{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi  2022/5 Esas - 2024/396 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/5 <br>KARAR NO\t: 2024/396<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/408 Esas 2021/477 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/04/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 10.03.2016 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ...’e ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla asli ve tam kusurlu olarak yolun kenarında oynayan dört yaşındaki küçük davacı ...’a çarparak yaralanmasına, kazanın şoku ile çocuğu ...’ı kucaklayan annesi davacı ...’in de altı haftalık bebeğini düşürmesine neden olduğunu, davalı sigorta şirketine 12.05.2016 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK’nın 107.maddesi gereğince davacı ... için 2.500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 500 TL bakıcı gideri, karnındaki bebeğini kaybeden davacı anne ... için 1.000 TL, baba için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 6.000 TL maddi tazminat ile ... için 30.000 TL, kardeş ... için 5.000 TL, anne ... için 35.000 TL, baba ... için 35.000 TL olmak üzere toplam 105.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle ve maddi tazminatlardan sorumlu olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.03.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 23.786,25 TL’ye bakıcı giderini 3.902,97 TL’ye yükseltmiş, 09.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 41.144,56 TL’ye, bakıcı giderini 4.117,50 TL’ye yükselterek ıslah edilen toplam 17.572,87 TL maddi tazminata ıslah tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasını istemiş, son celsede  ... için istenen 30.000,00TL manevi tazminatın tamamen bu kişinin oluşan maluliyet durumu  için istenildiği, ... için istenilen 5.000,00-TL manevi tazminat anne karnındaki çocuğun vefat etmesi sebebiyle istenildiği, ... ve ... için ayrı ayrı 35.000,00'er TL tazminat tutarlarından 25.000,00'er TL'sinin anne karnındaki çocuğun vefatı nedeniyle bakiye kalan 10.000,00'er TL'sinin çocukları ...'un maluliyeti nedeniyle istenildiğini açıklamıştır.<br>\tDavalı ... vekili, kaza yeri ve ikametgah yeri itibarıyla İnebolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının sevk ve idaresindeki araçla dar ve virajlı yolda viraja girdiği sırada yolun içinde akülü araba kullanan davacı ...’ın akülü araba ile davalının üzerine gelmesi üzerine davalının davacı küçüğe çarpmamak için sağdaki bankete ardından da soldaki evin duvarına çarparak durduğunu, davacı küçük ile annesinin kusurlu olduğunu, kaza ile davacının annenin düşük yaprak bebeğini kaybetmesi arasında illiyet bağı bulunmadığını, dünyaya gelmeyen cenin için destekten yoksun kalma tazminatı istenemeyeceğini, 4 yaşındaki davacı küçük için geçici işgörmezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, iki yaşındaki davacı ...’nin kaza ile ilgisi bulunmadığını, davalı kusursuz olduğundan maddi ve manevi tazminat talep edilmeyeceğini, araç özel araç olduğundan yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 27.06.2015-27.06.2016 tarihleri arasında 310.000 limitle davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta ve 50.000 TL limitle Genişletilmiş Kasko Poliçesi (İMMS )ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur ve davacı küçüğün maluliyeti yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacı anne yaralanmadığından ve doğmamış bir çocuğun desteğinden yoksun kalma durumu söz konusu olamayacağından davacı anne-babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddi gerektiğini, eksik belge ile başvuru yapıldığından dava tarihinden faiz istenebileceğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın karıştığı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası sonucu  maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan 25.12.2019 tarihli raporda 10.03.2016 tarihinde çocuk ...'un araç dışı trafik kazası sonrası sol femurunda kırık meydana geldiği ve anne ...’in 10.03.2016 tarihinde vajinal kanama nedeniyle hastaneye başvurduğu, yapılan USG'de kalp atımı olmayan embrio saptandığı, sonrasında sevk edildiği hastanede 18.03.2016 tarihinde kalp atımı olmayan 6 haftalık embriyoya küretaj uygulandığı, adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 5 veya 6 haftalık gebe olduğu, 10.03.2016 tarihinde oğlu ile birlikte yürümesi esnasında oğluna araç çarptığı, bu nedenle femur kırığı oluştuğu, annede baş dönmesi oluşması üzerine İnebolu Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü, vücudunda travmatik değişim tespit edilmediği, kadın doğum uzmanı tarafından yapılan tetkik ve muayenesinde fetüsun rahim içerisinde ölü olduğunun tespit edildiği, ileri tetkik ve tedavi için Kastamonu Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği ancak kişinin 18.03.2016 tarihinde hastaneye gittiği, kadın doğum uzmanı tarafından yapılan muayene ve tetkikinde 6 hafta 4 gün ile uyumlu ölü fetüs görüldüğü, küretaj için hastaneye yatırıldığı, terapötik küretaj işlemi uygulandığı, işlem sonrasında her hangi bir komplikasyon oluşmadığı ve aynı gün taburcu işlemi gerçekleştirildiği dikkate alındığında; küretaj işlemi uygulanan fetüsda toksikolojik, genetik ve patolojik inceleme yapılmamış olduğundan mevcut verilerle düşük sebebi bilinmediğinden sorulan hususlar hakkında değerlendirme yapılamadığı, Kastamonu Devlet Hastanesinden 04.03.2020 tarihinde Op. Dr. ...'dan alınan rapora göre, bahsi geçen küretaj işleminin hastanede 18.03.2016 tarihinde yapıldığı, mevcut veriler göz önünde bulundurulduğunda 6 hafta 4 günlük embriyoda kalp atımının görülmemesinin nedenini tespit etmenin mümkün olmadığını, ...'un malul kalması sebebine bağlı olarak ...'un karnındaki çocuğun vefat etmesi arasında illiyet bağının olmadığını bildirir kesin hekim raporunun sunulduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı ...'un Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre özür oranının %3 olduğu, erişkin olması halinde 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez halde kaldığı 4 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, mahkemece İTÜ‘den alınan heyet raporu ile ceza dosyasında alınan ATK raporuna göre, davalı ...'nin olayda %62,5 oranında, anne ...'un %37,5 oranında kusurlu olduğu, 4 yaşındaki ...'un olayda yaşı nedeniyle kusursuz olduğunu bildirir raporların mahkemeye sunulduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda davacı küçüğün sürekli iş göremezlik tazminatının kusur oranına göre 41.144,56-TL, bakıcı giderinin 4.117,50-TL olduğunun tespit edildiği mahkemece alınan içerikleri belirtilen raporlar incelendiğinde, davacılardan ...'un meydana gelen trafik kazası ile karnındaki çocuğunun vefatı arasında illiyet bağı kurulamadığından buna dayalı olarak davacıların talep ettikleri tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacılardan ... ...'un maluliyeti nedeniyle ve ...'un karnındaki bebeği düşürmesi sebebiyle ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunulduğu, yargılamanın son celsesinde ... için istenen 30.000,00TL manevi tazminatın tamamen bu kişinin oluşan maluliyet durumu için istenildiği, ... için istenilen 5.000,00-TL manevi tazminat anne karnındaki çocuğun vefat etmesi sebebiyle istenildiği, ... ve ... için ayrı ayrı 35.000,00'er TL tazminat tutarlarından 25.000,00'er TL'sinin anne karnındaki çocuğun vefatı nedeniyle bakiye kalan 10.000,00'er TL'sinin çocukları ...'un maluliyeti nedeniyle istenildiğinin  açıklandığı,  davacının kaza tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olduğundan geçici iş göremezlik talebinin (1.000,00-TL) yerinde olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; 41.144,56-TL sürekli işgöremezlik ve 4.117,50-TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 45.262,06-TL maddi tazminatın 27.689,22-TL'sinin davalı ... yönünden 10.03.2016 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 29.04.2016 tarihinden, bakiye kalan tutarının ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacılar ... ve ... için talep edilen destekten yoksunluk talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, anne karnındaki çocuğun vefatı sebebiyle davacılar ..., ... ve ...'un istemiş oldukları manevi tazminat taleplerinin reddine, davacılardan ...'un maluliyeti sebebiyle davacı ... için 5.000,00-TL, davacılardan ... için 3.000,00-TL, davacılardan ... için 2.000,00-TL manevi tazminatın 10.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.03.2016 tarihinde davalıların sorumluluğundaki aracın sebebiyet verdiği kaza sonucu ... için davalılardan maluliyet tazminatı; ... ve ... için anne karnındaki bebeğin kaybı nedeniyle davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar için kazadan kaynaklı manevi yıkımın biraz olsun tazmini için sadece davalı ...'ten manevi tazminat talepli tazminat davası açtıklarını, mahkemece maluliyet tazminatı kabul edilmişse de; anne karnındaki bebeğin vefatı ile kaza arasında illiyet olmadığından bahisle maddi ve manevi tüm taleplerin reddedilmesinin hatalı olduğunu, ... lehine hükmedilen manevi tazminat tutarı olayın oluşu ve bakiye ömrü boyunca yaşayacağı sıkıntı ve yaşanan üzüntülerle eşdeğer olmayıp; hükmedilen manevi tazminata karşı vekalet ücretleri değerlendirildiğinde davacının daha fazla mağdur edildiğini, ... ve ... yönünden manevi tazminat isteminin kaza nedeniyle çocuklarının malul kalması; bebeklerinin kaybı nedeniyle kül halinde tek kalemde talep edilmişse de bu taleplerin ayrıştırılması gerektiği belirtilerek ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmesi ile davalı yan aleyhine hükmedilen manevi tazminat tutarından fazla karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olup; mağdur olan davacıların daha fazla mağdur olduğunu, davacı ...'un karnındaki bebeğinin düşmesi ile kaza arasında illiyet bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için İstanbul ATK 1. İhtisas Kurulundan alınan raporda küretaj işlemi sonrası inceleme yapılmadığından değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiş olup bu nedenle konuya ışık tutması adına küretaj işlemini gerçekleştiren Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazıldığını, ilgili yazıda 6 hafta 4 günlük embriyoda kalp atışı görülmemesi sebebiyle 18.03.2016'da küretaj işlemi uygulandığı; kalp atışının durma sebebinin tespit edilemeyeceği fakat bunla küçüğün malul kalmasının illiyetli olmadığının bildirildiğini, ...’in çocuğuna araba çarptığını gördüğünde bir hışımla çocuğunu kavrayarak kucakladığını ve kazanın vahametiyle karnındaki bebeğin zarar gördüğünü, telaşla ve üzüntüyle kazadan kaynaklı duruma bağlı olarak bebeğini kaybettiğini, kaza ile bebeğin kaybı arasında illiyet olmadığını düşünmenin mümkün olmadığını, karnındaki bebeğini kazanın hemen akabinde kaybetmesinin tesadüf değil kaza ile illiyetli olduğunun en açık ispatı olduğunu bu nedenle bebeğin kaybı nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların çok düşük takdir edildiğini, ek olarak manevi tazminatın olay nedeniyle her bir davacı için kalem kalem 2 parçaya bölünerek değerlendirildiğinden (çocuğun maluliyeti ve bebeğin düşmesi için ayrı değerlendirilerek) ayrı ayrı karşı vekalet ücretlerine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu gibi hükmedilen tazminattan fazla karşı vekalet ücreti oluşmasına sebebiyet verildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davacı küçük için geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, bakıcı gideri, manevi tazminat; anne karnında kaybedilen cenin için destekten yoksun kalma tazminatı, küçüğün yaralanması ve kaybedilen bebek nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacılar vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu aracın dört yaşındaki küçüğe çarparak yaralanmasına, kazanın şoku ile davacı küçüğü kucaklayan davacı annenin de altı haftalık bebeğini düşürmesine neden olduğunu belirterek davacı küçük için geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, bakıcı gideri, davacı anne-baba için anne karnında kaybedilen cenin için destekten yoksun kalma tazminatı, tüm davacılar için manevi tazminat istemi ile açılan davada, mahkemece davacı küçük için maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı anne-babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ...’nin manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından destekten yoksun kalma tazminatın reddedilmesine, manevi tazminat miktarlarının düşük olmasına ve vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri ileri sürülmüştür.<br>\t1-Davacı ..., ... ve ... vekili kazaya bağlı olarak anne karnında vefat eden cenin için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tMedeni Kanunun 8/1. maddesinde her insanın hak ehliyeti olduğu, 28. maddesinde de kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı kuralına yer verilmiştir. Kişiliğin hangi anda kazanılacağı, kişinin hak ve yükümlülüklere sahip olması ve hukuk düzenince korunması yönünden önem taşır. Çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde edeceği belirtilerek, cenine de koşullu olarak hak ehliyeti tanınmasına ilişkin Medeni Kanunun 28/2. maddesindeki yasal düzenlemenin amacı, miras hukuku ve özel hukuk bakımından açılacak davalar yönünden önem taşımaktadır. Miras hukuku yönünden sağ olarak doğmayan cenin mirasçı olamaz. <br>\t6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçiminin bir bölümü veya tümünü sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm meydana gelmeseydi az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılır. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayılan (farazi) destek kavramı söz konusudur.<br>\tDava konusu olayda; trafik kazasına maruz kalmayan davacı ...’in dava konusu kaza tarihi 10.03.2016 tarihinde 5 hafta 3 günlük hamile olduğu, kazadan sonra kanamasının başladığı 18.03.2016 tarihinde 6 hafta 4 günlük embriyonun kalp atımının negatif olması nedeniyle kürtajla hamileliğin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. 5 hafta 3 günlük hamileliğin kürtaj ile sonuçlanması durumunda cenin, sağ olarak doğmadığı için kişilik kazanamamıştır. Sağ olarak doğmayan çocuğun hak ve borçlarından söz edilemeyeceğinden davacılara destek olacağının kabul edilemeyeceği açıktır.<br>\tİstanbul ATK 1. İhtisas Kurulundan alınan 25.12.2019 tarihli rapor ve kürtaj işlemini gerçekleştiren Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinin 04.03.2020 tarihli yazısından dava konusu trafik kazası ile  bebeğin ölümü arasında uygun illiyet bağı olmadığı da belirlendiğinden açıklanan olgular gözetilerek; davacılar ... ve ...’in koşulları oluşmayan destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin reddedilmesinde, yine adı geçen davacılar ile ...’nin anne karnındaki bebeğin kaybedilmesine bağlı manevi tazminat istemlerinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t2-Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarına davacılar vekilince yetersiz olduğu ve davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiştir. <br>\tDavacıların manevi tazminat istemi 6098 TBK'nın 56/1,2. maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözönünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. ”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>\tBuna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.<br>\tHakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tDavalı ...’e ait sevk ve idaresindeki araçla asli (%62,5) kusuru ile meydana gelen kaza nedeni ile 4 yaşındaki davacı ...’ın sol bacağında kırık oluştuğu, ameliyat geçirdiği, hastanede yattığı dikkate alınarak, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranının %3 olduğu, bacaklar arası uzunluk farkı çıkabileceği 18 yaşından sonra istenmesi halinde bu hususun değerlendirilebileceği, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlamasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin dört ay, erişkin olması halinde işgöremezlik süresinin dört ay olduğu, davacılar ... ve ...’in, ...’ın annesi babası olduğu, manevi tazminatın trafik kazasına bağlı olarak istendiği anlaşıldığından yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında ve davacı küçüğün yaralanmasının boyutu, diğer davacıların anne–baba olması davacı küçüğün yaşı ile birlikte değerlendirilmesi halinde, takdir olunan manevi tazminat miktarların bir miktar az olduğu görülmüş, ayrıca davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davacı küçüğün yaralanması nedeniyle reddine karar verilen manevi tazminat miktarı ve ceninin ölümü nedeniyle reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş ise de  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi ve manevi tazminatın kabul ve reddedilen miktarı üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerektiği, herbir talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulmuş olması da doğru görülmediğinden  davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiş,  hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilerek  davacı ... lehine 10.000 TL, çocuğu yaralanan anne-baba için ayrı ayrı 5.000‘er TL manevi tazminat ödenmesine ve vekalet ücretleri yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ... yönünden tüm diğer davacılar yönünden sair istinaf sebeplerinin  reddine, davacılar vekilinin ..., ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, manevi tazminat miktarı artırılıp, davanın kısmen kabulüne dair yeniden karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacılar vekilinin davacı ... yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\tII-Davacılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t- Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>\t1-41.144,56-TL sürekli işgöremezlik ve 4.117,50-TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 45.262,06-TL maddi tazminatın 27.689,22-TL'sinin davalı ... yönünden 10.03.2016 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 29.04.2016 tarihinden, bakiye kalan tutarının ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, <br>\t2-Davacılar ... ve ... için talep edilen destekten yoksunluk talebinin REDDİNE, <br>\t3-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, <br>\ta)Anne karnındaki çocuğun vefatı sebebiyle davacılar ..., ... ve ...'un istemiş oldukları manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>\tb)Davacılardan ...'un maluliyeti sebebiyle davacı ... için 10.000,00-TL, davacılardan ... için 5.000,00-TL, davacılardan ... için 5.000,00-TL manevi tazminatın 10.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, <br>\tFazlaya ilişkin tüm istemlerin REDDİNE,<br>\t4-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.091,85-TL harçtan peşin alınan 379,13-TL harç ve 146,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.566,72-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>\t5-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irad kaydına,<br>\t6-Davacı ... maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 6.684,07-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>\t7-Davalılar maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 3.000 -TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ...'dan alınarak davalılara ayrı ayrı ödenmesine,<br>\t8-Davacı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 10.000 -TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>\t9-Davacı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>\t10-Davacı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>\t11-Reddedilen manevi tazminat nedeniyle; <br>\ta) Davalı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e ödenmesine,<br>\tb) Davalı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e ödenmesine,<br>\tc) Davalı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e ödenmesine,<br>\td) Davalı ... manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e ödenmesine,<br>\t12-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 29,20-TL başvuru harcı, 379,13-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı ve 146,00-TL ıslah harcı toplamı 558,63‬-TL‘nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>\t13-Davacılar tarafından yapılan 522,40-TL posta masrafları, 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 550,00-TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 4.372,4‬0-TL'nin kabul/red oranına göre 2.029 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.291,28-TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, geri kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t14-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tIII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacılar ..., ... ve ... tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde adı geçen davacılara iadesine, <br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar ..., ... ve ... tarafından yapılan 63,50 TL posta gideri ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 225,60 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...’den tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davacı ...’dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-Davacı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Davacılar tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"198dcca61b08e0cb","SID":"7a0255b2bf3530ef"}}