{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/397 <br>KARAR NO: 2024/367<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2023<br>NUMARASI: 2023/439 D.İş -  2023/445 Karar<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2024<br>İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/439 Değişik İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebine itirazın reddi  kararına karşı, itiraz eden-karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, Dairemize gönderilen ve heyetçe incelenen dosyada;  <br>TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekilinin 12/09/2022 tarihli talep dilekçesinde özetle: 26/09/2017 düzenlenme tarihli, 12/06/2020 vade tarihli 24.700 Euro bedelli bono yönünden alacağın ödeme günü geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini beyanla  alacağın rehinle de temin edilmediği sebebiyle (24.700,00 Euro x 31,6195 TL)= 781.001,65 TL  alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.<br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: İlk derece mahkemesi 07/12/2023 tarihli kararı ile \"sunulan delil ve belgelere göre 24.700Euro x(T.C.M.B'nın 01/12/2023 tarihli efektif satış kuru:31,62TL= 781.014,00TL), taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak, alacaklının talep ettiği toplam ( 24.700,00 Euro x 31,6195TL)  781.001,65 TL alacak yönünden alacağın % 15'ine tekabül eden 117.150,24 TL teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine \" karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili 14/12/2023 tarihli dilekçesinde; ... A.Ş.nin, ... Holding A.Ş. bünyesinde yer alan 21 şirketten biri olup ... Holding A.Ş.ye hava taşımacılığı alanında mali kaynak sağlamak amacı ile kurulmuş davalı işveren şirket olduğunu, müvekkilinin belirsiz süreli iş sözleşmesine binaen 17.04.2017 tarihinden iş akdini haklı nedenle feshettiği 12.06.2020 tarihine kadar davacı şirket bünyesinde \"Helikopter Pilotu\" olarak görev aldığını, işveren Hattat şirketinin müvekkili davacıya ... tipi helikopteri kullanmaya ilişkin intibak eğitimi aldırdığını , müvekkilinin  davalıya ait ... tipi helikopteri kullanabilmesi için gerekli olan intibak eğitimini 18.09.2017-19.10.2017 tarihlerinde arasında bitirdiğini  ve lisansına işlettiğini, bu intibak eğitim ücretinin sivil havacılık mevzuatı (SHY 6B) gereği helikopterin sahibi ... şirketi tarafından karşılandığını, işveren şirketin, müvekkili davacıya aldırdığı intibak eğitimi karşılığında ‘’taahhütname’’ başlıklı bir evrak imzalatarak, müvekkilinin, işten haklı veya haksız çıkma veya çıkarılma durumlarında, eğitim bedeli olan 24.700 Euro’nun işveren ... şirketine ödeneceğini taahhüt ettirdiğini, ayrıca taahhüt edilen bedele binaen 26.09.2017 tanzim 12.06.2020 ödeme tarihli 24.700 Euro bedelli bononun müvekkiline imzalatıldığını, müvekkilinin  haklı nedenle iş sözleşmesini feshettikten hemen sonra Hattat şirketi tarafından 26.09.2017 tanzim, 12.06.2020 ödeme tarihli 24.700 Euro bedelli bononun, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, taraflarınca  ikame edilen İstanbul 18. İş Mahkemesi’nin 2021/354 Esas sayılı menfi tespit istemli davasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile paranın alacaklıya ödenmemesi tedbiri uygulandığını ancak haciz durdurulmadığından müvekkilinden yapılan tahsilatlar neticesinde dosya borcunun tamamının tahsil edildiğini menfi tespit davasının halen derdest olduğunu,müvekkili tarafından haklı nedenle feshe dayalı işçilik alacaklarının tahsili talepli olarak kame edilen İstanbul 28. İş Mahkemesi’nin 2021/336 Esas sayılı dosyası derdest olup, son olarak bilirkişi raporu tanzim edildiğini, taraflarınca ikame edilen İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/449 E. Sayılı dosyasından verilen, İİK madde 58/3’te sayılan ‘’Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi’’ gösterilmediğinden takibin iptaline karar verildiğini ve yatırılan paraların müvekkilince iade alındığını, kararın istinaf edilmediğinden kesinleştiğini, 24.700 Euro bedelli bononun 26.09.2017 tanzim 12.06.2020 ödeme tarihli olup, 3 yıllık kambiyo zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan vasfını yitirdiğini, senedin kambiyo vasfını yitirmiş olması ile birlikte, TTK ve TBK’da kambiyo senetlerini güçlendiren haller de son bulmakla birlikte, borcun eksik borç haline geldiğini, eldeki senetin ancak ve ancak ‘Delil Başlangıcı’ gücüne sahip bir belge niteliğine dönüşeceğini, zamanaşımına uğrayan ve delil başlangıcı olma dışında hukuken hiçbir sonuç bağlanmayan hatta asıl alacağın varlığının ispatında bile tek başına delil kabul edilemeyen bir belgede yazılı alacak iddiasına ilişkin olarak, borcu muaccel ve rehinle temin edilmemiş borç kabul edilerek, adi bir belgeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmemesini, mahkemece verilen 07/12/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin talepte bulunana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.  Karşı taraf vekilinin itirazı üzerine ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin hazır olduğu  27/12/2023 tarihli mürafaa duruşmasında itiraz reddedilmiştir. <br>EK KARAR :İlk derece mahkemesi  27/12/2023 tarihli ek kararı ile  \"..TTK'nun 750. maddesinde dava açılması ile kastedilen, kambiyo senetleri hukukuna ilişkin bir talep dolayısıyla yetkili mahkeme nezdinde, usulüne uygun bir davanın açılmış bulunmasıdır. Örneğin senet borçlusunun açtığı senet iptal davası zamanaşımını kesmez. Keza ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, önceki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vs. davaları da zamanaşımını kesici nitelikte değildir. Zira açılmış bulunan davanın, HUMK'nun 237. maddesindeki kesin hükme konu teşkil edecek biçimde nizalı kazaya konu edilmesi gerekir (12. H.D. 07/04/1983-1439 K.-2701 E.)Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacağı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. TTK'nun 750 maddesinde belirtilen dava açılması ibaresinden, esas olarak, kambiyo senetlerine ilişkin bir alacak dolayısıyla alacaklı tarafından borçlu hakkında açılan alacak davasının anlaşılması gerekir. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının, savunmalarını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde, borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay HGK’nun 20.1.1996 tarih ve 1996/12–654 Esas, 1996/805 sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiştir. Dolayısıyla, az evvel değinilen koşulun varlığı halinde, menfi tespit davası hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar zamanaşımının işlemeyeceği tartışmasızdır. (Yargıtay 12. HD.'nin 2016/8967 E. 2017/1070 K., 2021/7395 E. 2022/198 K., 2021/2759 E. 2021/7795 K. Sayılı ilamlarda bu yöndedir.)Somut olayda, bono borçlusu ... tarafından açılan ve  taraflar arasında İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2021/354 E. Sayılı dava dosyasında menfi tespit davası görüldüğü, açılan bu davanın zamanaşımını keser nitelikte olduğu, yukarıda incelendiği üzere davanın konusunun da bu takibe dayanak yapılan bono olduğu, senedin zamanaşımının öncelikle İstanbul ... İcra Dairesi'ne ait ... Esas sayılı takiple  ardından da işbu menfi tespit davasıyla kesildiği ve davanın hala derdest olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar nazara alındığında itiraz eden vekilinin zamanaşımına ilişkin itirazlanın reddine karar vermek gerekmiştir.(Emsal ilam Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/493 E. 2023/761 K.)İhtiyati hacze itiraz eden borçlunun diğer itirazlarının İİK 257. maddesinde sayılan mahkememizce bu aşamada incelenebilecek itirazlardan olmadığı da anlaşıldığından bu itirazların da reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; açıklanan nedenlerle borçlu  vekilinin borçlunun hacze konu bononun zamanışımının dolduğuna ilişkin itirazın reddine, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun diğer itirazlarının İİK 257. maddesinde sayılan mahkememizce bu aşamada incelenebilecek itirazlardan olmadığı da anlaşıldığından  reddine \" karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kambiyo senedinin ödeme tarihinin 12/06/2020 olduğunu, 24.700 Euro bedelli bononun 26.09.2017 tanzim 12.06.2020 ödeme tarihli olup, 3 yıllık kambiyo zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan vasfını yitirdiğini, İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2021/354 Esas sayılı menfi tespit davası incelendiğinde, müvekkilinin, iş ilişkisi nedeni ile cezai şarta karşılık kendisinden alınan bono bulunduğunu, işbu cezai şarta ilişkin kendisinden beklenen edimleri ifa ettiğini, cezai şarta ilişkin mütekabiliyet koşulunun bulunmadığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeni ile cezai şartın gündeme gelemeyeceğini, verilen edim ile cezai şart arasında hakkaniyete uygun bir orantılılık bulunmadığını iddia ettiğini  ve cezai şart olarak kendisinden bu bedelin tahsil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirttiğini, menfi tespit davasının davalısı konumundaki alacaklı Hattat firmasının ise verdiği yarım sayfadan ibaret cevap dilekçesinde, senedin teminat senedi olmadığı ve müvekkilinin menfi tespit istemekte haksız olduğu şeklinde dava konusu iddialardan olmayan bir savunma verdiğini, cevap dilekçesinde, ne bir alacak iddiası ne bir defi ne de ispat yükü kendisine düşmesine rağmen uyuşmazlığı çözüme yarar bir delil bulunmadığını, 24.700 Euro bedelli bononun 26.09.2017 tanzim 12.06.2020 ödeme tarihli olup, 3 yıllık kambiyo zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan vasfını yitirdiğini, senedin kambiyo vasfını yitirmiş olması ile birlikte, TTK ve TBKda kambiyo senetlerini güçlendiren haller de son bulmakla birlikte borcun eksik borç haline geleceğini, eldeki senetin ancak ve ancak delil başlangıcı gücüne sahip bir belge niteliğine dönüşeceğini, zamanaşımına uğrayan ve delil başlangıcı olma dışında hukuken hiçbir sonuç bağlanmayan hatta asıl alacağın varlığının ispatında bile tek başına delil kabul edilemeyen bir belgede yazılı alacak iddiasına ilişkin olarak, borcu muaccel ve rehinle temin edilmemiş borç kabul edilerek, adi bir belgeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacaklı ve borçlu dengelerinin mahkemece resen gözetilmesi ilkesi gereğince müvekkiline defileri ileri sürme olanağı tanınmamış olmasının da bir hukuka aykırılık olup, anılan nedenlerle ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini beyanla İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarih ve 2023/439 D. İş sayılı Ek Kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazları kabul edilerek müvekkili hakkında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz isteyene tahmiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, bono  dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenir. İhtiyati hacze konu bononun keşidecisinin ..., lehtarın ihtiyati haciz talep eden ... olduğu, tanzim tarihinin 26/09/2017, ödeme tarihinin 12/06/2020 olduğu ve 24.700 Euro bedelli olduğu görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden tarafça ihtiyati haciz talebine konu bononun  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe  konulduğu, takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağı ve faizinin Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi nedeniyle  İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/449 Esas 2023/557 Karar sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. İhtiyati haciz istemine konu senet nedeniyle daha önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ihtiyati haciz istemine ve infazına  engel olmadığı gibi bu husus İİK 265. maddesinde  düzenlenen ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden de değildir.(Y.11 H.D'nin  30/09/2015 /2015 tarih ve  E:2015/10103 -K: 2015/9707,Y.12 H.D'nin  22/06/2015 tarih ve  E:2015/8471 -K: 2015/17229) Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 749. maddesi uyarınca bonoda zamanaşımı süresi 3 yıl olup, TTK'nın 750.maddesinde \"zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacağı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının, itirazını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını kesmesi gerekir. (Yargıtay 12.HD'nin 2022/8912 - 2023/3102 Esas ve Karar sayılı kararı) Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden vekilince İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmış olup, takibin İcra Hukuk Mahkemesince iptaline karar verilmeden önce  karşı tarafça İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2021/354 Esasında kayıtlı  menfi tespit davası açıldığı görülmüştür. Bu dosyaya sunulan cevap dilekçesinde davalı - ihtiyati haciz talep eden,  senedin  gerçek bir kambiyo senedi olduğunu, fazlaya ve zararlarına ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak suretiyle davanın reddini talep ve beyan etmiş olup, bu beyana göre menfi tespit davası ile  zamanaşımı  kesilmiş olmakla mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itiraz eden karşı taraf  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ebb9a1f7ce9881a","SID":"930719a49bf9c645"}}