{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/983 Esas<br>KARAR NO: 2024/620<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/03/2022<br>NUMARASI: 2021/91 Esas -  2022/28 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye’nin ilk GSM operatörü olduğunu,  dijital reklam servisi için ... tescil numaralı “...” markasını 09, 35, 38, 41 ve 42. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının “...” markasını ....com.tr alan adında kullandığını, davalının 14/11/2012 tarihinde ... tescil numaralı başvurusu ile “...” markasını tescil ettirmek istediğini, ancak ücreti yatırılmadığından tescilin yapılamadığını, davalının bu kullanımının SMK’nun 7 ve 29. maddelerine aykırılık ve davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu alan adının “...” markası için tescil  başvurusunda bulunan davalıya ait olduğunu düşündüklerini, yargılama sonuçlanıncaya dek ....com.tr alan adına erişimin tedbiren engellenmesine, müvekkilinin marka hakkına gerçekleştirilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, ....com.tr alan adının davalıya tahsisinin iptali ile alan adının bedelsiz olarak marka hakkı sahibi müvekkili şirkete devredilmesine/tahsisine, kararın yerine getirilmesi için yetkili kurum olan BTK’ya müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; www.....com.tr alan adının sahibi davalının 2018 yılından beri  İngiltere’de yaşadığını, gelecek projeleri için alan adı alımı yaptığını, davalının www.....com.tr isim alan adını 2012 yılında oluşturup, 14/11/2012 tarihinde, ...numaralı başvurusuyla “...” markası için 35.sınıfta kendi adına marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 26/01/2016 tarihinde tescil kararı verildiğini, ancak tescil harcının  ödenmemesi sebebi ile müddete girerek tescilin işlemden kaldırıldığını, söz konusu alan adının halen hukuken davalıya ait olduğunu, marka tescilinin Türkiye’de ciddi bir konu olduğunu ve sıkı şekil şartlarına bağlı olduğunu, ancak alan adı tescilinin ise tabiri caizse “ilk gelen alır” serbestliği kapsamında olduğunu,  davaya konu alan adının da ilk olarak davalı tarafından alınmış olup, alan adı üzerinde meşru hakkı bulunduğunu, ayrıca alan adında kullanılan “...\" kelimesinin markanın tanımında belirtilen ayırt edici bir özelliği bulunmadığını,  davaya konu alan adının jenerik ad olup, marka tesciline dayanarak davalının sahipliğini ve kullanımını engelleyemeyeceğini, davalının alan adı üzerinde gerçek hak sahibi olup, marka tescilinden doğan hakların kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, alan adının davalı tarafından 2012 yılında alındığı ve marka tescilinde bulunduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ayrıca davalının söz konusu domain adını aynı zamanda mail hesabı olarak kullandığını, bu sebeple davaya konu www.....com.tr isimli sitenin davacıya transferi halinde davalının e-posta adresine de erişiminin engelleneceğini ve bu durumun davalının haberleşme hürriyetini engelleyeceği gibi davalı nezdinde ileride telafisi güç imkansız zararlar doğuracağını belirtmiş, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih ve 2021/91 Esas - 2022/28 Karar sayılı kararıyla; \"... alınan bilirkişi raporları, davacının marka tescil kaydı, davalının marka tescil başvuru kaydı ve tüm dosya kapsamı ile; davalının www...com.tr alan adının içeriğinin boş olduğu, arşiv kayıtlarında da bir içeriğe ulaşılamadığı, bu nedenle davacı adına tescilli \"...\" markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde marka kullanımının bulunmadığı, davalının alan adında yer alan \"...\" ibaresinin de davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, zira davaya konu taraflar arasında çekişmeli “....com.tr” alan adının tahsisi için 14/11/2012 tarihinde davalı tarafından başvuruda bulunulduğu, başvuru sırasında o tarihte geçerli olan .tr Alan Adları Kuralları gereği başvuru sahibinden istenen belge olarak .. başvuru numaralı marka tescil başvuru belgesinin verilmiş olduğu, ancak daha sonra marka tescil işleminin tamamlanmaması nedeniyle markanın tescil edilmediği, başvurunun Alan Adı Yönetimi tarafından 6 ay süreyle ilan edildiği, ilan süresi içinde (davacı dahil) herhangi bir itirazın yapılmadığı, bu nedenle alan adının davalı adına tahsis edildiği, tr Alan Adları Kuralları çerçevesinde yürütülen sistemde, \"önce gelen alır (first come, first served)\" şeklinde özetlenen ilke gereği, ilk başvuranın alan adını aldığı, ilan veya öğrenme üzerine alan adının ayırt edici kısmı üzerinde daha önce bir hakkı bulunan kimsenin, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu veya işareti kullanmakta bir hukuki yararı bulunmadığını kanıtlaması koşuluyla alan adının iptali veya adına devrini talep edebileceği, dolayısıyla somut olayda davalının çekişmeli alan adını almakta kötü niyetli olduğu ya da işareti içeren alan adını almakta hukuki ve meşru bir gerekçesi veya bağlantısı olmadığı yönünde bir kanıt sunulmadıkça, davalının alan adının davacıya devri veya terkini için yasal bir gerekçe bulunduğundan söz edilemeyeceği, davacının \"...\" markasının başvuru tarihinin 29/06/2020 olduğu, davacının davalının internet alan adı başvurusunun yapılmış olduğu tarihte veya bu tarihten önce \"...\" markasını kullandığına, markasının fiili kullanımla ayırt edici nitelik kazanmış olduğuna veya \"...\" markasıyla ilgili başkaca herhangi bir hakkının bulunduğuna dair bir iddiada bulunmadığı gibi, bu durumu kanıtlayan bir belge de sunamadığı, bu nedenle davalının alan adını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gibi davalının alan adının kendi adına tahsisini talep edemeyeceği, davalının alan adının dayanağı olan marka tescilinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle alan adının iptal edilip edilmeyeceği hususunun tescili yapan idari makam tarafından değerlendirilmesi gereken idari bir işlem olduğu anlaşılmakla, davanın reddine.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Dosyada mübrez bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, söz konusu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,Mahkeme, davalı tarafça müvekkilin tescilli ... markasının alan adı olarak kullanmasını marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini ifade etmişse de; dosyada mübrez 06.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... markasına ilişkin hakların müvekkile ait olduğu, davalı kullanımının tescilli markaya dayanmadığı ve bu tür bir kullanımın müvekkil marka haklarına iltibas ve karışıklığa sebebiyet vereceğinin ifade edildiğini, Mahkeme, başkaca bir bilirkişi raporu alınmasına karar vermiş söz konusu 01.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda da, davalı yanın alan adını uhdesinde bulundurmasının hukuki bir dayanağı kalmadığı tekraren ifade edilmiş ancak marka hakkı ihlalinden söz edilemeyeceği ifade edildiğini, Mahkemece ikinci rapora karşı sunduğumuz haklı itirazlarımızı değerlendirmediği gibi çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor da aldırılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu,Dava konusu fiilin SMK 7 ve 29.maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini; müvekkile ait tescilli \"...\" markasının yetkisiz kullanımlara ve marka hakkı tecavüzüne karşı SMK mevzuatı çerçevesinde koruma altında olduğunu, Bu kapsamda müvekkil'in izni ve bilgisi olmaksızın \"...\" markasının, dava konusu ....com.tr alan adında aynen kullanıldığının sabit olduğunu, SMK'nin 7/3-d. maddesi kapsamında açıklanan eylemlerin gerçekleştiğini ve Kanunun 29. maddesi anlamında Müvekkilin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, Müvekkil şirket adına tescilli “...” ibaresinin ,  marka ile iltibas ve  müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet yaratacak şekilde kullanılması söz konusu iken, “ilk gelen alır” ilkesine dayanılarak haksız kullanımın hukukiymiş gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Davalının alan adını almakta hukuki ve meşru bir gerekçesi veya bağlantısı olmadığı dosya kapsamında tespit ve ispat olunmuşken, mahkemenin gerekçesi son derece tezatlık teşkil ettiğini, zira alan adını aldığı dönemde düzenlemelerin etrafından dolaşmak suretiyle göstermelik bir marka başvurusu yapan davalının ... alan adını uhdesinde bulundurmasının müvekkilin haklarını açıkça ihlal ettiğini,Marka tescilinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle alan adının iptal edilip edilmeyeceği hususunun idari bir işlem olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuken isabetsiz olduğunu,Dosyada mübrez iki bilirkişi raporunda da iddialarımız doğrulanmış, davalının ... marka başvurusuna istinaden ....com.tr alan adını kendi adına tescil ettirdiği, marka tescil ücretini yatırmadığı, marka başvurusunu takipsiz bırakarak sonuçlandırmadığı ve aşamasının müddet olduğu, bu haliyle ....com.tr alan adının davalı uhdesinde bulundurulmasının hukuki bir dayanağı kalmadığının açıkça ifade edildiğini, Alan adının olağan tescili, iptali ve devri işlemlerinin Mahkeme kararları marifetiyle de yapılabileceğini. mahkeme kararına istinaden alan adı kuruluşunun ....com.tr alan adının davalı adına tescilinin iptaline ve müvekkil adına devredilmesine karar verebilecek durumda olduğunu, dolayısıyla “....com.tr” alan adının iptali/tarafımıza tahsisinin idari bir işlem olduğu gerekçe gösterilerek davamızın reddine karar verilmesinin hukuki olmadığını,Mahkemenin gayri hukuki bir durumun giderilmesine karar vermeyi reddetmesi ve kendini bu kararı almaya görevli görmemesi halinde, görevsizlik kararı vererek dosyayı idare mahkemelerine göndermesi gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile alan adının davacıya tahsisi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, \"...davalının alan adını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gibi davalının alan adının kendi adına tahsisini talep edemeyeceği, davalının alan adının dayanağı olan marka tescilinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle alan adının iptal edilip edilmeyeceği hususunun tescili yapan idari makam tarafından değerlendirilmesi gereken idari bir işlem olduğu anlaşılmakla, davanın reddine.\"  karar verilmiştir.  Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalının “...” markasını ....com.tr alan adında kullandığını, davalının bu kullanımının SMK 7. ve 29. maddelerine aykırılık ve davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ....com.tr alan adının davalıya tahsisinin iptali ile alan adının bedelsiz olarak kendilerine devredilmesi isteminde bulunmuş; davalı ise, söz konusu alan adının hukuken davalıya ait olduğunu, davaya konu alan adının da ilk olarak davalı tarafından alınmış olup, alan adı üzerinde meşru hakkı bulunduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.\"...\" markasının 29/06/2020 başvuru, 15/03/2021 tescil tarihli, ... tescil numarası ile 09, 35, 38, 41 ve 42. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davalının ise ... numaralı \"+...\" markasının 35.sınıfta tescili için başvuru yaptığı, markanın tesciline karar verildiği ancak noksan evrakların süresinde tamamlanmaması nedeniyle hükümden düştüğü anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla; davalının www.....com.tr alan adının içeriğinin boş olduğu, arşiv kayıtlarında da bir içeriğe ulaşılamadığı, bu nedenle davacı adına tescilli \"...\" markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde marka kullanımının bulunmadığı, davalının alan adında yer alan \"...\" ibaresinin de davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, “....com.tr” alan adının tahsisi için 14/11/2012 tarihinde davalı tarafından başvuruda bulunulduğu, başvuru sırasında o tarihte geçerli olan \"Alan Adları Kuralları\" çerçevesinde yürütülen sistemde \"önce gelen alır\" şeklinde özetlenen ilke gereği ilk başvuranın alan adını aldığı,  davacının \"...\" markasının başvuru tarihinin 29/06/2020 olduğu, davacının, davalının internet alan adı başvurusunun yapılmış olduğu tarihte veya bu tarihten önce \"...\" markasını kullandığına, markasının fiili kullanımla ayırt edici nitelik kazanmış olduğuna veya \"...\" markasıyla ilgili başkaca herhangi bir hakkının bulunduğunu gösterir bir delil de sunmadığı dikkate alındığında davacının alan adının kendi adına tahsisini talep edemeyeceği anlaşıldığından; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/04/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c152e99f649ce7c5","SID":"62c937d7894335f1"}}