{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t\t: 2021/1593 <br>KARAR NO\t\t: 2024/535<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/01/2021 (Dava) -  07/10/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2021/12 Esas - 2021/821 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen \tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/12 Esas - 2021/821 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 16.09.2020 tarihinde müvekkilinin ...'de konakladığı sırada aracını kapalı otoparka park etmesi için otel çalışanı vale ...'a teslim ettiğini, vale tarafından geri geri gelinirken kolon direğine çarpılması sonucu müvekkilinin aracının arka kısmında hasar meydana geldiğini, aynı tarihte otel güvenliği tarafından tutanak düzenlendiğini, 1 no'lu davalının adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca 2 no'lu davalının da sorumluluk sigortacısı sıfatıyla zarardan mesul olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalı sigorta şirketinin “Otel ve Tatil Köyü Paket Poliçesi” isimli sorumluluk poliçesi nedeniyle sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartının yerine getirildiğini, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası araçta meydana gelen hasar bedelinin, Almanya'da bulunan ... Motorlu Araç Bilirkişi bürosu tarafından düzenlenen 03.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dâhil 13.705,46 EUR olarak tespit edildiğini, yansıyan KDV miktarının da ödenmek zorunda olduğunu, müvekkilinin Almanya'da ikamet edip aracı Alman trafiğine kayıtlı olduğundan, kaza sebebiyle araçta meydana gelen 1.180,00 EUR tutarındaki değer kaybının da Alman rayici göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, böylece davalılardan talep edilen toplam maddi zarar miktarının 14.885,46 EUR olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu değerlendirmenin yapılabilmesi için ekspertiz ücreti olarak 1.458,12 EUR ödediğini, işbu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın görüşünün de bu yönde olduğunu, araç yurt dışında tamir edileceğinden zararın plakasının kayıtlı olduğu Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, müvekkili adına hasar ihbarının 27.11.2020 tarihinde davalıya yapıldığını, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 10.12.2020 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen 13.705,46 Euro brüt hasar, 1.180,00 değer kaybı olmak üzere toplam 14.885,46 EUR maddi tazminatın 1 nolu davalı bakımından kaza tarihi olan 16.09.2020 tarihinden itibaren, 2 nolu davalı sigorta bakımından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat miktarının temerrüt tarihindeki kur karşılığı ile sınırlı olarak) 10.12.2020 tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.458,12 EUR'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkete ait ...'de 14/09/2020 - 18/09/2020 tarihleri arasında konakladığını, müvekkili şirketin maddi hasarlı kaza meydana gelmesi üzerine otel konaklama misafirinin mağduriyetinin iyiniyetli olarak giderilmesi için derhal tutanak tuttuğunu ve kasko ve sigorta şirketine bildirdiğini, davacıya da eksper raporu ile orijinal parçalarla onarım yapılacağı bildirilmesine rağmen, davacının aracını yurtdışında yaptırmak istediğini beyan ederek aracı kendi rızası ile teslim alıp, otelden ayrıldığını, müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu dava konusu olayın vuku bulduğu andan itibaren yerine getirdiğini, müvekkili şirketin çalışanı ...'ın sigorta giriş kaydında görüleceği üzere güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olup görev tanımı kapsamında vale hizmetinin bulunmadığını, davacının aracını kendi rızası ile çalışana bıraktığını ve çalışanın da ricayı kırmamak amacıyla kendi göreviyle doğrudan bağlantılı olmamasına rağmen aracı park ettiğini, vale hizmetinin müvekkili şirkette bulunmadığını, müvekkilinden kasıt dışındaki hata ve kusurdan dolayı araçta meydana gelen zararların talep edilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kaldı ki; arabanın park edildiği yerin nitelik itibariyle geniş ve manevraya elverişli bir alan olması sebebiyle, vale görevini yerine getirmek amacıyla istihdam edilen bir çalışanın yapmayacağı ölçüde basit bir hata olduğunu da önemle belirtmek istediklerini, davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında \"Otel ve Tatil Köyü Paket Poliçesi\" yapıldığını, bu poliçe kapsamında tutulan tutanaklar ile bildirim yapıldığını ve eksper raporu alındığını, öncelikli olarak zararın arabanın kasko sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini, doğrudan sigorta şirketine dava açılması gerektiğini, müvekkili şirket açısından husumet yokluğu ile davanın usulden reddi gerektiğini, kaldı ki davacı tarafın yurt dışındaki sigorta şirketinden bir ödeme alıp almadığı ile ilgili bilgi sunulmadığını, bu kapsamda yurt dışındaki sigorta şirketinden ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın davasına dayanak yaptığı gerçek hasar ve bedelden uzak, hangi kriter ve tespitlerle belirlendiği açık olmayan rapor üzerinden müvekkili şirketin ödeme yapma yükümlülüğünün kabul edilemeyeceğini, Almanya'da müvekkili şirket ve davalı taraf sigorta şirketinin yokluğunda tespit yaptırıldığını, raporların dava kapsamında bağlayıcılığının ve delil olma özelliğinin olmadığını, belirlenen miktarın aslında haksız kazanç elde edilmeye çalışma çabası olduğunu, haksız kazanç elde etme çabasının bir parçası olan ve dava alacak kalemi olan, davacı tarafça yurtdışında eksper raporu için ödenen ücretin, tazminat talebinin amacına aykırı olduğunu, dilekçe ekinde davacının kaza konusu aracı ...  yaklaşık kilometre ve özelliklerde olan 2. el fiyatlarının  bulunduğunu, fiyatların ise dava bedeli ile neredeyse aynı olduğunu, bu durumun bile aslında davacının davasının haksız olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının aracının tamir edilip/edilmediği, davacının kasko poliçesi kapsamında onarım ödemesinin alınıp/alınmadığı belli olmayıp, davacı tarafça dosyaya sunulmadığını, aldırılacak olan rapor kapsamında; onarılması sonrasında hasar anındaki bedelinden daha kıymet kazanmasına ilişkin inceleme gerektiğini, aksi durumda sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Almanya Konsolosluğuna yazılacak yazı ile bu hususlarda rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, faiz istemine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, zira temerrütten söz edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ... Tic. A.Ş. ile müvekkili sigorta şirketi arasında \"Otel ve Tatil Köyü Paket Poliçesi” tanzim edildiğini, poliçe incelendiğinde; davaya konu sigortalı işyerinde otoparkta vale tarafından sebebiyet verilen hasara ilişkin olarak, otel garaj mali mesuliyet ve valet parking teminatı başlığı altında: bu sigorta ile ilişik matbu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 3-a.maddesinin 8.-a fıkrası hükmü hilafına otel otoparkına ya da park edilmek üzere otel görevlilerine bırakılan araçların otel görevlileri tarafından park edilmesi, yer değiştirmesi sırasında otel görevlilerinin müşteri araçlarına verebilecekleri zararlar dolayısıyla sigortalıya terettüp edecek mali sorumluluk hallerinin 3. şahıs mali sorumluluk sigortası genel şartları ve poliçede yazılı hükümler dahilinde temin edeceğini, işbu ek teminatın olay başı 5.000 TL ve yıllık 15.000 TL ile sınırlı olup, muafiyetin de maddi hasarlarda 300,00 TL olarak belirlendiğini, buna göre müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna isabet eden rakamın 4.700 TL olduğunu, davaya konu olayla ilgili davacı tarafça talep edilen hasar bedelinin tümüyle fahiş, hasarla orantısız, haksız zenginleşme teşkil edecek bir talep olduğunu, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere sadece arka tampon ve kaporta kısmında küçük boyutta bir hasar oluştuğunu, davacıya ait araçta davaya konu kazanın hemen sonrasında ekspertiz raporuyla dâ tespit edilen ve mevcut fotoğraflarla da desteklenen gerçek hasar ve hasar bedeli karşısında, davacı tarafça nasıl ve ne şekilde, hangi mantıkla, hangi objektif tespit ve kriterlerle sırf araç Alman plakalı diye, haksız zenginleşmeyi haklı kılar şekilde 14.885,46 Euro gibi akıl almaz bir hasar ve onarım bedelinin çıkarıldığını anlamanın ve kabul etmenin mümkün olmadığını, Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesinin tek taraflı olup yokluklarında yaptırıldığını, gerçek hasar miktarının belirlenmesini, yine talep edilen ekspertiz ücreti ile ile ilgili olarak talebin makul olup olmadığının belirlenmesi noktasında Almanya Konsolosluğuna yazılacak müzekkere ile ekspertiz ücretleri tarifesinin öğrenilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin temerrüdünden de söz etmenin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \".....Bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, dava dışı vale ...'ın kapalı otoparkta kendi iradesinde olan aracı park etmek isterken gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle meydana gelen kazada üst derecede etken davranış sergilemiş olduğu sonucuna varıldığı bildirilmekle, bilirkişi raporundaki kusura ilişkin bu görüşün dosya kapsamına uygun bulunduğu, yine davacıya ait yabancı plakalı araçta  meydana gelen hasarın davaya konu kaza ile uyumlu olduğu, dosya kapsamı tüm belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacıya ait araçta KDV dahil 13.705,46 Euro hasar meydana geldiği ve 1.150,00 Euro değer kaybı oluştuğu, davacıya ait yabancı plakalı aracın Almanyada yaptırılmış olan hasar ekspertiz ücreti için belirlenen ve dosyada bir sureti olan 03.09.2020 tarihli fatura ile davacı adına fatura edilmiş 1.458,12 Euro'luk ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul ve kadrimaruf olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, yine alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalılardan ... A.Ş tarafından kazanın meydana geldiği otelin 'Otel ve Tatil Köyü Paket Sigorta Poliçesi' ile sigorta kapsamına alındığı, poliçe incelendiğinde otel mali sorumluluk teminatı olarak olay başı ve yıllık 1.000,000TL'ye kadar teminat verildiği ve bu teminatın poliçenin 9. sayfasında; 'Otel işletenin vermiş olduğu her türlü hizmet ve faaliyetleri (restorant, bar, cafeterya, konferans salonu, çocuk kulübü vd.) nedeniyle otel müşterilerinin ve hukuki tarifine uygun 3. şahısların maruz kalacakları bedeni ve maddi zararlar hukuki sorumluluğun mevcut olduğu hallerde teminata dahildir. İşbu ek teminat olay başı 1.000,000 TL, yıllık 1.000,000 TL olup muafiyet maddi hasarlarda 500,00 TL'dir. Poliçede aksi belirtilmedikçe sorumlulukla ilgili teminatlar sadece sigortalı ve çalışanların doğrudan sebep oldukları maddi ve bedeni zararları temin eder.' şeklinde yer aldığı görülmekle birlikte, poliçenin 10. sayfasında ise; 'Otel Garaj MM ve Valet Parking Teminatı' başlıklı düzenlemede ise; 'Bu sigorta ile ilişik matbu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 3-a maddesinin 8-a fıkrası hükmü ilafına otel otoparkına ya da park edilmek üzere otel görevlilerine bırakılan araçların otel görevlileri tarafından park edilmesi, yer değiştirilmesi sırasında otel görevlilerinin müşteri araçlarına verebilecekleri hasarlar dolayısıyla sigortalıya terettüp edecek mali sorumluluk hallerinin 3. Şahıs mali sorumluluk sigortası genel şartları ve poliçede yazılı hükümler dahilinde temin eder. İşbu teminat 5.000,00 TL ile yıllık 15.000,00 TL olup muafiyet maddi zararlarda 300.000 TL'dir.' hükmünün bulunduğu, bu bağlamda sigorta poliçesinde düzenlenen bu özel hüküm gereğince 300,00 TL'lik muafiyet düşüldüğünde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun (5.000,00-300,00=) 4.700,00 TL olduğu, bu kapsamda davacıya ait araçta hasar ve değer kaybına ilişkin olarak oluşan 14.885,46 Euro'luk maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli poliçe limiti teminatı tutarının davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olarak belirlenen 10.12.2020 tarihindeki TCMB Merkez Bankasınca belirlenen kura göre poliçe teminatı olan 4.700,00 TL'nin karşılığı olan (4.700,00:9.5103)= 494,20 Euro  ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, diğer davalı şirketin ise otel işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri gereğince bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan hasar ve değer kaybına ilişkin zararın tamamı olan 14.885,46 Euro'dan davacıya karşı sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu trafik kazası nedeniyle TTK 1427. maddesi gereğince davalı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporunun düzenlendiği 24.10.2020 tarihine 45 gün ilavesiyle davalı sigorta şirketinin 10.12.2020 tarihli temerrüte düştüğünün kabul edildiği, otel işleteni olan diğer davalının ise haksız fiil hükümleri gereğince kaza tarihi olan 16.09.2020 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, davacı tarafça dava konusu hasar nedeniyle Almanya' da yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde dosyada bir sureti olan 03.09.2020 tarihli fatura ile 1.458,12 Euro'luk ekspertiz ücretinin davalılardan yargılama gideri olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmakla ve alınan bilirkişi raporuyla da yargılama gideri olarak davalılardan talep edilen ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına uygun ve kadrimaruf olduğu sonucuna varılmış olmakla, sonuç olarak; DAVANIN  KISMEN KABULÜNE, araçtaki hasar bedeline ilişkin 13.705,46 Euro, değer kaybına ilişkin 1.150,00 Euro olmak üzere toplam 14.855,46 Euro (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 494,20 Euro'dan sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 16.09.2020 tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden 10.12.2020 tarihinden) itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince döviz faizi işletilmek kaydıyla fiili ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 'TL' karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br> Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından, \"...Verilen kararın açık bir şekilde hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin  otel konaklama misafirinin mağduriyetinin iyiniyetli olarak giderilmesi için derhal tutanak tuttuğunu ve kasko ve sigorta şirketine bildirdiğini, davacıya orijinal parçalar ile onarım yapılacağı bildirilmesine rağmen; davacının aracını yurtdışında yaptırmak istediğini beyan ederek otelden ayrıldığını, müvekkili şirket çalışanı ...'ın sigorta giriş kaydında görüleceği üzere güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olup görev tanımı kapsamında vale hizmetinin bulunmadığını, davacının kendi rızası ile aracını bu çalışana bıraktığını ve çalışanın da ricayı kırmamak amacıyla kendi göreviyle doğrudan bağlantılı olmamasına rağmen aracı park ettiğini, araç park hizmetlerinin (vale) yürütülmesine ilişkin  herhangi bir uygulamanın müvekkili şirkette bulunmadığını, bu doğrultuda davacının vale hizmeti verildiğini düşünmesine yol açacak herhangi bir durum bulunmadığını, müvekkili şirketten kasıt dışındaki hata ve kusurdan dolayı araçta meydana gelecek zararların talep edilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kaldı ki; arabanın park edildiği yerin nitelik itibariyle geniş bir alan olması sebebiyle, vale görevini yerine getirmek amacıyla istihdam edilen bir çalışanın yapmayacağı ölçüde basit bir hata olduğunu da önemle belirtmek istediklerini, davacı tarafın gerçeğe aykırı ve araçta oluşan hasarla orantısız, haksız sebepsiz zenginleşme teşkil edecek talebi yönünden müvekkilinin sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, öncelikli olarak zararın arabanın kasko sigortası kapsamında karşılanması gerekmekte olup, doğrudan sigorta şirketine dava açılması gerektiğini, müvekkili şirket açısından husumet yokluğu ile davanın usulden reddi gerektiğini, kaldı ki; davacı tarafın yurt dışındaki sigorta şirketinden bir ödeme alıp almadığı ile ilgili bilgi sunulmadığını ve mahkemece bu taleplerinin de değerlendirilmediğini (Yargıtay 17.HD 2004/8642 E.-Karar 2004/10667 K), davacı tarafın gerçek hasar ve bedelden uzak, kabul edilemez, hangi kriter ve tespitlerle belirlendiği açık olmayan rapor üzerinden müvekkili şirketin ödeme yapma yükümlülüğünün kabul edilemeyeceğini, Almanya'da davacı tarafından  yokluklarında yaptırılmış olan raporların dayanak ve delil olma özelliğinin olmadığını, fahiş ve gerçekten uzak belirlenen miktarın aslında haksız kazanç elde edilmeye çalışma çabası olduğunu, haksız kazanç elde etme çabasının bir parçası olan ve dava alacak kalemi olan,  yurtdışı eksper raporu için ödenen ücretin de tazminat talebinin amacına aykırı olduğunu, davacının keyfi olarak ücret ödeyerek işbu davaya dayanak gösterdiği form ve raporu temin ettiğini, talep edilen eksperin form ve rapor alma ücretinin ülkelerinde uygulanan tarifelerine uygun olup olmadığının Almanya Konsolosluğuna yazılacak müzekkere ile aydınlığa kavuşturulmasını, dava dosyasında davacının kaza konusu aracı ...  yaklaşık kilometre ve özelliklerde olan 2. el fiyatlarının bulunduğunu, fiyatların dava bedeli ile neredeyse aynı olduğunu, bu durumun bile aslında davacının haksız davasının reddi gerektiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının aracının tamir edilip/edilmediği, davacının kasko poliçesi kapsamında onarım ödemesinin alınıp/alınmadığının belli olmadığını aracın hasar anındaki bedelinden daha kıymet kazanmasının, yenilenmesinin olup olmayacağına ilişkin inceleme yapılmadığını, faiz istemine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketçe ödenmeyen, ödenmekten imtina edilen tazminat alacağının bulunmadığını, bu yüzden temerrütten söz etdilemeyeceğini, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarının kabul edilemeyeceğini, hangi kriter ve tespitlerle belirlendiği açık olmayan rapor üzerinden ödeme yapma yükümlülüğü getiren bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini (Yargıtay 17.HD  2020/1372 E.-2020/5818 K), davalı sigortanın doğan zarardan teminat limiti dahilinde sorumlu olup, sorumluluğunun 4.700,00 TL ile sınırlı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bu kadarla kaldığının kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu Otel ve Tatil Köyü Paket Poliçesi'nin 16. sayfasında ek teminat limitinin olay başı ve yıllık 1.000.000,00 TL olduğu belirtilmiş olup, araçta meydana gelen hasarın bu ek teminat kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, rapora itirazlarında da tüm bu taleplerini yenilemelerine ve mahkemece ek rapora gönderilmesine rağmen, bilirkişi tarafından yeniden bu hususta bir inceleme yapılmaması, eksikliğin giderilmemesi nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerektiğini, müvekkili şirketin şubesi olan ...'un yararlandığı diğer sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi taleplerinin haksız yere reddedildiğini, merkez tarafından yapılan diğer bir sigorta poliçesinin bulunmadığını, merkez yurtdışında bulunduğu için belgelere ulaşılmasının zaman aldığını, edindikleri sigorta poliçesi belgesinin dosyaya sunulduğunu, davaya ihbar edilmesi taleplerinin yargılamayı uzatma gerekçesi ile reddedildiğini, poliçe incelenmeksizin karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.    <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, yabancı aracın uğradığı hasar nedeniyle maddi tazminat ve eksper ücreti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... AŞ. vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı Almanya'da ikamet etmekte olup davacıya ait Alman plakalı aracın Türkiye'de davalı şirkete ait otelde konakladığı sırada otel valesi tarafından park edilmesi esnasında tek taraflı kaza sonucunda hasara uğradığı, diğer davalı sigorta şirketinin ise davalı otel işleten şirketin \"Otel ve Tatil Köyü Paket Sigorta Poliçesi' ni düzenleyen sigorta şirketi olduğu, davacı tarafça aracın uğradığı hasarın Almanya'daki bilirkişilik bürosunda tespit ettirilerek buna dair evrakların ve tercümelerinin dosyaya sunulduğu, mahkemece de bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış olup, alınan raporların dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gibi denetime ve hüküm kurmaya da elverişli olduğunun görüldüğü, haksız fiil sorumluluğunun yanısıra adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca da hasardan sorumlu olan davalı şirketin istinaf itirazlarında ileri sürdüğü hususların kendi iç ilişkisinde rücuya dair olup, eldeki dava sonucuna etkili olmadığı, yine sigorta poliçesinde özel olarak otel park ve vale hizmetleri sırasında uğranılan zarara dair hüküm bulunması nedeniyle, poliçedeki diğer hükümlere gidilmesinin mümkün bulunmadığı, ilgili poliçe maddesi uyarınca diğer davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı ... AŞ. vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/12 Esas - 2021/821 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 9.114,52 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 2.289,96-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.824,56-TL'nin davalı  ... Anonim Şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1346d04d3e2c699c","SID":"a3a63d54d5c29041"}}