{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/361 - 2024/399<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/361 <br>KARAR NO\t: 2024/399<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/461 Esas 2021/852 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/04/2024<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 19.06.2016 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla dava dışı ...plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi ATK‘nın 30.01.2019 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranının %16 iyileşme süresinin 120 gün olarak belirlendiğini öncelikle bu raporun esas alınmasını, aksi halde davacının maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek HMK’nun 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 400 TL geçici işgörmezlik tazminatı, 4.500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.07.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini davalı sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 45.171,75 TL’ye, geçici işgöremezlik talebini 1.352,53 TL’ye, bakıcı giderini 1.634,65 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 30.05.2016-30.05.2017 tarihleri arasında 310.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce davacı tarafından davalıya yapılan başvuru üzerine %13 maluliyet oranı üzerinden davacıya 14.11.2016 tarihinde 9.853,00 TL ödeme yapılarak ibraname düzenlendiğini, ibranameden 4 yıl sonra açılan davanın hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının eldeki davadan önce 14.02.2020 tarihlinde Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına yaptığı başvurunun 11.07.2020 tarihli kararla usulden reddine karar verildiğinden eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden yeni genel şartlara göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, Anayasa Mahkemesi iptal kararının poliçe tanzim tarihi itibarıyla eldeki davaya etkisi bulunmadığı, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının teminat dışı olduğunu, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 tablosu ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olması nedeniyle, hatır taşıması ve varlığı halinde müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın 19/06/2016 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın raporunda; davacının kaza nedeniyle maluliyetinin % 16 olduğu, iyileşme sürecinin 120 güne kadar uzayabileceği, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 45 gün olduğu, kusur ve aktüer bilirkişi heyet raporunda, ...plakalı araç sürücüsünün %75; ... plakalı araç sürüsünün %25, davacının kusursuz olduğu, Yargıtay 17. HD'nin son tarihli içtihatları gözetilerek tazminat hesaplanırken TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi uygulanması suretiyle ve davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı dikkate alınarak davacı lehine, 45.171,75 TL sürekli iş göremezlik, 1.634,65 TL bakıcı gideri tazminatı, 1.352,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davacının bulunduğu araçta hatır için taşınmadığı ve müterafik kusurunun ispatlanmadığı, sigortalı aracın ticari araç olduğu, sigorta şirketine başvuruya ilişkin tebliğ tarihine 8 iş günü ilavesiyle 14/11/2016 tarihiyle temerrüt oluştuğundan davacının ıslah talebi de değerlendirilerek davanın kabulü ile; 45.171,75-TLsürekli iş göremezlik, 1.352,53-TL geçici iş göremezlik ve 1.634,65-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 48.158,43-TL maddi tazminatın 14/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesi gereği ibranamenin imzalandığı 14.11.2016 tarihten itibaren 2 yıllık süre geçmiş olduğundan davanın reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 30.05.2016 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğu halde çok hatalı bir şekilde TRH tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kaza tarihi 19.06.2016 olup maluliyet raporunun Yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini dolayısıyla, rapor tanzim edilirken özürlülük ölçütü yönetmeliği dikkate alınarak maluliyet tespiti yapılması gerekirken çalışma ve meslekten kazanma gücü kaybı yönetmeliğinin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı şirketin sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmaması yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile dava dışı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece sigortalı araç sürüsünün %25 kusur oranı, davacının %16 maluliyeti, 120 gün iyileşme süresi 45 gün bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın kabulüne dair verilen karara karşı; davalı vekili ibraname nedeniyle hakdüşürücü süre, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yasal mevzuata aykırılığı, hesaplama yöntemi, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olması, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulanması, hatır taşıması ve müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>\t1-Davalı vekili Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yerine Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği davacının maluliyetinin tespit edildiğini ileri sürmüş ise de; <br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tMahkemece alınan 18.02.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranı %19, iyileşme süresi 120 gün, bakıcı ihtiyacı 45 gün; Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %16, iyileşme süresi 120 gün, bakıcı ihtiyacı 45 gün olarak belirlenmiş olup hükme esas aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamalarına göre davalı vekilinin de ileri sürdüğü şekilde olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\t2-Davalı vekili hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\t6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. <br>\tHatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br>\tZararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca yasal düzenlemeler gereği, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilemeyeceği hususunun da gözönünde bulundurulması gerekir. <br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının yüzündeki kesiler, sağ humerusta parçalı kırık olması nedeniyle maluliyeti ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve davacının sigortalı araçta hatır için taşındığının davalı tarafından ispatlanamaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanan kişinin iyileşme süresince başkasının yardımına ihtiyaç süresi olup 2918 sayılı KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK’nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\t4-Davalı vekili 11.11.2016 tarihli ibraname gereğince 14.11.2016 tarihinde yapılan 9.853,00 TL ödeme nedeniyle davanın hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\t2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği zamanaşımı süresi olmayıp, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK’nın 109.maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir. <br>\tSomut olayda davalı sigorta şirketinin, davacının sürekli işgöremezlik zararının tazmini için davalı şirkete başvurusu üzerine %13 maluliyet oranı, sigortalının %25 kusur oranına göre anlaşma sağlanarak 11.11.2016 tarihli ibraname ile 9.853 TL’nin 14.11.2016 tarihinde ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, eldeki davanın 06.10.2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 2918 Sayılı KTK’nın 111 maddesinde öngörülen iki yıllık hakdüşürücü süre içinde bakiye sürekli işgöremezlik zararı için dava açılmadığından davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin hakdüşürücü süre yönünden reddi gerekirken kabulü isabetli görülmemiştir.<br>\t5-Hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 18.02.2021 tarihli raporunda; davacının kaza nedeniyle Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %16, iyileşme süresi 120 gün, bakıcı ihtiyacı 45 gün olarak belirlenmiş olup hükme esas alınan 08.06.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının bakıcı ihtiyacının 45 gün üzerinden hesaplanması gerekirken 120 gün üzerinden brüt asgari ücrete göre 6.538,59 TL olarak hesaplandığı davacı vekilinin de 01.07.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile bakıcı giderini bilirkişi rapor gereğince davalının %25 kusur oranına göre 100 TL’den 1.534,65 TL arttırarak 1.634,65 TL’ye yükselttiği mahkemece de 1.634,65 TL bakıcı giderinin tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının bakıcı ihtiyacı 19.06.2016 -03.08.2016 tarihleri arasında 45 gün olduğu belirlenmiş olup  bu süre için brüt asgari ücret üzerinden 2.470,50 TL bakıcı giderinden taleple bağlı kalınarak davalı sigortalının %25 kusur oranına göre 617,62 TL bakıcı giderine karar verilmesi gerekirken 120 gün üzerinden hesaplanan bakıcı giderine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin istinaf başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı ... Sigorta AŞ vekilini istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, <br>\tBuna göre; <br>\t1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; <br>\tDavacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin 2918 Sayılı KTK’nın 111. maddesi gereğince hakdüşürücü süre yönünden reddine, <br>\t1.352,53 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 617,62 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.970,15 maddi tazminatın 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t2-Alınması gerekli 134,58 TL karar ilam harcından peşin alınan 221,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 86,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ‘ne göre hesaplanan 1.970,15 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ‘ne göre hesaplanan 1.970,15 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 54,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 167,00-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 275,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine <br>\t6-1.550,00-TL Bilirkişi ücreti, 145,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 1.200-TL ATK ücreti olmak üzere toplam 2.895,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 118,43 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Arabuluculuk ücreti olan suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t9-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\t<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN; <br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 40,00 TL posta gideri ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 202,10 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, <br>\t3-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0f076c967762fb4","SID":"5ef43bf5dfaae210"}}