{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/552 Esas<br>KARAR NO: 2024/563<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/02/2021<br>NUMARASI: 2016/202 E. - 2021/34 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ülkemizde mühendislik üzerine bilgisayar yazılımı üreten sayılı firmalardan biri olduğunu, bu konuda yaptığı çalışmalarla dünya standartlarıyla rekabet edebilen ve ülkemizde bu alandaki boşluğu dolduran bir firma olduğunu, müvekkili firmanın lisans hakkının kendilerine ait olan ...  isimli bilgisayar yazılımının FSEK Mevzuatı uyarınca eser sahibi olduğunu, müvekkili firmanın yazılım sektörünün kendine has özellikleri nedeniyle, öncelikle yapılan üretim için TPE'nden '...' isim hakkını marka olarak aldığını ve tescil ettirdiğini, söz konusu marka tescil belgesinin dilekçe ekinde Mahkemeye sunulduğunu, ayrıca yazılımlara ilişkin modülleri gösteren TOBB ve Noterce onaylanan kapasite raporlarının da dilekçe ekinde yer aldığını, müvekkilinin sahip olduğu programların kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması, tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması vs hiçbir konuda ülkemizde veya dışarıda hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, olay tarihinde müvekkili şirkete gelen ihbarlar ve şikayetler dikkate alınarak, Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2860 D. İş nolu dosyasından yapılan arama neticesinde arama ve el koyma tutanağında belirtildiği üzere; mali hakları müvekkili şirkete ait olan bilgisayarda ... 5.1 yazılımı ile ... modüllerinin bilgisayarda kurulu ve aktif olarak çalışır durumda olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde müvekkili şirket yazılımlarının izinsiz olarak korsan diye tabir edilen biçimde yüklendiğinin ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şahıs hakkında Şanlıurfa CBS'na şikayette bulunulduğunu, 2016/9310 numarası ile soruşturmanın devam ettiğini, Ceza davası açılması halinde Mahkememize bilgi vereceklerini, arz olunan nedenle, davalıların müvekkili şirketin sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarında kullandığını, davalının işi ve faaliyet alanı gereğinin bu programlardan haksız kazanç elde ettiğinin açıkça ortaya çıktığını, davalıların FSEK Mevzuatına aykırı hareket etmek suretiyle müvekkili şirketin mali haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin sahibi olduğu yazılımları izinsiz çoğaltma yoluyla yarar sağlayan davalıların müvekkili şirketin mali haklarını açıkça zarara uğrattığını, anılan nedenle, davalılar aleyhine 68.maddenin 2.fıkrası uyarınca, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde belirlenecek mutad bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini, müvekkili şirketin sahibi olduğu bilgisayar programları, mühendislik alanında çözümler üreten, bu alanda veri tabanlarının oluşmasını sağlayan alanında yegane yazılımlar bütünü olduğunu, ayrıca işbu davalarına emsal teşkil eden, aynı konu, içerik ve nitelikteki davaların kabulüne karar verildiğini ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, işbu davaların, bu dava için emsal nitelikteki aynı konuyu ve içeriği kapsadığını, dolayısıyla beyanlarına yönelik kesin delil niteliğindeki işbu kararların da dikkate alınarak davalarının kabulüne karar verilmesini, tüm bu nedenlerle, müvekkili şirkete ait bilgisayar programlarının davalılar tarafından izinsiz ve lisanssız kullanılması nedeniyle müvekkili şirketin mali haklarının ihlalinden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak 16.000,00 TL'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari(reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... Tic. Ltd. Şirketini temsilen şirket müdürü davalı  ... tarafından Şanlıurfa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinden 21/12/2016 tarihli Muhabere yoluyla gönderilen cevap dilekçesinde; kendilerinin tespit yapılan bilgisayarı dışarıdan toplama bilgisayar olarak satın aldıklarını, bilgisayarı kendilerine satan kişinin bilgisayarı hangi amaçla kullanacaklarını sorduğunu, kendilerinin de ozalit/copy işlemleri yaptıklarını söylediklerini, bunun üzerine bilgisayarı toparlayıp kendilerine teslim ettiğini, kendilerinin bilgisayarı kullanmaya başladığında bu programın yüklü olduğunu gördüğünü, kendilerinin programın lisanslı olduğunu düşündüklerini, kendilerinin programın lisanssız olduğunu bilselerdi asla kullanmayacaklarını, bir de  kullanmış oldukları programda sadece çıktı (ozalit)  almak için olduğunu, yaptıkları işin de diğer programların zaten faaliyet alanı dışında olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne,  FSEK'nun 68.maddesi uyarınca 77.577,92 TL'nin üç katı tutarında 232.733,76 TL'nin 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/202 E.,2021/34 K.Sayılı dosyasından verilen 25.02.2021 tarihli karar dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar oluşturulduğunu, karara dayanak niteliği bulunmayan ve bilimsel verilerden uzak bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, verilen kararın bu anlamda usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Tic.Ltd.Şti. yetkilileri hakkında açılmış olan Şanlıurfa 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/143 Esas sayılı dosyadan verilen 24.04.2018 tarihli karar ile yüklenen suçun ... ve  ... tarafından işlenişinin sabit olmaması sebebiyle beraatlerine karar verilmiş olup,Yerel mahkeme tarafından hal böyle olduğu halde adı geçen şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, bu yönüyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, zira davalı şirketin ve davalının bu davada taraf sıfatı bulunmadığından  husumet itirazında bulunduklarını, Bu programın kurulu olması haricinde davalının bu programı bilfiil kullandığına dair bir tespitin ise, sözkonusu olmadığını, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21.05.2018 tarihli ek raporda, daha önce  hazırlanan 26.03.2018 tarihli kök raporda raporda ... ve ... marka harddisklerin Şanlıurfa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/17 Tal.sayılı dosyasında incelendiği ve programın çalışır durumda olduğu bildirilmiş olmasına rağmen yine program ve alt modüllere ait çalışır durumda ekran görüntülerinin sunulmadığının tespit edildiğini, devamla incelemeyi yapan bilirkişinin programların ve modüllerin çalışır durumda olduğuna nasıl karar verdiğinin anlaşılamamış olduğu hususunun belirtildiğini, Ayrıca bilirkişi raporu ekine harddiskte var olduğu görünen dosya ve klasörlere ait tree dökümünün eklenmiş olduğunun belirtildiğini ve devamla klasör tree listelerinin programın çalışır durumda olduğunu göstermediği hususunun tespit edildiğini, ayrıca bu listelerin programın hangi seri numarası ile kurulduğunu ve demo veya ücretsiz kullanım kopyasının kurulu olup olmadığını bildirmeyeceğinin belirtildiğini, ek raporda kök rapora atıfta bulunularak programın çalışır durumda olup olmadığı, altındaki modüllerin çalışır durumda olup olmadığı programın demo sürümü olup olmadığı konusunda kanaat belirtmenin mümkün olmadığının ifade edildiğini, 2.ek raporda ise,  hangi program altında hangi alt modüllerin çalışır durumda olduğunun tespitinin mümkün olmadığı ve bu sebeple de hesaplama yapılabilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini,Raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, Hesaplamanın neye göre yapıldığı dava tarihinin mi rapor tarihinin mi esas alındığının belirsiz olduğunu, 29.03.2019 tarihli raporda programın piyasa fiyatı için 6.512 TL. değer belirlenirken 13.01.2020 tarihli raporda 65.744 TL. belirlenmiş olup, bu fahiş fiyat farkı ise çözüme muhtaç olduğundan rapora itiraz edilmiş ise de mahkeme tarafından itirazlar dikkate alınmadan karar oluşturulduğunu,Bilirkişi tarafından hesaplamalar yapılırken davalıya ait bilgisayar dökümleri bulunmadığından, davacının ibraz ettiği faturalar üzerinden hesaplama yoluna gidildiğini,oysa tüm bu modüllerin davalılara ait bilgisayarda olup olmadığı,çalışıp çalışmadığı demo sürümü olup olmadığı belli değilken varmış gibi hesap yapılmasının hatalı olduğunu, raporlar arasındaki fahiş fiyat farklılığının da giderilmediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacının lisans sahibi olduğu \"...\" isimli yazılımların davalılar tarafından izinsiz ve lisanssız olarak kullanıldığı ve mali hakların ihlal edildiği iddiasıyla FSEK'in 68.maddesi gereğince açılan tazminat davasıdır.Davacıya ait ... isimli bilgisayar programının ve modüllerinin ilim eseri vasfında bulunduğu, FSEK’in 12. maddesi uyarınca, eserle ilgili hakların ve kullanım yetkisinin sahibinin davacı şirket olduğu, lisanssız yazılımların davalının Şanlıurfa'daki iş yerinde bulunan bir adet bilgisayara yüklenmiş olduğunun 06/04/2016 tarihinde yapılan aramada tespit edildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre bilgisayara programının çalışıp çalışmadığının kesin bir biçimde tespit edilemediğini ve bu hususta raporlar arasında çelişki bulunduğunu iddia edildiği; bağlantılı savcılık soruşturması ve ceza yargılamasında, şirket yetkilisi ...'ın ifadelerinde; bilgisayarın toplama bilgisayar şeklinde alındığı, programın bilgisayarda kurulu olduğu, programın harita programı olduğu, faaliyet konularının ise makine mühendisliği ofisi olup, doğalgaz, sıhhi tesisat, kalorifer tesisatı, araç proje tadilatı gibi işler yaptıklarını, aynı zamanda ozalit işi yaptıklarını, mühendisler geldiğinde harita çıktılarını almak için Netcad yazılım programını bilmeden kullandıklarını beyanla ana programın kullanıldığını kabul etmişse de, harita çiziminde kullanılan modüllerin kullanıldığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, yazılım programının kullanılabilir durumda olmasının yeterli olduğu, fiilen kullanılmasının gerekmediği  ancak, mahkemece bilirkişi Doç. Dr. ...'dan alınan bilirkişi raporunda dosya kapsamında bulunan ve bilgisayar üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen raporlar ve ekindeki çıktılardan modüllerin kullanıldığının anlaşılamadığı, kullanıldığı sonucu çıkarılamayacağının, ancak şirket yetkilisi ...'ın ifadesinden ana programın kullanıldığını kabul ettiği göz önüne alınırsa, talep edilebilecek rayiç bedelin 6.512 TL olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Daha sonra mahkemece alınan bilirkişi raporunda modüllerin kullanıldığına yönelik somut tespit yapılamadığı, ceza mahkemesince bilgisayarın davalı tarafa iade edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu durumda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının fayda getirmeyeceği kanaatine varıldığından, dairemizce de ana programın kullanılabilir durumda olduğu ancak modüllerin çalışır durumda olduğunun tespit edilemediği kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamından arama sırasındaki tespitlerin de programın kullanıldığını gösterdiği, böylece davalılar tarafından, davacıya ait eserden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği, eylemin davalı şirkete ait iş yerinde kullanılan bilgisayarda bulunması, bilgisayarların davalı şirketin sorumluluğunda kullanılması dikkate alındığında, şirketin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu haksız fiil nedeniyle davalı şirketin doğrudan sorumlu bulunduğu, davalı ...'ın da, gerek yazılımın bilgisayarda tespit edildiği tarihte, gerekse yazılımın bilgisayarlarda yüklü kaldığı zaman sürecinde davalı şirketin münferit yetkilisi bulunduğu, adı geçenin şirketin iş ve eylemlerini gerçekleştiren kişi konumunda bulunması sebebiyle TMK 50. Madde gereğince haksız fiil niteliğindeki bu eylem nedeniyle müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, davacının, sorumluluğu bulunan mütecavizlerden, malî haklarının ihlâli ve uğradığı zarar sebebiyle eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’nun 68.maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı isteyebileceği, davalının kabulüne göre, yazılım kapsamında bilgisayardan çıktı almasını sağlayan ana modülün kullanılmış olması dikkate alındığında, dosyaya sunulan 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hakkaniyete daha uygun olduğu, dolayısıyla 6.512 TL telif bedelinin 3 katı olan 19.536 TL'nin davalı yandan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih, 2016/202 E., 2021/34 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda; 3- FSEK'in 68.maddesi uyarınca 6.512,00 TL'nin üç katı tutarında 19.536,00 TL'nin 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.334,50 TL karar harcından peşin alınan 273,24 TL ve 3.701,00 TL ıslah harcı olmak üzere 3.974,24‬ TL harçtan fazladan yatan 2.639,71‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 273,24 TL peşin harç, 3.701,00 TL ıslah harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 3.900 TL bilirkişi ücreti, 348,10 TL tebligat ve müzekkere masrafları olmak üzere toplam  8.251,54  TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle (%8,4), 693,13 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 48 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 39,17 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 19.536,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 19.536,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 324,2‬0 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 32,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 356,7‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b3700d3a905e6d7","SID":"8862cc300a68144a"}}