{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1031 Esas<br>KARAR NO: 2024/639<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/09/2021<br>NUMARASI: 2017/302 Esas  2021/252 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi -(faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN <br>2016/112 ESAS 2016/110 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... no ile davalı adına tescilli ''Dental implant dahili yapısında yenilik.\" başlıkta buluşun  \"Buluş, hem yumuşak doku hem de kemikte çalışma olanağı veren ve antimikrobiyal ortam sağlayan dış yüzeye sahip dental implant baş kısmına, yivli bölgeye, dental implant kesici kanallara ve tek tip dayanak internal platform sahip dental implant ile ilgili olup, özelliği; dayanakların  sıkı bir şekilde dental implantın içine oturmasını sağlayan internal bağlantı sistemi içermesidir.\" şeklinde tanımlandığını, açıklamalı buluş özeti ile faydalı model için talepte bulunan davalının bu talebinin talebi yerinde görülerek tescil edildiğini, davalı ... ile müvekkili şirket arasında ise 20/12/2011 tarihinde bir sözleşme imzalandığını bu sözleşmenin 20/12/2015 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, davalı ... Faydalı Modele ilişkin olarak çeşitli hak taleplerini ileri sürmekte ise de  bahse konu faydalı modelin yenilik şartına haiz olmadığını,  ileri sürerek ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işyerinde delil tespiti yapıldıktan sonra  davacı-karşı davalının  haksız ve hukuka aykırı olarak huzurdaki hükümsüzlük davasını açtığını,  müvekkili ile davacı arasında 20/12/2011 tarihinde imzalanan ve  30/10/2015 tarihinde davacı tarafından tek taraflı feshedilen  \"Dental implant dahili yapısında yenilik\" başlıklı faydalı model bilgilerinin kullanımı ve bu bilgiler kapsamında 'dental Implant\" üretimi ile ilgili bir sözleşme sözleşme  süresi içerisinde faydalı modelin “yenilik şahına haiz olmadığı' konusunda bir itirazı olmadığını, davacının fesihten sonra  müvekkiline tescilli hakkına konu ürünü ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini, müvekkilimden izinsiz olarak halen üretmeye ve satmaya devam ettiğini ileri sürerek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile; TPE nezdinde ... no ile tescilli faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden her türlü fiillerin durdurulması ve önlenmesine, taklit implantların üretiminde kullanılan teçhizatların toplatılarak resmi yediemine teslimine,  www....com ve www.....com alan adlı internet sitelerinin yayınının durdurulmasına, faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabetin menine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı İle şimdilik 10.000TL maddi ve 50.000TL manevi tazminatın davalıdan alınıp, müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkiline ait rapid implant, level implant, mini implant, bone implant ile tissue ve short implant modellerinin, ... no ile davalı adına tescilli  \"Dental implant dahili yapısında yenilik\" başlıklı faydalı modele tecavüz tespit etmediğini, davalının fayadalı modelinin hükümsüzlüğü talebiyle dava açtıklarını, faydalı modelin müvekkilinin ürünlerinin özelliklerini içermediğini ileri sürerek, müvekkiline ait ürünlerin davalı adına tescilli  faydalı modele tecavüz tespit etmediğinin tespitine, davanın hükümsüzlük davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; davalı/karşı davacı adına tescilli TR 2012 04827 Y nolu ''Dental Implant Dahili Yapısında Yenilik'' isimli faydalı modelin yenilik unsuru taşımasına rağmen   uzman kişinin buluşu uygulayabilmesi için açık ve tam olarak açıklanmadığı, bunun yanı sıra istemlerin tarifnamede açıklanan buluşu yansıtmadığı ve tarifnamede açıklanan buluşa göre daha geniş bir koruma sağladığı, mevzuat kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile faydalı modelin hükümsüzlüğüne, her ne kadar davacı karşı davalıya ait ürünlerin FM kapsamında kalmadığı tecavüz teşkil etmediği değerlendirilmişse de, hükümsüzlüğün baştan itibaren sonuç doğuracağı gerekçesiyle karşı davanın karşı davanın reddine, FM'e tecavüzün bulunmadığının tespitine yönelik birleşen dava yönünden ise yine hükümsüzlük davasının kabulü sonrasında bu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle birleşen dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığın karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Asıldavada davalı-karşı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde;  -İlk derece mahkemesinde 5,5 yıl gibi çok uzun bir süre süren yargılamanın Anayasanın 36.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu,-Delil tespit dosyasından alınan 25/05/2016 tarihli heyet raporunda; tespit isteyenin TPE'ce tescilli TR ... sayılı FM belgesine istemlerine, karşı tarafın implant ürünlerinde ve kataloglarında dahil tecavüz edildiği yönünden görüş bildirildiğini, tamamen özel bir ofis tarafından düzenlenen  düzenlenen faydalı model değerlendirme raporunun dikkate alındığının, gerekçeli kararda açıkça görüldüğünü, -Yargılmanın 5.celsesinde karşı tarafın delil ibraz süresinden sonra dosyaya sunacağını bildirdiği delillere itiraz etmiş olmalarına rağmen, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, HMK'ya açıkça aykırı olarak yargılama yapılıp, karar verildiğini, -Karşı tarafın, usule aykırı olarak ve dava ile ilgisi olmayan ürün numunelerini dosyaya ibrazından sonra, bu hususa 20/12/2006 tarihli celsede itirazlarına rağmen davacının ilgisiz ürünlerinin, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere, dosyaya alınmasına karar verildiğini, -İlk heyet incelemesinde, lehe ayrık rapor veren bilirkişinin; ortaklık süresince imal edilmiş olan müvekkilin implantı ile, fesih sonrası karşı tarafın dava konusu olan implantın birebir aynı görüldüğü şeklindeki raporunun da mahkeme tarafında dikkate alınmadığını, -Karşı tarafın, yine HMK'ya tamamen aykırı olarak, 14/04/2017 tarihinde sponsorluk bağlantısı içinde  olduğu üniversiten aldıkları raporu,  10/05/2017 tarihinde aldıkları uzman görüşünü dosyaya usule aykırı olarak sunduklarını, bu delilli de kapsayacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmasının, hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, -İhtiyati tedbir taleplerini yinelemelerine rağmen hukuka ve kanuna aykırı olarak, tedbire karar verilmediğini, -Dosyaya sundukları 07/03/2018 tarihli teknik uzman görüşünün kararda hiç dikkate alınmadığını,-Mahkemece, 13.03.2018 tarihli celsede, yeniden bilirkişi heyeti incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmasına ve 5’li bilirkişi heyeti oluşturulmuş olmasına rağmen, yıllarca heyet raporunun dosyaya sunulmadığını, -Dosyadaki lehlerine olan raporların hükme esas alınmadığını, lehe heyet raporundan sonra, maddi tazminat talebini somutlaştırmalarına ve dosyanın, hesap bilirkişisine tevdii talep edilmiş olmasına rağmen, dosya mali bilirkişiye hiçbir zaman tevdi edilmediğini, karşı tarafın, aleyhlerine rapor geldikten sonraki aşamada, mahkemece seçilmiş olan  bilirkişiler hakkında, mesnetsiz, delilsiz ve soyut itirazları,  dikkate alındığı halde, de adil yargılanma hakkı, makul yargılama süresi vb tüm itirazlarının dikkate alınmayarak, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, bu husustaki yazılı ve sözlü itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, dosyanın Ankara’ya bilirkişi incelemesine gönderilmesine  karar verildiğini, -Ankara’dan bilirkişi heyet raporu geldikten sonra dosyanın mali bilirkişiye tevdiini talep etmiş olmalarına rağmen, dosyanın mali bilirkişiye tevdi edilmediğini,  -08/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda dahi, müvekkilinin faydalı modelinin, yenilik kriterini sağladığı görüşü bildirilmiş olmasına rağmen,  mahkemece faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair verilen kararın  hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, -Dosyada, karşı tarafın, müvekkilinin faydalı modeline tecavüz teşkil ettiğinin çok sayıda raporla sabit olmasına rağmen,  mahkemenin,  sadece son rapora göre ki bu raporda dahi, hükümsüzlük değerlendirmesi farklı iken, bu şekilde bir karar vermesinin  kanuna ve hukuka ve aykırı olduğunu, -Mahkemece sözlü yargılamadan önceki celsede müvekkilinin beyanı alınarak, faydalı modeldeki yenilik unsuru kendisine açıklattırıldığı halde, müvekkilinin bu beyanının kararda hiç değerlendirmediğini, dikkate alınmadığını, -Karşı tarafın, yıllar önce, müvekkilinden teslim alıp ürettiği faydalı modele, yıllar sonra, yenilik kriterini taşımadığından bahisle açılan davanın; gerek TMK iyi niyet ve dürüstlük kuralları yönünden kötü niyetli olduğu, gerekse SMK sessiz kalma yoluyla hak kaybı hükümleri yönünden, iş bu davanın  süresinde açılmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava faydalı modelin hükümsüzlüğü; karşı dava faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, alan adı terkini, maddi ve manevi tazminat; birleşen dava davacının davalının faydalı model hakkına tecavüz etmediğinin tespiti talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Birleşen davada verilen karar ise istinaf edilmemiştir.  Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alındığı, benimsenen son rapora göre  davaya konu faydalı model belgesi konusu buluşun yenilik özelliğini taşıdığı, ancak ilgili teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı,  istemlerin tarifnamede açıklanan buluşu yansıtmadığı ve tarifnamede açıklanan buluşa göre daha geniş bir koruma sağladığı, davacı ürünlerinin davacının faydalı modelinin kapsamında kalmadığının tespit edildiği, mülga 551 sayılı KHK’nın 165 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, koruma süresi boyunca faydalı modelin hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, taraflarca uzman görüşleri ibraz edilmişse de, ilk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği, bu nedenle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, karşı davanın reddedilmesi nedeniyle, karşı davasının konusu olan tazminat hesabına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla,  asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE2-Asıl davada, davalı-karşı davada davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9 TL harcın davalı-karşı davacı ...'dan  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Karşı davada,  davacı -asıl davada davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9 TL harcın davacı-asıl davada davalı ...'dan  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Birleşen dava için, sehven yatırıldığı anlaşılan 80,70-TL peşin harç ve 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalı ...'na iadesine, 5-Asıl ve Karşı davada, davalı-karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Birleşen dava için ayrı bir masraf yatırılmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cc42581e4f9ef3c","SID":"dce45cdd69cefe52"}}