{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2198 Esas<br>KARAR NO: 2024/350<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2018/832 Esas, 2020/375 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. .lanım Taahhütnamesi yapıldığını, bu sözleşmelerde müvekkili şirketin ''servis sağlayıcısı'', davalının ise '' otel'' olarak adlandırıldığını, sözleşmeye göre müvekkil şirketin çevrimiçi  otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, bu sistem üzerinden davalı otel işleteninin, otele ait bilgileri (otel özellikleri, kontenjan, fiyat vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, bu durumda Booklogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin 10. maddesi gereği 3.000,00 Euro cezai şart ödenmesi gerektiğini, yine ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi gereği erken fesih nedeniyle 1.000,00 Euro ödenmesi gerektiğini, 3.000.00 Euro cezai şartın tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasında, 1.000,00 Euro cezai şartın tahsili için ise İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmışlarsa da, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takiplere itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında özetle, müvekkili şirketin statü değişikliğine giderek özel kız öğrenci yurdu olmak için başvurduğunu, gerekli izni ve çalışma ruhsatını da alarak 01/09/2017 tarihinden itibaren otel statüsünü kaybettiğini, 25/08/2017 tarihinde durumun davacı şirkete bildirildiğini ve davacının da müvekkilinin şifresini iptal ettiğini, müvekkili şirketin hizmet bedellerini ödediğini, müvekkilinin otel statüsünden çıkması nedeniyle haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddine ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  program kullanımının iptaline ilişkin mail ile bildirim yapıldığı, program iptal bildiriminden sonra sözleşme kapsamında taraflar arasında her hangi bir işlem tesis edilmediği, iptal bildirimin davalıya ait tesisin otel statüsünden çıkılıp Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ruhsatlı Özel Kız Yurdu'na dönüşüm nedeniyle \"haklı sebep\" olarak kabul edileceği, haklı sebeple sona erme halinde sözleşmedeki ceza-i şart miktarının talep edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının zorunlu durum bulunmamasına rağmen işletmesinin konusunu değiştirmesinin, daha önce imzaladığı sözleşme şartlarından sorumlu tutulmayacağı anlamına gelmeyeceğini, tacir olan davalının sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu, her iki sözleşmede sözleşmenin yeni dönem için devam ettirilmesinin istenmemesi halinde, 90 gün önceden ihtarla bildirim yapması gerektiğinin düzenlendiğini, davalının müvekkiline sözleşmeye uygun bildirim yapmadığını, bu nedenle cezai şart ödenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının hiçbir şekilde alacağı olmamasına rağmen, kötü niyetli takip başlattığını, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri kapsamında cezai şart bedeli ile işlemiş faizinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 3.000,00 Euro alacağın, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında ise1.000,00 Euro alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takiplerin durduğu, itirazların süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmediği,  itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalının tesisinin otel statüsünden çıkarak öğrenci yurduna dönüşmesi nedeniyle, davalının, sistemin iptaline dair bildiriminin haklı neden olduğu ve bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.<br>Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen 16/01/2017 tarihli Booklogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi gereğince davacının davalıdan cezai şart talep etmesinin mümkün olup olmadığı, itirazın iptali talebinin reddi halinde davalı borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 03/03/2020 tarihli raporda; sözleşme konusu programın 16/01/2017 yılından 2017 yılı Ağustos ayına kadar kullanıldığı, son alınan rezervasyonların 2017 yılı Ağustos ayında olduğu, davalının 25/08/2017 tarihte sistemin kapatılmasını mail ile talep ettiği, iptal bildiriminden sonra sözleşme kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan Booklogıc Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım  Sözleşmesi'nin 10. maddesi;  \"Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına otel başı 3000 (üç bin) Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür.\" hükmünü düzenlemektedir. Anılan düzenleme ile davacının cezai şart talep edilebilmesi için sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi ya da davalının sözleşmedeki borçlarına aykırı davranışı nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmesi gerekmektedir.  Ayrıca, ... Programı Ve Diğer Yazılım Ve Sistemler  Kullanım Sözleşmesi'nde sözleşmenin erken feshi durumunda 1.000,00 Euro  ödeneceği kararlaştırılmışdır. 6098 sayılı TBK'nun 26. maddesinde, tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, 27. maddesinde ise, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hükümleri, anılan kanun maddelerine aykırı değildir. Bu anlamda taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu, sözleşme hükümlerinin tarafların özgür iradesi ile belirlendiği, kaldı ki TTK'nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu izahtan varestedir. Türk Ticaret Kanunu tacire bütün ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü getirmiştir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir.  Somut olayda her iki sözleşme 1 yıllık süre için öngörülmüştür. Ancak davalı herhangi bir zorunlu durum bulunmamasına rağmen, kendi isteği ile sözleşme süresi dolmadan, otelin öğrenci yurduna dönüştüğü gerekçesiyle verilen hizmetin iptalini talep etmiştir. Tacir olan davalı sözleşmeyi yaparken, meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gerekir. Taraflar yapılan sözleşmelerin 1 yıl süre ile devam edeceğini kararlaştırılmış olup, bu sözleşme hükümleri ile bağlıdırlar. Davalı şirketin, otelin öğrenci yurduna dönüştüğü gerekçesiyle, sözleşmede kararlaştırılan süre dolmadan hizmetin iptalini istemesi haklı nedenle sözleşmenin feshi olarak nitelendirilemez. Bu nedenle mahkemece her iki sözleşmenin süresinden önce erken feshi nedeniyle davacının cezai şarta hak kazandığı gözetilerek davanın kabulüne, sözleşmede belirlenen cezai şart likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/832 Esas, 2020/375 Karar ve 08/09/2020  tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davacının davasının KABULÜ İLE davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında yapılan itirazların İPTALİ ile takiplerin aynı şartlarda  DEVAMINA, b)Alacak likit olduğundan  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası için alacağın % 20'si tutarında (4.113,58 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Alacak likit olduğundan  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası için alacağın % 20'si tutarında (1.371,20 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.873,32 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 331,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.542,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,e)Davacı tarafından karşılanan 35,90 TL başvurma harcı ile 331,22 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından karşılanan bilirkişi ücreti, posta masrafları olmak üzere toplam 1.627,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,  h)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvurma harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı ile 31,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 234,5‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1186585619e69350","SID":"b409c604ca607932"}}