{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1018 - 2024/212<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1018 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/212<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2022/755 E 2023/128 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; davalı ile yapılan 13.2.2018 tarihli protokol gereği, protokol ekinde fiyatlandırması yapılan toplam 200.000,00TL değerindeki ürünlerin tesliminin kararlaştırıldığını, teminat için bir takım senetler ve ipotek verildiğini, teminat olarak verilmesi kararlaştırılan ipoteğin tapuda davalı yerine yanıltılarak davalının borcuna karşılık dava dışı ... San. A.Ş. ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında borçlarının temini için tesis edildiğinin daha sonra fark edildiğini, toplam miktarı 485.000,00 TL’ yi bulan senetlerin davalıya teslim edildiğini, 20.000,00 TL bedelli iki adet senet bedelinin ödendiğini, ayrıca davalıya 52.000,00 TL  bedelli müşteri senetleri ile müşteri kredi kartlarından 9.760,00 TL çekim yapıldığını belirterek protokol kapsamında malların teslim edilmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen iki adet senedin iadesi ile  40.000,00 TL ‘nin tahsiline, müşteri senetlerinin iadesine, müşteri kredi kartlarından çekilen bedelin iadesine, davalıya borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin yanılma suretiyle alındığı ileri sürülerek zararının tespitiyle,  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br> Mahkemece eldeki davada; taraflar arasında malzeme alımına ilişkin protokolün düzenlendiği, davalı şirket yetkilisi ... ‘in protokolün şirketi temsilen yapıldığını kabulü karşısında  protokolde ve tapudaki resmi ipotek senedinde açıkça yazılı olduğu gibi ipoteğin dava dışı ... şirketine verilmesinin kararlaştırılmış olduğu, yanılmanın söz konusu olmadığı gibi, bu talebe ilişkin istemin de harçlandırılmadığı, diğer yandan dosyaya sunulan teslim formları ile davacıya dava konusu 40.000,00 TL‘ nin çok üzerinde malzeme teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, dava konusu 30.5.2018 ve 30.6.2018 tarihli senetlerin tahsilat makbuzları ve davalı kabulü ile ödendiği, bunun karşılıksız olmadığı, tahsilatı yapılmış senetler için iade  talebi bulunmakta ise de; senetlerin davalıda olduğuna dair bir kabulün olmadığı, senet bedelleri ödendiğinde senetlerin de alınmasının karine olduğu, bu senetlerle ilgili bir takibin bulunmadığı, ödeme makbuzları gereği hukuki yarar olmadığı, senetlerin iadesi yönünde hüküm kurulamayacağı, davacının diğer iddia ve taleplerini harçlandırmadığı  bu konuda araştırma yapılmadığı, ödenen davaya konu  senetler karşılığı malın tesliminin yapılmış olduğu, teminat için verilen ipoteğin yanılma sureti ile tesis edildiği iddiasının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; mahkemenin tesis ettiği kararın çelişkili olduğunu, davaya konu senetlerin ödendiğinin kabulüne rağmen senetler nedeniyle borçsuzluğun tespiti ile iadesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemeden öncelikle talebin, mal teslimi olmaması nedeniyle 485.000 TL borcun olmadığının tespiti olmasına rağmen yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini,  özellikle ödeme belgesi sunulan 20.000 ve 20.000 TL bedelli ve 30.05.2018 ve 30.06.2018 vade tarihli iki adet senet hakkında tedbir kararı tesisi ile müvekkilinin mağduriyetine engel olunmasını ve bu senetlerin karşı taraftan alınarak verilmesini ve aynı senetlerin iptaline karar verilmesini,  ayrıca bu ödenen 40.000 TL'nin karşı taraftan alınarak iadesine, bunun mümkün olmaması halinde senetlerin iptaline karar verilmesini, davalıya teslim edilen senetlere ve müşteri senetlerine ilişkin tedbir kararı alınmasını ve bu senetlerin teslimi ve iptalini,  ödenen müşteri senetleri ile müşteri kredi kartlarından çekilen bedellerin tespiti ile bu bedellerin karşı taraftan alınarak, teslimine, karşı tarafa teslim edilen ve kambiyo senedi niteliği taşımayan senetlerin üzerilerinin doldurularak kambiyo senedi niteliğine haiz hale getirilme ihtimali söz konusu olduğundan bu belgeler konusunda tedbir kararı verilmesini,  esasen müvekkilince Bilkim firması ile aralarındaki alacak borç ilişkisini teminat altına almak maksadıyla imza altına alınması istenen ipoteğin yanılma ile tesis edilen ipotek nedeniyle zararların tespiti ile bu zararın tahsiline karar verilmesinin istenmesine rağmen eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; davaya konu senetler nedeniyle borçsuzluğun tespit edilip edilemediği hususu ile harçlandırılmayan davaya konu talepler yönünden karar verilip verilmeyeceği hususuna ilişkindir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava;  mal alım satımına ilişkin tesis edilen protokol gereği  teminat olarak verildiği ileri sürülen senetler ile müşteri senetleri ve kredi kartından çekilen bedeller ile yanıltılarak alındığı ileri sürülen ipotek için borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>492 Sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre; Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Değer tâyini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz (16/3. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır  (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre  (1) sayılı tarifede yazılı nispî karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını  mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Dava;  protokol gereği teminat olarak verildiği ileri sürülen senetler ile müşteri senetleri ve kredi kartından çekilen bedeller ile yanıltılarak alındığı ileri sürülen ipotek için borçlu olmadığının tespiti ile ödenen iki adet senedin , kredi kartı bedelinin iadesi talebine ilişkin olup, verilen kesin mehile rağmen iki adet çek bedeli haricindeki taleplerle ilgili harç tamamlanmamış  olduğundan, eldeki dava harcı yatırılmış olan iki adet senetten borçlu olmadığının tespiti olarak değerlendirilmiştir.<br>Davacı vekili, davalı ile yapılan 13.2.2018 tarihli protokol gereği; protokol ekinde fiyatlandırması yapılan toplam 200.000,00TL değerindeki ürünlerin tesliminin kararlaştırıldığını, teminat için bir takım senetler ve teminatlar verildiğini, teminat olarak verilmesi kararlaştırılan ipoteğin tapuda davalı yerine yanıltılarak davalının borcuna karşılık başka bir şirkete verildiğinin bilahare fark edildiğini, toplam miktarı 485.000,00 TL yi bulan senetlerin davalıya teslim edildiğini, 20.000,00 TL bedelli  iki adet senet bedelinin ödetildiğini, ayrıca davalıya 52.000,00 TL müşteri senetleri ile müşteri kredi kartlarından 9.76,00 TL çekim yapıldığını ileri sürerek ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen iki adet senedin karşı taraftan alınarak davacıya teslimine, borçlu olmadığının tespitine, ayrıca yapılan ödemelerin tespiti ile borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin yanılma suretiyle alındığı belirtilerek zararın tespiti ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br> Davacı vekiline talebini somutlaştırması ve eksik harcı yatırması için kesin mehil verildiği 01/06/2018 tarihli tensip zaptına istinaden 20/06/2018 tarihli dilekçesinde ;  davalı tarafça 20.000,00 TL bedelli iki adet senedin tahsil edildiği, 445.000,00 TL bedelli diğer senetlerin diğerlerinin doldurularak kambiyo senedi haline getirilmesi söz konusu olacağından öncelikle kambiyo senedi vasfı kazandırılıp kazandırılmadığının tespiti, bedelsiz senetlerin takibe konulması için öncelikli olarak durdurma kararı verilmesi, sözleşmenin değerinin 200.000,00 TL olduğu, malların teslim edilmediği ve sözleşme bedelinin üzerinde senet alındığının tespitini, mahkemece bunun tespiti ile 445.000,00 TL’ nin harçlandırılmasına ilişkin karardan dönülmesi talep edilmiştir.<br>Mahkemece: HMK 119/1-d,e,f,g,ğ ve HMK 120. maddesi uyarınca yasa gereği tarafların iddiayı ve talebi  açıklama ve davayı hazırlama ilkesi olup mahkemece resen araştırma yapılamayacağı gibi davada verilen senetler ile teminatların hesaplanabilir nitelikte belli miktarları içerdiğinden eldeki davanın HMK 107. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, hukuk mahkemelerinin resen araştırma yetkisinin bulunmadığı, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu gözetilerek talebin 20.000,00 TL lik iki senede hasredildiği değerlendirilerek; harcı yatırılan iki adet senet ile ilgili borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak dava görülerek sonuçlandırılmıştır.<br>Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 26/04/2016 tarih 2016/774 Esas 2016/7461 Karar sayılı emsal ilamında, \"eksik harçla davaya devam olunamayacağı, mahkemece talebi açıklattırılarak dava dilekçesindeki sonuç ve istem bölümünde belirtildiği gibi  irade açıklamasında bulunulması halinde eksik peşin harç ikmal edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı\" görülmüş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince bu açıklama yaptırılmış ise de, davacı vekili davayı sadece iki adet senede özgülememiştir.Davacı vekili aynı zamanda 445.000,00 TL bedelli senetler yönünden ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri yönünden de talebi bulunduğunu beyan etmiştir. <br>Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcının yatırılmadığı, ilk derece mahkemesince harç alınmadan yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Harçlar Kanunu'nun 30.maddesinde; \"Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.\" hükmü yer almaktadır. <br>Bu hükme göre, eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunması suretiyle hüküm kurulması mümkün olmadığından, öncelikle davacı vekilinin açıklaması doğrultusunda eksik karar ve ilam harcının tamamlanması için müteakip celseye kadar kesin süre verilmesi, harç tamamlandığı takdirde yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması, aksi takdirde ise harcı tamamlanmayan kısım yönünden dosyanın HMK'nun 150.maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılması işlemlerinin yapılması gerekmekle, istinaf başvurusunun kabulü ile usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen işlemler yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.   <br>\tHarç kamu düzenine ilişkin olup mahkemece dikkate alınması gerektiği gibi, istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. Mahkemece bu kurallara aykırı olarak harç alınmaksızın yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.<br>\tBu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca davalının esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/755Esas, 2023/128Karar ve 01/03/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 11/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00d8c17cf2a77968","SID":"316c3a0828e79308"}}