{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/502 - 2024/258<br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/502 \t\t                                         (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/258 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/82 E 2021/550 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024 <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kombi ve doğalgaz tesisat malzemeleri satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, davalı adına çeşitli tarihlerde doğalgaz tesisatı malzemeleri satışı nedeniyle faturalar düzenlendiğini, davalının cari hesap borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura konusu malzemelerin bir kısmının teslim edilmediğini, bir kısım malzemelerin ise davacı tarafından montajının yapılmaması nedeniyle malzemelerin kullanıma alınmasının geciktiğini, davacının fatura konusu mal ve hizmetleri yerine getirmediğini, cari hesap alacağının olduğu kabul edilse dahi temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, talep edilen tutarın bir kısmının kur farkına ilişkin olup kur farkı ödeneceğine dair anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının faturada yazılı malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanıldığını, davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini, dava dilekçesinde ayrıca BA-BS formlarına delil olarak dayanıldığını, davalının davaya konu faturaları Vergi Dairesine bildirdiğini, teslimin ispatlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDayanak Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2020/282 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 09/01/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 14.741,44 TL asıl alacak, 1.512,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.253,55 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDosyanın yapılan incelemesine göre, davacının dava dilekçesinde münhasıran davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmadığı, yargılama sırasında tarafların defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerini sunduğunu, davacının ticari defterlerine göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen 31/10/2017 tarihli 64.900 USD karşılığı 245.834,12 TL bedelli ve 01/05/2018 tarihli 8.260,00 TL bedelli faturalar nedeniyle davalı tarafından yapılan 63.720,00 USD ödemeden sonra davacının davalıdan 14.741,44 TL alacaklı olduğu, alacağın dayanağı olan davacı faturalarının davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği anlaşılmıştır.<br>\tDavanın temelini oluşturan icra takibinde  14.741,44 TL asıl alacak, 1.512,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  16.253,55 TL alacağın faiziyle birlikte tahsili talebinde bulunulmuştur. İtiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında dava değeri olarak icra takibinde istenen asıl alacak miktarı olan 14.741,44 TL  gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış olmasına rağmen dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde itirazın iptali ve takibin devamına şeklinde talepte bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece davacıya talebi açıklattırılarak dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde belirtildiği gibi takipte talep edilen toplam bedel üzerinden itirazın iptali ve takibin devamı talebi bulunduğu yönünde irade açıklamasında bulunulması halinde eksik peşin harç ikmal ettirilerek yargılamaya devam etmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.<br>\tKabule göre de,  davacı tarafın cari hesaba dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı,  davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemişse de alacağın dayanağı olan faturaları BA formu ile vergi dairesine bildirmekle bu faturalara konu malları teslim aldığının kabulü gerektiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>\tHÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/82 Esas, 2021/550 Karar ve 12/07/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan <br>   e-imzalıdır <br>Üye <br>    e-imzalıdır<br>Üye <br>    e-imzalıdır<br>Katip <br>   e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16bb3fd3d7371c87","SID":"603e9536169a1b24"}}