{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1690 Esas<br>KARAR NO: 2024/627<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2022<br>NUMARASI: 2019/388 Esas, 2022/425 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine gecikmiş itirazlarının kaldırılması sebebiyle takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmamasına rağmen icra baskısı altında 14.303,62-TL'yi icra dosyasına yatırdığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, takip konusu alacağın, fark bedeli stok sayım farkına ilişkin faturanın iade faturası düzenlediği faturaya ilişkin olduğunu, iade faturasını KEP sistemi üzerinden reddetmek suretiyle müvekkili şirket kayıtlarına alınmadığını, takibin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, icra dosyasına ödenen 14.303,52-TL'nin faiz, harç ve giderlerin müvekkiline iadesine, müvekkili şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2 adet Depo Kira ve Lojistik Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmelerin davacı tarafından  31/12/2018 tarihi itibariyle feshedildiğini, davacının denetçileri vasıtasıyla 03/10/2018 tarihinde yapılan ara sayım sonucu  yapılan 52.308,72-TL tutarındaki ödeme ile taraflar arasındaki cari hesabı sıfırladığını, ancak  davacı şirketin ara sayım neticesinde eksik ürünlerin çıktığından bahisle müvekkili şirkete 30/10/2018 tarihli 12.134,45-TL bedelli stok sayım fark faturasını kestiğini, müvekkilinin nihai sayımın beklenmesi gerektiğini bildirerek stok sayım fark faturasını iade ettiğini, 21/12/2018 tarihinde yapılan nihai sayıma ilişkin tutulan tutanak incelendiğinde eksik çıktığı iddia edilen üründe fark çıkmadığının görüleceğini savunarak  davanın reddine, davacı şirketin alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arsındaki sözleşme uyarınca  ara sayım sırasında malların eksik çıkması halinde de davacının bu eksiklikten dolayı davalıyı sorumlu tutabileceği, ancak eğer nihai sayım neticesinde, böyle bir eksikliğin gerçekte var olmadığı ortaya çıkarsa, artık davacının davalıya ara sayımda çıkan eksiklikten dolayı sorumlu tutma hakkına sahip olmayacağı, davalının ibraz ettiği ve davacı adına SGK'lı çalışanı ...tarafından imzalanan nihai kontrol tutanağına göre, ara sayımda ortaya çıkan eksikliğin nihai sayımda ortadan kalktığı, bu emtiaların davalı deposunda bulunduğu veya davalı tarafından en az bir yerde depo edildiğinin belli olduğu,  davalının depo bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın reddine; şartları oluşmnadığından davalının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  -Taraflar arasındaki 03/03/2016 tarihli sözleşmede, müvekkilinin azami ayda bir kere olmak kaydıyla dilediği zaman davalı şirketin deposunda sayım ve denetim yapabileceğinin öngörüldüğünü,  sözleşmelerde 'ara sayım' ve 'nihai sayım' gibi bir ayrımın söz konusu olmadığını, davalı tarafından ileri sürülen, ara sayım ve geçici sayım ayırımının kabul edilemeyeceğini, -Müvekkili şirket yetkililerince yapılan 03/10/2018 tarihli sayımda 360 kutu Aftadur Plus 8 ML Jel ürünün eksik çıktığını, bu hususun davalı tarafın cevap dilekçesinde de ikrar edildiğini, -Müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan sayımda eksik ürün çıkması nedeniyle davalı şirketin hem kanunen hem de sözleşme gereğince sorumluluğunun doğduğunun aşikar olduğunu, -Davalının sorumluluğundan dolayı, müvekkili tarafından 30/10/2018 tarihli ve A-078529 irsaliye no.lu Stok Sayım Fark Faturası kesilmesinin taraflar arasında ki sözleşmelere ve hukuka uygun olduğunu, -Stok Sayım Fark Faturası üzerine, davalı tarafından kesilen 31/10/2018 tarihli ve 00000239 irsaliye no.lu iade faturasının hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki stok sayımından kaynaklandığı, 03/10/2018 tarihinde yapılan sayımda  360 kutu Aftadur Plus 8 ml jel ürünün  eksik görüldüğü, bunun üzerine eksik ürün bedelinin davacı tarafından davalıya fatura edilerek davalının cari hesap alacağından mahsup edildiği,  davalının söz konusu faturayı davacıya  iade ettiği, 21/12/2018 tarihli sayım tutanağında ise  Aftadur Plus 8 ml Jel ürününde tespit edilmiş olan eksikliğin ortadan kalktığı, yapılan ikinci sayımda bu ürüne ilişkin farkın \"0\"olarak yer aldığı,  21/12/2018 tarihli ikinci sayım tutanağının davacı şirkette  sigortalı olarak çalışan...tarafından imzalandığı, dolayısıyla eksik ürün nedeniyle davacı tarafından kesilen fatura bedelinin davalı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı anlaşılmakla,  davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9- TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ed58f436f7bbe50","SID":"21146871d5e7cf2c"}}