{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/428 <br>KARAR NO: 2024/418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/120 (derdest)<br>ARA KARAR TARİHİ: 23/02/2024<br>DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ilaç alım satımından kaynaklı ticari ilişki olup, davalının 2.203.312,70 TL olan müvekkili alacaklarını ödemediğini, davalı hakkında konkordato kararı verilmesi halinde alacaklarına kavuşabileceklerini ancak alacaklılar tarafından cebri icra tehdidi yöneltilmesi halinde borçlunun borçlarının tamamını ödeme imkanının bulunmadığını ve bu durumda müvekkilinin alacağını sırasıyla rehinli alacaklar, eşya ve taşınmazın aynından doğan kamu alacakları, işçi alacakları için ödeme yapıldıktan sonra alabileceğini, ve bu alacaklara işleyecek faizlerle birlikte alacağını alamama ihtimali bulunduğunu, mali durumunun bozulması nedeniyle alacaklılarına ödeme yapmakta zorlanan davalı şirketin ödemelerini tatil etme durumuna geldiğini, davalı şirket hakkında konkordato kararı verilmesi halinde tüm borçlarını ödeyebileceğini belirterek, davalı borçlu hakkında konkordato işlemlerine başlanarak, konkordato kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 27/02/2023 tarihli tensip ara kararıyla; \"... Anonim Şirketi'nin geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hak ediş bedellerinin SGK tarafından kendi alacaklarına takas-mahsup edilmesinin tedbiren önlenmesine ve SGK ile arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin ve SGK'nın ... Anonim Şirketi'nin faaliyetinin durdurulmasına yönelik işlemlerinin tedbiren önlenmesine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2022/358-443 E.K. sayılı, 2022/43-38 E.K. sayılı, 2022/1657-1317 E.K. sayılı ilamları bu yöndedir)\" karar verilmiştir.Davalı borçlu şirket vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesinde özetle; borçlu şirketin geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hakediş bedellerinin SGK tarafından kendi alacaklarına takas mahsup edilmemesi ve müvekkili ile SGK arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin ve SGK'nın şirketin faaliyetinin durdurulmasına yönelik işlemlerinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek SGK'nın yeni hazırladığı  özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesini ...Anonim Şirketi ile imzalamaktan kaçınmasının ve ... sistemini kapatmasının tedbiren önlenmesine, ... Anonim Şirketi SGK Ekranlarının (... Sisteminin) derhal açılmasına yönelik ek tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 03/03/2023 tarihli ara kararıyla; \"1-Davalı vekilinin talebinin kabulü ile SGK'nun yeni hazırladığı özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesini ... Anonim Şirketi ile imzalamaktan kaçınmasının ve ... Sistemi'ni kapatmasının tedbiren önlenmesine, ... Anonim Şirketi'nin SGK ekranlarının (... Sistemi'nin) açılmasına\" karar verilmiştir. Tedbir kararlarına karşı alacaklı SGK vekili tarafından itiraz edilmiştir. Bu kez 24/07/2023 tarihli duruşmada \"B)1-Komiser heyetinin 19/04/2023 tarihli yazılı görüşü, davanın niteliği, yasal düzenlemeler ve İstanbul BAM 45. ve 17. Hukuk Dairesi'nin benzer uyuşmazlıklara ilişkin kararlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde alacaklı SGK vekilinin talebinin kabulü ile mahkememizin 27/02/2023 tarihli tensip 2-i'de yer alan tedbir kararının ve 03/03/2023 tarihli tedbir kararının oy çokluğu ile kaldırılmasına\" oy çokluğu ile karar verilmiş, Gerekçeli ara kararda; \"...İİK md. 296'da konkordato sebep gösterilerek sözleşmenin feshinin önlenmesi yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan düzenlemede taraflar arasında mevcut bir sözleşmenin konkordato gerekçe gösterilerek feshedilmesinin önlenmesi amaçlanmıştır. Her ne kadar yukarıda yazılı olduğu üzere tensip 2-i bendinde davalı borçlu şirketin SGK ile arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin tedbiren durdurulmasına yönelik karar verilmiş ise de alacaklı ilişkili kişi SGK vekilinin dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçelerinden davalı borçlu şirket ile SGK arasında 2023 yılı için sözleşme imzalanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumun aksi davalı şirket tarafından ispatlanamamıştır. Bu halde sözleşmenin feshinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilemeyecektir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme imzalanmaması-... sisteminin kapatılması konkordatodan kaynaklanmamaktadır. Bu durumda SGK'nun borçlu şirket ile sözleşme imzalamaktan kaçınmasının ve ... sisteminin kapatılmasının tedbiren önlenmesine karar verilemeyecektir. İİK'nun \"Konkordatonun Hükümleri\" başlıklı md. 308/c maddesinin 3. fıkrasında 6183 Sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları hakkında bu maddenin 2. fıkrası hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir. SGK Başkanlığı'nın prim ve para cezası alacakları kamu alacağı niteliğinde olduğundan konkordato adı geçen kuruluş için bağlayıcı değildir. SGK Başkanlığı'nın söz konusu alacaklarının borçlu şirket tarafından vadesinde ve tam olarak ödenmesi gerekmektedir. Yasal mevzuata uygun denetime elverişli olan konkordato komiser heyetinin 19/04/2023 tarihli yazılı görüşünde ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere konkordatoya tabi olmayan alacakların mühletten önce doğup doğmadığına bakılmaksızın SGK tarafından hak edişler sebebi ile SGK'nun şirkete olan borcu ile takasa konu edilmesi mümkündür. SGK'nun alacakları takas yasağına tabi değildir. Daha güncel tarihli olan Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2023 tarihli 2023/65-125 esas sayılı benzer uyuşmazlığa ilişkin emsal ilamı da aynı yöndedir. Tüm bu sebeplerden dolayı 27/02/2023 tarihli tensip 2-i'de yer alan tedbir kararının ve 03/03/2023 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir.Ara karara karşı davalı borçlu vekili tarafından kararın kaldırılması ve tüm tedbir kararlarının devamına karar verilmesi istemiyle istinaf yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 2023/1620 E. 2023/1380 K. sayılı 04/10/2023 tarihli kararı ile; \"....Davalı ve SGK arasındaki ihtilafın konkordato öncesine dayandığı, sırf konkordato talep edilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedilmediği, aralarındaki ihtilaflar, borçlu şirkete uygulanan cezalar nedeniyle derdest davaların mevcut olduğu, konkodaro sürecinde oluşan bir fesih söz konusu olmadığından İİK'nın 296.maddesinin devreye girmeyeceği ve bu durumda salt konkordato projesinin başarıya ulaşmasının temini maksadıyla sözleşmenin devamına karar verilemeyeceği ayrıca SGK'nın alacakları kamu alacağı olup konkordatoya tabi olmadan tam olarak ödenmesi gerektiği için takas yasağına da tabi olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine\" dair karar verilmiştir.Davalı borçlu şirket vekili 19/02/2024 tarihli dilekçesinde özetle; İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/8 Değişik İş ve Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/37 Değişik İş dosyalarında alınan kararlar ile sözleşmelerin tek taraflı haksız fesih işlemlerine yönelik ihtiyati tedbir kararları alındığı, akabinde fesih işlemleri tedbiren durdurulduğundan müvekkiline ait ... ekranlarının açıldığını ve sözleşme ilişkisinin devam ettiğini beyan ederek, tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 23/02/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile; \"...her ne kadar hakkında konkordato talep edilen şirket tarafından geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hak ediş bedellerinin SGK tarafından kendi alacaklarına takas-mahsup edilmesinin tedbiren önlenmesine, davalı ile SGK arasındaki sözleşmelerin SGK tarafından feshinin ve SGK'nın davacının faaliyetinin durdurulmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi  talep edilmişse de; SGK vekilinin dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçelerinden davalı borçlu şirket ile SGK arasında 2023 yılı için sözleşme imzalanmadığı, davalı ve SGK arasındaki ihtilafın konkordato öncesine dayandığı, sırf konkordato talep edilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedilmediği, aralarındaki ihtilaflar ve borçlu şirkete uygulanan cezalar nedeniyle derdest davaların mevcut olduğu, konkodaro sürecinde oluşan bir fesih söz konusu olmadığından İİK'nın 296.maddesinin devreye girmeyeceği ve salt konkordato projesinin başarıya ulaşmasının temini maksadıyla sözleşmenin devamına karar verilemeyeceği, ayrıca SGK'nın alacakları kamu alacağı olup konkordatoya tabi olmadan tam olarak ödenmesi gerektiği için takas yasağına da tabi olmadığı, İİK'nun \"Konkordatonun Hükümleri\" başlıklı md. 308/c maddesinin 3. fıkrasında 6183 Sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları hakkında bu maddenin 2. fıkrası hükmünün uygulanmayacağı, SGK Başkanlığı'nın prim ve para cezası alacakları kamu alacağı niteliğinde olduğundan konkordato adı geçen kuruluş için de  bağlayıcı olmadığı, SGK Başkanlığı'nın söz konusu alacaklarının borçlu şirket tarafından vadesinde ve tam olarak ödenmesinin gerektiği...\" gerekçesiyle,\"1-Komiser heyetinin 23/02/2024 tarihli yazılı görüşü, davanın niteliği, yasal düzenlemeler ve İstanbul BAM 45. ve 17. Hukuk Dairesi'nin benzer uyuşmazlıklara ilişkin kararlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde hakkında konkordato talep edilen şirketin tedbir taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Şirketlerin yaşamasının sağlanması, konkordato projesinin başarıya ulaşması, alacaklıların alacaklarına kavuşması ve konkordatodan beklenen faydanın sağlanmadı için tedbirin devamına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu (hakkında konkordato talep edilen) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete gönderilen ceza yazıları, icra takiplerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiğini, taraflar arasında 2023 sözleşmesinin var olduğuna yönelik mahkemece tespit yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu beyanlarının çelişkili ve yanıltıcı olduğunu, sağlık kuruluşu olan müvekkilinin SGK ile çalışmasının zorunlu olduğunu, aksi halde ihtiyaç sahibi vatandaşlara hizmet sunamayacağını, faaliyetin devamı ve malvarlığının korunması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, komiser heyetinin 19/07/2023 tarihli ara raporunda da SGK ile sözleşmenin devam etmesinin projenin yerine getirilmesinde büyük ve olumlu bir etki yapacağının belirtildiğini, sözleşmenin varlığı ve devam ettiği hususundaki bilgi ve belgeler çerçevesinde, kararın kaldırılmasını ve tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir.Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkelerin gözetilmesi gerekir. Mahkeme, konkordato talebi üzerine İİK'nın 286. maddesinde belirtilen belgelerin mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vererek borçlunun malvarlığının korunması ve işletmesinin bütünlüğünün korunması, konkordatonun amacına ulaşması için gerekli olan tüm tedbirleri alır.Bu bağlamda İİK'nın 294.maddesinde mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacağı belirtilmiştir. İİK'nın 308/c/3 bendi uyarınca konkordato kamu alacakları yönünden bağlayıcı değil ise de İİK'nın 294/1 bendinde mühlet içinde kamu alacakları için de takip yapılamayacağı açık olarak düzenlenmiştir. İİK'nın 296. maddesinde, kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları başlığı altında ilk fıkrada, sözleşmenin karşı tarafın konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümlerin borçlunun konkordato yoluna başvurmasında uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Maddenin ilk fıkrası ile borçlunun ticari faaliyeti bakımından hayati önemi bulunan sözleşmelerin, sadece borçlunun konkordatoya başvurmuş olması nedeniyle sona erdirilmesinin önüne geçilmektedir... Borçlu lehine getirilen ve konkordatoyu teşvik edici bu hükmün uygulanması için sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmayacaktır... İİK m.296,f.1 kapsamında gündeme gelebilecek en önemli mesele ise konkordato talep tarihinden önce doğan elektrik, su, doğalgaz borçları sebebiyle bu hizmetlerin kesilmesinin ihtiyati tedbire konu olup olamayacağıdır. Kanaatimizce bu yönde bir talebin kabulü İİK m.276,f.1 kapsamında mümkün olmamalıdır. İİK m.276,f.1 ile amaçlanan borçlunun tarafı olduğu sözleşmelerin, borçlunun yalnızca konkordatoya başvurması sebebiyle sona erdirilemeyecek olmasıdır. Yani borçlu sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmesine rağmen akdin diğer tarafı borçlunun edimlerini ileride yerine getiremeyeceği endişesine kapılarak sözleşmeyi feshetmek istediğinde İİK m.276,f.1 bu iradeye engel olabilecektir. Oysa mühlet öncesinde doğan borçlara rağmen tedbir yoluyla abonelik sözleşmesinden kaynaklanan hizmetlerin devamının istenmesinde ise borçlunun sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesine rağmen tedbir yoluyla sözleşmenin devamının sağlanması söz konusudur. Konkordato projesinin başarıya ulaşması için bu şekilde bir tedbir kararının zorunlu olması da ulaşılan sonucu değiştirmenin gerekçesi olamaz. Daha açık ifade etmek gerekirse, sözleşmesel edimini yerine getirmeyen borçlunun konkordatoyu bahane ederek sözleşmenin devamını sağlayabilmesi mümkün değildir. Aksine bir kabul, akdin diğer tarafının haklarının nispetsiz olarak elinden alınması anlamına gelecektir ki bu durum cebri icra hukukunun orantısız bir şekilde maddi hukuka müdahalesi sonucunu doğurur  (Öztek S./Budak A.C./Yücel M.T./Kale S./Yeşilova B., Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 444, 445).Nitekim bu hususlar Dairemizin 04/10/2023 tarihli kararında da açıklanmıştır. Davalı borçlu şirket tarafından talep dilekçesi ekinde sunulan kararlar incelendiğinde;1-Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/37 D.İş E-K sayılı 27/11/2023 tarihli kararıyla; Özel Ataköy Hastanesi aleyhine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı - Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 30/12/2021 tarihli, E-73428766-118.01.99-37770227 sayılı yazısı ile tesis edilen cezai işleminin, hakedişlerinden mahsup edilmesi işleminin, uyarı işlemi ve sözleşmenin feshedilmesi işleminin, teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmiştir. 2-İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/8 D.İş E-K sayılı 13/02/2014 tarihli kararıyla; SGK'ya bağlı Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 08/02/2021 tarihli ... sayılı, 09/04/2021 tarihli ... sayılı, 16/03/2023 tarihli ... sayılı, 21/02/2023 tarihli ... sayılı, 12/11/2020 tarihli ... sayılı, 28/12/2018 tarihli ... sayılı, 09/07/2021 tarihli ... sayılı yazılarıyla tesis edilen cezai işlemlerin, ödeme bedellerinin, hakedişlerinden mahsup edilmesi işleminin, uyarı işlemi ve sözleşmenin feshedilmesi işleminin, ... sistemi ve BKDS (biyometrik kimlik doğrulama sistemi)'nin pasif hale getirilmesi işleminin teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına (önlenmesine), sağlık hizmeti verebilmesi adına tedbiren ... ekranlarının açılmasına karar verilmiştir. Komiser Heyeti (Mali Müşavir Bekir SEVİMLİ, YMM/Bağımsız Denetçi Ali İNCE ve Hukukçu/Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müjgan TUNÇ YÜCEL) dosyada tedbir talepleri ve SGK'nın itirazları hakkında 19/04/2023 tarihinde; \"SGK'nın hizmet alım sözleşmesini imzalamaması ve/veya ... sistemini kapatması, Şirket'in konkordato takep etmesinden veya konkordato sürecinde olmasından kaynaklanmamaktadır. Şirket ve SGK arasındaki ihtilas SGK'nın, Şirket'in usulsüz işlem yaptığı iddiasına dayalı olarak ceza yaptırımı uygulaması ve yeni sözleşme imzalamaması ve/veya ... sistemini kapatmasıdır. Buna göre, Şirket tarafından talep edilen tedbirin, İİK m. 296 ve diğer konkordato hükümleri bağlamında bir değerlendirme yapıldığında, konkordato kurumunun konkordato talep edeni koruma amacı kapsamında olmadığı düşünülmektedir. Zira SGK'nın hizmet alım sözleşmesini imzalamaması ve/veya ... sistemini kapatmasının, taraf dilekçe ve beyanlarından da anlaşıldığı üzere, Şirker'in konkordato talep etmesinden veya konkordato sürecinde olmasından kaynaklanmadığı açıktır. Taraflar arasındaki ihtilafın ilgili mahkemelerde dava konusu olduğu, bu davalarda tedbir kararı verilip verilmeyeceğinin ilgili mahkemelerce değerlendirileceği, ancak söz konusu ihtilaf konkordato mühleti ve konkordato hükümleri kapsamında olmadığından konkordato mahkemesince bu konuda herhangi bir tedbir kararı verilemeyeceği düşünülmektedir. Taraflar arasında sözleşme imzalanmaması ve/veya ... sisteminin kapatılması ve bunun Şirket'in ticari faaliyetlerini engellemesi, taraflar arasındaki konkordato dışı ihtilaflardan kaynaklanmaktadır. Şu halde, SGK ile sözleşme imzalanmaması ve/veya ... sisteminin kapatılmasının konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyeceği ileri sürülerek konkordato mahkemesinin ihtiyati tedbir yoluyla sözleşme imzalanmasına karar vermesi mümkün olmamalıdır. Zira konkordato mahkemesinin, hakkında başka makamların yargılamasını gerektiren ihtilaflar hakkında karar veremeyeceği düşünülmektedir. Aksi halde konkordatonun başarıya ulaşması ile dolaylı olarak irtibatlandırılan her hususun konkordato mahkemesince karara konu edilmesi mümkün olurdu. Oysa kanun koyucunun böyle bir sonucu amaçladığından bahsedilemez. Kanun koyucu, salt konkordato mühleti alınması sebebiyle sözleşmelerin feshedilmesinin önüne geçmek amacıyla ve sınırlı olarak, taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisine müdahale etmektedir.Şirket vekilince ileri sürülen SGK'nın sağlık hizmeti alanında tekel olduğu iddiasının da bu bağlamda değerlendirmesi gerekir. SGK'nın sağlık kuruluşları ile sözleşme yapmasının “tekel” olması hasebiyle zorunlu olduğu iddiası yerinde değildir. Zira SGK'nın sözleşmeyi imzalamamasının ve/veya ... sistemini kapatmasının nedeninin, Şirket'in sözleşme şartlarına uymaması olduğu anlaşılmaktadır. O halde SGK'nın sağlık kuruluşları ile sözleşme yapmasında “tekel” olup olmadığının talep edilen ihtiyati tedbir bağlamında bir önemi bulunmamaktadır. İİK m. 294, takas bakımından iflasta takasa ilişkin m. 200 ve 201 hükümlerine yollama yapmıştır. İflasta takas müflisin borçlusunun, ifls açıklıktan sonra masa alacaklısı olması halinde mümkündür. Çünkü müflisin borçlusunun bu durumda masaya ödeyeceği para ile masadan alacağı para aynıdır. Buradaki görüşü konkordatoya uygulamak mümkündür. Konkordatoda henüz bir masadan bahsetmek mümkün değildir. Ancak konkordato mühleti içinde komiserin izniyle yapılmış işleme dayanılarak mühlet içinde konkordato borçlusunun alacaklısına da iflastaki bu kabulü uygulamak mümkün olmaldır. Zira konkordaroya tabi olmayan alacaklar zaten tam olarak ödenecek ve hatta mühlet içinde dahi talep edilebilecektir. Bu halde konkordaro talep eden borçlunun borçlusunun konkordato mühletinin ilanından sonra, komiserin izni dahilindeki bir işlemle alacaklı olması halinde takas yapabilmesi mümkündür. Kural olarak m.294'teki sınırlamalar konkordatoya tabi alacaklı için geçerlidir. Mühlet talebinden önce doğmuş bir alacağın alacaklısının mühlet kararının ilanından sonra, komiserin izni dahilindeki yahut haricindeki bir işlemle konkordato talep eden borçluyu karşı bir borç altına girmesi halinde takas yapabilmesi mümkün değildir. Ancak konkordatoya tabi (mühlet talebinden önce doğmuş yahut mühlet kararından sonra komiserin izni dışında doğmuş) bir alacağın alacaklısı mühletin ilanından önceki herhangi bir dönemde aynı zamanda konkordato talep cden borçluya karşı bir borç altına girmişse takas yapabilecektir.Ancak ifade edilmelidir ki bu alacakların konkordatoya tabi olmayan imtiyazlı alacaklardan olup olmaması da takastaki durumunu değiştirir. Kanun'un 308 maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan alacaklar konkordatoya tabi olmadıklarından onların alacağı tam olarak ödenecektir. Bu sebeple konkordatoya tabi olmayan bu alacakların takasa konu olması borçlunun malvarlığında alacaklılar arasında eşitliğe zarar verecek bir eksilme yaratmaz. Ezcümle takas yasağı bu alacaklar için geçerli değildir.Konkordato hükümleri uyannca konkordato talebinden önce doğmuş kamu alacakları konkordatoya tabi olmadıklarından onların alacağı tam olarak ödenecektir. Ancak konkordato talebinden önce doğmuş kamu alacakları bakımından takip yasağı söz konusudur. Yine konkordato talebinden önce doğmuş kamu alacakları m. 308c/II uyarınca tasdik kararından sonra alacaklarını proje dahil olmaksızın tamamen alınabilecek, ancak mühlet içinde takibe konu yapılamayacaktır. Buna göre konkordato talebinden sonra doğan kamu alacakları için takip yasağı söz konusu değildir. Yukarıda izah edilen hususlar bağlamında huzurdaki dosya bakımından bir değerlendirme yapılmalıdır. SGK'nın Şirket'ten alacağı \"kamu alacağı\"dır. Bu bakımından, konkordatoya tabi olmayan bu alacakların, mühletten önce doğup doğmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından, hakedişler sebebiyle SGK'nın Şirket'e olan borcu ile (takasa ilişkin diğer şartların varlığı halinde) takasa konu edilmesi mümkündür. Bir başka ifadeyle, SGK'nın kamu alacaklarının takas yasağına tabi olmadığı düşünülmektedir.\" şeklinde görüş bildirilmiştir. Konkordato komiser heyeti, davalı borçlu şirket vekili 19/02/2024 tarihli talep dilekçesine istinaden yaptıkları değerlendirme neticesinde ise 23/02/2024 tarihinde; 19/04/2023 tarihli heyet görüşünün yukarıda yer verilen bazı kısımlarına yer verilerek, devamında, \"Görüldüğü üzere, ... ile SGK arasındaki ihtilaf sebebiyle, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/8 Değişik İş ve Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/37 Değişik İş dosyalarında Heyet Görüşümüzde varılan sonuçları teyit eder nitelikte karar verildiği ve ... sisteminin de açık olduğu, ... vekilinin 19.02.2024 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle ihtiyati tedbir kararları, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu yapıldığı mahkemelerce verilmiştir. Bu bakımdan, 19.04.2023 tarihli Heyet Görüşümüzde detaylı olarak açıklandığı üzere, kanun koyucunun, salt konkordato mühleti alınması sebebiyle sözleşmelerin feshedilmesinin önüne geçmek amacıyla ve sınırlı olarak, taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisine müdahale ettiği, SGK ve ... arasındaki ihtilafın konkordato ile bir ilgisinin olmadığı, bir başka ifadeyle, Şirket'in konkordato talep etmesinden veya konkordato sürecinde olmasından kaynaklanmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ilgili mahkemelerde dava konusu olduğu, bu davalarda tedbir kararı verilebileceği, ancak ihtilaf konkordato hükümlerini ilgilendirmediğinden ve konkordato mühleti ile ilgili olmadığından, konkordato mahkemesince herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği düşünülmektedir. Her ne kadar ... vekili tarafından 19.02.2024 tarihli dilekçede, “konkordato sürecinde oluşan bir fesih olmadığı ve mühlet içinde devam eden bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiği” ifade edilmiş ise de Heyet görüşümüzde böyle bir beyan mevcut değildir. Heyet görüşümüzde, ... ve SGK arasındaki ihtilafın konkordato ile ilgili olmadığı ifade edilmiştir. Bu bakımından Heyet olarak 19.04.2023 tarihinde sunmus olduğumuz görüşümüzde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.\" şeklinde görüş belirtilmiştir. Hakkında konkordato talep edilen borçlu davalı şirket ile SGK arasındaki ihtilaf konkordato öncesine dayanmaktadır. Nitekim bu husus dosya kapsamına sunulan SGK tarafından uygulanan ceza yazıları, davalı tarafça dosyaya sunulan Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/37 D.İş E-K sayılı ve İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/8 D.İş E-K sayılı kararıyla da sabittir. Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/37 D.İş E-K sayılı ve İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/8 D.İş E-K sayılı kararıyla tedbir talebi karşılanmış, sözleşmelerin feshinin önlenmesi, SGK'nın alacaklarının borçlu şirket hakedişlerinden mahsup edilmemesi yönünde tedbir verilmiş ve ... sistemi açılmıştır. SGK'nın sözleşme imzalamama ve fesih gerekçesi davalı şirket hakkında konkordato talep edilmesi olmadığından, İİK'nın 296.maddesinin devreye girmeyeceği ve bu durumda salt konkordato projesinin başarıya ulaşmasının temini maksadıyla sözleşmenin devamına karar verilemeyeceği açıktır. Ayrıca SGK'nın alacağının ve borcunun geçici mühlet tarihinden önce doğması halinde İİK 200.maddesi uyarınca takas yasağına tabi olmadığı gibi yukarıda belirtilen dosyalarda SGK'nın alacaklarının borçlu şirket hakedişlerinden mahsup edilmemesi ve ... sisteminin açılması yönünde tedbir kararı verildiği anlaşılmakla, mahkemece verilen karar hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin ve davalı borçlu vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin ve davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının ve istinaf karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f84b4e1659e9664f","SID":"fc2946f6fffa45e0"}}