{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/444 <br>KARAR NO: 2024/363<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>ESAS NO: 2016/581 <br>KARAR NO: 2020/538<br>DAVALAR: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ: 04/03/2016-19/06/2018<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen  dava dilekçelerinde özetle;müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu Banka Kredili Konut Sigorta  Poliçesi ile teminat altına alınan  ... oğlu'na ait  \"...  ... Cad. ... Sitesi\" adresinde bulunan konutta , davalıların kusurları nedeniyle  19/08/2014 tarihinde meydana gelen yangın sonucu hasar oluştuğunu,kusur ve zararın Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/118 D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit olunduğunu,  sigortalıya 09/10/2014 tarihinde 30.550,00 TL hasar bedeli ödendiğini,söz konusu yangının oluşumunda kusuru bulunan davalıların  bu zararın giderilmesinden sorumlu olduğunu beyanla asıl davada 30.550,00 TL hasar bedelinin tamamının ... Tic. A.Ş 'den , birleşen davada hasar bedelinin kusur durumuna göre 24.440,00 TL'lik kısmının ... ve ...'den  ödeme tarihi olan  09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Tic. A.Ş vekili asıl davaya cevap dilekçesinde , müvekkilinin sorumluluğuna dair somut delil bulunmadığını, davacının talebi üzerine Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/118 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit ve düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dava konusu yangın olayına ilişkin müvekkili tarafından da Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/30 D.İş sayılı dosyası üzerinden  delil tespiti yaptırıldığını, düzenlenen rapordaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, her iki mahkemeye de sunulan raporlarda sorumluluğun kimde olduğu belirtilmeksizin yangının çıkış sebebinden ve \"kabloyu koru- yacak devre kesen bir şalter olması gerekmesi rağmen kablonun korumalı şaltel bulunmaksızın  panolar arasında  bağlı olmasından \" bahsedildiğini,  ... binasına ilişkin elektrik işi  ... firması tarafından yapıldığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını,  bu kişiye karşı manevi tazminat talebiyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde  2015/81 Esas sayılı davayı açtıklarını  beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde , müvekkilinin adresi Çağlayan olduğundan  iş bu davada İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen tazminat alacağının zaman aşımına uğradığını, olayın meydana geldiği yerde sadece sayaçların müvekkili şirkete ait olduğunu,  kablolarda ve  kabloların izolesi ile ilgili  herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin \"Çatılar\" başlıklı 61.maddesine göre, bağlantı noktasından sonra  müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, dava konusu olayda müvek- kilinin sorumluluk alanında olmayan kablonun yandığını , uygun tedbirlerin alınmamış olması  nedeniyle yangının vuku bulduğunu ve büyüdüğünü, söz konusu yangın nedeniyle müvekkilinin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Diğer davalı ... , dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine rağmen, davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"...Yangının, bina yapımındaki veya bakımındaki  eksiklikler kapsamında  değerlendirilebilecek, elektrik  tesisatından kaynaklanabileceği,  Yangının pano içerisinde  meydana geldiği tartışmasız durumda olup, pano içerisindeki kablo içerisindeki kablo  bağlantılarında her hangi bir temassızlık veya gevşeklik nedeniyle bu noktalarda meydana gelebilecek ısınma sonucu kablo izolelerinin erimesi ve alevlerin kablo  izolasyonları üzerinden yürüyerek kablo tavasında ve tesisatlarda hasarın oluştuğuna imalat hatası- yapımda eksiklikler bulunduğuna kanaat  getirildiği, dava konusu yangın olayın meydana gelmesinde ;binanın yüklenicisi ... Tic. A.Ş'nin % 20, binanın elektrik işlerini yapan .. % 40, kontrol sorumluluğundaki BEDAŞ'ın % 20 oranında kusurlu oldukları,  Sigortalı iş yerinde meydana geldiği tespit olunan 30.550,00 TL toplam hasar bedelinin  olay tarihi itibariyle rayice uygun ve gerçek zarar  olduğu, Dosyaya ibraz olunan EFT dekontundan ,davacı sigorta şirketince sigortalıya 09/10/2014 tarihinde ödeme yapıldığı ve rücu hakkının doğduğu ,Asıl ve birleşen davanın davalıların tazminatın ödenmesinden müşterek  ve müteselsil  sorumlu olduğu anlaşılmakla  sübuta eren asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.'' gerekçesi ile  kısa kararda ''1-Mahkememizin 2016/581 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... Tic. A.Ş.   aleyhine açılan asıl davanın kabulüne, Davacının sigortalısı ...'na ait konutun 19/08/2014 tarihinde  gerçekleşen yangın sonucu  hasara uğraması nedeniyle  sigortalıya ödenen 30.550,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 09/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte  davalı ... Tic. A.Ş.'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2018/596 esas sayalı dosyası üzerinden  davalılar  ... A.Ş.   aleyhine açılan birleşen davanın kabulüne, Davacının sigortalısı ...'na ait konutun 19/08/2014 tarihinde  gerçekleşen yangın sonucu  hasara uğraması nedeniyle  sigortalıya ödenen 30.550,00 TL hasar bedelinin-tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla- ödeme tarihi olan 09/10/ 2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte  müteselsilen ve müştereken davalılar  davalılar ... A.Ş.  'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine'' şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkeme resen 05/10/2020 tarihli tahsis şerhi ile ''Hükmün açıklandığı  18/09/2020 tarihli  duruşma tutanağında , hüküm fıkrasının 2. Nolu bendinde maddi hata nedeniyle \" 30.550,00 TL\" olarak yazılan dava değerinin \"24.440,00 TL\" olarak tashihine, Maddi hatanın bu şekilde giderilmesine, karar vermiş, gerekçeli kararda hükmü tahsis şerhine göre asıl davada 30.550,00TL;  birleşen davada 24.440,00TL üzerinden kurmuştur.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Tic.A.Ş.  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;davalı müvekkil ...'un, yangın olayında bir sorumluluğunun bulunduğunu kabul etmemekle beraber, mahkeme kararında; bilirkişi raporunda tespit edilen %20 kusur oranı ile değil de rücuen tazminatın tümünden,  sorumlu tutulması hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olmuştur: Dava dışı ihbar edilen  ve birleşen dosyanın davalısı  ... ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşme uyarınca yapılan iş sonucu ortaya çıkacak sorunların sorumluluğunun elektrik firmasında olduğu taraflar arasında kabul edilmiştir. Bu itibarla, müvekkil şirket ile  ... arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca yüklenici ...  üzerine aldığı işi, doğrudan doğruya, iş sahibi müvekkilimizden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü altında olup, sorumluluğun kendisinde olduğu açıktır. davalı müvekkilimiz, binanın müteahhididir. İnşaa ettiği binadaki bağımsız bölümler satılmış, 2011 yılında teslim edilmiştir.  Binada, \"yöneticilik\" mevcuttur. Bu halde, davalı müvekkilimizin, inşaasını yaparak ve alt taşeronlara yaptırırarak imal ettiği ve satarak el çektiği binada 3 yıl sonra meydana gelen yangından, ne asli ne de tali kusurlu olduğu söylenebilir. Bunların yanı sıra, elektrik panolarına yıllık bakımlarını yaptırmak, izolesi bozulmuş kabloları, gevşek klemensleri tespit etmek, ettirmek de davalı müvekkilimizin görevi değildir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında; hasar bedelinin ödeme tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren, ticari faiz işletilerek ödenmesi şeklindeki hükme de itiraz ederiz. İşleyecek faizin, \"ticari faiz\" olarak ödenmesi yönündeki hüküm, haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkeme kararında, yangın olayının, sigortalı daire bina ve eşyasında hasar meydana gelmesine sebep olduğu, bu itibarla,  toplam 30.550 TL. nın olay tarihi itibarıyla rayiç piyasa değerine denk ve gerçek zarar olduğu yönündeki değerlendirmeye de, belirlenen rakamın, afaki, soyut ve dayanaksız olması itibarıyla  itiraz ederiz. İlaveten, yerel mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki mevcut olup bu husus başlıbaşına söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirir. Şöyle ki, yerel mahkemece verilen kısa kararda \"Gereği Düşünüldü\" başlıklı kısmın  2 No'lu bendinde \"...sigortalıya ödenen 30.550,00 TL hasar bedelinin...\" ifadesi yer almakta iken, gerekçeli kararın \"Hüküm\" başlıklı  kısmının 2 No'lu bendinde \"...sigortalıya ödenen 24.440,00 TL hasar bedelinin...\" ifadesi yer almaktadır. Görüldüğü üzere kısa karar ile gerekçeli karar arasında açık çelişki mevcuttur.kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki açık çelişkinin giderilmesinin \"Tashih Şerhi\" ile mümkün olmayacağı da izahtan varestedir.Kaldı ki, yerel mahkemece kararda asıl ve birleşen davada davacı lehine hükmedilen asıl alacak kalemleri, vekalet ücretleri ve yargılama harç ve giderleri konusunda da karşılıklık mevcut olup hangi davalının hangi sebeple hangi alacak kaleminden sorumlu olduğu, vekalet ücretleri ve yargılama harç ve giderlerinden davalıların sorumluluğunun ne miktarda ve nasıl belirlendiği anlaşılamamaktadır. Bu açıdan da hükmün infazında tereddüt meydana gelmektedir. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmştir.Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;''Yapılan itirazlarımız bilirkişi raporunda değerlendirilmemiş, hatalı tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı yokluğumuzda düzenlenen hukuka aykırı raporlar dikkate alınmıştır. Yeni bir bilirkişi heyetinden tapor alınması, aksi durumda ek rapor alınmasi yönündeki taleplerimiz kabul edilmemiş, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.İlgili yönetmeliklerde yer aldığı üzere Müvekkil şirketin sorumluluk alanı bağlantı noktasından sonra bitmiş olup, Şirketimiz sorumluluk alanında olmayan kablonun yanmış olması ve uygun tedbirlerin alınmaması nedeniyle vuku bulmuş ve yangın büyümüş olduğu aşikardır. Müvekkil şirketin kusurlu olduğuna dair bilirkişi kanaati hukuka aykırıdır. Kabul anlamına gelmemek üzere; zararın oluşması yönünden bilirkişi raporunda davacı yanın, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da tartışılmamıştır. Davanın kabulü anlamına gelmemek üzere; hasar tutarı olarak belirtilen tutarların, herhangi bir araştırma yapılmaksızın, afaki olarak, olay tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğuna, hasarların olağan karşılanması ve talep miktarlarının uygun olduğuna dair bilirkişi raporundaki tespit ve kanaatin Mahkeme tarafından kabulü hukuka aykırıdır. İddia ve taleplerin kabulü anlamına gelmemek üzere; Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği Madde 26-1' de; “ kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 ( on ) iş günü içerisinde talepte bulunabilir.\" denilmektedir. İlgili yönetmelik uyrınca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru bulunmamasından dolayı da davanın reddi gerekmekte iken kabulü hukuka aykırıdır. Mahkeme hükmünün bozularak ortadan kaldırılması gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek üzere, dava ve talepler zamanaşımına uğramıştır. Taleplerin bu nedenle de reddi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden değil de ödeme tarihinden itibaren işletilecek faize hükmedilmesi hukuka aykırı olup Mahkeme hükmünün bozularak ortadan kaldırılması gerekmektedir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Asıl ve birleşen dava; davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ait konutun bulunduğu binanın zemin katındaki elektrik panosu içerisindeki kablo bağlantı noktasında meydana gelen kısa devre sonucu kablo izolelerinin tutuşmasıyla kablo bacası içerisindeki kablolara sirayet etmesi dolayısıyla sigortalı konutun hasara uğraması sebebi ile ödenen zararın 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca davalılar müteahhid, binanın elektrik işlerini yapan alt yüklenici ve bedaştan rücuen tazmini talebine yöneliktir.Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek her iki davanın kabulüne karar verilmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmü yer almaktadır. Davacı tarafından, sigortalısına 09/10/2014 tarihinde 30.550,00 TL hasar bedelinin ödendiği anlaşılmakla, aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Poliçe ve Ekspertiz raporu; Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında 28/11/2013-2014 vadeli ... nolu banka kredili konut sigorta poliçesi düzenlenmiş, yangın teminat bedeli 117.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Dava konusu olaydaki zarar, poliçe kapsamındadır.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı, Avrupa yakası İtfaiye Müdürlüğü, Beylikdüzü Bölge Amirliği, 19.08.2014 tarihli Yangın Raporunda: 12 katlı binanın zemin katında girişe göre sol duvarda bulunan elektrik panosu içerisindeki kablo bağlantısı noktasında meydana gelen kısa devre sonucu kablo izolelerinin tutuşmasıyla yangının başlangıcının meydana geldiği, gelişerek kablo bacası içerisindeki kablolara sirayet ettiği gelişerek üst katlara yayıldığı belirtilmiştir.Eksper raporu; Sigortalı ile yapılan görüşmede sözlü izahat ve yazılı beyandan ekte görülen yangın raporundan ve tarafımca yapılan tetkiklerden anlaşıldığına göre: Sigortalı dairenin bulunduğu bina giriş kat merdiven boşluğunda duvar üzerinde bulunan elektrik panosu içerisindeki kablo bağlantılarında kısa devre sonucu kablo izolelerinin tutuşmasıyla yangın olayı başlamış olduğu ve dikey kablo kanalı boyunca meydana gelen yanma olayı sırasında daha sonra katlara sirayet etmesi sigortalının daire kapısını açması ile duman is ve alevlerin daireye girmesi ile sigortalı daire bina ve eşyasında hasar meydana gelmesine sebep olduğu, olayın itfaiye gelmesi ve çalışması sonucu önlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hasarın miktarı ve niteliği; Sigortalı daire çelik kapı değişimi için 3.300.00.-TL. Sigortalı daire elektrik tesisat ve pano ve spot ampul Gizli aydınlatma ve armatörler dahil malzeme, işçilik Priz fiş giriş armatürler dahil zarar ziyan 4 600.00 -TL. Mutfak evye tesisat armatörler duş ve klozet armatürleri yenisi tedariki için montaj dahil zarar ziyan tutarı 2.350,00 TL. Ocak ve üzeri davlumbaz için 650.00 TL. İç hacim bölme mobilya 6 adet kapı için 2.050,00.-TL. Banyo dolap ve ayna dahil yenisi tedariki için 2.900.00.-TL. Mutfak tezgah üzeri altı dolap yenisi tedariki montaj işçilik dahil zarar ziyan tutarı 4.000.00.TL. Yenilenmesi gereken pencere kapı pvc malzeme doğrama için malzeme ve işçilik dahil zarar tutarı 2.800.00.-TL. Renk değişikliği sonucu hasarlı seramik yenilenmesi için malzeme ve işçilik dahil zarar ziyan tutarı 3.500.00.-TL. Sigortalı daire tavan ve duvarlar dahil yeniden boya için malzeme ve işçilik dahil zarar ziyan tutan 2.000.00.-TL. Sigortalı dairenin bulunduğu bina müşterek bölüm elektrik tesisat ve merdiven boşluğu gerekli onarım ve yenileme için her bağımsız bölüm için 2.400.00TL olmak üzere Toplam 30.550 00 -TL.olarak tespit ve takdir edilmiş olup yangın olayı sebebinin mahkemede devam etmekte olduğu olaya sebebiyet elektrik tesisatında malzeme yetersizliği sonucu meydana gelip gelmediği hususunda bilirkişi raporu beklenmekte olup buna göre müteahhit firma yetersiz malzeme kullandığı veya mağaza sakinlerinin kaçak olarak tesisata yüklenmesi sonucu mu yangın olayının meydana geldiği tespitine göre müteahhit firma ... Yapı veya sebep olan işletmeden mi rücu imkanı bulunacağı bilginize sunulur. Mahkemece, elektrik mühendisi, inşaat mühendisi ve yangın uzmanı kimya mühendisi bilirkişi heyetinde alınan raporda özetle; Dairelere ait sayaçların bulunduğu pano ile binadaki ticarethanelere ait sayaçların bulunduğu pano arasındaki 3X70*35 mm2 lik kablo üzerinde tespit edilen ek ve bu kablonun korumalı şalter bulunmaksızın panolar arasında bağlı olması uygun olmayıp kablonun başında kabloyu koruyacak bir devre kesen şalter bulunması zorunludur. Genelde Elektrik odalarının kapalı ve kilit altına alınabilir olması gerektiği, binanın elektrik panosunun 1. Kat 103 nolu dairenin bulunduğu koridorda olması uygun olmayıp Panoların İnsan trafiğinin olduğu yerlerde bulunması mevzuat yönünden uygun değildir. Yukarıda Yangın Raporu, Ekspertiz Raporu ve “Heyetimizce Tespit edilen eksiklikler” bölümünde tespiti yapılan mevzuata aykırılıklar doğrultusunda Yangın başlangıcının, binanın yapımı ve bakımındaki eksiklikler kapsamında değerlendirilebilecek elektrik tesisat kaynaklı olacağına kanaat getirilmiş, yangının pano içerisinde meydana gelmiş olduğu tartışmasız durumda olup, pano içerisindeki kablo bağlantılarında her hangi bir temassızlık veya gevşeklik nedeniyle bu noktalarda meydana gelebilecek ısınma sonucu kablo izolelerinin erimesiyle oluşan kısa devre neticesinde kablonun tutuşarak etrafa sirayet etmesi ve alevlerin kablo izolasyonları üzerinden yürüyerek kablo tavasında ve tesisatlarda hasarın oluştuğuna (imalat hatası, yapımdaki eksiklikler) kanaat getirilmiştir. ... Tic.A.Ş. olayın meydana geldiği yapının müteahhididir. Dosya kapsamında yer alan sözleşme örneğinden yapının elektrik tesisat işlerini  ... isimli kişiye vermiştir. Sözleşme; Ill-2 “Projeler, işveren tarafından onaylandıktan sonra uygulanır” Sözleşme; 1V-1 İşlerin Kontrolü; Sözleşmeye bağlanan her türlü yapım ve hizmet işleri, işveren tarafından görevlendirilen kontrol teşkilatının denetimi altında ve kontrol yönetmeliğine uygun olarak, Alt yüklenici tarafından yönetilir ve gerçekleştirilir. Sözleşmenin yukarıda detayı verilen ilgili maddeleri gereği, Davalı ... Tic.A.Ş. nin alt yüklenici elektrik firması ...  — ... üzerinde denetim — gözetim yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Davalı ... Tic.A.Ş. nin olayın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Elektrik iç tesisleri yönetmeliği Madde 20-Elektrik tesisatçının sorumluluğu elektrik tesisatçısı, tesisin sağlamlığından, niteliklerinden, usulsüz ve tekniğe aykırı olarak yapılmış olmasından doğacak zararlardan sorumludur Bu tesisin yoklanması ve şebekeye bağlanması olayı, tesisatçıyı bu sorumluluktan kurtaramaz. Şeklindeki hüküm ve Tesisattaki eksiklik ve mevzuata aykırılıklar (aşağıda detayı verilen) doğrultusunda ... Elektrik Mühendislik ... in olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Yapıya ait dağıtım panosunun yekpare olmaması, Panolar arasında çekili bulunan 3x70435 mm2 kablonun devre kesici şaltersiz pano içerisindeki baraya direkt bağlı olması, üstelik kablo üzerinde ek yapılmış olması,pano üzerinden su borusu geçirilmiş olması, dağıtım panosunun daire 103 ün bulunduğu koridora daire kapısının hemen karşısına tesis edilmiş olması vb. mevzuata aykırılıklar, can ve mal güvenliğini tehdit edecek unsurların BEDAŞ tarafından kabul edilerek elektrik tesisatçısı yada işveren müteahhidinin uyarılmadan tesise enerji verildiği anlaşılmakla, Elektrik iç tesisleri yönetmeliği Madde 18 - (Değişik fikra : RG 25/10/1996- 22798) sayaç ve sigortaların büyüklüğü ve yerlerinin belirlenmesi Sayaç, kofre ve besleme hattı koruma elemanlarının türü, büyüklüğü nereye konulacağı, besleme hattının yapıya nereden gireceği proje onayı sırasında işletmece belirlenerek projeye işlenir. Bu maddeye aykırı olarak yapılan tesise işletme kesinlikle elektrik vermez. Mevzuata aykırılıkların açıkça tespit edilebiliyor olmasına karşılık ...ın elektrik bağlantısını yapan işletme sıfatı ve kontrollük sorumluluğu kapsamında olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacının sigortalı işyerinde meydana geldiği tespit olunan dava konusu 30.550,00-1L. toplam hasar tazminatının olay tarihi itibariyle rayiç piyasa değerine denk ve dolayısı ile gerçek zarar olduğu'' mütalaa olunmuştur. Ek raporda kök rapordaki kanaatin aynen devam ettiği belirtilmiştir.İstinaf itirazlarının incelenmesi; Somut olayda, dava konusu hasara sebebiyet veren yangının, binanın yapımı ve bakımındaki eksiklikler kapsamında değerlendirilebilecek elektrik tesisat kaynaklı olduğu sabittir. Asıl davada davalı ...  A.ş, müteahhid, birleşen dosya davalısı ... ise yangın çıkan binanın elektrik işlerini yapan alt yüklenicidir. Davalılar arasında imzalanan şartnamenin projelerin hazırlanması başlıklı Ill-2 maddesi “Projeler, işveren tarafından onaylandıktan sonra uygulanır”, İşlerin Kontrolü başlıklı IV-1 maddesi ''Sözleşmeye bağlanan her türlü yapım ve hizmet işleri, işveren tarafından görevlendirilen kontrol teşkilatının denetimi altında ve kontrol yönetmeliğine uygun olarak, Alt yüklenici tarafından yönetilir ve gerçekleştirilir. ''hükümlerini ihtiva etmektedir.  Davalı ... Tic.A.Ş. onaylamadan projenin uygulanması mümkün olmadığından davalının diğer davalı alt yüklenici üzerinde denetim ve gözetim yetkisi bulunmaktadır. Her iki davalı da hasardan sorumludur. Diğer davalı ... ise elektrik bağlantısını yapan işletme sıfatı ve kontrollük sorumluluğu kapsamında olayın meydana gelmesinde sorumludur. Mahkemece kusur değerlendirmesi yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapora itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Her ne kadar davalı ... zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; TBK  73. Maddesine  göre rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Davacının davalı ...'ın ve diğer davalı ... sorumlu olduğunu dosya kapsamında sunulan 02/04/2018 tarihli rapor ile öğrendiği ve bu davalılara karşı 19/06/2018 tarihinde birleşen davayı açtığı dikkate alındığında davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Davalı ...,  kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtımı şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 ( on ) iş günü içerisinde talepte bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiş ise de; bu düzenlemenin, zarar görene idari bir başvuru yolu sunduğu, başvurunun yapılmamasının davanın reddi sebebi olmayacağı görülmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/13721 esas 2016/2373 karar sayılı ilamı;'' ...TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”  demekle birden  çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında  müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır... Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davacının sigortacısı kusursuz olduğuna göre halefiyet gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir.'' şeklindedir. Somut olayda davalılar, zarardan farklı sebeplerle de olsa müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkemece zararın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. Somut olayda dava dışı sigortalı tacir olmadığından ve zarar haksız fiilden kaynaklandığından; uygulanması gereken faiz yasal faiz olmalıdır. Davalı tarafın bu husustaki istinaf itirazının kabulü gerekmektedir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporundaki tespitlere dayalı olarak hesaplanan miktarların kadri maruf olarak görüldüğü belirtilmiş ise de; iş bu tespit ve hesaplamaların denetime açık olacak şekilde kalem kalem ayrıştırılarak hesaplanması ve bunun sonucunda gerçek zararın tespit edilmesi gerekmektedir. Ancak bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edildiği açıktır. Rapor hasar miktarının hesaplanması açısından hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Mahkemece bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Birleşen davada dava değeri  24.440,00TL'dir. Mahkemece dava kabul edilmiştir ancak taleple bağlı kalınarak 24.440,00TL hükmedilmesi gerekirken kısa kararda davacının ödediği 30.550,00 TL ye hükmedilmiş, gerekçeli karar yazılmadan hüküm tashih edilmiştir. Hükmün tashihi; hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların giderilmesi için, hükmün tavzihi ise; hükmün müphem olması veya birbirlerine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yol olduğu, HMK 305. maddesinde de hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı,genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, talep aşılarak hüküm kurulması, HMK 304. maddesinde ifade edilen açık yazı ya da hesap hatası olmadığından maddi hata olarak değerlendirilemeyecektir. Yine HMK 305. maddesi gereğince taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmadığından mahkemece bu hususta tashih yapılmaması gerekirken hükmün tashih edilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca mahkemece bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtildiği halde maddi hata sonucu kararda kusur oranlarının raporda belirtilenden farklı şekilde yazılması da hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporunun hasar hesaplaması yönünden hükme elverişli olmadığı anlaşılmakla, mahkemece kök rapor sunan bilirkişi heyetinde bulunan elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiden ek  rapor alınarak oluşacak sonuca göre yasal faiz işletilerek karar verilmesi gerektiğinden davalı ...Tic.A.Ş. Vekilinin ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile Bakorköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/581 E. 2020/538 K. Sayılı 18/09/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı taraflarca yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalı taraflarca yapılmış olan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bddfd28504fa2f7","SID":"9f7d4d747652eb13"}}