{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/838 <br>KARAR NO: 2024/368 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/1/2021<br>NUMARASI: 2018/281 (E) - 2021/43 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 5/3/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 60.969,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/6/2017 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; kusura ilişkin itirazlar dikkate alınmadan tazminata hükmedildiğini, davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında asli kusurlu olduğu konusunda tespitin kabul edilmesine olan bulunmadığı gibi her durumda kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkininde giderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanmasına esas bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, davaya konu kazanın, ölen desten ...'in dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yaya geçidi bulunan bir güzergahta, yaya geçidini kullanmamasından kaynaklandığını, sigortalı araç sürücüsünün hız kurallarına ilişkin somut veri de bulunmadığını; müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin eksik olup olmadığının, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, bilirkişi raporunda hesaplamanın güncel veriler dikkate alınarak yapıldığını; hesap raporunda 1/1/2020 tarihi ile 31/12/2020 tarihine kadar geçen döneme ilişkin mükerrer hesap yapıldığını, bilinen dönemin 31/12/2019 tarihine kadar dikkate alınması gerektiğini; haksız fiilden kaynaklanan olay nedeniyle avans faizine hükmedilemeyeceğini; ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıyla (ZMSS) poliçesiyle sigortalı aracın ticari işte kullanılan kamyonet olması nedeniyle, davalı ... şirketi aleyhine hükmolunan tazminata avans faizi uygulanmasında karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş; eldeki davanın HMK'nin 107'nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açılması ve davacı vekilinin, 2/1/2020 günü sunduğu dilekçeyle talep sonucunu 60.969,88 TL'ye yükseltmesi nedeniyle hükmolunan tazminatın tamamına, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilen 28/6/2017 gününden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış; davalı ... şirketi tarafından davacıya ödenen tazminatın miktarı, hesap bilirkişisinin raporu düzenlediği tarih itibarıyla asgari ücretteki artış oranları ile davacının uğradığı zararın tutarı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... şirketinin 12.752 TL tazminatı ödediği 28/6/2017 günü itibarıyla davacının zararının giderilmediğinin kabul edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmış; ölen desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabul edilmesi ve hesap raporunun düzenlendiği 31/12/2019 tarihi itibarıyla 1/1/2020 gününden 31/12/2020 gününe kadar devam edecek dönemde asgari ücretin belli olması nedeniyle, 1/1/2020 - 31/12/2020 tarihleri arasında geçecek dönemin bilinen dönem olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş; nüfus kaydı içeriğine göre 1/1/1951 doğumlu oluş kazanın meydana geldiği 12/5/2017 tarihi itibarıyla 66 yaşını doldurduğu anlaşılan davacının, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tablosuna göre evlenme olasılığının %0 olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Adıyaman 4'üncü Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki otomobille seyri sırasında yola gereken dikkatini göstermeyip kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olmakla kavşak çıkışında yolun karşısına geçmekte olan yayayı gördüğünde korna ile uyarıda bulunup seyrine devam ettiği sırada, geçişe devam etmek isteyen yaya çarpmamak için son anda fren tatbik etmesine karşın tedbirde geciken ve aracın ön kısmıyla yaya çarpan davalı ... şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün asli; yol üzerinde seyir halinde bulunan taşıt trafiğini dikkate alması ve bu araçlardan korunmak için önlem alması gerekmesine karşın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan ölen desteğin tali kusurlu olduğu belirtilmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün %80; ölen desten ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, böylece davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı dava dışı ...'ün  yönetimindeki ... plakalı otomobil ile davacıların desteği ölen ...in kaza sırasındaki konumları ve dava dışı sürücü ...'ün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının,  yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.164,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.041,22‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 3.123,63‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ... AŞ istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 5/3/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bf297ebd3cf9272","SID":"885a5d75c548e5e7"}}