{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2316 Esas<br>KARAR NO: 2024/374<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2020<br>NUMARASI: 2018/342 Esas, 2020/247 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...'ın Esenler/İstanbul adresindeki işyerinin müvekkili nezdinde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının davalı şirketten satın aldığı statik regülatörde meydana gelen elektriksel ısınma sonucu işyerinde 09/08/2016 tarihinde yangın çıktığını, hasar nedeniyle sigortalıya 01/09/2016 tarihinde 19.425,00 TL sigorta tazminatı ödediklerini ve sigortalıya halef olduklarını, yangının davalı şirketin sattığı makinanın ayıplı olmasından kaynaklanması nedeniyle davalının hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; regülatörün sigortalıya sağlam, çalışır vaziyette ve tüm kontrolleri yapılarak teslim edildiğini, elektriksel sorunun regülatörün üretiminden kaynaklanması halinde, bu durumun ilk teslimde ortaya çıkacağını, ancak yangının regülatörün tesliminden 4 ay sonra ortaya çıktığını, elektrik tesisatındaki uyumsuzluğun makinayı yavaşça körelttiğini ve en sonunda yangının çıktığını savunarak davanın reddine ve kötü niyetli takip nedeniyle % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; regülatörün imalat kusuru nedeni ile yangına sebep olduğu iddiasını destekleyen veya kanıtlayan herhangi bir bilgi bulgu ve somut delilin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı,  yangının  imalat hatasından kaynaklanmadığı, bu nedenle davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; olayın hemen sonrasında alınan yangın raporu ile ekspertiz raporunun dikkate alınmadığını, yangın olayının üzerinden  2,5 - 3 yıl geçtikten sonra keşif yapılarak davalı şirket beyanlarına göre alınan rapora itibar edildiğini, davalı şirketin yangına regülatörün neden olmadığını iddia etmesine rağmen, cihazı geri alıp bedelsiz olarak yenisi ile değiştirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; dava dışı sigortalı ...'ın Esenler/İstanbul adresindeki işyerinin davacı sigortacı nezdinde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı iken, sigortalı işyerinde  09/08/2016 tarihinde yangın çıktığı, davacının hasar nedeniyle 01/09/2016 tarihinde sigortalıya 19.425,00 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen bedel ile işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalının satıcı olduğu regülatörün ayıplı olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı sigorta şirketi, sigortalıya halef olarak zararın tazminini talep etmektedir.  6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut davada dosyaya sunulan itfaiye ve ekspertiz raporunda; statik regülatörde meydana gelen elektriksel ısınma sonucu yangının başladığı ve etrafına sirayet ederek geliştiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinde makina ve elekrik mühendisi ile yangın uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda;  regülatörden kaynaklanan elektriksel bir yangın sonrası cihazın dış sac aksamının deforme olması veya tamamen erimesi, iç aksamında kömürleşerek hurdaya dönmesi gerektiği, oysa sunulan fotoğraflara göre cihazın biraz islenmiş olarak, dış sacların fiziki yapısının değişmemiş ve yepyeni durumda olduğunun görüldüğü, cihazda bağlantı kabloları hariç maliyet teşkil eden iç aksamının sapasağlam olduğu, yangının tesis çalışmaz iken, yani regülatör devresinde hiçbir yük yokken çıktığı, bu özellikteki bir regülatörün atölyedeki kullanılan güçten yanmasının mümkün olmadığı gibi tesis kapalı ve devresinde yük yok iken yanmasının imkansız olduğu, regülatörün harici yanmaya maruz kaldığı, tekstil atölyesinde elektrik panosunun çok eski ve dağınık, bazı gözleri boş, kapakları açık ve sarkık vaziyette, kabloların ve bağlantılarının düzensiz ve standart dışı olduğu, gerek pano önündeki tezgahın üstü gerekse panodan 8-10 metre ilerdeki paketleme alanında kağıt, kumaş, karton kutuların bulunduğu, bu kadar tutuşucu maddenin olduğu bir yerde yangının elektrik tesisatındaki herhangi bir kısa devreden kaynaklı olabileceği gibi içeriden veya dışarıdan (atölye penceresinden) sönmemiş bir sigara izmaritinin veya işyerindeki bir husumetten kasıtlı çıkarılmış dahi olabileceği, regülatörün imalat kusuru nedeni ile yangına sebep olduğu iddiasını destekleyen veya kanıtlayan herhangi bir bilgi bulgu ve somut delilin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporlarında kök raporlarındaki görüşlerini tekrar etmiştir İspat külfeti üzerinde olan davacı sigorta şirketinin, hasarın davalı sattığı üründeki elektrik tesisatında oluşan arızadan kaynaklandığını ispatlaması gerekir. Hernekadar eksper ve itfaiye raporunda, statik regülatörde meydana gelen elektriksel ısınma sonucu yangının başladığı belirtilmişse de, yangın raporunu düzenleyen itfaiye personelinin elekrik alanında uzmanlığı bulunmamaktadır. Eksper raporundaki tespitler üzerinden hasarın nedeninin belirlenmesi de yeterli değildir. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda ise  regülatörün imalat kusuru nedeni ile yangına sebep olduğu iddiasını destekleyen veya kanıtlayan herhangi bir bilgi bulgu ve somut delilin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı,  regülatörün harici yanmaya maruz kaldığı belirtilmiştir. Şu halde alınan rapor ve dosya kapsamına göre, yangının kesin olarak davalının satıcısı olduğu ürünün ayıplı olmasından kaynaklandığı ispatlanmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan redine  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/342 Esas, 2020/247 Karar ve  04/03/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde  BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80a8f0115d79ec6d","SID":"c0c30902300685be"}}