{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/759  Esas 2024/401  Karar <br> T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/759 <br>KARAR NO\t: 2024/401<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/586 Esas 2021/69 Karar<br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: Tespit - Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 15/01/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/04/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tespit, alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... markasının ve ... evi franchise konseptinin sahibi oluğunu, davalının marka ve konsepte ilişkin olarak üçüncü kişilere franchise vermek suretiyle ticari faaliyet sürdürdüğünü, taraflar arasında avm'de bulunan dükkan için müvekkiline ... markası ve franchise konseptine ilişkin franchise hakkı verilmesi bakımından anlaşmaya varıldığını, ... Faranchise Niyet ve Gizlilik Anlaşması imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca müvekkilinin taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı bir franchise imzalanması ve dükkan bakımından franchise akdi adı altında bağımsız bir işletme hakkı tanınması amacıyla davalıya 50.000,00 TL ön ödeme yaptığını, ön ödemeyi takiben müvekkilinin şirketi olan ... ... Ltd. Şti. hesabından davalı hesabına anlaşmaya konu dükkan için banka havalesiyle 20.850,00 TL gönderildiğini, müvekkili tarafından davalıya makbuz karşılığında nakden 100.000,00 TL ödendiğini, davalının müvekkiline franchise sözleşmesi ile işletmeyi taahhüt ettiği dükkanın dava dışı mal sahibinden kendi adına kiraladığını, bu durumun franchise akitleri yönünden sık karşılaşılan bir durum olduğunu, dükkanın kiralanmasından sonra müvekkili ile davalı arasında ... franchise anlaşması imzalandığını, bu imza sonrasında davalı adına olan kira akdinin müvekkiline alt kira olarak devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalının avm yönetiminden alt kiralama konusunda izin temin edeceğini belirterek müvekkiliyle işletme sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin davalı tarafından bu işlemin hukuken geçerli olduğu, dükkanın devir sözleşmesine istinaden işletebileceği şeklinde hataya sevk edildiğini, davalının kendi adına şirketi bu işletmenin faaliyetinin sağlanması yönünde müvekkiline vekaletname verdiğini, davalının verdiği vekaletname ile franchise akdinin öngördüğü bağımsızlık unsurunun sağlanamayacağını, kira akdini dolanmak için böyle bir yol bulunduğunu, bu yolun başından itibaren yoklukla malul olduğunu, her iki akdin hükümlerinin birbiriyle çeliştiğini, müvekkilinin kendi parasıyla açılan dava konusu dükkanı davalı adına ve hesabına davalının verdiği vekaletname ile şahsen işletmeye başladığını, dükkana ilişkin tüm faturaları davalı şirket adına ödediğini, bu ifalar yapılırken franchise olduğunu zanneden davacının davalının müdürü gibi hareket ettirildiğini, kendisine hiçbir şekilde franchise akdinin temel taahhütlerinin sağlanmadığını anlayamadığını, davalının zaman içerisinde alt kiralama konusunda mal sahibinden muvafakat almadığını, davalının asli edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin kendi maddi birikimiyle faaliyete giren ve franchise anlaşması uyarınca kendisine lisans hakkı bahşedilmesi gereken dava konusu dükkanın hiçbir zaman kendi adına ve hesabına işletemediğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarname ile franchise anlaşması ve bağlantılı olan işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, müvekkilinin davalıya toplam 150.000,00 TL dışında 20.850,00 TL daha ödeme yaptığını, yapılan ödemenin müvekkiline ait olduğunun sözleşmelerde belirtildiğini belirterek taraflar arasındaki 21/12/2011 tarihli ... franchise anlaşmasının ve bağlantılı 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, 170.850,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 16/12/2013 tarihi itibarıyla değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın hataya düşmüş oldukları iddiasının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü karşısında yerinde olmadığını, kiraya veren şirketin alt kira ilişkisine izin vermediğini, bu nedenle Franchise Niyet Sözleşmesinden dönme iradesinin davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafça bu iradenin kabul görmemesi neticesinde 21/12/2011 tarihli Franchise Sözleşmesi ve İşletme Sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın işletme sözleşmesini tamamen kendi iradesiyle akdettiğinden hareketle onun hataya düşmesinin söz konusu olmadığını, bunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu, işletme sözleşmesinin akdedilmesiyle birlikte davacı tarafın dava konusu işletmeyi işletebilmesi için her türlü kolaylığın sağlandığını, davacı tarafın yetkilerinin kısıtlı olarak işletmeye devam ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının işletme sözleşmesiyle faaliyetlerini yürütmesi sebebiyle herhangi bir zararının ortaya çıkmadığını, alt kira ilişkisinin kurulmayacağını bilerek işletme sözleşmesini akdettiğini ve dolayısıyla bu şekilde hataya düştüğünü ileri sürmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiş, cevap dilekçesini ıslah ederek davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, taraflar arasında 12/07/2010 tarihinde ... Franchise Niyet ve Gizlilik Anlaşması imzalandığı, bu sözleşmenin taraflar arasında ileride kurulacak franchise sözleşmesinin ön sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşme gereği (5. Madde) davacı taraf üzerine düşen yükümlülük kapsamında, davacının ticari defter ve kayıtları ile ödeme makbuzlarından ve davalının kabulünde de olduğu üzere davalı tarafa toplamda 170.850,00 TL ödemede bulunduğu, davalı tarafça niyet sözleşmesine ve sözleşmeye konu mağaza için 08/12/2011 tarihinde dava dışı ...Şirketi ile kira sözleşmesi akdettiği, bu kira sözleşmesinde alt kira sözleşmesinin yapılmasının yasaklandığı, davalının iş yeri sahibi ile alt kira ilişkisi kurma çabasının sonuçsuz kaldığı, tarafların daha sonra niyet sözleşmesine dayanılarak 21/12/2011 tarihinde franchise sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmesinin ardından aynı tarihte 5 yıl süreli işletme sözlemesi imzalandığı, bu sözleşme işletme kirası  mahiyetinde olup, devir şartları başlıklı 2. maddesinde \"İş Bu sözleşme işletene alt kiracı izni alındığı takdirde işleten ile alt kira sözleşmesi yapılacaktır.\" düzenlenmesinin yer aldığı, buna göre taraflar arasında yapılan niyet sözleşmesi, franchise sözleşmesi ve işletme sözleşmesinin TBK 129 maddesi gereğince bağlantılı oldukları ve birlikte yorumlanması gerektiği, bu kapsamda tarafların irade beyanları dikkate alındığında asıl ihtilafa sebep olan alt kira ilişkisi kurma şartının, franchise sözleşmesi için kurucu, işletme sözleşmesi için bozucu şart niteliğinde olduğu, iş yeri sahibi dava dışı ...şirketinin alt kira ilişkisine muvafakat vermemesi nedeniyle alt kira ilişkisi kurma şartı gerçekleşmediğinden franchise sözleşmesinin geçerli olmayacağı ve hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı. bu sözleşmenin ön sözleşmesi niteliğinde olan niyet sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalıya ödenen 170.850,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre temerrüt tarihi olan 16/12/2013 tarihinden itibaren tarafların tacir oldukları dikkate alınarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, alt kira ilişkisi kurma şartı gerçekleşmediğinden işletme sözleşmesinin geçerli olduğu  gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının taraflar arasında imzalanan 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 170.850,00 TL alacağın 16/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tespit davası olup 2 numaralı kararda işletme sözleşmesinin feshinin tespiti talebinin reddedildiğini, tespit talebinin reddedilmesine rağmen 3 numaralı kararda 170.850,00 TL alacağa hükmedilmesinin çelişkili olduğunu, davacı yanın alt kiralamanın gerçekleşmeyeceğini anlaması üzerine tamamen kendi isteği ile işletme sözleşmesini imzalandığını, taraflar arasında alt kira sözleşmesini ikame edecek şekilde ve davacının ... franchise alanı olarak ... Avm'de ticari faaliyet sürdürmesini sağlamak için işletme sözleşmesi düzenlendiğini, davacı alt kiranın olmayacağını bilerek ve isteyerek işletme sözleşmesi ile birlikte dava konusu işletmenin bulunduğu yerde ... franchise alanı olmayı kabul ve taahhüt ettiğini, franchise olarak faaliyetine başladığını, uzun süre de faaliyetini sürdürdüğünü, işletme sözleşmesi ile franchise alan olarak faaliyet yürütmesinden dolayı davacının hiçbir zararı bulunmadığını, alt kira ilişkisi kurma şartı franchise ve ön sözleşme açısından kurucu, işletme sözleşmesi için bozucu şart niteliğinde olduğundan ve dava dışı şirket alt kira ilişkisine izin vermediğinden dolayı franchise ve niyet sözleşmesinin hüküm ve sonuç doğurmayacağını, taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin hukuken yürürlükte olduğunu, bu nedenle davacı tarafın alacağının olmadığını, 21.12.2011 tarihli işletme sözleşmesinin 2. maddesinde işbu sözleşmenin işletene alt kiracı izni alınamadığından dolayı yapılmış olduğunun açıkça belirtildiğini, davacının alt kira sözleşmesinin kurulamayacağını öğrendiği tarihin işletme sözleşmesinin imza tarihi olan 21.12.2011 tarihi olup, gönderilen ihtarname içeriğinde alt kira sözleşmesinin kurulamadığı için işletme sözleşmesinin imzalandığı ifadesinin bulunduğunu, açık sözleşme maddesine rağmen, davacının ihtarname ile öğrendiğine dair beyanlarının hiçbir geçerliliği olmadığını, müvekkilinin defterlerinde 13.07.2011 tarihli 50.000,00 TL, 26.08.2011 tarihli 20.850,00 TL, 28.10.2011 tarihli 100.000,00 TL ödeme kayıtlarının olmadığının tespit edildiğini, bu ödemeleri cevap ve beyan dilekçelerinde kabul ettiklerine dair beyan bulunmadığını, davalı tarafından bu hususta itirazda bulunulmamış olduğu yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını, davacının 21.12.2011 tarihli ... Franchise anlaşmasının ve bağlantılı 21.12.2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine dair davasının kabul görmeyeceği sabit olduğundan, davacının 170,850,00 TL’nin tahsili talebinin de reddi gerektiğini, işletme sözleşmesinin feshinde davacının haklı olmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davacının müvekkiline karşı talep edebileceği bir hakkı bulunmadığını, davacının müvekkiline hiçbir bedel ödeme yapmadığını, mali müşavir tarafından defterler üzerinden yapılan inceleme ile sabit olduğunu, davacının 28.11.2017 tarihli dilekçesindeki dosya kapsamında 170.850,00 TL’nin davalıya ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır ibaresinin gerçek dışı olduğunu, davacı yana ödemelerin iadesinin gerektiğine dair bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya ödenmediği ticari kayıtlar ile ortada olduğunu, franchise sözleşmesi kurulsa idi davacı şahsı olarak değil dava dışı ... Gıda İnş. Turz. Teks. İth. İhr San. Tic. Ltd. Şti olarak avm nezdinde ticari faaliyetlerini yürüteceğini,  dava dilekçesinde de açıkça ikrar edildiği üzere 20.850,00 TL bedelli havale  ... Gıda İnş. Turz. Teks. İth. İhr San. Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkiline gönderildiğini, bu bedelin de ... Gıda İnş. Turz. Teks. İth. İhr San. Tic. Ltd. Şti’ne iade edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili ek istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığına ilişkin itirazları hakkında karar verilmediğini, bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz etmelerine rağmen itirazları dikkate alınmadan görevsiz mahkemede alınan rapora göre eksik inceleme ile karar verildiğini, kararda alt kira ilişkisi kurma şartının ihtilafa konu olmayan niyet sözleşmesi için kurucu şart olduğunun belirtilmesinin hatalı bulunduğunu davacının niyet sözleşmesinin feshini istemediğini niyet sözleşmesinde alt kiracılık ilişkisi kurma vaadinin bulunmadığını davacının niyet sözleşmesinin devamında davalıya bir kısım ödemeler yaptığını, niyet sözleşmesinden sonra 21/12/2011 tarihinde hem işletme hem de franchise sözleşmeleri imzalandığını, tarafların alt kiracılık izni alınamamasına rağmen bu gayeyi gerçekleştirmek adına karşılıklı çaba sarf ettiklerini, işletme faaliyetlerini vekaleten yürütmek noktasında hukuki bir çözüm bulduklarını mahkemece müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği belirtilerek yaptığı tasfiye sonucunda davacının sebepsiz zenginleştiğini, davacının iki yıl süre ile müvekkiline ait işletmeyi ve demirbaşları bila bedel kullandığını, işletmeden gelir elde ettiğini, işletme sözleşmesinin taraflar arasında nispi etki doğuran ve taraflarca uygulanagelen bir sözleşme olduğunu, yapılan ödemelerin işletme sözleşmesinin gerçekleştirilmesi uğruna yapıldığını, mahkemece davacının işletme sözleşmesinin feshi talebi yerinde görülmediğinden davanın tümden reddi gerektiğini, sözleşmenin hiç kurulmadığından söz edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; haklı nedenle franchise anlaşmasının ve bağlı işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti, sözleşme nedeniyle ödenen bedelin tahsili  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen 2014/13 Esas 2014/174 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı vekilince süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosya Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, anılan mahkemece kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğu, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle 2014/714 Esas 2014/813 Karar sayılı karar ile davanın usulden reddine karar verilmiş, dosya Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiştir. Anılan mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 2015/544 Esas 2017/663 Karar sayılı karar ile davanın usulden reddine hükmedilmiştir. Anılan görevsizlik kararı üzerine dosyanın tevzi edildiği Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2017/377 Esas 2017/696 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, işletme sözleşmesinin feshi talebinin reddine, franchise sözleşmesi ve devamındaki niyet sözleşmesinin hüküm doğurmayacağının tespitine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  Dairemizin 2018/1478 Esas 2019/681 Karar sayılı karar ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın görevli Ankara 1. Asliye ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, dosya anılan mahkemenin 2020/586 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılaması yapılmıştır. <br>\tDavacı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalıya gönderilen 09/12/2013 ve 23/12/2013 tarihli ihtarname, davalı tarafından davacı ve dava dışı şirkete gönderilen 16/12/2013 tarihli ihtarname, davalı tarafından davacıya verilen 14/12/2011 tarihli vekaletname sureti, taraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesi, ... franchise anlaşması, bila tarihli protokol, ödeme makbuzu, banka dekont suretleri, 12/07/2010 tarihli ... franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi, kira sözleşmesi sureti, yargılama aşamasında hukukçu bilirkişiden alınan 04/06/2015 tarihli rapor, hukukçu ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 30/11/2015 tarihli kök, 26/12/2016 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.  <br>\tYargılama aşamasında hukukçu bilirkişiden alınan 04/06/2015 tarihli raporda,<br>Taraflar arasında akdedilen 12/07/2010 tarihli ... Franchise niyet sözleşmesinin ardından davalının franchise faaliyetlerinin yürütülüceği ve niyet sözleşmesinde yer alan mağaza için ...şirketiyle kira sözleşmesi akdettiği, sözleşmede kira konusu yerine kirayı verenin izni olmadan başkasına devredilmesi veya alt kira ilişkisi kurulmasının yasaklandığı, franchise sözleşmesinin akdedilmesinden sonra taraflar arasında 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmelerin isimleri farklı ise de bağlantılı sözleşmeler olduğu, işletme sözleşmesinde sözleşmenin işletene alt kiracı izni alınamadığından yapıldığı, avm yönetiminden ileri tarihte alt kiracı izni alındığı takdirde işleten ile alt kira sözleşmesi yapılacağının düzenlendiği, taraflar arasında franchise sözleşmesi akdedilmeden önce davalının kira sözleşmesini imzaladığı, kiraladığı yeri alt kira ilişkisi çerçevesinde franchise ilişkisi gereği davacıya devretmek istediği, taşınmaz sahibinin alt kira ilişkisi kurulmasına muvafakat vermediği, bunun üzerine taraflar arasında işletme sözleşmesi imzalandığı, bu hususun işletme sözleşmesinde de belirtildiği, her iki sözleşmenin arasında bağ bulunduğu, franchise sözleşmesinin ileride davacı taraf lehine alt kira ilişkisi kurulması şartı gerçekleştiği zaman hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, alt kira ilişkisi kurulması kurucu şartına bağlandığı, alt kira ilişkisi kurulduğunda franchise sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, aksi halde anılan sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının meydana gelmeyeceğini, işletme sözleşmesinin ise alt kira ilişkisi kurulması bozucu şartına bağlanan bir sözleşme olduğu, ileride davacı lehine alt kira ilişkisi kurulduğunda bozucu şart gerçekleşeceğinden işletme sözleşmesinin hüküm ve sonuçları ortadan kalkarak franchise sözleşmesinin varlık kazanacağı, aksi durumda işletme sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam edeceğini, alt kira ilişkisi tutturmanın işletme sözleşmesi bakımından bozucu şart olduğu, davalı tarafından davacıya gönderilen cevabi ihtarnameden taraflar arasında alt kira ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı, artık bu şartın yerine getirilemeyeceğinin anlaşıldığı, bu durumda kurucu şart gerçekleşmediğinden franchise sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı, bu sözleşmenin ön sözleşmesi niteliği olan  12/07/2010 tarihli niyet sözleşmesi çerçevesinde verilen toplam 170.850,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği, işletme sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını devam ettirdiği,  alt kira ilişkisi kurulmamasının tek başına işletme sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebebi olarak sayılamayacağı, işletme sözleşmesi uyarınca devir bedeli olarak ödenen 243.000,00 TL'nin sözleşme varlığını devam ettirdiği için iadesinin istenemeyeceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tAlınan 30/11/2015 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda davalının ticari defter ve belgelerini yerinde ibraz etmediği, bu nedenle defterlerin üzerinde inceleme yapılamadığı, ilk raporda da belirtildiği üzere davacının davalıdan 170.850,00 TL asıl alacak, 1.263,82 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 172.113,82 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. <br>\tDavalının ticari defterlerini ibraz etmesi üzerine alınan 26/12/2016 tarihli ek raporda, davalını ticari defterlerinde davacının ileri sürdüğü 50.000,00 TL, 20.850,00 TL, 100.000,00 TL ödeme kaydının bulunmadığı tespit edilerek kök rapordaki görüş tekrar edilmiştir. <br>\tTaraflar arasında 12/07/2010 tarihli ... franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmede davacının davalıya 50.000,00 TL kapora ödediği, davacının franchise bedeli olarak 225.000,00 TL ödemeyi kabul ettiği hükme bağlanmıştır. <br>\tDavalı ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında 08/12/2011 tarihli kira sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmenin 27.1. Maddesinde kiracının mecuru bizzat kullanacağı, alt kiralama veya ortaklık yapma suretiyle mecuru başkalarına ve ortaklarına kullandırma hakkına sahip olmadığı düzenlenmiştir. <br>\t... franchise anlaşması, taraflar arasında 21/12/2011 tarihinde imzalanmış olup,  ... Avm'deki ... mağazası için ödenen depozito ve teminatların davacıya ait olduğu ibaresi yer almaktadır. Sözleşmede işletme yerinin kullanımı ve franchise giriş bedeli olarak 118.000,00 TL ödeneceği hükme bağlandıktan sonra giriş bedeline ilişkin hehangi bir bedel alınmadığı belirtilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinde, ... Avm'deki ... mağazası için ödenen depozito ve teminatların davacıya ait olduğu, ...'in işletme hakkı devrinin konu edildiği, devir bedeli 243.000,00 TL olup, tamamının nakden işletme sahibini ödendiği, işletenin her ay işletme sahibine ciro üzerinden %3 sistem bedeli ödeyeceği, sözleşmenin işletene alt kiracı izni alınamadığından dolayı yapıldığı, ileri tarihte avm yönetiminden alt kiracı izni alındığı takdirde işletene ait ... şirketi ile alt kira sözleşmesi yapılacağı, bu sözleşme ile işletmenin belirlenen şartlarda karının ve zararının işletene ait olacağını belgeleme amacı güttüğü, sözleşmenin 21/12/2016 tarihinde kendiliğinden sona ereceği hükme bağlanmıştır. <br>\tDavalı tarafından davacıya resmi kurumlar ve bankalarda işlem yapmak üzere 14/12/2011 tarihli vekaletname verilmiştir. \t<br>\tTeslim eden ... ... Ltd. Şti., teslim alan davalı imzalarının yer aldığı bila tarihli protokolde, davalının kiraladığı mağazaya verilmek üzere 8.200,00 Euro depozita alt kiracı olan ... ... Ltd. Şti. Elden nakit olarak alındığı, 25/08/2011 tarihinde davalı hesabına yatırıldığı hükme bağlanmıştır. <br>\tTeslim alan davalı, teslim eden davacı imzalarının yer aldığı ödeme belgesinde ... ... Ltd. Şti. İle davalı arasında avm'deki ... markalı dükkanın sözleşmesine istinaden 28/10/2011 tarihinde 100.000,00 TL'nin davacı tarafından elden nakit olarak ödendiği, ödenen paranın franchise ön niyet sözleşmesinde mevcut olan yere binaen elden ödendiği belirtilmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalı hesabına 13/07/2011 tarihinde ... ... Avm dükkan sözleşmesine istinaden açıklaması ile 50.000,00 TL gönderildiği, dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalı hesabına ... mağazası kira depozitosu açıklamasıyla 20.850,00 TL gönderildiği banka dekontlarıyla sabittir. <br>\tDavacı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalıya gönderilen 09/12/2013 tarihli ihtarname ile, 21/12/2011 tarihli franchise anlaşması kapsamında asli yükümlülük olan dükkanın ... adı altında davacı adına kira akdi ve işletme ruhsatı yapılmış şekilde teslim edilmesi, ihtar edenler adına işletilmesinin 5 gün içerisinde sağlanması, aksi halde 21/12/2011 tarihli franchise anlaşması ve bağlantılı 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinin feshedilerek işletme sözleşmesi uyarınca ödenen 243.000,00 TL, dükkan kira akdi nedeniyle ödenen 20.850,00 TL (8.200 Euro), dükkan elektrik, doğalgaz, su abonmanlığı teminatı olarak gönderilen 5.000,00 TL'nin faiziyle birlikte iadesi için yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir.<br>\tDavalı tarafından davacı ve dava dışı şirkete gönderilen 16/12/2013 tarihli ihtarname ile, avm yönetimince alt kira sözleşmesine izin verilmemesi üzerine sözleşmeden dönme ve alınanların iadesinin ihtar edenlere teklif edildiği, ısrarları üzerine işletme sözleşmesini imzalandığı, aylarca dükkanı bizzat işlettikten sonra işletme sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, dükkanın işletilmesi için ihtar edenlere vekaletle yetki verildiği, franchise ve işletme sözleşmesinin halen geçerli olduğu ihtar edilmiştir. <br>\tDavacı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalıya gönderilen 23/12/2013 tarihli ihtarname ile, 09/12/2013 tarihli ihtarname ile verilen sürede avm'deki dükkanın ... adı altında davacı adına kira akdi ve işletme ruhsatı yapılmış şekilde teslim etmedikleri, ihtar edenler adına işletilmesinin sağlanmadığı, 21/12/2011 tarihli franchise anlaşması ve bağlantılı aynı tarihli işletme sözleşmesinin ihtarnamenin tebliğinden geçerli olacak şekilde haklı nedenle feshedildiği, işletme sözleşmesi uyarınca ödenen 243.000,00 TL, dükkan kira akdi nedeniyle ödenen 20.850,00 TL (8.200 Euro), dükkan elektrik, doğalgaz, su abonmanlığı teminatı olarak gönderilen 5.000,00 TL'nin faiziyle birlikte iadesi için yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir.<br>\tDavacı yan taraflar arasında franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalıya ödemeler yapıldığını, aynı tarihli olacak şekilde franchise anlaşması ve bu anlaşmayı dolanmak amacıyla işletme sözleşmesi imzalandığını, davalının kendi adına kiraladığı dükkanı alt kira sözleşmesi ile kendisine teslim etme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalının kiracı olduğu sözleşmeyi davalının verdiği vekaletname uyarınca davalı adına işlettiğini, franchise sözleşmesinin bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediğini, gönderilen ihtarlara rağmen davalının alt kira sözleşmesi ile dükkanı kendisine teslim etmediğinden franchise anlaşması ve bağlı olan işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalının anılan sözleşme uyarınca davacıdan aldığı bedelleri iade etmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise işletme sözleşmesinin alt kira sözleşmesinin yapılamayacağının anlaşılması üzerine akdedildiğini, davacının franchise anlaşmasından dönmediğini, verilen vekaletname uyarınca davacının dükkanı işlettiğini, davacının talebinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, davacının taraflar arasında imzalanan 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 170.850,00 TL alacağın 16/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında ... Franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi imzalandığı, davalının dava dışı taşınmaz maliki ile kira sözleşmesi akdettiği, kira sözleşmesinde kiralananın bizzat kiracı tarafından kullanılacağı, alt kiralama yoluyla kiralananı başkalarına kullandırma hakkının bulunmadığının hükme bağlandığı, davalının franchise anlaşmasına konu taşınmazı alt kira sözleşmesi ile davacıya teslim etmediği, taraflar arasında aynı tarihli olacak şekilde franchise anlaşması ve işletme sözleşmesi akdedildiği, davacının alt kira sözleşmesi yapılmaması nedeniyle franchise sözleşmesi ve bağlantılı işletme sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini davalıya ihtarname yoluyla bildirdiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, uğramamış ise davacının franchise sözleşmesi ve işletme sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği, alt kira sözleşmesinin anılan sözleşmeler üzerindeki etkisi, franchise sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı, davacının franchise sözleşmesi gereğince davalıya ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise miktarı, yapılan ödemenin davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf itirazları incelendiğinde, iş bu davada davacı vekili taraflar arasında akdedilen ... franchise anlaşması öncesinde ... franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi imzalandığını, akdedilen sözleşme çerçevesinde alt kira sözleşmesi yapılması vaadedilen taşınmaza ilişkin olarak davalıya bir takım ödemeler yaptığını, alt kira sözleşmesi akdedilemediğinden franchise anlaşmasının yürürlüğe girmediğini ileri sürerek anılan sözleşme kapsamında davalıya yapılan ödemelerin tahsilini, ... franchise anlaşması ve aynı tarihte akdedilen işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitini talep etmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen ... franchise anlaşması ve işletme sözleşmesi 21/12/2011 tarihlidir. Davacı tarafından davalıya yapıldığı ileri sürülen ödemeler 13/07/2011, 26/08/2011 ve 28/10/2011 tarihlidir. İş bu davada uygulanması gereken zaman aşımı süresi HMK'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup dava tarihi itibarıyla 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmamıştır. <br>\tBu durumda mahkemece davada zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek esasa ilişkin diğer hususların incelenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gelindiğinde, davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinden biri haklı nedenle franchise anlaşmasının ve bağlı işletme sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine yöneliktir. Yapılan yargılama sonunda işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin anılan red kararına yönelik bir istinaf itirazı bulunmamaktadır.<br>\tAçıklandığı üzere dava dilekçesinde işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebi yanında franchise anlaşmasının da haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda gerekçede franchise sözleşmesinin hüküm doğurmayacağı tespit edildiği halde hüküm kısmında işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine karar verilmekle yetinilmiş, franchise sözleşmesine ilişkin ise herhangi bir hüküm kurulmamıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" düzenlemesini içermektedir.  Hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. <br>\tDava dilekçesinde yer alan franchise anlaşmasının haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayıp gerekçe de franchise anlaşmasının hüküm doğurmayacağı tespit edilmiştir. Açıklanan bu durum hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturduğu gibi HMK'nun 297/2 maddesine aykırı olduğnudan kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu durum resen gözetilmiştir. <br>\tDairemizce yapılan inceleme ile taraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli ... franchise anlaşmasının 1. maddesinde davalının franchise veren, davacının franchise alan olduğu, 2.3. maddesinde franchise alanın anlaşma kapsamında sistem ve markaları ... Avm'deki SF L 20 nolu dükkanda faaliyet göstermek  üzere kullanacağı, 4.3. maddesinde franchise verenin iş bu anlaşma dairesinde franchise alana sözleşmede belirtilen adreste faaliyet gösteren kendi kirası altında bulunan restoranı tahsis ettiği, franchise alanın kendi nam ve hesabına tüm kar- zarar hukuksal ve vergisel sorumluluk kendine ait olmak üzere iş bu mahalde faaliyet göstereceği, bu tahsis anlaşma gereği franchise alana hiçbir halde kiracılık veya benzer bir hak sağlamayacağı, anlaşmanın mevcut haliyle işletme yeri için akdedildiği hükme bağlanmıştır. <br>\tAnılan hükümlerden anlaşılacağı üzere sözleşmede franchise alan sıfatına sahip olan davacının franchise veren sıfatına sahip davalıya ait sistem ve markaları ... Avm'de belirtilen dükkanda faaliyet göstermek üzere kullanacak, franchise veren davalı franchise alan davacıya belirtilen bu adreste faaliyet gösteren kendi kirası altında bulunan restoranı tahsis edecektir. <br>\tDosya içerisinde yer alan 08/12/2011 tarihli kira sözleşmesinden franchise anlaşmasında belirtilen işletme adresindeki dükkanın davalı tarafından .... A.Ş'den kiraladığı anlaşılmıştır. Anılan kira sözleşmesinde kiracı olan davalının kiralanan yeri alt kiralama suretiyle başkalarına kullandırma hakkına sahip olmadığı açıkça hükme bağlanmıştır. <br>\tTaraflar arasında davalının kiracısı olduğu ve franchise anlaşması gereğince davacıya tahsis edeceği dükkana ilişkin davacı ile alt kira sözleşmesi akdetmediği hususu ihtilaf konusu değildir. Nitekim davalı tarafından davacıya gönderilen 16/12/2013 tarihli ihtarnamede de Avm yönetimince alt kira sözleşmesine izin verilmediği açıkça belirtilmiştir. <br>\tAlt kira sözleşmesi ile franchise anlaşmasına konu dükkanın davacıya teslim edilerek davacı tarafından kendi nam ve hesabına dükkanı işletememesi halinde anılan sözleşmenin bağımsızlık unsuru gerçekleşmeyecektir. Bir başka anlatımla alt kira sözleşmesinin yapılması taraflar arasında akdedilen franchise anlaşması yönünden kurucu şart niteliğinde olup bu sözleşme akdedilmediğinde franchise anlaşmasının geçerli olduğundan söz edilemeyecektir. <br>\tBu durumda mahkemece dava dilekçesinde yer alan franchise anlaşmasının haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebi ile ilgili gerekçede franchise anlaşmasının hüküm doğurmayacağı tespit edildiği halde talebe ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış olması HMK'nun 297/2. maddesine aykırı olduğu gibi gerekçe hüküm çelişkisi oluşturduğu, Dairemizce yapılan inceleme sonunda taraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli franchise anlaşması yönünden alt kira sözleşmesinin akdedilmesinin kurucu şart olduğu, kurucu şartın gerçekleşmediğinin ihtilaf konusu olmadığı, kurucu şart gerçekleşmediğinden taraflar arasında akdedilen franchise anlaşmasının geçersiz olacağı gözetilerek dava dilekçesinde yer alan talep hakkında ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olduğu gözetilerek kaldırılıp, franchise anlaşmasının geçersiz olduğunun tespiti yönünde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.<br>\tÖte yandan davacı yan taraflar arasında akdedilen ... franchise anlaşması kapsamında davalı yana toplam 170.850,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tYukarıda yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere taraflar arasında akdedilen ... franchise anlaşması kurucu şart gerçekleşmediğinden geçersizdir. Yapılan bu tespit karşısında davacı geçersiz olan sözleşmeye istinaden davalıya ödediğini ispatladığı bedellerin davalıdan tahsilini talep edebilecektir.<br>\tDavalı tarafından davacıya gönderilen 16/12/2013 tarihli ihtarnamede Avm yönetimince alt kira sözleşmesine izin verilmemesi üzerine davacıya sözleşmeden dönme ve alınanların iadesinin teklif edildiği bildirilmiştir. İhtarnamede davalının sözleşme nedeniyle davacıdan ne aldığına ilişkin bir açıklık bulunmamakla birlikte sözleşme nedeniyle davacıdan alınanların bulunduğunu açıkça belirtmiştir.<br>\tAyrıca davacı tarafından dosyaya 13/07/2011 tarihli 50.000,00 TL bedelli 26/08/2011 tarihli 20.000,00 TL bedelli banka dekontları ile 100.000,00 TL'nin 28/10/2011 tarihinde ödendiğine ilişkin ödeme makbuzunu ibraz etmiştir.<br>\tÖdeme belgelerinden 130/07/2011 tarihli banka dekontunda açıklama kısmında ... ... Avm dükkan sözleşmesine istinaden, 26/08/2011 tarihli banka dekontunda açıklama kısmında ... mağazası kira depozitosu, bila tarihli ödeme makbuzunda AVM'deki ... markalı dükkan sözleşmesine istinaden yapıldığı açıkça yazılıdır. <br>\tBila tarihli ödeme makbuzunda 100.000,00 TL'nin 28/10/2011 tarihinde davacı tarafından davalıya elden nakit olarak ödendiği, 13/07/2011 tarihli banka ödemesi davacı tarafından davalı hesabına yapıldığı anlaşılmış ise de 26/08/2011 tarihli banka ödemesi davacının sahibi olduğu dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından davalı hesabına yapılmıştır. <br>\tBu durumda 26/08/2011 tarihli banka yoluyla davalıya yapılan ödemeyi davacının davalıdan talep edip edemeyeceği üzerinde durulması gerekmektedir. <br>\tDava dışı ... Ltd. Şti. tarafından 26/08/2011 tarihinde davalı hesabına 20.850,00 TL yatırıldıktan sonra davacı ile davalı arasında 21/12/2011 tarihli ... franchise anlaşması akdedilmiştir. Anılan anlaşmada açıkça ... Avm'deki ... mağazası için ödenen depozito ve teminatların davacıya ait olduğu ibaresi yer almaktadır. Açıklanan bu durum karşısında dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı hesabına 20.850,00 TL aktarılmış ise de taraflar arasında akdedilen franchise anlaşması gereğince yatırılan bu bedelin davacıya ait olduğu kararlaştırıldığından davacı yan anılan bedel yönünden de davalıya iş bu davayı yöneltme hak ve ehliyetine sahiptir. <br>\tÖte yandan yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporu ile davalı defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmış, davacı tarafından davalıdan tahsili talep edilen 50.000,00 TL, 20.850,00 TL ve 100.000,00 TL ödemelerin davalının ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tDavalı yan da ticari defterlerinde ödemelerin kayıtlı bulunmadığını, davacının yapılan ödemeleri ispatlayamadığını savunmuştur. <br>\tHer ne kadar davalının ticari defter ve kayıtlarında iş bu davada davalıdan tahsili talep edilen toplam 170.850,00 TL ödemenin kaydı bulunmamakta ise de yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve yazılı ödeme makbuzu dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı yanın ödeme makbuzundaki imzaya yönelik bir inkarı bulunmadığı gibi banka kanalıyla davalı hesabına aktarılan bedellerin yatıran tarafa ve/veya davacıya iade edildiğine ilişkin bir iddiası olmayıp buna ilişkin dosyaya yazılı bir bilgi ve belge de ibraz etmemiş, aksine davacıya gönderdiği 16/12/2013 tarihli ihtarnamede sözleşme nedeniyle davalıdan alınanlar bulunduğunu açıkça belirtmiştir.<br>\tHal böyle olunca mahkemece davacının davalıya toplam 170.850,00 TL ödediğini yazılı belgelerle ispatladığı, yapılan ödemelerin ... markalı dükkan sözleşmesine istinaden yapıldığının ödeme belgelerinde açıkça yazılı olduğu, ödemelerin taraflar arasında akdedilen ... franchise niyet ve gizlilik sözleşme tarihinden sonra, ... franchise anlaşması tarihinden önce yapıldığı, taraflar arasında akdedilen ... franchise anlaşmasına ilişkin kurucu şart niteliğindeki alt kira sözleşmesi akdedilmediğinden anılan anlaşmanın geçersiz olduğu, davacının anılan sözleşmenin hazırlık aşamasında bu sözleşmenin geçerli şekilde kurulabilmesi için davalıya ödediği bedelleri davalıdan geri isteyebileceği gözetilerek 170.850,00 TL'nin davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>\tÖte yandan, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurusu süresi içerisinde istinaf dilekçesi ibraz ettikten daha sonra ek istinaf dilekçesi sunarak karara karşı yeni itiraz sebeplerini ileri sürmüştür. Ek istinaf dilekçesi verilerek istinaf sebepleri değiştirilemez ve genişletilemez olduğundan davalı vekilinin ibraz etmiş olduğu ek istinaf dilekçesindeki istinaf itirazı değerlendirilmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, franchise sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine, işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 170.850,00 TL'nin 16/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,<br>\tAnkara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2021 tarih ve 2020/586 Esas 2021/69 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>\ta)Taraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli ... Franchise anlaşmasının geçersiz olduğunun tespitine, <br>\tb)Taraflar arasında akdedilen 21/12/2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, <br>\tc)170.850,00 TL'nin 16/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,<br>\t2-Alınması gerekli 11.670,76 TL karar ilam harcından peşin alınan 2.917,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.753,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından yatırılan  2.917,70 TL peşin harç ile 25,20 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 460,20 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.660,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap olunan 27.336,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 2.917,69 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yargılama giderleri olarak yapılan 43,50 TL'nin davadaki haklılık durumu gözetilerek 11,15 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024<br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye - ...                 Zabıt Katibi - ...<br>...       ...      ...      ... <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad1fc062cea9090c","SID":"e3eb084b87e55e04"}}