{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1406 - 2024/175<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1406 \t\t      (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/175\t\t            HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2022<br>ESAS NO\t\t: 2020/356 E 2022/469 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat <br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkili şirketin  ... San ve Tic A.Ş., ... Şubesi ... iban no'lu hesaba ait 15.04.2020 keşide tarihli 0119213 nolu 310.000,00 TL bedelli, 15.06.2020 keşide tarihli 0119214 nolu 620.000,00 TL bedelli, 15.08.2020 keşide tarihli 00119215 no'lu 620.000,00 TL bedelli ve 15.10.2020 tarihli 00119217 no'lu 620.000,00 TL bedelli ve 15.12.2020 keşide tarihli 00119218 no'lu 620.000,00 TL bedelli  toplam 5 adet çeki çaldırdığını ve zayi olduğunu, iş bu çeklerin iptali için Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine 2020/215 E. sayılı dosyası ile dava açan müvekkilinin, bu dava devam ederken müdahil olunması ile davaya konu çeklerin davalı  ... A.Ş. elinde olduğunu öğrendiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2020/215 E. sayılı dosyasından verilen ara karar gereğince taraflarına istirdat davası açmak üzere 14.07.2020 tarihine kadar süre verildiğini, bu ara karar gereğine uygun olarak  13.07.2020 günü itibarı ile süresi içerisinde istirdat davalarını ikame ettiklerini belirterek müvekkili ... San ve Tic A.Ş.'nin haklı hamil olduğunun tespiti ile dava konusu 5 adet çekin istirdatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, davaya konu çeklerin yetkilisi tarafından keşide edildiğini, üzerindeki ciro silsilelerinin tam olduğunu, müvekkilinin de yetkili hamil olduğunu, müvekkilinin çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü de olmadığını, iş bu davada çekleri kaybettiğini ya da çaldırdığını iddia eden davacı tarafın iddiasını \"senede karşı senet prensibi\" gereği yazılı  olarak ispat ile mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesinde keşideciden aldığı çeki ciroladığını belirttiğini, hiç kimsenin keşideciden ya da lehtardan aldığı çeki cirolayarak saklamayacağını, bir çekin ancak kullanılacağı zaman cirolanacağını,  aksi bir durumin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olduğunu, davacının iddialarının muhatabı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceği, ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni  ileri  sürebileceği, davacının  davalı  hamile  karşı  bedelsizlik iddiasını ileri sürebilmesi için davaya konu çekleri, davalının kötü niyetle davacı zararın bilerek iktisap ettiğini kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamında davacı tarafın bu yönde delil sunmadığı ve davalının kötü niyetli hamil olduğunu kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ  <br>İstinaf eden- davacı vekili tarafından;<br>Taraflar arasında sözleşme görüşmeleri yapıldığını, ancak müvekkili ile karşı yan arasında herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, ciro zincirinde bulunan cirantalar ve son hamil arasında organik bağın olduğunu, iyiniyetli kabul edilemeyeceğini, ayrıca çekin kambiyo vasfını taşımadığını, 7.000,00 TL’yi aşan ödemelerin ispatını tevsik edici belgenin sunulamadığını, cirantaların beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını bildirerek başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık somut olayda çek istidatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacı yanca ... Şubesi ... İban no'lu hesaba ait 15.04.2020 keşide tarihli 0119213 no'lu 310.000,00 TL bedelli, 15.06.2020 keşide tarihli 0119214 no'lu 620.000,00 TL bedelli, 15.08.2020 keşide tarihli 00119215 no'lu 620.000,00 TL bedelli, 15.10.2020 tarihli 00119217 no'lu 620.000,00 TL bedelli ve 15.12.2020 keşide tarihli 00119218 no'lu 620.000,00 TL bedelli toplam 5 adet çeklerin çalındığı ve herhangi bir ticari ilişki olmaksızın davalının eline geçtiği iddiasıyla çeklerin istirdatı talep edilmiştir. Davalı taraf ise bu çeklerin usulüne uygun ciro silsilesi ile davalının elinde olduğunu, davalının haklı hamil olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>Dava konusu çeklerin fotokopilerinin incelenmesinden hamiline düzenlenen çeklerin arka yüzünde davacının cirosundan sonra dava dışı ...'ın cirosunun olduğu, çeklerden sadece 15/04/2020 keşide tarihli 310.000,00 TL bedelli çekin arka yüzünde ...'dan sonra dava dışı ...'nın cirosunun bulunduğu, son cironun davalıya ait olduğu ve çeklerin davalı yanca bankaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. <br>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/103113 soruşturma, 2020/87771 soruşturma ve 2021/106083 soruşturma sayılı dosyalarında davacı yanca yapılan şikayetler sonucunda KYOK kararı verildiği ve kararların itiraz edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği, bu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerektiği, bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini  talep  eden  davacıya  ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı, somut olayda dava konusu çeklerin düzgün bir ciro silsilesi ile davalı elinde bulunduğu, davacı yanca davalı yanın kötüniyetli ya da ağır kusurlu olduğu hususu ispat edilememiş olduğundan mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili, dava konusu çeklerden biri olan çekin Ankara 3.Genel İcra Dairesi'nin 2021/7309 E. Sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini belirterek teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmesini 14/02/2024 tarihli dilekçesi ile talep etmiş ise de, açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin  karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların  daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği  bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan  istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;<br>2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2020/356 esas, 2022/469 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a-Davanın REDDİNE, <br>b-Davalı taraf yararına İİK'nun 72/3.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından tazminata yer olmadığına,<br>c-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 80,70TL karar ve ilam harcının, peşin alınan  47.646,23TL harçtan mahsubu ile bakiye 47.565,53TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br><br>ç-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT uyarınca davanın red oranına göre hesap ve takdir olunan 114.045,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>e-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yapılan 132,50TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t      <br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br> Katip <br> e-imzalıdır<br> <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15d48ef66600f05f","SID":"c616e6e274bbae13"}}