{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/923 <br>KARAR NO: 2024/181<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/05/2023<br>NUMARASI: 2023/102 Esas -  2023/334 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Yargılamanın Yenilenmesini talep eden davacı vekili 01/02/2023 tarihli dilekçesi ile; Mahkemede açılan davanın itirazın iptali davası olup, müvekkilinin acente olduğundan hareketle Ticaret Mahkemesi sıfatını haiz mahkemece davanın görüldüğünü, davanın kabul edildiğini ve kesinlemiş olduğunu, müvekkilinin yargılamanın hiçbir sürecinde dosyadan haberdar olmadığını, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, bu talebin mahkemece kabul edilmediğini, karar kesinleştikten sonra müvekkili ile davacı arasında işçi - işveren ilişkisinin mevcut olduğu acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönünden açtıkları davanın kabul edildiğini ve istinaf mahkemesince de kararın hukuka uygun bulunduğunu, açılan davadaki karar ile davalı oldukları somut davadaki kararın çeliştiğini, müvekkilinin acente gibi bağımsız bir tacir sayılarak karar verildiğini ancak açılan davada acente değil de işçi oldukları yönünde karar verildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; birbirine açıkça aykırı olan kesinleşmiş iki mahkeme kararı arasında sonrakine öncelik tanınması hukuken zorunluluk arzettiğinden ilk kararı veren mahkemedeki dosyada HMK'nın 375/1-ı maddesi hükmüne göre yargılamanın iadesini, yeni yapılacak yargılamadaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ile yapmış oldukları yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği görüldü.  <br>CEVAP: Yargılamanın Yenilenmesi davasının davalı vekiline dava dilekçesi ile tensip tutanağının tebliğ edildiği, 17/03/2023 tarihinde vekaletname sunduğu, duruşmaya katılmadığı, dosyaya yazılı olarak herhangi bir savunma sunmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulan temyiz edilmeksizin kesinleşmiş mahkememize devredilen İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/04/2014 tarih, 2013/232 E.-2014/135 K.  sayılı dosyasında, davalı olan (yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı) ...’nın davaya konu, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında, acente-bağımsız tacir olarak kabul edildiği, ancak  Karadeniz Ereğli 1.İş Mahkemesi’nin 11/01/2022 tarih, 2021/225 E.-2022/4 K. sayılı dosyasında, davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı) ... ile davalı ... Servisi A.Ş. arasında imzalanan  iş bu aynı konu acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunun ve davacının işçi, davalı ... Servisi A.Ş.'nin işveren olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin iş akdinden kaynaklandığının tespit edildiği, bu kararın 29/06/2022 tarihli İstinaf kararı ile kesinleştiği, tarafları, konusu  ve dava sebebi aynı olan, her iki kesinleşmiş karar arasında çelişki  olduğu,  yargılamanın iadesi talebinde ileri sürülen bu sebebin, HMK 375/1-ı maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedeni olduğu anlaşılmakla; yargılanmanın yenilenmesi davasının davacısının (İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/232 E, sayılı davasında davalı) yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/04/2014 tarih, 2013/232 E.-2014/135 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 375/1-ı ve 380. maddeleri gereğince iptali ile; taraflar arasındaki ilişkinin iş akdinden kaynaklandığı, görevli mahkemenin, 25/10/2017  tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği, İş Mahkemeleri olduğu, görev itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği, TTK 4. Ve 5.maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. Maddesi gereğince davanın İstanbul İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın acente olarak faaliyet gösterdiğini, bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğinin acentelik olduğunu, acentelik sözleşmesinin akdedilmesiyle davacı yanın “işçi” sıfatını kaybettiğini, başlı başına bağımsız bir “işveren/acentedir” haline geldiğini, davacının acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olup, yargılamanın yenilenmesi talebine konu kararın iş bu ilişkiye dayalı olarak cari hesap alacağının tahsili talepli olduğunu beyanla  istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak reddine, yeniden yargılama yapılması mümkün değil ise kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine, her durumda yarılamanın yenilenmesi talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/04/2014 tarih, 2013/232 E.-2014/135 K. sayılı kararının iptali ile taraflar arasındaki ilişkinin iş akdinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yargılamanın yenilenmesi istemine konu İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/232 Esas sayılı dosyasında davacı ... Kargo Servisi A.Ş. ile davalı ... arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ile davalı ...’nın acente-bağımsız tacir kabul edildiği, davacının, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tahsilini teminen Ankara ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından başlattığı takipte davalının itirazının iptalini talep ettiği, yargılama neticesinde davalının, davacı şirkete ait Erdemir acentesinin işlerini davacı adına taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ile vekaleten bağımsız bir tacir sıfatıyla yürüttüğü, vekalet sözleşmesi kapsamında davalının şubede çalışan personele ödemesi gereken maaş ve SGK prim borçlarını ödememesi nedeniyle sözleşmenin Beyoğlu ... Noterliğinin 24/02/2010 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile  haklı nedenle feshedildiği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının Ankara ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 18.980,71 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 18.980,71 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür. Karadeniz Ereğli 1.İş Mahkemesi’nin 11/01/2022 tarih 2021/225 Esas 2022/4 Karar sayılı dosyasında ise  davacı ... tarafından davalı ... Kargo Servisi aleyhine iş akdinin feshi sebebiyle ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili talebine ilişkin davada taraflar arasında süresiz olarak imza edildiği anlaşılan 16/05/2003 tarihli \"Acentelik Sözleşmesi\"nin içeriğinde acentenin bağımsız olmadığı  ve davalı şirkete bağımlı olarak çalıştığını gösteren bir çok benzeri hükmün bulunduğu, esasen davacının da bu şekilde davalı kargo şirketi tarafından şube müdürü olarak istihdam edildiği, davalı şirket ile şube müdürleri arasında imzalanan acente sözleşmesinin muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki iş ilişkisinin Beyoğlu .... Noterliğinin 24/02/2010 tarih ... yevmiye numaralı fesih ihtarı ile 22/02/2010 tarihi itibariyle davalı tarafından sona erdirildiği, fesih bildiriminde personele ödenmesi gereken maaşlar ve bir kısım SGK prim borçlarının ödenmediği şeklinde gerekçelere yer verildiği ancak ileri sürülen bu fesih sebebinin muvazaalı olan ilişki dikkate alındığında haklı veya geçerli olamayacağı, iş akdinin işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı veren 4857 sayılı yasanın 25. maddesi kapsamında feshedildiğini davalı yanın ispatlayamadığı, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği gerekçesiyle net 17.110,63 TL kıdem tazminatının, brüt 4.144,00 TL ihbar tazminatının tahsiline karar verildiği, verilen kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği  görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 374. maddesi \"Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.\" hükmünü içermekte olup, HMK’nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK'nın 375/1- ı maddesinde yazılı ''Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması\" sebebine dayalı olarak yargılamanın iadesi istemi HMK'nın  377/2. Maddesi uyarınca  ilama ilişkin zamanaşımı süresi  içinde istenmelidir. HMK.'nın 379. maddesi uyarınca, yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra  talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. HMK 'nun 303/1. Maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olması gerekmektedir. Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci bir dava açılırsa bu davanın usulden reddi gerekir. Ancak bu dava önceki hükme aykırı olacak şekilde hükme bağlanır ve bu hüküm de kesinleşirse yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Tarafları dava konusu ve dava sebebi aynı olan bir uyuşmazlık hakkında birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm bulunması halinde birinci hüküm lehine olan taraf kesin hükümden yararlanır. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine ikinci hükmün iptaline karar verilir. Birinci hüküm iptali için yargılamanın iadesi istenemez. ( Emsal Yargıtay 8.HD'nin 11.05.2016 tarih, 2016/8121 esas ve 2016/8642 karar sayılı ilamı, Yargıtay 10.HD'nin 26.12.2011 tarih 2010/7388 esas ve 2011/19631 karar sayılı ilamı ). Somut olayda davacı vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi ile ilk verilen hükmün iptali istendiğinden yasal şartları oluşmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/04/2014 tarih, 2013/232 Esas 2014/135 Karar sayılı kararının kaldırılarak iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden hüküm kurulması suretiyle davacının yargılamanın iadesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 324,60 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 103,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL, posta ve tebligat gideri 100,00 TL olmak üzere toplam 592,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fe1db9aa0962143","SID":"35830da3eed158e7"}}