{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2200 <br>KARAR NO: 2024/565 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/03/2023<br>NUMARASI: 2021/486 (E) - 2023/206 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken araçta yolcu olarak bulunan ...ın oluşan kazada ağır derecede yaralanarak uzun süre bitkisel hayatta kaldığını ve vefat ettiğini, kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olup araç içerisinde yolcu olarak bulunan müteveffanın kusurunun bulunmadığını, yerleşik yargısal kararları uyarınca somut olayda hatır taşımacılığının söz konusu olmadığını, davalı şirkete yapılan başvurularının sonuçsuz kaldığını, davacı ... için 800 TL, davacı ... için 100 TL, davacı ... için 100 TL olmak üzere toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sebebiyle müvekkile açılan davalarda genel yetki kuralları geçerli olup müvekkil kurumun adresi itibariyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.  İlk derece mahkemesince; davacı ... yönünden davanın kabulü ile davacı ...'ın, ...'ın vefatı sebebiyle 113.895,63 TL destekten yoksun kalma zararının 17/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davacı ... yönünden davanın kabulü ile davacı ...'ın, ...'ın vefatı sebebiyle 9.563,16 TL destekten yoksun kalma zararının 17/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat miktarının müvekkillerin zararını karşılamadığını, müvekkili ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, artan asgari ücret dikkate alınarak müvekkillerinin yeniden hak ettiği tazminatın hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulması halinde müvekkillerin gerçek zararının hesaplanmasını ve hesaplanan rakam üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasında kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 07/04/2019 tarihinde, davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, sağ şerit üzerinde seyir halinde olan ... plaka sayılı çekiciye takılı ... plaka sayılı yarı römorkun sol arka köşe kısımlarına çarparak meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacıların desteği ...'ın vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kusur ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabına ilişkin 04/08/2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Raporda davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı desteğin eşi ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile yerleşim yeri dışında orta ayırıcı-refüj ile bölünmüş yolda seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını, yol özelliklerini, görüş alanını ve sağ şeritte seyir halinde olan çekici sürücüsünün seyir durumunuda dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermediği, kontrolsüz şekilde çekiciyi geçmeye çalıştığı sırada sevk ve idare hatası sonucu çekiciye takılı yarı römorkun sol arka köşe muhtelif kısımlarına sağ şerit üzerinde çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden kazanın oluşunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü... yönetimindeki ... plaka sayılı çekiciye takılı ... plaka sayılı yarı römork ile sağ şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracına takılı römorkun sol arka köşe kısımlarına çarpan otomobil nedeniyle karıştığı olayda, çarpma noktasının yol üzerindeki yeri ve araçların hasar durumları da dikkate alındığında, olayda kusursuz olduğu, davacıların desteği müteveffa yolcu ...'ın otomobilde yolcu konumunda bulunduğu kazayı önlemek bakımından alabileceği herhangi bir önlemi  bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesabı yönünden ise; davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 113.895,63 TL, davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 9.563,16 TL olduğu, davacı ...'ın ise lisans eğitimini tamamladığı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisans eğitimine devam ettiği ve müteveffa annesinin vefat tarihinde 25 yaşında olduğu dolayısıyla destekten yoksun kalma maddi şartları oluşmadığından, davacı ... yönünden maddi tazminat hesabına yer olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. HMK'nin 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nin 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan 04/08/2022 bilirkişi raporunun davacılar vekiline 13/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından sunulan 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve ıslah dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki istinaf sebeplerini ileri sürmediği, bu durumda davacı ... yönünden maddi tazminat hesabına yer olmadığı ve diğer davacılar yönünden hesaplanan tazminat miktarı bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nin 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına; dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 157,75‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28b3bfae101828f7","SID":"d723540684963049"}}