{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/206 <br>KARAR NO: 2024/480<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2023<br>NUMARASI: 2023/251 E. -  2023/699 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... AŞ'nin sigortalısı olan dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin  9.078,72 kg (14 palet, 1.558 karton) donmuş balık niteliğindeki emtiasını İzmir'den Hamburg'a taşınması işini üstlendiğini, emtianın 13.07.2018 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile teslim alındığını, 19.07.2018 tarihinde, 13.07.2018 tarihli irsaliyede şart koşulduğu gibi -18 derece Celsius sıcaklığında ve eksiksiz şekilde  Hamburg/Almanya'daki alıcıya teslim edildiğini, 03.06.2019 tarihinde yani teslim tarihinden 11 ay sonra  dava dışı ... Ürün. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin sigortacısı  dava dışı  ... Sigorta AŞ tarafından müvekkiline e-mail yoluyla  söz konusu nakliyeyi yapan aracın sıcaklığının -8.1 derece Celsius olması sebebiyle alıcı firmanın gönderiyi kabul etmediğini bildirildiğini, ayrıca sigortalısı olan ... Su Ürün. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.ile arasında bulunan sözleşme gereğince ödemiş olduğu 40.569,53 EURO tutarındaki zararın müvekkili tarafından karşılanmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin  bu durumu 07.06.2019 tarihinde davalı sigortacısının poliçeyi tanzim eden sigorta acentesi ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.aracılığıyla davalıya e mail yoluyla bildirdiğini, ancak davalının, 40.279,45 EURO tutarındaki hasar talebinin, hasar bilgisinin teslimden 11 ay sonra taraflarına bildirildiği ve  CMR Sigortası Genel Şartları'nın 8.2.1.1. maddesine uyulmadığından bahisle 11.06.2019 tarihli cevabi yazı ile reddettiğini, işbu talebi reddedilen müvekkilinin  01.07.2019 tarihinde dava dışı ... Sigorta Ltd. Şti.'ye, ortada herhangi bir zarar olduğunu kabul etmemekle beraber söz konusu zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğine ve bu zarardan ... Sigorta Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğuna ilişkin bir ihtarname gönderdiğini, akabinde dava dışı ... Sigorta AŞ tarafından 18.07.2019 tarihinde Hamburg Eyalet Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nde müvekkili aleyhine 40.569,53 EURO değerinde tazminat davası açıldığını, davada  22.06.2020 tarihinde karar verildiğini,  müvekkilinin dava dışı ... Sigorta AŞ'ye 45.199,00 EURO ödemesine karar verildiğini, bu karara istinaden müvekkili ile ... Sigorta AŞ arasında imzalanan 15.02.2022 tarihli sulh ve ibra protokolü ile tarafların 13.000,00 EURO sulh bedeli üzerinde mutabakata vardığını, sulh olup  karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, protokol    gereğince müvekkilinin  17.05.2022 tarihinde 13.000,00 EURO'yu  dava dışı ... Sigorta AŞ'ye havale ettiğini, davalının müvekkili ile aralarındaki 17.08.2018 tarihli ve ... poliçe no'lu CMR sigorta sözleşmesi uyarınca davacının ödediği bu bedelden sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapmaması sebebiyle  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın delillerinin tamamını ve Türkçe tercümelerini tarafına tebliğ etmediğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, hasar tarihinin 19.07.2018 olduğunu ve davanın 13.04.2023 tarihinde açıldığını, taşımanın uluslararası karayolu taşıması olup CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu ve bu davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu ve var ise hasarlı emteanın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, dava konusu hasarın emtianın tesliminden 11 ay sonra müvekkili şirkete bildirildiğini ve emtiaların tesliminde CMR üzerine hasar şerhi düşüldüğünü, ancak davacı yanın bu durumu sigorta şirketine bildirmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı  aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \" ... CMR'nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise 3 yıl olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamına ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, davadışı sigortalı tarafından gönderilen ve davacı tarafından taşınan emtialar, taşıma esnasında zarar görerek hasarlandığı, davacı taşıyıcının hasarın oluşmasına “bilerek kötü hareketinin” neden olduğunun iddia edilmediği anlaşılmakla dava bakımından zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulünün zorunlu olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına ve tarafların kabulüne göre hasar tarihinin 19/07/2018 olduğu, taşımadan kaynaklı olarak davacının, Hamburg Eyalet Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2020 tarihli ilamı esas alınarak dava dışı ... sigorta ile düzenlenen protokol gereğince 17/05/2022 tarihinde 13.000,00 Eur'yu ... sigorta hesabına ödediği takip ekindeki dekont içeriğinden anlaşılmıştır. Ürünlerin hasarından dolayı dava dışı ...'nun sigorta şirketi olan davadışı ... sigorta, sigortalısına ödediği bedeli davacıdan talep etmesi üzerine, davacı da durumu kendi sigorta şirketine (... Sigorta) aracı sigorta kurumu olan ... sigorta aracılığı ile bildirdiği, davalı şirket ise hasarın kendilerine teslimden sonra 11 ay sonra bildirildiğinden bahisle CMR sigortası genel şartlarının 8.2.1.1 maddesi gereğince hasar ödemesini reddetmiştir. Dosya arasında yer alan Mersin .... Noterliğinin 01/07/2019 tarihli ihtarnamesi incelendiğinde emtialarda meydana gelen hasardan dolayı ihbarın olaydan yaklaşık 11 ay sonra davalı sigorta şirketine ihbar edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar dava dışı ... Sigorta şirketinin, emtia hasarından kaynaklı olarak dava dışı ... şirketine yapmış olduğu ödemeyi, Hamburg Eyalet Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2020 tarihli ilamı esas alınarak dava dışı ... sigorta ile düzenlenen protokol gereğince davacı nakliye şirketinden tahsil etmişse de, hasarın meydana geldiği 19/07/2018 tarihinden sonra, sigortalısı bulunduğu şirkete yapmış olduğu başvurunun reddedildiği 01/07/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi hakkında bir yıl içinde dava açmadığı ve takip başlatmadığı, davacının Hamburg mahkemesinden çıkacak sonuca göre hareket etmeyi tercih ettiği, esasında Hamburg Mahkemesinde görülen davanın davacı ile davalı arasındaki ilişkiye etki etmediği, ayrı bir dava olduğu, süreleri de kesmediği bu durumda hasarın tazminine ilişkin takibin ve davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra yapıldığı ve açıldığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davada CMR Konvansiyonu hükümlerinin değil TTK'da düzenlenen sigorta  zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiğini, CMR  Konvansiyonu hükümlerinin müvekkili ile dava dışı  ... arasında akdedilen ve emtianın İzmir'den Hamburg'a taşınmasına ilişkin olarak uygulanmasında bir ihtilaf bulunmadığını, CMR Konvansiyonu'nda yer alan düzenlemeler, taşıma sözleşmesinin taraflarının yahut bunların, fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin taşıma sözleşmesini ihlal etmesi halinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin olduğunu,  CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesinde de esasında sayılan bu  durumlar sebebiyle ikame edilen davaların hangi süre içerisinde açılabileceğine yönelik bir düzenleme getirildiğini, CMR Konvansiyonunun 32.maddesinde ''taşıma sözleşmesinden doğan davalar'' değil de ''taşımadan doğan davalar'' denmesinin sebebi ise uyuşmazlıkların sadece sözleşmenin ihlalinden değil, aynı zamanda sözleşme ile bağlantılı olarak haksız fiil yahut sebepsiz zenginleşmeden de doğabilmesi olduğunu, taşıma sözleşmesinin taraflarının yanı sıra, sözleşmedeki bir borçtan dolayı yükümlülük altına giren yahut sözleşmeden bir hak elde eden başkaca kişiler tarafından da ''taşımadan doğan davalar''ın ikame edilmesi mümkün olduğunu, bu kişilerin genellikle tarafların zararını tazminle yükümlü olan veya tarafların haklarına halef olan ve kendilerine, sözleşmenin tarafları yerine doğrudan dava açma hakkı tanınmış olan sigortacılar olduğunu,  ancak bu durumda da sigortacılar tarafından açılan ya da sigortacılara karşı açılan davaların, ''taşımadan doğan davalar''dan sayılabilmesi için davanın taşıma sözleşmesinin ihlali veya sözleşme ile bağlantılı olarak haksız fiil yahut sebepsiz zenginleşme nedeniyle ikame edilmiş olması gerektiğini, işte ancak bu tür davalar bakımından CMR Konvansiyonunun 32. maddesinde öngörülmüş olan 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanabileceğini,  müvekkilince davalıya karşı açılan işbu davanın  taşımadan doğan dava  niteliği taşımadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/9215 Karar sayılı  sayılı kararında benzer bir olayda TTK'daki zamanaşımı sürelerinin uygulanacağını kabul ettiğini, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9544 Karar  sayılı kararına konu bir başka olayda da CMR taşıma sözleşmesinin ihlali sebebiyle tazminata mahkum edilip söz konusu tazminatı ödeyen taşıyıcının  sigortacısına işbu tazminatın tarafına ödenmesi istemiyle açtığı davada TTK'daki zamanaşımı sürelerinin uygulanacağını kabul ettiğini,  o tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın   hükümlerinin uygulanmasına karar verdiğini, sorumluluk sigortalarında zamanaşımını düzenleyen TTK'nın 1482.maddesinde, \"Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.\"  denildiğini,  işbu itirazın iptali davasına ilişkin zamanaşımı süresi bakımından da  TTK'nın 1482. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağımı, somut olayda, sigorta konusu olay olarak esas alınabilecek en erken tarihli olayın  malın alıcıya  19.07.2018 tarihindeki teslimi olduğunu,  zamanaşımı bu tarihten itibaren hiç durmamış yahut kesilmemiş olsa bile işbu davanın zamanaşımı süresinin ancak 19.07.2028 tarihinde son bulacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kara yoluyla  uluslararası taşıma sırasında oluşan hasar nedeniyle davacı taşıyan  tarafından taşıtanın sigortasına ödenen tazminatın  CMR sigorta poliçesi kapsamında davalı CMR sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı taraf, dava dışı gönderen-taşıtan ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait malların İzmir/Türkiye'den Hamburg/Almanyaya taşınması işini üstlendiğini,  davalı ile aralarında  ... numaralı CMR sigorta poliçesi bulunduğunu, taşınan mallarda hasar meydana geldiği iddiasıyla dava dışı gönderen-taşıtan şirketin sigortacısı tarafından açılan dava sonucunda 13.000,00 EURO ödeme yaptığını, ödemek zorunda kaldığı bu bedelin davalı ile aralarındaki CMR sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, bu bedelin poliçe kapsamında  davalıdan talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, söz konusu bedelin davalıdan rücuen tahsilini istemiş; davalı ise, dava konusu hasarın emtianın tesliminden 11 ay sonra müvekkili şirkete bildirildiğini ve emtiaların tesliminde CMR üzerine hasar şerhi düşüldüğünü, ancak davacı yanın bu durumu bildirmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Taraflar arasında ... numaralı ve 25.08.2018-25.08.2019 tarihleri arasında geçerli CMR sigorta poliçesi ile davacı sigortalının  uluslararası taşıma yoluyla taşınması taahhüt edilen emtialara gelebilecek zararlar nedeniyle doğacak taleplerin, CMR Konvansiyonundan kaynaklanan sorumluluklar çerçevesinde teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, davacının fiili taşıyan olduğu, dava dışı ... Su Ürün. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait malların İzmir/Türkiye'den Hamburg/Almanyaya taşımasını gerçekleştirdiği,  malların 19.07.2018 tarihinde alıcıya teslim edildiği, davacıya dava dışı ... şirketinin dava dışı sigortacısı tarafından gönderilen 03.06.2019 tarihli e-mail ile taşımadan kaynaklı hasar bedelinin talep edildiği, davacının bunun üzerine 07.06.2019 tarihinde sigorta poliçesini tanzim eden davalının acentesi şirkete bu durumu bildirmesi üzerine davalı tarafından davacıya gönderilen 11.06.2019 tarihli cevabi yazıda; teslimden  11 ay sonra yani 10.06.2019 tarihinde hasar bildiriminde bulunulduğu, bunun CMR Sigortası Genel Şartlarının  8.2.1.1 maddesine aykırı olduğu, bu sebeple hasar talebinin reddedildiğinin bildirildiği, davacının ayrıca davalıya  01.07.2019 tarihli ihtarname ile de kendisinden herhangi bir nedenle ödeme talep edilirse bundan davalının sorumlu olduğunun bildirildiği,  daha sonra davacının aleyhine Hamburg Eyalet Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinde açılan tazminat sonunda 15.02.2022 tarihli protokol düzenlendiği, bu protokol gereğince  17.05.2022 tarihinde dava dışı sigorta  şirketine davacı tarafından 13.000,00 EURO ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının talebinin  hangi zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davacı, davalıdan, aralarındaki ... numaralı ve 25.08.2018-25.08.2019 tarihleri arasında geçerli CMR sigorta poliçesi kapsamında talepte bulunmaktadır. Bu poliçe kapsamındaki taleplere ilişkin olarak poliçenin atıf yaptığı CMR Sigortası Genel Şartları ile TTK'nın ilgili hükümleri uygulanacaktır.Taraflar arasındaki CMR sigortası TTK'nın 1473 ve devamı maddelerinde düzenlenen  bir sorumluluk sigortası türüdür. Poliçe tarihinde yürürlükte bulunan  6102 sayılı TTK'nın  1482.maddesine göre sorumluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.12.2016 tarih ve 2016/1928 Esas, 2016/9544 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir).Mahkemece davanın CMR'nin 32.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu, taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen  uluslararası bir sözleşme olup taşıyıcıya karşı yöneltilecek taleplerde CMR'nın 32.maddesindeki  zamanaşımı süresi uygulanacaktır.  Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunmayıp sigorta poliçesinden doğan sigorta ilişkisi bulunduğundan  somut olayda anılan maddenin uygulanma yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince CMR'nin 32.maddesi uyarınca davanın zamanaşımı  süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece, yukarıda yer verilen açıklamalar ve hükümler uyarınca somut olayda zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinafa konu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.21.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92d9ce27aef34896","SID":"d320c19b4ae81aeb"}}