{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/184 <br>KARAR NO\t: 2024/537<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/17 E.  -  2020/357 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:  YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2020 tarih ve 2019/17 Esas - 2020/357 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin çiğ köfte üretim ve satış sektöründe iştigal ettiğini, birçok şubesi bulunduğunu, bu şubelerinde kullanmak amacıyla 2017/98022 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin \"... ...\" ibareli 2017/09341 sayılı markasına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkili başvurusunun kendisine özgü ve benzeri olmayan bir marka olduğunu, karşılaştırılan markaların okunuşlarının çok farklı bulunduğunu, markalarda ortak olan unsurun sadece \"...\" kelimesi olduğunu, bu benzerliğin markaları benzer kılmadığını, markalardaki şekil unsurlarının da çok farklı olduğunu, davalıya ait markanın, davalının iş yerlerinde tescilli halinden farklı kullanıldığını ve bu durumun karıştırılma ihtimalini iyice ortadan kaldırdığını, markaların benzerliği araştırılırken markaların bütünü yani genel görünümleri itibariyle bıraktıkları etki göz önüne alınarak birbirlerini çağrıştırıp çağrıştırmadığına bakılması gerektiğini, bu kapsamda markaların birbirlerine benzemediğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-10387 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        \t\t\t\t\t\tDavalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDahili davalı Şirket vekili, davacının müvekkili markasına tecavüzde bulunduğunu, bu durumun Bakırköy 1. FSHHM’nin 2018/163 E. sayılı dosyasında verilen mahkeme kararıyla sabit olduğunu, taraf markalarında geçen \"...\" ibaresinin her iki markanın da esas unsurunu oluşturduğunu, marka kapsamlarının da benzer olduğunu, somut olayda 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesinin uygulanması şartlarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"... ...+şekil\" ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında yer alan \"...\" ibaresinin, Adıyaman iline bağlı bir ilçenin adı olduğundan markada asli unsur olmadığı, başvurunun da asli unsurunun  \"...\" ibaresi  olduğu, bu ibarenin redde mesnet markanın da asli unsurunu oluşturduğu, bu açıdan markaların benzediği, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin tescilini istediği markanın kendisine özgü bir marka olduğunu, davalı markası ile müvekkili markası arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığını, ilk okunuşta dahi markaların farklı olduklarının anlaşıldığını, mahkeme kararının, her iki marka içerisinde \"...\" kelimesinin olması nedeniyle benzerliğe ve karıştırılma ihtimaline dayandığını, oysa ki markaların resimli şekline dikkat edilecek olursa müvekkilinin tescilini istediği markanın diğer marka ile benzerliği olmadığının görüleceğini, sadece \"...\" kelimesinin aynı olmasının benzerliğe gerekçe yapılamayacağını, ret gerekçesi yapılan markanın tescilli olduğundan farklı biçimde kullanıldığını, bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğu gibi hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların da karşılanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı, 2017/98022 sayılı marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiştir. Bu tür davalarda  ... ile başvuruya itiraz eden arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)<br>Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece ... gösterilmiştir. Daha sonra davacı vekilince 11/02/2019 tarihli dilekçe ile; marka başvurusuna itiraz eden Şirketin davaya dahil edilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin  dahili davalı talebi kabul edilmiş ve tensip tutanağında ve gerekçeli kararda, marka başvurusuna itiraz eden Şirket dahili davalı sıfatıyla yer almış ise de,  6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı).<br>\tBu itibarla mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden Şirket aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.<br>Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin istinaf itirazlarının resen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/11/2020 gün ve 2019/17 Esas - 2020/357 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  15/03/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024 <br>\t\t<br>Başkan<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c56c6572b3e9356","SID":"acc7cf43f3ba22b1"}}