{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/277 <br>KARAR NO\t\t: 2024/537<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2015 (Dava) - 25/02/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2016/170 Esas - 2021/179 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/170 Esas - 2021/179 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın 21.07.2015 tarihinde ...'a çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu, Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/506 Esas sayılı dosyasıyla kovuşturmanın devam ettiğini, davalı ...'un alkollü olduğunu ve aşırı süratli olarak ...'a çarptığını, çarptıktan sonra olay yerinden kaçarak müteveffayı ölüme terk ettiğini, olay yerinde plakasının düşmesi nedeniyle çarpanın kim olduğunun tespit edilmesi üzerine işlem yapılabildiğini, 1992 doğumlu ...'ın dul kaldığını, 2015 doğumlu henüz üç aylıkken babasını kaybeden ...'ın öksüz kaldığını, müteveffanın yaşamını yitirmeden evvel çalıştığını ve aylık kazancının da hayli yüksek olduğunu,  ölümüyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, diğer davalı olan sigorta şirketine müracaat edildiğini, ...'a 106.182,00 TL, ...'a 18.238,00 TL olmak üzere toplam 124.420‬,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin murisin desteğinin çok altında olduğunu, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, davalılardan ...'un aracın ruhsat sahibi olup, diğer davalı sigorta şirketinin de kazayı yapan aracın sigortacısı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, murisin eşi ...'a 10.000,00 TL, murisin oğlu ...'a 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sorumlu olmak kaydıyla) reeskont faiziyle, diğer davalılar ... ile ...'tan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, murisin eşi ...'a 50.000,00 TL, murisin oğlu ...'a 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren davalılar ... ile ...'tan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat isteminin ... için 265.339,90-TL, ... için 89.654,07-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.<br>CEVAP :<br>Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaptığı ödeme sonucu ibra edildiğini, fahişlik söz konusu olmadığından ibranamenin iptalinin talep edilemeyeceğini, zira davadan önce başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve ... için 17.11.2015 tarihinde 106.182,00 TL ve ... için 13.11.2015 tarihinde 18.238,00 TL olmak üzere toplam 124.420,00 TL ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki sakatlanma ve ölüm teminatının kaza tarihi itibariyle kişi başına azami 290.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasını ve garameten paylaşım/proporsiyon uygulanmasını talep ettiklerini, aynı kaza yüzünden bir başka mirasçı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2016.E.5526 no.lu başvuru dosyası ile başvurulduğunu ve dosyanın derdest olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte açıkladıkları sebeplerle proporsiyon hesaplaması yapılarak ödenme yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin güncellenmesi ve tazminattan düşülmesini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin trafik sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığını, kabul anlamında olmamakla, davacılar murisinin müterafik kusurunun tazminattan düşülmesini, müteveffanın kask ve koruyucu tertibat kullanmaması durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini, zira müvekkili tazminatı ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğinden temerrüde düşmediğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına karışmış olan ... plakalı aracın esasen kendisine ait olmayıp davalı ...’a ait olduğunu, çevreye borçları bulunduğundan aracın kendisi adına tescil edildiğini, aleyhine ikame edilmiş olan davanın reddini talep ettiğini, maddi tazminatın aracın ZMM sigortacısı tarafından davacılara ödendiğini, davacıların taziyesine katıldıklarını ve ilgilenmeye çalıştıklarını, fakat davacıların buna izin vermediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, bir tarafın ekonomik yıkımını, diğer tarafın sebepsiz zenginleşmesi sonucunu doğuracak tarzda tazminata hükmetmenin hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu, Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/506 Esas dosyasının sonucunun beklenmesini talep ettiğini beyanla, davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...’un davaya cevap vermediği, ancak 18.07.2016 tarihli duruşmadaki beyanında; aracın aslında kendisine ait olduğunu, borçları olduğu için diğer davalı yengesinden aracı üstüne almasını istediğini, kazadan bir hafta evvel aracı satın aldığını ve davalı ... adına tescil ettirdiğini, bir hafta sonra da bu olayın olduğunu, ceza dosyasında ceza aldığını, ancak kesinleşmediğini, talep edilen bedelleri ödeme imkanının bulunmadığını, ödeme imkanı olsa ödeyeceğini belirttiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece, \"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazada davalı ...'un %90 oranında asli  kusurlu olduğu, vefat eden motosiklet sürücüsü ...'ın kasksız vaziyette trafiğe çıkmış olmakla kendisinin ölümü ile neticelenen olayda %10 oranında kusurlu olduğu, ölen desteğin dosya içerisindeki belgelere ve tanık anlatımlarına göre olay tarihinde berber olarak  çalıştığı, kaza tarihi itibariyle kişi başı poliçe teminat limiti 290.000,00 TL olup, ödemenin mahsubundan sonra bakiye teminat limitinin 165.580,00 TL kalmış olduğu, hükme esas alınan 18.06.2020 bilirkişi raporuna göre; davalının sorumluluğunun olay tarihindeki Hazine Müsteşarlığı tarafından Trafik Sigortaları için belirlenen kişi başı poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğu, bu kapsamda tespit edilen zararın limit içinde kaldığı, davacılardan ...' a 17.11.2015 tarihinde 106.182,00TL, davacı ... için 13.11.2015 tarihinde 18.238,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceği, davacı ... ...' ın poliçe limiti içinde davalıdan talep edebileceği bakiye DYK tazminatının 97.427,45 TL olduğu, davacı ...'ın poliçe limiti içinde davalıdan talep edebileceği bakiye DYK tazminatının 41.240,08 TL olduğu, davalılar işleten ... ve sürücü ...’un sorumluluğu yönünden, davacı ... ...’ın davalılardan talep edebileceği bakiye DYK tazminatının 265.339,90 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın, 97.427,45 TL'lik kısmından her üç davalının müşterek ve müteselsilen, bu tutarı aşan 167.912,45 TL'lik kısmından davalılar ... ve ...’un müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespit edildiği, davacı ...’ın davalılardan talep edebileceği bakiye DYK tazminatının 89.654,07 TL olduğu, bu tutarın 41.240,08 TL'lik kısmından her üç davalının müşterek ve müteselsilen, bu tutarı aşan 48.413,99‬TL'lik kısmından davalılar ... ve ...’un müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespit edildiği, davacılar vekilinin 12/10/2020 tarihli dilekçe ile davayı ıslah edip eksik harcı tamamladığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının kabulünün gerektiği, davacıların manevi tazminat talep etme hakkı da mevcut olup, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücü ... ve müteveffanın kusur oranları, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacıların çektikleri elem ve ızdırap nazara alınarak, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmekle; DAVACILARIN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, DAVACI ... ... YÖNÜNDEN; Toplam 265.339,90- TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının,  97.427,45-TL' sinin  davalı  ... (... A.Ş.) A.Ş' den temerrüt tarihi 17.11.2015 tarihinden diğer davalılar ...  ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 167.912,45- TL Destekten Yoksun Kalma tazminatının davalılar  ...  ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, DAVACI ... YÖNÜNDEN; Toplam 89.654,07- TL Destekten Yoksun Kalma tazminatının; 41.240,08-TL'sinin davalı ...  (... A.Ş.) A.Ş' den temerrüt tarihi 13.11.2015 tarihinden diğer davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 48.413,99-TL Destekten Yoksun Kalma tazminatının davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; DAVACI ... ... YÖNÜNDEN; 25.000,00-TL manevi tazminatın,  davalılar  ...  ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, DAVACI ... YÖNÜNDEN; 15.000,00-TL manevi  tazminatın, davalılar ... ve ...' tan kaza tarihi 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> DAVALI ... AŞ. VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Olayın ve zararın meydana geliş şekli dikkate alındığı takdirde, gerek bilirkişi tarafından gerek mahkeme tarafından %20 müterafik kusur indirimi yapılmamasının eksik ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın kazanın meydana geldiği esnada kask ve koruyucu ekipman takmadığının dosya içerisindeki belgeler ile sabit olduğunu, ölüm neticesinin meydana gelmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, Yargıtay'ın genel uygulamaları ve içtihatları dikkate alındığında bir başka müterafik kusur türü olan emniyet kemerinin takılmaması halinde %40'a varan indirime hükmedilebildiğinin görüldüğünü, maluliyetin artmasında kaskın kullanılmamasının etkisi tartışılmayacak derece açık iken müterafik kusur indiriminin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, bilinen ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın yazısı uyarınca aylık gelir olarak 1.625,00 TL ortalama net kazanç tespit edilip dönemsel net asgari ücretin 1,57 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, resmi belgelerle ispat edilememiş olan aylık gelirin asgari ücretten daha yüksek olarak esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, desteğin gelirinin net ve kesin delillerle ispat edilemediği durumlarda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, vergi dairesinden kazanç araştırması yapılmadığı gibi meslek odasından gelen yazının tanık beyanları ile de desteklenmediğini, meslek kuruluşu tarafından bildirilen gelire göre hesaplama yapılamayacağını, Yargıtay'ın da gelirin daha kesin ve somut şekilde tespitini istediğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2013/2862-K. 2014/3439,  E. 2015/7809 K. 2015/12301,  E. 2015/4687 K. 2015/11312,  E. 2014/5806 K. 2015/15005), müteveffanın gelirin ispatlanabilmesi için, Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan veyahut Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınacak resmi belgeler gerektiğini, aksi takdirde, yapılacak hesaplamada, asgari ücretin esas alınmasını, mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesis edilmesinin yasaya aykırı olup kararın ortadan kaldırılması gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALILAR ... VE ... TARAFINDAN; \".... yönünden; kazaya karışan aracın ruhsatı bu davalı üzerine olsa da esasen aracın diğer davalı ...'e ait olduğunu, ...'nin arabadan anlamadığını, resmiyette ... üzerine göründüğünü, ev kadını olduğunu, belirgin bir işi olmadığını, hiçbir gelirinin de olmadığını, bu parayı ödemesinin mümkün olmadığını, olayda bir dahilinin olmadığını, ... yönünden; aracın sürücüsü olduğunu, tazminata karar verilirken davacı tarafın haksız olarak zenginleşmesine yol açacak bir tazminat miktarı belirlenmiş olduğunu, kazanın oluşuna göre ve sair hususların incelenmesinde bilirkişinin verdiği raporu kabul etmediğini, tazminatın fahiş olup düşürülmesi gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve diğer  davalılar ... ile ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı sürücü ...'un iki yönlü yolda karşı şeride girerek, karşı yönden kendi şeridinde seyretmekte olan müteveffa sürücü ... yönetimindeki motosiklete çarpması neticesinde ...'ın vefat ettiği, kazada davalı sürücünün %90 kusurlu bulunup, müteveffa sürücünün ise kask takmadığı gerekçesiyle %10 kusurlu bulunduğu, dosyada mevcut otopsi raporuna göre kafatası kemiklerinin kırık olup beyin kanaması olduğunun anlaşılmasına göre, bu durumda müteveffaya izafe edilen kusurun sürüş kusuru olmayıp, zararın artmasına engel olacak önlemleri almayarak -kask takmayarak- müterafik kusur niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece sürüş kusurunun tamamen davalı sürücüde olması gözetilerek, hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle ve takdiri indirim niteliği uyarınca davacı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmolunmadan hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmemiş olması doğru görülmemiştir. <br>2-Davalı sigorta şirketi vekilinin, müteveffanın gelir durumuna yönelik itirazlarının incelenmesinde; desteğin gelirinin saptanması için, emsal gelir ve ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından aylık kazancının ne kadar olabileceği yönünde araştırma yapılarak sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanması gerekmekte olup, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda meslek odasından gelen yazı cevabına göre berber dükkanı sahibi bir kişinin asgari ücretin üzerinde gelir elde edebileceği anlaşılmakta ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden müteveffanın kendi adına berber dükkanı işletip işletmediğinin anlaşılamadığı, mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmadığı, dosyada sadece davacılar vekilinin 18.01.2017 tarihli dilekçe ile müteveffanın berber dükkanı adresi olduğunu söylediği bir adres bildirmiş olduğu, vergi ve SGK kayıtlarının, berberler odasına üyelik kayıtlarının sorgulanmadığı, müteveffanın berber olup olmadığı netleştirilmeden, meslek odasından berber emsal gelir durumu sorulduğu anlaşılmakla, anılan eksikliklerin tamamlanması için kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>3-Davalı ...'nin aracın gerçek işleteninin kendisi olmayıp diğer davalı ... olduğuna dair itirazları bakımından yapılan değerlendirmede; resmi kayıtların aksinin davalılarca ispatlanamamış olmasına, bu yönde davalıların kendi beyanları dışında hiçbir somut delil sunulamamış olmasına göre, mahkemece işleten olarak davalı ...'nin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>4-Her iki davalı vekilinin bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve hükme esas alınamayacak olduğuna dair itirazlarının da; karar tarihinden önceki güncel kayıtların gözetilmemiş olması nedeniyle kabulü gerekmiştir. Zira, 11.12.2020 tarihinde müteveffanın babası vefat etmiş, ayrıca 02.07.2020' de davacı eş yeniden evlenmiş olup, mahkemece yapılması gereken iş, son aktüer bilirkişiden destek paylarının ve süresinin bilinen bu durumlara göre doğru olarak belirlendiği ek aktüer raporu alınarak, buna göre davalı sigorta şirketince daha önceden yapılmış ödemelerin yeterliliğinin yeniden değerlendirilmesi, ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığının anlaşılması halinde %20 müterafik kusur indirimi de gözetilerek önceden yapılan ödemeler güncellenip mahsup edilmek suretiyle doğru destek payları üzerinden tazminat hesaplanmasından ibarettir. Hükme esas alınan aktüer raporunda, tüm davalılar bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulü kullanılarak hesap yapılması gerekirken, sigorta şirketi yönünden TRH 2010-1,8 teknik faizle, diğer davalılar yönünden ise PMF 1931-progresif rant usulünce hesap yapılmış olması doğru değil ise de, yapılan hesaplamanın tazminat miktarı yönünden davalılar lehine olması, davacı tarafın istinafa gelmemesi ve aleyhe bozma yasağı gereği bu husus kaldırma nedeni yapılmamış olup, mahkemece yeniden alınacak raporda davalı taraf yararına oluşan bu usuli müktesep hakların da gözetilmesi gerekmektedir.<br>5-Davalılar ... ve ...'in hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğu yönündeki itirazları bakımından; kazada davalı sürücü ...'in kusur oranına, olayın meydana geliş şekline, davalı sürücünün olaydan sonra kaza yerinden kaçıp plakasının bulunması suretiyle tespit edilebilmiş olmasına, müteveffanın ve davacıların yaşına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve tüm dosya kapsamına göre, hükmedilen manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ve davalılar ... ve ...'un istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ, davalılar ... ve ...'un istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/170 Esas - 2021/179 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davalılar ... ve ...'un SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 2.368,10 TL istinaf karar harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>b-Davalı ... tarafından yatırılan 1.349,12 TL istinaf karar harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>c-Davalı ... tarafından yatırılan 6.745,51 TL istinaf karar harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, (harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine),<br>5-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. ile davalılar ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 27/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae988da7ed5c7720","SID":"6d64ab75d3569465"}}