{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/348 Esas 2024/404  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/348 <br>KARAR NO\t: 2024/404<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2023/225 D.İş Esas 2023/225 Karar<br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZ <br>EDENLER\t:<br>VEKİLİ\t:<br>TALEP\t: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz<br>TALEP TARİHİ\t: 19/12/2023 - 26/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t : 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 29/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin talebin yapılan yargılaması sonunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz eden şirket vekili itiraz dilekçesinde özetle; alacaklı bankanın elinde asıl borçlu tarafından verilmiş ipotekler bulunduğunu, alacağın rehinle teminat altına alındığını, buna rağmen banka talebi kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin hissedar yapısının değiştiğini, ... şirketler grubundan çıktığını, müvekkili şirketin kredi limitlerinin bu gruptan ayrılması ve bu şirketler grubunun risk grubundan tümüyle çıkartılmasını daha önce bankadan talep ettiğini, bu nedenle müvekkilinin anılan şirketler grubunun imzaladığı genel kredi sözleşmelerinden dolayı kefaletten kaynaklanan sorumluluğunun sona erdiğini, anılan grubun imzaladığı sözleşmelerde imza tarihinden sonra limit artışları ve kredi yapılandırmaları olduğunu, yapılandırmaların yenileme niteliğinde bulunduğunu, yapılandırma ile ilk kredi borcunun sona erdiğini, yeni ve bağımsız bir kredi borcu doğduğunu, müvekkilinin eski kredi borcuna bağlı olarak verdiği kefaletlerin sona erdiğini, ipotek paraya çevrilmeden önce kefile başvurulamayacağını, müvekkilinin üstlendiği rizikonun esaslı bir şekilde artması sebebiyle müvekkilinin kefalet sözleşmesinden döndüğünü bildirerek ihtiyati haciz karının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tİhtiyati hacze itiraz edenler ..., ... ve ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin krediye kefil olmadıklarını, borca karşılık ipotek verildiğini, bankanın alacağının ipotekle teminat altına alındığını, ihtiyati haciz başvurusuna dayanak ihtarnameye müvekkillerinin itiraz ettiğini bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, itiraz eden borçlular vekilleri itirazlarında alacağın rehinle temin edilmiş olduğu, İİK'nun 45. maddesi hükmü de gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini bildirdikleri, itiraz eden borçluların ihtiyati haczin dayanağı kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri oldukları, ipotek resmi senetleri incelendiğinde itiraz eden müteselsil kefil borçluların kefaletinin teminatını kapsamadığının anlaşıldığı, İİK'nun 45. madde hükmü de nazara alınarak bu itirazın yerinde görülmediği, itiraz eden şirket vekilinin diğer itirazının şirketin ... ve ... Şirketler grubunun imzaladığı kredi genel sözleşmelerinden dolayı kefaletten kaynaklı sorumluluğunun sona erdiği, kredi yapılandırmalarının yenileme niteliğinde olduğu, bağımsız bir borç haline geldiği ve kefaletlerin sona erdiği hususuna yönelik itirazlarının İİK'nun 265. maddesinin 1.fıkrasında yazılı sınırlı sayıda belirtilmiş sebeplerden olmadığı gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz edenler ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu edilen borcun kredi sözleşmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere ... A.Ş.'nin kullanmış olduğu krediye ilişkin bir borç olup, müvekkillerinin bu krediye kefilliği söz konusu olduğunu, başvurucu banka tarafından tüm borçlular birbiri ile çapraz kefalet yaptırılmak suretiyle birbirine müteselsil kefil yapıldığını, sonrasında kötü niyetli olarak kredi dosyasında yer alan borçlular başvurudan çıkartılmak suretiyle tüm kefillere ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını, oysa tüm borçlular ve kredi dosyaları birlikte değerlendirilecek olsa, hepsi için başvurucu bankanın alacaklarının teminat altında olduğu, başvurucu bankanın bunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak tüm kredi borçlusu ve kefilleri üzerine haksız ve kötü niyetli olarak ihtiyati haciz tatbik ettiğinin görüleceğini, bankanın alacakları, rehinle/ipotekle teminat altına alındığını, ipotekli taşınmazlar kredi borcunun tamamını karşılar nitelikte bulunduğunu, bu ipotekler arasında müvekkili ... tarafından verilmiş olan ipoteğinde mevcut bulunduğunu, ipotek paraya çevrilmeden önce kefile başvurulamayacağını, rehnin paraya çevrilmesi def’i uyarınca başvurucunun öncelikle asıl borçlu şirketlerin ipoteklerini paraya çevirmesinin zorunlu olduğunu, ihtiyati haciz konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, likit olmayan bir alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, bankanın ihtiyati haciz başvurusuna dayanak yaptığı ihtarnameye ilişkin müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz eden şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İİK'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, takip alacaklısı bankanın elinde asıl borçlu tarafından verilmiş farklı ve çok değerli taşınmazlar üzerinde ipotekler bulunduğunu, alacağı tümüyle karşılayan rehinle temin edilmiş olmasına rağmen alacaklı bankanın talebinin kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gks limitleri dahilindeki borcun bir kısmı ödendiğinden borç tutarının daha da azaldığını, ipotekli taşınmazların değerinin gks limitleri dahilindeki bakiye alacağı karşıladığını, kefiller hakkındaki ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, borcu teminen birden fazla taşınmaz üzerinde ipotek verildiğini, bu ipoteklerin mevcut olduğu taşınmazların değerinin, borcu kat be kat karşılayacak tutarda olduğunu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını, kıymet takdiri yapılmayarak noksan tahkikatla ihtiyati hacze itirazın reddedildiğini, hissedar yapısı değişen müvekkil şirketin ... ve ... Şirketler grubundan çıktığını, müvekkili şirketin kredi limitlerinin bu gruptan ayrılması ve bu şirketler grubunun risk grubundan tümüyle çıkartılmasını daha önce bankadan talep ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin ... ve ... Şirketler grubunun imzaladığı kredi genel sözleşmelerinden dolayı kefaletten kaynaklanan sorumluğunun sona erdiğini, ... ve ... Şirketler grubunun imzaladığı kredi genel sözleşmelerinde imza tarihinden sonra limit artışları ve kredi yapılandırmaları olduğunu, kredi yapılandırmalarının TBK'nun 133. madde anlamında yenileme niteliğinde olduğundan, yapılandırma ile ilk kredi borcunun sona erdiğini, yapılandırılan yeni kredi borcunun bağımsız bir borç olarak doğduğunu, müvekkilinin eski kredi borcuna bağlı olarak verdiği kefaletlerin sona erdiğini, yapılandırma ile oluşan yeni kredi borcuna müvekkilinin kefil olmadığını, ... ve ... Şirketler grubunun birden fazla genel kredi sözleşmesi imzaladığını, imzaları olmayan sözleşmelerden dolayı kullanılan kredilere müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, rotatif ve cari hesap şeklinde çalışan kredi bakiyesinin zaman içinde değiştiğinden, bu şirketler grubunun daha sonra imzaladığı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandığı yeni kredilerde, kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzası olmadığından kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, ... ve ... Şirketler grubunun yaptığı limit artışları ve kredi yapılandırmalarının yenileme (tecdit) niteliğinde olduğunu, eski kredi borcu vade ve taksit miktarı gibi bütün modülleriyle birlikte sona erdiğinden eski kredi borcuna bağlı kefalet ve ipotek gibi teminatların da tecditle kendiliğinden sona erdiğini, ... ve ... Şirketler grubunun kredi borcunun yapılandırılması, kredi limitinde değişiklik yapılması ve müvekkilinin kefil sıfatıyla bu sözleşmelerde imzasının olmaması sebebiyle TBK'nun 598/3. maddesi uyarınca kendiliğinden ortadan kalktığını, müvekkilinin alacaklı bankaya karşı hiçbir hukuki sorumluluğu kalmadığını, TBK'nun 586/2. maddesi hükmüne göre takip alacaklısı bankanın alacağı, asıl borçlunun verdiği ipoteklerle güvence altına alınmış olduğundan, ipotek paraya çevrilmeden önce kefile başvurulamayacağını, ihtiyati haciz kararı alınamayacağını, rehnin paraya çevrilmesi def’i uyarınca öncelikle asıl borçlu şirketlerin ipoteklerinin paraya çevrilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin üstlendiği rizikonun esaslı bir şekilde artması sebebiyle müvekkilinin TBK'nun 599. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinden döndüğünü belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.  <br>\tLehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden banka vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini belirterek 2.062.726,43 TL nakit alacağın tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAnılan talep dayanağı olarak da banka ile ... Harita ... A.Ş. arasında akdedilen 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL limitli, 11/07/2019 tarihli 25.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri ile 20/10/2023 tarihli hesap kat ihtarnamesini ibraz etmiştir. Talebe dayanak genel kredi sözleşmelerinde itiraz edenlerin müteselsil kefil sıfatıyla imzaları yer almakta olup, anılan kefalet sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına şeklen uygundur. <br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... talep dışı asıl borçlu ... şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğuna ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti ile ihtiyati haciz kararına itiraz eden ...'nın anılan genel kredi sözleşmelerine ilişkin eş rızası belgeleri dosyada yer almaktadır. <br>\tLehine ihtiyati haciz kararı verilen banka tarafından kredi borcunu ödememesi üzerine 20/10/2023 tarihli hesap kat ihtarnamesini düzenleyerek toplam 2.062.726,43 TL nakit alacağın ödenmesi, 3.305.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi için 1 gün atıfet süresi tanıyarak asıl borçlu, diğer borçlular ve  ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular göndermiş, hesap kat ihtarnamesi asıl borçlu şirkete ve ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlulara tebliğ edilmiştir.  <br>\tMahkemece 08/12/2023 tarih ve 2023/225 D.İş Esas 2023/225 Karar sayılı karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 2ç062ç726,43 TL nakit alacağa yetecek miktarda borçluların menkul, gayri menkul mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş, anılan karara borçlular ..., ..., ... vekili ve borçlu ... ... A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ise, duruşma açılarak yapılan itiraz yargılaması sonunda ihtiyati haciz kararına itirazların reddine dair ek karar verilmiştir.<br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).  <br>\tİİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. <br>\tSomut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçluların henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz edenlerin itirazlarının süresinde olduğu kabul edilmiştir. <br>\tİİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. <br>\tLehine ihtiyati haciz kararı verilen banka vekilince dosyaya ibraz edilen genel kredi sözleşmelerinde itiraz edenlerin müteselsil kefaleti yer almaktadır. İtiraz edenlerin sözleşmelerdeki kefaleti, sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına şeklen uygundur. <br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz edenler ..., ... ve ... tarafından hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmiş olması, itiraz eden şirketin grup şirketten ayrılmış olması nedeniyle kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunu sona erdirdiğine ilişkin itiraz sebebi İİK'nun 265. maddesinde sayılan sebeplerden olmayıp esasa ilişkin yargılamada ileri sürülebilir.<br>\tİhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilleri istinaf dilekçelerinde, bankanın alacağının ipotek ile teminat altına alındığını ileri sürmüştür. <br>\tDosyada yer alan ipotek resmi senetlerinin ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketin, ..., ... ve ...'in kefalet borçlarının teminatını teşkil etmediği görülmüştür. Bu durumda TBK'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı banka asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinlerini paraya çevirmeden, genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirket, ..., ... ve ... aleyhine takip yapabilecektir. <br>\tÖte yandan, ihtiyati haciz kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirket, ..., ... ve ...'in tüm taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında verilmemiş, verilen ihtiyati haciz kararı muaccel olup, varlığı sunulan genel kredi sözleşmeleri ve hesap kat ihtarnamesi ile yaklaşık olarak ispatlanan 2.062.726,43 TL tutarındaki alacağın temini ile sınırlı tutulmuştur. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirket, ..., ... ve ...'in kefalet borcunun ipotekle teminat altına alınmadığı, banka tarafından düzenlenen hesap kat ihtarnamesinin asıl borçluya ve itiraz eden kefillere tebliğ edildiği, alacaklının itiraz eden kefillere başvuru koşulunun oluştuğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirket vekili ile ihtiyati haciz kararına itiraz eden ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirketten alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati haciz kararına itiraz eden ..., ... ve ...'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirket, ..., ..., ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından lehine ihtiyati haciz kararı  verilen yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024<br><br>Başkan -               Üye -                     Üye -               Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2061d07d462229d0","SID":"947466c1031f867e"}}