,13 TL alacağı bulunduğu, davalının davacı şirket personelinin işçilik alacakları için ödediği 92.790,97 TL'yi davacının alacağından düştüğü, kalan 42.577,16 TL asıl alacağı ise faiz ve icra harç ve masrafları ile toplam 48.369,15 TL olarak icra dosyasına ödediği belirtilmiştir Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici davacı olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici  sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur.  Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarih, 2019/1082 E. 2020/2048 K. sayılı ilamı) Bu durumda mahkemece kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatından son yüklenicinin sorumlu olacağı, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacakları gözetilerek, bu kapsamda alınacak rapor ile  davacı yüklenicinin sorumlu olduğu işçilik alacağı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/290 Esas, 2020/312 Karar ve 29/09/2020 tarihli karar kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/03/2024.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e50d85a42fea0cb","SID":"8f398051e494e19f"}}