{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/989 Esas<br>KARAR NO: 2024/612<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2016/118 Esas -  2021/190 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin seramik ürünleri üretimi ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, müvekkili firmanın üretmiş olduğu ürünlerin firmanın tasarım departmanı tarafından geliştirildiğini ve geliştirdikleri ürünlerin tasarımlarını da tescil ettirerek koruma altına aldıklarını, müvekkillerinin üretmiş oldukları saksı tasarımlarının tümünü tescil ettirdiğini, davacıların ..., ..., ..., ... tescil numaralı örgülü seramik saksı ve meyvelik tasarım tescillerinin mevcut olduğunu, davalıların davacılara ait tasarımları taklit ettiklerinin İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2016/48 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı ...'ın Facebook sayfasında bu ürünleri yayınladığını, davalıların tasarım haklarına tecavüz ettiklerinin tespitine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, taklit ürünlerin davalıya ait https://www.facebook.com/... sayfasında yayınlanmasının durdurulmasına ve ilgili sayfaya erişimin engellenmesine, tecavüz konusu ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara, kalıplara el konulmasına, tasarım hakkına tecavüz fiilerinin giderilmesine, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 554 sayılı KHK'nin 52. maddesi uyarınca davacının yoksun kaldığı kazanca karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 554 sayılı KHK'nin 54 ve 49/c maddeleri uyarınca 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, masrafı davalılardan alınmak suretiyle kararın gerekçe özeti ile hüküm fıkrasının Türkiye'de yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili tarafından dava konusu edilen tasarım ürünlerinin imalatına, kullanımına, satışına, pazarlanmasına dair herhangi bir faaliyetinin söz konusu olmadığını, davalı müvekkili adına kayıtlı herhangi bir işletmesi  ve vergi levhasının bulunmadığı ve seramik imalatı ile ilgili bir faaliyetinin söz konusu olmadığını, davalı müvekkilinin Facebook sayfasındaki birkaç paylaşımının nedeninin de, kardeşinin de seramik işi ile iştigal etmekte olması sebebiyle tüketici olarak bu ürünlere olan beğenisini göstermesi olduğunu, davacılar tarafından davalı müvekkilinin kardeşine aynı tasarımlardan kaynalı İstanbul Anadolu 1. Fıkri Sınai ve Haklar Mahkemesinin 2016/126 Esas sayılı benzer bir dava açtıklarını, bu davanın da derdest olduğunu ve  söz konusu tasarımların davacının kullanım ve tescilinden önce kullanılıp hükümsüz olduğunu, söz konusu tasarımların çok önceleri kamuya sunulmuş olmaları nedeniyle, esasında davacının tasarımlarının hükümsüz olduğunu, usulsüz tescil edildiğini ve bu sebepten de hukuken korunmasının mümkün bulunmadığını, davalı müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan iş bu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2016/118 Esas - 2021/190 Karar sayılı kararıyla; \"...davacılar kendilerine ait tescilli tasarımdan kaynaklanan haklarına dayanarak davalılar aleyhine bu davayı açmışsa da, davacılara ait davaya dayanak olan ..., ..., ... ve ... numaralı tasarımlarının İstanbul BAM 16. HD'nin  25/02/2021 tarihli ve 2018/1374 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı, kararın kesinleştiği anlaşılmakla, 554 sayılı KHK'nin 45/1. maddesi uyarınca hükümsüzlüğün etkisinin geçmişe etkili olacağı, bu nedenle, tasarım başvurusu veya tesciline hukuki bakımdan bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan korumanın hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağı düzenlenmiş olup, davacıların bu tasarımlardan kaynaklanan korunması gereken bir hakları bulunmadığından davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; \"Davalılar müvekkilimizin birçok tasarımını aynen kullandığını ve daha önce kendisine gönderilen ihtarnamede de kullanmayacağını taahhüt ettiğini, Müvekkilimizin tescilli tasarımlarının hükümsüzlüğüne gerekçe gösterilen İtalyan firmasına ait tasarımlardan sadece bir kısmı benzer olmasına rağmen, Mahkeme toptancı bir yaklaşımla bilirkişi raporunu doğrudan kabul ederek bütün tasarımların hükümsüzlüğüne karar verdiğini, O davada bilirkişilerin benzer olarak sundukları bu resimlerden hiçbirisi müvekkillerimizin tescilli ürünleriyle aynı veya  benzer olmadığını, kesinleşen davada maddi hata yapılmış olup, tasarımların benzerliği söz konusu olmamasına rağmen İstinaf mahkemesinin de onayladığını, Davamızda aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine göre de karar verilmesinin talep edildiğini, çünkü davalı müvekkilimizin tasarımlarını (hükümsüzlük kararı verilmiş olsa da) aynen taklit ettiği için TTK hükümlerine göre  haksız rekabetin söz konusu olduğunu, Mahkeme  haksız rekabet konusunda karar verilmediğini, Bir tasarım veya faydalı model hükümsüz sayılsa bile , tasarımı Türkiye'de ilk defa piyasaya arz edenlerin haklarının haksız rekabet hükümlerine göre korunması gerektiği konusunda birçok Yargıtay kararı bulunduğunu, Davalının sosyal medya hesaplarında yapılan incelemelerde davalının davacının tasarımlarını aynen kullandığının tespit edildiğini, davacının tasarımları hükümsüz kılınmış olsa dahi, davalı aynen kullanımda bulunduğu için haksız rekabette bulunduğunu, Davada tek dava açılmasına rağmen 3 farklı dava açılmış gibi 3 farklı vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu, müvekkilin devlet kurumu tarafından verilen tescil belgesine dayanarak hakkını aramakta iken yüksek oranda vekalet ücretleriyle mağdur duruma düştüğünü.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, tasarım haklarına tecavüzün tespiti, durdurulmasına ve önlenmesine ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın REDDİNE\" karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davacıların tescil sahibi oldukları dava kanusu tasarımların hükümsüzlüğü için açılan İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/126 Esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklendiği, anılan davada davacıların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ..., ..., ... ve ... sayılı çoklu tasarım belgelerinin yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği ve kararın 31/03/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Hükümsüzlük kararı geriye etkili sonuç doğurduğundan, davalının üretip satışını yaptığı ürünler nedeniyle davacıların dayanabilecekleri bir hakları bulunmadığından mahkemece davanın  reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmesi nedeniyle bu kapsamda davacıların haksız rekabet istemlerinin de reddedildiği, mahkemece bu değerlendirmenin de yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"375202fae1612562","SID":"5a407c5cc385dedc"}}