{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/11/2020<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/03/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dışı borçlu ... lehine dava dışı ... ile davalı borçlular  ... ve ... arasında 11/05/2016 tarih ve 09/06/2016 tarihli kredi sözleşmelerinin imzalandığını, ancak müteselsil kefil olan borçlu/davalılar tarafından söz konusu kredilere ilişkin gününde ödeme yapılmadığını, ihtarnameler keşide edildiğini, akabinde taraflara gönderilerek alacağın muaccel hale geldiğini ve temerrüde düşürüldüğünü, söz konusu evrakların dava dışı ... celbini talep ettiklerini, Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçluların takibe, borca, faiz oranına faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, davanın kabulü ile davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI ... SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, Dava dilekçesi, arabuluculuk tutanağı ve tensip tutanağında müvekkilinin aleyhine takip başlatılan dosya olarak Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyasının gösterildiğini; ancak  yine davacı tarafça sunulan EK-1 ''İcra ve dava dosyaları listesi'' içeriğinde müvekkilleri hakkında devraldıkları dosya bilgisi olarak Antalya 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasının belirtildiğini, mevcut durum değerlendirildiğinde itirazın iptaline konu edilen Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında haksız bir takip söz konusu olduğunu, ... devredilen dosyalar arasında bu dosya bulunmadığını, itirazın iptaline konu edilen Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının temlik edildiği düşünülse dahi tebliğ edilen örnek 7 ödeme emrine yasal süresi içinde taraflarınca takibe, borca, faiz ve ferilerine, faiz oranını da kapsayacak şekilde itiraz edildiğini, açılan bu davanın haksız olduğunu, müvekkilinin ... devredilebilecek herhangi bir bankaya, kişiye ve şirkete söz konusu takipten veya herhangi bir nedenden kaynaklanan borcu olmadığını, itirazın iptali davasının zamanında açılmadığını, neticeten davanın usulden ve esastan reddine davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"..Davalıların dava dışı temlik eden banka ile akdettikleri kefalet sözleşmesinin TBK 582 ve 583.maddeleri uyarınca hukuken geçerli olduğu, <br>Genel kredi sözleşmeleri ile bağlantılı olarak dava dışı şirketin 12.05.2016 tarihinde ... numaralı 263.000,00-TL limitli taksitli ticari kredi, 09.06.2016 tarihinde ... numaralı 80.000,00-TL limitli taksitli ticari kredi kullandığı, 14.12.2016 tarihinde ise ... numaralı 363.200,00-TL limitli yapılandırma kredisi kullandığı, ... ve ... numaralı çek yapraklarının 1.290,00 TL olan yasal yükümlülük bedellerinin nakde dönüştüğü ve 5 adet çek için toplam 6.450,00-TL anapara bakiyesi bulunduğu, 14.12.2016 tarihinde ise ... numaralı 363.200,00-TL limitli yıllık %18,00 akdi faiz oranı ile 16.01.2017-16.12.2020 tarihleri arasında ilk 6 ay 3.000,00-TL ve 7. ay taksitine karşılık 22.996,22-TL anapara ödemesiz, geriye kalan 41 ay boyunca aylık 12.143,26-TL geri ödemeli olarak 48 ay vadeli değişken taksitli yapılandırma kredisi açılarak kullandırıldığı ve bu yapılandırma kredisi karşılığında ... ve ... numaralı taksitli ticari krediler ile ... ve ... numaralı çek bedeli kredilerinin kapatıldığı, yapılandırma kredisinde önceki kredilere ait şartların devam ettirildiği,<br>Dava ve takip konusu olan yapılandırma kredisine en son 16.03.2018 vadeli 15. taksitine 29.06.2018 tarihinde geri ödeme yapıldığı ve bu son ödemeden sonra kalan anapara bakiyesinin 309.336,58-TL olduğu, dosyada mevcut ödeme planı ve hesap özetlerinden anlaşıldığı,<br>Yüksek Mahkemenin emsal kararlarına uygun olarak kredinin son taksit vadesinde kalan anapara tutarına kat tarihine kadar yürütülen akdi faiz ve gider vergisi ilavesiyle kat tarihi itibariyle bu krediden talep edebilecek asıl alacak miktarının 31.07.2018 kat tarihi itibariyle 331.585,62-TL olduğu, temerrütün çekilen kat ihtarnamesinin davalılara 13.08.2018 tarihinde tebliği ile ihtarnamede belirlenen 1 iş günü sonrası hafta tatili gözetilerek 15.08.2018 tarihinde doğduğu,<br>Sözleşmenin 33. maddesinde; temerrüt halinde temerrüt tarihinden borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı yazılı bulunmaktadır. Davacı bankaca ... bildiren 02.01.2017 tarihli “kredi işlemlerine uygulanacak azami faiz oranları” tablosunda en yüksek faiz oranı %30,00 olarak gösterildiği bu durumda sözleşmenin 33. Maddesi dikkate alındığında yüzde yüz fazlası %60 olarak hesaplansa da davacı banka talebinin %50 olduğu,<br>Ancak, Yüksek Mahkeme Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı 02.05.2019 tarihli kararında; “Yargıtay uygulamasında bankaların ... bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faizi oranı da belirlenmemiştir. O halde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlanacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir.” Denilmektedir. Hukuk Genel Kurulunca verilen kararda, ticari işlerde TBK 88. ve 120. maddelerin uygulanmayacağına oy çokluğuyla karar verilirken bankaların genel işlem koşullu temerrüt faiz oranı uygulamalarına yer verilmiş ve ayrıca beş üye hâkimin ortak karşı oy gerekçelerinde temerrüt faiz oranı uygulamalarında genel işlem koşullu temerrüt faizi başlıklı sözleşme maddelerine dayanarak bankaların haksız ve yersiz uygulamalar yaptığı, açıklanmakla,<br>Bu durumda, krediye fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak, sözleşme uyarınca akdi faizin %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletilecektir. Bankanın fiilen uyguladığı %18,00 akdi faiz oranına %100 ilave edilerek bulunacak %36,00 temerrüt faiz oranı üzerinden hesap yapılması gerektiği ve sonuç olarak Yargıtay 19.HD emsal kararlarına ve yukarıda değinilen HGK kararına göre hazırlandığı tespit edilen bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalıların 331.585,62-TL asıl alacak, 94.999,28-TL işlemiş faiz  olmak üzere toplam 426.584,90-TL alacağa yapmış oldukları itirazın haksız olduğu belirlenmiş ve İİK.67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne , alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle hüküm altına alınan alacak ( 426.584,90-TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %36,00 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,  davacının takip talebinde faiz üzerinden %5 oranında tahakkuk ettirilmesi gereken gider vergisi talebinde bulunmadığı ve yine çek depo bedellerine ilişkin talebinin bulunmadığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... lehine dava dışı ... ile müşterek/müteselsil kefil olan davalı borçlular ... ve ... arasında 11/05/2016 tarih ve 09/06/2016 tarihli kredi sözleşmeleri imzalandığını ve Genel Kredi Sözleşmelerine bağlı kefalet sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582. ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiğini ve geçerli olduğunun açıkça tespit edildiğini, taraflarınca sunulan Beşiktaş 3. Noterliği'nin 08/08/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ve tebliğ şerhi ile hesabın usulüne uygun kat edildiğini, bu hususların, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bununla birlikte faize ilişkin yapılan hesaplamanın eksik olduğunu, zira, Genel Kredi Sözleşmesinin 33. maddesinde; temerrüt halinde temerrüt tarihinden borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının akdedildiğini, yerel mahkemenin ise, sözleşmenin 33. maddesinde yer aldığı gibi temerrüt halinde temerrüt tarihinden borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı hususunun yazılı olduğunu ve temlik eden bankaca ... bildiren 02.01.2017 tarihli “kredi işlemlerine uygulanacak azami faiz oranları” tablosunda en yüksek faiz oranının %30,00 olarak gösterildiğini, bu durumda sözleşmenin 33. maddesi dikkate alındığında yüzde yüz fazlası %60 olarak hesaplansa da temlik alan davacının talebinin %50 olduğunu tespit ettiğini; ancak sözleşme serbestisi kapsamında tacir olan taraflarca belirlenmiş faiz oranlarının genel işlem koşulu olduğunu ileri sürerek, temerrüt faiz oranı olarak bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası yerine %18 akdi faizin %100 fazlası olan %36 olduğunun kararlaştırdığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda madde 8'de açıkça hüküm altına alındığı üzere; \"Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir\" hükmü ile Yargıtay'ın içtihat haline gelmiş kararlarında açıkça kabul edildiği üzere 6102 Sayılı Kanun madde 8 ve 9'un özel hüküm niteliğinde olup ticari işlerde uygulanabildiğini, davalıların faiz oranları hakkında aydınlatılmadıklarına ya da faiz oranlarının sözleşmeye aykırı olduğuna dair hiçbir itirazın da olmadığını, davalıların temlik eden banka ile hiçbir zaman sözleşme akdetmedikleri gibi takibe itiraz dilekçelerinde \"İş bu takipten yada herhangi bir nedenden kaynaklanan bir borçlarının olmadığını\" beyan ederek kötüniyetli bir şekilde borcu ve borcun kaynağı sözleşmeleri inkar ettiklerini, bu hususun dahi tek başına değerlendirildiğinde, tacir olan davalıların kötüniyetli bir şekilde hareket ettikleri gibi kanun hükümlerinin boşluğundan faydalanmaya çalıştıklarını, bu nedenle, yerel mahkemenin temerrüt faizine ilişkin somut olaya indirgenmemiş genel işlem koşulu değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, temerrüt faizi hesaplanırken temlik eden ... temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden en yüksek olan cari kredi faiz oranının %100 fazlasının uygulanması gerektiği düşüncesi ile müvekkili firmanın talebi göz önüne alınarak %50 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporundaki temerrüt faizi hesaplamasına itiraz edildiğini ve temlik eden ... A.Ş.'den faiz genelgesinin celbi ile temerrüt faizinin faiz genelgesinde yer aldığı gibi ... tarafından o yıl mevduata uygulanan en yüksek faizin %100 fazlası üzerinden hesaplama yapılarak yeniden rapor alınmasının talep edildiğini; ancak talepleri yerine getirilmeksizin hüküm kurulduğunu, yerel mahkemenin kısmen red kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kısmen ret kararının kaldırılarak, ... den faiz genelgesinin celbi ile müvekkili şirketin talebi göz önüne alınarak %50 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 11.05.2016 tarih 450.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 09.06.2016 tarihli 200.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen 27/12/2018 tarihli Düzenleme Şeklinde Alacak Devir/Temlik Sözleşmesinde;  \"... A.Ş. taraflar arasında 27/12/2018 tarihinde imzalanan Alacak Devir/Temlik Sözleşmesi ekinde (Ek -1) dökümü yapılan portföy listesine konu edilen 21/12/2018 tarihi itibariyle 75.803.957,07-TL nakit + 412.035,20-TL gayrinakit alacaklarını ihtarname tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek tüm faizleri ve sair fer'ileri ve tüm ayni ve şahsi teminatlarıyla ve işbu Düzenleme Şeklinde Alacak Devir/Temlik Sözleşmesi ekinde (Ek -1) yer alan icra ve dava dosyaları ile birlikte ... A.Ş.'ne Türk Borçlar Kanunun 183 ve devamı maddesi çerçevesinde devir ve temlik etmiştir. Bu itibarla işbu devir temlik beyanımın imza tarihininden itibaren; iş bu alacakları talep, tahsil, ahzu kabza münhasıran ve kesin surette Devir ve Temlik alan yetkilidir.\" şeklinde temlike konu alacakların belirlendiği, sözleşmede belirtilen devir ve temlik sözleşmesi ekinde dökümü yapılan portföy listesine konu edilen alacakların devir ve temlik edildiğinin belirlendiği, bu listede 29. sırada dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ilişkin Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının yer aldığı, eldeki davaya konu takibin ise temlik sözleşmesinin düzenleme tarihinden sonra 21/05/2019 tarihinde doğrudan davacı ... A.Ş. tarafından başlatılan icra takibi olduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nin  114. maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gereklidir.<br>Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla  temliğe  konu  alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2022/10730  E. - 2022/14990 K.  sayılı ilamı).    <br>Davalı vekili, davacı tarafça sunulan EK-1 ''İcra ve dava dosyaları listesi'' içeriğinde  temlik alınan dosya bilgisi olarak Antalya 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasının belirtildiğini, itirazın iptaline konu edilen Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının ... A.Ş.'ye devredilen dosyalar arasında bulunmadığını,   bu nedenle haksız bir takip söz konusu olduğunu savunmuş; ancak İlk Derece Mahkemesince bu hususta hiç bir araştırma yapılmamıştır.<br>Şu halde; İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; alacağın temliki ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, dava dışı banka tarafından düzenlenen eldeki davaya ve takibe konu alacağın temlikine ilişkin temlikname bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak, gerekirse davacı vekiline eldeki icra dosyasına konu alacağın temlikine ilişkin temliknamenin sunulması üzere mehil verilmesi, akabinde temlik tarihinin belirlenmesi ve davacı tarafın temlik alındığı iddia edilen alacak için aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar vermekten ibarettir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/11/2020 tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.11/03/2024<br><br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad8f930083a2a557","SID":"2f90623cc2cd9ae3"}}