{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/497 <br>KARAR NO\t\t: 2024/451<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2023 (Dava) -  13/12/2023 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/980 Esas ( Derdest Dosya)<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 ara karar tarihli ve 2023/980 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, taraflar arasında imzalanan 24.03.2023 tarihli işletme devir sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken devir bedelinin 670.000,00 TL'sinin belirlenen vadelerde ödenmemesi üzerine 08.08.2023 tarihinde davalı hakkında icra takibi başlatılmıştır. İcra takibinde ödenmeyen devir bedeline ek olarak sözleşmenin \"Diğer Hususlar/6.maddesinde kararlaştırılan 100.000,00 TL cezai şartın da tahsili istenmiştir. Davalı tarafından icra takibine haksız olarak itirazda bulunulmuş ve takip durdurulmuştur.<br>Davacı vekili 12/10/2023 tarihli tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalının işletme devir sözleşmesi uyarınca ödemesi gerekirken ödemediği borcun tahsili için açmış oldukları icra takibine yaptığı itirazın iptali amacıyla işbu davayı açtıklarını, davalının itiraz ile durduğu icra takibinden mal kaçırmak amacıyla üzerine kayıtlı mal varlığını tasfiye etme çabası içinde olduğuna ilişkin duyumların müvekkiline iletildiğini, davalı tarafından üzerine kayıtlı mal varlığının tasfiyesi halinde işbu dava müvekkili lehine sonuçlansa bile müvekkilin alacağına kavuşması mümkün olmayacağını, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazda takip dayanağı olan sözleşme ve sözleşme altında bulunan imza inkar edilmediği gibi takip konusu borcun ödendiğine dair herhangi bir belgeye de dayanılmadığını, müvekkilinin zaten alacağına kavuşamayıp zararda olduğundan mahkemece takdir edilecek teminatı karşılama konusunda gerekli maddi güce de sahip olmadığını, bu hususlar da göz önünde bulundurularak tedbir talebinin kabulü halinde tedbirin teminat alınmaksızın uygulanmasını, bu sebeple takip konusu işyeri devir sözleşmesinin de konusunu teşkil eden ve davalıya müvekkili tarafından devredilmiş olan ... ve ... plakalı araçlar ile ... markasının 3.kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir koyulmasını talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili  dilekçesinde özetle;   Bodrum  2. İcra Müdürlüğünün 2023/6165 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra  takibine konu edilen   taraflarca imzalanan  24.03.2023 tarihli iş yeri devir sözleşmesine dayalı olarak  ihtiyati tedbir kararı talep edildiğini,  usulsüz tebligat sebebi ile öğrenme tarihi olarak  03/11/2023  tarihinin kabulü gerektiğini,  kapıya  veya komşuya  gerçek bir bilgi verilmeden  usule aykırı  tebligat işlemi yapıldığını,  davacı tarafça  dayanılan sözleşmedeki işletme ruhsatının halen devredilmediğini, davacı tarafın sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafça sözleşmeye uyulmadığını, davacının kötü niyetli olup haksız taleplerde bulunduğunu,  dava konusu  işletmenin devri  hususunda  müvekkile  verdiği taahhüdü yerine getirmediğini,  sonuç olarak davacı tarafından işletme fiili olarak müvekkile devredilmiş görünse de esasen hukuki olarak işletmenin devri gerçekleşmediğini,  davacı tarafça  devredildiği belirtilen markanın kullanım ve devir hakları tam olarak  müvekkile verilmemiş olup, davacı tarafın kendisinde imtiyaz bırakarak devir yaptığını,  belirtilen marka müvekkil tarafından kullanımı ve devri davacının onayı ile mümkün olacak şekilde gerçekleştiğini,  marka patent enstitüsüne yazı yazılarak markanın kullanım şekline ilişkin devir sözleşmelerinin ve kullanım hakları tam  olarak gösterecek şekilde  bilgi verilmesi istenmesi gerektiğini,  davacı tarafın tamir ettiği araç ve makineler ayıplı çıkmış müvekkilin iş yapması gereken sezonda araçların tamiri makinaların  tamir edilip  iş yapılmaması gibi zararlarla  karşılaştığını,  müvekkili tarafından yapılan ödemelerin yok sayıldığını, haksız ve dayanaksız icra takibi başlatıldığını,  araç  gayrimenkul  veya menkullerin  aynına ilişkin herhangi bir talebin söz konusu olmadığını,  borcun ödenip ödenmediği araştırılmadan, müvekkilin tarafı olduğu sözleşmeye davacı tarafın uyup uymadığı araştırılmadan ihtiyati tedbir kararı  verilmesinin  kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, haksız ve dayanaksız şekilde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece 13/10/2023 tarihli ara karar ile ''...davaya konu işletme devri sözleşmesinin incelenmesi neticesinde, tedbiri istenen araçların ve ... markasının davanın konusu  uyuşmazlığa ilişkin olduğu,  devredilmesi halinde  davanın sonunda elde edilecek faydanın, hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali bulunduğu...'' gerekçesiyle; ''...Davacı vekilinin  İHTİYATİ TEDBİR  TALEBİNİN KABULÜ İLE; Şimdilik  50.000,00 TL teminat karşılığında; ... ve ... plaka sayılı araçların ve  ... markasının 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, Teminat yatırıldığında, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Marka Patent Kurumuna  müzekkere yazılmasına...''karar verildiği,<br>13/12/2013 tarihli ek karar ile ''... taraflar arasında  24.03.2023  tarihli  işletmenin devri sözleşmesi uyarınca  ödenmesi gereken  670.000,00 TL  devir bedelinin ödenmemesi üzerine 08.08.2023  tarihinde  davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde ödemelerin yapıldığının belirtildiği, ancak davalı tarafça hiç bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı,  tedbiri istenen  araçların ve ... markasının, uyuşmazlığın ve davanın  konusuna ilişkin olduğu, tedbiri istenen araç ve marka üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki koruma olduğu...'' gerekçesiyle; ''...İhtiyati tedbire itirazın Reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça sözleşmede belirtili devir bedelinin bir kısmının ödenmediği ve sözleşmeye uyulmadığı gerekçesi ile cezai şartı maddesinde belirtili bedelin ödenmesi için Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/980 E. sayılı davaya konu takibi açmış ise de, davacı tarafça sözleşmeye uyulmadığını, bu sebeple davacı kötü niyetli olup haksız taleplerde bulunduğunu, davacı tarafın dava konusu işletmenin devri hususunda müvekkiline verdiği taahhüdü yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından defalarca devrin yapılması adına ihtarda bulunulmuş ise de davacı tarafın bu ihtarlara uymadığını ve devri gerçekleştirmediğini, sonuç olarak davacı tarafından işletmenin fiili olarak müvekkiline devredildiği görünse de esasen hukuki olarak işletmenin devrinin gerçekleşmediğini, davacı tarafın devir ettiği araç ve makinelerin ayıplı çıktığını, müvekkilinin iş yapması gereken sezonda araçların tamiri, makinaların tamir edilip iş yapılmaması gibi zararlarla karşılaştığını, müvekkilinin davacı tarafa ödemeler yapıp işletmeyi fiilen devraldıktan sonra davacı tarafça müvekkiline teslim edilen araçlardan birinin yaklaşık bir ay diğeri ise yaklaşık iki ay boyunca arka arkaya arızalar çıkartarak tamir edilmek üzere servise götürüldüğünü, bu araçların kullanılamaması sebebiyle halı yıkama firmasının hem ürünleri toplaması hem de tesliminin imkansız hale geldiğini, Bodrum için turizm sezonunun en yoğun olduğu ve işletmenin kar etmesi gereken zamanda işletmenin işleyemez hale geldiğini, müvekkili tarafından tarafına düşen yükümlülükler yerine getirilirken davacı tarafından ayıplı mal teslimi sebebiyle müvekkilinin kazanacağı karlardan mahrum kaldığını ve bununla birlikte müvekkili tarafından yapılan ödemelerin yok sayıldığını,  bu durum sonucunda ikame edilen haksız ve hukuksuz şekilde dava dosyasında araçlar ve markaya tedbir konulduğunu, müvekkilinin devir sürecinin başından beri süregelen mağduriyetler yaşadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin yok sayıldığını haksız ve dayanaksız icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/980 E. sayılı dosyasında müvekkiline devredilen araç ve markaya uygulanan tedbir kararının haksız olduğunu, zira davacı tarafça icra dosyasında da görüleceği üzere alacak talebinde bulunulmuş olup, araç, gayrimenkul veya menkullerin aynına ilişkin herhangi bir talebin söz konusu dahi olmadığını, müvekkili tarafından borcun ödenip ödenmediği araştırılmadan, müvekkilinin tarafı olduğu sözleşmeye davacı tarafın uyup uymadığı araştırılmadan, müvekkilinin mal kaçırma eylemi içine girip girmediği araştırılmadan ve tedbire konu menkullerin davacı tarafın alacak talepleri ile ilgili olmadığı halde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek söz konusu tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, aksi takdirde olunması halinde yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, işletme devir sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılmasına ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 13/10/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş; davalı tarafından tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine, mahkemece 13/12/2013 tarihli ek karar ile  davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazı reddedilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, üzerine tedbir konulan araçların ve ... markasının davanın konusu  uyuşmazlığa ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK' nın 389/1 maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu olması, yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleşmiş bulunması nazara alınarak, itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. . <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarihli ve 2023/980 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  14/03/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0056d411c280a31b","SID":"cb046ad5ced61895"}}