{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t\t: 2021/1516 <br>KARAR NO\t\t: 2024/534<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2020 (Asıl Dava) - 22/09/2021 (Karar)   <br>NUMARASI\t\t: 2020/91 Esas - 2021/142 Karar <br>DAVA\t\t: Tasarıma Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi <br><br>BİRLEŞEN 2021/11 ESAS SAYILI DOSYADA:<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2021 (Dava) - 22/09/2021 (Karar) <br>DAVA\t\t: Tasarıma Tecavüz Nedeniyle Maddi-Manevi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/91 Esas - 2021/142 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, Selçuk İlçesi, Şirince köyünde yer alan atölyesinde, ahşap üzerine imalat, tasarım vs. gibi işlerle uğraştığını ve kendisinin tasarlayıp ürettiği ürünleri yine yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan bu turistik köyde bulunan dükkanında sattığını, 8 adet tescilli tasarımın sahibi olduğunu, davalının ise ... ilçesi ... mahallesinde yer alan işletmelerinde bu 8 adet tescilli tasarımın aynısını ve benzerlerini davacı müvekkilinin izni olmaksızın imal edip piyasaya sunduğunu ve satışını hem fiziki hem de sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkilinin, 07/10/2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna tasarımın tescili için başvurduğunu ve tescil işleminin 20/02/2020 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin, davalıyı tecavüzleri durdurması noktasında sözlü olarak uyarmış ise de davalının tecavüzünün devam ettiğini, tasarım hakkına saldırının 22 Eylül 2018’den bu yana devam ettiğinin instagram paylaşım tarihi ile görüleceğini, bu durumun, davacının imajının zedelenmesine ve emeklerinin çöpe gitmesine neden olduğunu, müvekkilinin Selçuk Noterliğinin 06.07.2020 tarih ve 4562 Y. Numarası ile vaki tecavüzlerini durdurmasını istediğini, davalının, müvekkilinin tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen “tasarım hakkına tecavüz” fiillerinden  vazgeçmediğini belirterek, davalının tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün kaldırılmasına, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesine, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına davalı aleyhine mahkemece endüstriyel tasarım hakkına vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesi istemli olarak 2020/91 E. sayılı dosyada dava açtıklarını, davalının ... ilçesi ... mahallesinde yer alan işletmelerinde bu 8 adet tescilli tasarımın aynısını ve benzerlerini müvekkilinin izni olmaksızın imal ettiğini, piyasaya sunduğunu ve satışını hem fiziki hem de sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğini, davalının tecavüzünün devam ettiğini, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadıklarını belirterek, işbu davanın usul ekonomisi bakımından mahkemenin 2020/91 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br> Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin iddia ettiği hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, haksız ve kötü niyetli açılan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin %48 engelli vatandaş olduğunu, dışarıda çok uzun vakitler geçirmesi sakıncalı olduğu için boş zamanlarında hobi amaçlı olarak kendi el emeği ile hediyelik eşyalar imal ettiğini, ancak davacı yanın iddia ettiği gibi müvekkilinin ürettiği bu ürünlerin davacının tasarım hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin kendisine ait tasarımlar olduğunu, ayrıca davacı yanın tasarım hakkını almış olduğu ürünlerin kullanım amacı olarak içeceklerin (örn:şarap) dağıtımı için işlev gördüğünü, bu işlevselliğe sahip ürünlerin binlerce farklı tasarım ile çok uzun yıllardan beri anonim olarak üretildiğini, bu ürünlerin yeni bir tasarım olmayıp zaten yıllardan beri herkes tarafından üretilmekte olan ürünler olduğunu, kaldı ki müvekkilinin, davacının kendi adına tasarım tescili almış olduğu ürünleri imal etmediğini ve etmemekte olduğunu, müvekkilinin kendi şahsi tasarım ürünlerini üretmiş olduğunu, bu ürünler için kendi adına tasarım başvurusunda da bulunduğunu, davacının en başından beri müvekkilinin kendisine ait tasarımları ürettiğini bildiği halde almış olduğu tasarım tescilini sanki yeni ürün patenti almışcasına kullanarak müvekkilinin kendi tasarımları ve el emeği ile üretmiş olduğu içecek dağıtım çeşmesini üretmesine engel olmaya çalıştığını, davacının amacının;  bu yörede tekel olmaya çalışmak olduğunu, davacı 06.07.2020 tarihli ihtar ile müvekkiline ihtar çekmişse de, müvekkilinin, davacının bu ihtarından önce veya sonra hiç bir şekilde davacıya ait tasarımları imal etmediğini ve satışını yapmadığını, kaldı ki müvekkilinin hobi amaçlı kendi tasarım ürünlerini üretmekte olup herhangi bir dükkanı da bulunmadığını, dava dilekçesinin tamamı ile soyut iddialardan ibaret olup hiçbir somut dayanağının bulunmadığını, davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; haksız ve kötü niyetli açılan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davaya konu davacıya ait tasarımların veya kopyalarının herhangi bir şekilde üretimini ve satışını yapmadığını, ayrıca davacı yanın tasarım hakkını almış olduğu ürünlerin kullanım amacı içeceklerin (örn:şarap) dağıtımı için işlev görmekte olup bu işlevselliğe sahip ürünlerin binlerce farklı tasarım ile çok uzun yıllardan beri anonim olarak üretildiğini, müvekkilinin kendi şahsi tasarım ürünlerini ürettiğini, bu ürünler için kendi adına tasarım başvurusunda da bulunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumuna 2020/09421 başvuru numarası ile yapmış olduğu başvuru evrakının ekte sunulduğunu, ayrıca müvekkilinin instagramda veya başka herhangi bir sosyal medya platformunda davacıya ait tasarımları paylaştığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın 22 Eylül 2018'den beri müvekkilinin kendilerine ait tasarım hakkına saldırıda bulunduğunu belirttiğini, davacının bu beyanının dahi kendi içindeki tutarsızlığını gösterdiğini, zira davacı zaten ihlal edildiğini iddia ettiği tasarım hakkını 20/02/2020 tarihinde almış olduğu halde müvekkilince paylaşımların 22/09/2018 tarihinden beri yapıldığını iddia ettiğini, müvekkilinin davacının tasarım hakkına yönelik herhangi bir şekilde tecavüzü söz konusu olmadığından işbu maddi manevi tazminat talepli davanın da reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafa ait tasarımların hiç birinin davalı tarafın tasarımlarıyla aynı ya da belirgin benzer olmadıkları anlaşılmakla; DAVACININ ASIL VE BİRLEŞEN DOSYA KAPSAMINDA DAVALARININ REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Asıl/birleşen dava davacı vekili tarafından, \"...Mahkemece, gerekçede belirtilen toplanan tek delilin bilirkişi raporu olduğunu, bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini ve başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasının talep edildiğini, mahkemenin, yeni bir inceleme taleplerini bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli olması gibi soyut bir gerekçe ile reddettiğini, oysa hem davalının dava tarihinde TPE'ye bir tasarım başvurusunun olmadığını hem de taraf tasarımları görünüm benzerliği ve benzerliklerinin belirginliğine sahip olduğunu, yine, mahkemenin dosyayı bilirkişiye sunmadan önce taraflardan tescilli ve tescilsiz ürün örneklerini toplamadığını, kaldı ki, bilirkişi raporunun takdiri bir delil olup tanıklarının dinlenmediğini, müşterilerin yanılıp yanılmadığı hususunun araştırılmadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Asıl dava;, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, birleşen dava; tasarıma tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı asıl/birleşen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı adına mahkemece dava konusu tasarımlarla ilgili uzman bilirkişiden rapor alındığı ve bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre kararın eksik inceleme ile verildiği anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda, davalının davadan sonra başvuru yaptığı tasarımları ile davacının tescilli tasarımları karşılaştırılarak görünüm olarak aynı veya belirgin benzer olmadıkları yönünde görüş bildirilmiş ise de, davacının dilekçelerinde bahsi geçen \"davalının tecavüze konu eylemine dair fotoğraflar\" ın temin edilerek bu hususta da inceleme ve karşılaştırma yapılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, raporda karşılaştırması yapılan davalı tasarımları bakımından, davacı vekilinin, davalının bu tescil başvurusuna karşı TMP Kurumu nezdinde itiraz ettiklerine dair beyanı uyarınca da herhangi bir araştırma yapılmadığı ve itiraz sonucunun tespit edilmediği, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak ve davacı tarafça gerekçeli olarak itiraz edilen bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, yapılması gereken iş; anılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu tasarımlarda uzmanlığı bulunan farklı bir tasarım bilirkişi ve sektörel bir bilirkişiden oluşacak heyetten itirazları karşılayacak şekilde yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl/birleşen dava davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl/birleşen dava davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/91 Esas - 2021/142 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl/birleşen dava davacı vekili tarafından yatırılan toplam 118,60 TL istinaf  karar harcının istek halinde asıl/birleşen dava davacısına iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında asıl/birleşen dosya davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"964e52bd720dddfb","SID":"36fbbe4ba60b20c1"}}