{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/290 <br>KARAR NO\t\t: 2024/720<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/746 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.04.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2023 tarih 2023/746 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı şirketin zeytinyağı üretimi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı şirkette müvekkilinin %12,50 (812.500 TL değer), dava dışı ...'nun %22,50 (1.462.500 TL nominal değer), dava dışı ...'nun %10,00 (650.000 TL nominal değer), dava dışı ...'nın %32,50 (2.112.500 TL nominal değer), dava dışı ...'nın %10,00 (650.000 TL nominal değer) ve dava dışı ...'nun %12,50 (812.500 TL nominal değer) paylarının bulunduğunu, 30.09.2022 tarihinde davalı şirketin pay sahiplerinden ..., ..., ... ve müvekkilinin hisselerini ...'ya devretmek istediğini, ancak hisseyi devralmak isteyen ...'nın kapanış şartlarının yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili tarafından hisse devir sözleşmesinin feshedildiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun ..., ... ve ...'dan oluştuğunu, ...'nun vefatı nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, yönetim kurulu üyesi ...'nun vefatından bir hafta sonra 22.06.2023 tarihinde davalı şirket tarafından 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının TTK ve yargı kararlarına aykırı olarak yapıldığını, genel kurul toplantısında çağrı usulüne uyulmadığını, davaya konu genel kurulun müvekkili ve dava dışı diğer hissedarların bilgisi dışında ve çağrı yapılmaksızın toplandığını,  22.06.2023 tarihli genel kurulda önce ...'nun yönetim kurulu üyeliği görevine son verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçildiğini, şirketin kontrolü ve fiilî yönetimi karı ve koca olan iki hissedar ... ve ...'ya bırakıldığını, müvekkili dâhil diğer tüm hissedarların, davalı şirket yönetiminden dışlandığını, yeni atanan yönetim kurulunun 22.06.2023 tarihli ve 2023/01 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile görev dağılım kararı aldığını, dava konusu genel kurulun, çağrı usûlüne uyulmadan toplandığından alınan kararların yoklukla malûl olduğunu ve bu kararların iptali gerektiğini, TTK m. 414 ve 415’e göre genel kurulun toplantı yapılması için ortaklara tebligat ve ilan edilmesi gerektiğini, 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısına müvekkili ve diğer ortaklarının çağrılmadığını ve yönetim kurulu üyelerinin değiştirildiğini, müvekkilini yönetim kurulunda temsil eden ...’nun görevine son verildiğini, diğer pay sahibi ... ve eşi ...’nın seçildiğini, 22.06.2023 tarihli genel kurul sonrasında yapılan 09.08.2023 tarihli genel kurula da ne müvekkili ne de diğer pay sahiplerinin çağırılmadığını ve bu genel kurulda, şirketin merkezinin Aydın'dan İzmir'e taşınmasına karar verildiğini iddia ederek, 22.06.2023 tarihli genel kurul kararının öncelikle Türk Ticaret Kanunu'na, eşit işlem ilkesi ve dürüstlük kuralına aykırılığı sebebiyle ve bunun yanında bahsi geçen kararın ayrıca usulsüz olarak alınmış olması sebebiyle işbu kararın iptaline, tedbiren davanın sonuna kadar TTK m.449 uyarınca yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, 01.12.2023 tarihli dilekçesinde davalı şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince, duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde verilen 06.12.2023 tarihli ara karar ile, davacının 22.06.2023 tarihli genel kurulun usulüne uygun olmadığı ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu iddiasının yaklaşık ispat kurallarına göre ispat edilemediğinden genel kurul kararlarının uygulanmasının  durdurulması ve şirkete temsil ve yönetim veya denetim ve gözetim kayyımı atanması taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili, 11.12.2023 tarihli dilekçesiyle, davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasını; şayet bu talep kabul görmezse denetim ve gözetim kayyımı atanmasını, davalı şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parselde kayıtlı \"...\" nitelikli taşınmaza ihtiyatî tedbir yahut davalıdır şerhi işlenmesini; ayrıca davalı şirkete ait aktif malvarlığı değerleri ile demirbaşlara ilişkin liste oluşturulmasını talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 20.12.2023 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin yönetim ve denetim kayyumu atanması talebi 06.12.2023 tarihli ara kararla reddedildiğinden, HMK m. 114/1-ı ve HMK m. 115/2f gereğince derdest bir talep söz konusu olduğundan reddine, davacı vekilinin davalı şirkete ait taşınmaz üzerine şerh verilmesi, şirket malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulması taleplerinin davanın Genel Kurul Kararının iptali davası olması, taleplerin davayla bağlantısının bulunmaması ve dava konusu kapsamında kalmadığından reddine karar verilmiştir.    <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, HMK 390/3 hükmü kapsamında yaklaşık ispat kurallarına göre iddialarının dosyada mübrez deliller ile ispat edildiğini, pay defterine usulsüz kaydı işleyerek davalı şirketi kötü niyetli şekilde ele geçirme girişiminde bulunan dava dışı ... ve ...'nın davalı şirketteki yetkilerine son verilmesi ve davalı şirkete kayyım atanması gerektiğini, kayyım taleplerinin kabul edilmemesi halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini belirterek, mahkemenin 06.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına, ayrıca dava konusu genel kurulun yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Talep, davalı şirketin 22.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararının iptali istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir yoluyla davanın sonuna kadar yürütmesinin geri bırakılması, ayrıca davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanması, bunun kabul görmemesi halinde denetim ve gözetim kayyımı atanması, davalı şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyatî tedbir ya da davalıdır şerhi konulması, ayrıca davalı şirkete ait aktif malvarlığı değerleri ile demirbaşlara ilişkin liste oluşturulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır. Talep ve karar tarihi itibariyle tüm deliller henüz toplanıp irdelenememiş olup, dosya içeriğindeki toplanan somut deliller ile anılan yasal düzenlemelere göre, 22.06.2023 tarihli genel kurulun usulüne uygun olmadığı ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu, genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması ve şirkete temsil ve yönetim veya denetim ve gözetim kayyımı atanması talepleri yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir  şartlarının oluşmadığı, keza davalı şirkete ait taşınmaz üzerine şerh verilmesi, şirket malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasına yönelik istemlerin açılmış davanın niteliğine nazaran ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tİstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'nin peşin alınan 855,20 TL'den mahsubu ile fazla yatan 150,70 TL'nin istek halinde ihtiyati tedbir isteyen davacıya iadesine,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d0cc4f57be9493c","SID":"49b3b01bb58e3270"}}